{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/719 <br>KARAR NO\t\t: 2025/158<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/10/2016 (Dava) - 26/11/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2016/1227 Esas - 2021/979 Karar<br>DAVA             \t\t: Tazminat <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 06/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/02/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2021 tarih ve 2016/1227 Esas - 2021/979 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 11/06/2016 tarihinde müvekkili ...'in, yönetimindeki ... plakalı motosikleti ile seyir halinde iken, davalı sürücü ...'in, yönetimindeki ... plakalı araç ile müvekkiline çarptığını, kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere kazanın oluşunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalılardan ...'in ... plakalı aracın sahibi olduğunu, bu aracın davalı ... A.Ş.'nin servis aracı olarak çalıştığını, aracın ZMMS poliçesinin davalı ... A.Ş. tarafından düzenlendiğini, bu nedenle davayı sürücüye, araç sahibine, üst işleten olan ... A.Ş.'ye ve sigortacıya karşı yönelttiklerini, müvekkilinin bu kaza nedeniyle yaralandığını, kazanın ... Açık Lisesi Bilişim Bölümü son sınıf öğrencisi olan müvekkilinin sınava giderken gerçekleşmesi nedeniyle müvekkilinin sınava giremediğini, mezun olamadığı için de staja başlayamadığını, müvekkilinin günlerce yoğun bakımda kaldığını, bu dönemde başında bekleyen diğer müvekkili annesinin büyük elem yaşadığını, müvekkilinin tedavisinin hala sürdüğünü, müvekkilinin kaza öncesinde “...” adlı restaurantta aylık 1.800,00 TL ücretle garson olarak çalıştığını, kaza nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezliğinin oluştuğunu ileri sürerek, müvekkili ... için şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi tazminatın, müvekkili ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>Davacılar vekili 29/01/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; 07/10/2019 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkili ...'in uğradığı maddi zararların hesaplandığını belirterek, buna göre geçici iş göremezlik tazminatı istekleri olan 2.000,00 TL'yi 16.442,04 TL artırarak 18.442,04 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı istekleri olan 6.000,00 TL'yi 505.311,55 TL arttırarak 511.311,55-TL'ye yükselttiklerini, tedavi gideri olarak 2.000,00 TL istediklerini, müvekkilinin tedavi gideri ve diğer giderleri yapmaya devam ettiğini ancak belgelendirmenin mümkün olmadığını, Yargıtay'ın tedavi giderleri ile ilgili \"bedensel zarar görmüş kişinin belge alacak durumu olmadığından belgeyle ispatlanmadan olayın durumuna göre hakimin makul bir gider için tedavi masrafı takdir edeceği\" yerleşik görüşü ışığında tedavi gideri isteklerini 2.000,00 TL olarak yinelediklerini belirtmiştir.  <br>\tCEVAP:<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve zararını ispatla yükümlü olduğunu, tedavi ve iş göremezlik tazminatı gibi giderlerin 6111 sayılı kanun kapsamında reddedilmesi gerektiğini, tüm tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacıların kaza nedeniyle elde ettikleri gelirin ve tazminatların mahsup edilmesi gerektiğini, davadan önce müvekkiline herhangi bir başvuru yapılmadığı için davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faiz ödeyebileceğini, müvekkilinin manevi tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi gereğince başvuru olmadığı için davanın usulden reddi gerektiğini, İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan 2016/748 Esas sayılı ceza davası sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının efor kaybına dayalı isteği dışındaki diğer isteklerinin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafın somutlaştırma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davanın Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü'ne, ... Sigorta A.Ş.'ye, SGK'ya, ... Kooperatifi'ne ihbarı gerektiğini, kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin ... plakalı aracın sahibi olmadığını, davacının kazada kusurunun bulunmadığı hususunun gerçeğe aykırı olduğunu, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, istenen tedavi ve iyileşme giderleri yönünden sorumluluğun SGK'ya ait olduğunu, davacının çalıştığını belgelemesi gerektiğini, ücret kaybına ilişkin isteğin haksız olduğunu, sigorta şirketleri tarafından yapılan her türlü ödemenin mahsubu gerektiğini, istenen manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğini, davacı tarafın tüm isteklerinin zaman aşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 2918 sayılı KTK’nın 97. maddesi gereğince reddinin gerektiğini, tedavi giderleri ile çalışılamayan dönemdeki kazanç kaybına ilişkin miktarın davacı tarafça belirlenebilir miktarlar olduğunu, bu sebeple tedavi ve iyileşme giderleri ile çalışılmayan dönemdeki kazanç kaybının kısmi dava olarak açılamayacağını, hukuki yararın bulunmadığını, kaza tespit tutanağında ... plakalı motor sürücüsü davacının kusurunun bulunmadığının belirtildiğini, kontrolsüz trafik kavşağında meydana gelen kazada davacının hiçbir kusurunun bulunmadığının kabulünün mümkün olmadığını, kazadan sonra olay yerine gelen görevlilerin olay anına ilişkin kesin ve net bir tespit yapabilmesinin, o ana ilişkin tüm iz ve emareleri toplayarak kusur oranını belirlemiş olmasının gerçekliğe aykırı olduğunu, trafik bilirkişisi tarafından yapılacak inceleme ve ardından Adli Tıp Kurumu’ndan alınacak kusur raporu sonucunda gerçek kusur dağılımının ortaya çıkacağını, davacı tarafça yapıldığı iddia olunan sağlık masraflarının ve diğer tüm sağlık harcamalarının müvekkilinden istenemeyeceğini, zira; 2918 sayılı KTK’nın 98. maddesi gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte öncelikle davacının restaurantta belirtmiş olduğu maaşı aldığını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, yine davacılara maddi ve manevi istekleri yönünden herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davacı tarafça manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullanıldığını, istenen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacı tarafın tüm isteklerinin zaman aşımına uğradığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava dilekçesi davalı ...’e usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak bu davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...1-Davacılar vekilinin, davacı ... yönünden davalılar hakkındaki maddi tazminat isteğinin KABULÜ ile;<br>a-18.442,04 TL'si geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.000,00 TL’si tedavi gideri olmak üzere toplam 20.442,04 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 16/06/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...’e verilmesine,<br>b-511.311,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti olan 310.000,00 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 16/06/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...’e verilmesine,<br>2-Davacı ...’in davalı sigorta şirketi hakkındaki manevi tazminat isteğinin REDDİNE,<br>3-Davacı ...’in davalılar ..., ... ve ... A.Ş. hakkındaki manevi tazminat isteğinin KISMEN KABULÜ ile; <br>60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/06/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... A.Ş.’den alınarak, bu davacıya verilmesine,<br>Davacı ...’in fazlaya ilişkin isteğinin reddine,<br>4-Davacı ...’in davalı sigorta şirketi hakkındaki manevi tazminat isteğinin REDDİNE,<br>5-Davacı ...’in davalılar ..., ... ve ... A.Ş. hakkındaki manevi tazminat isteğinin KABULÜ ile; <br>5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/06/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... A.Ş.’den alınarak, bu davacıya verilmesine,..\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, raporda müvekkili sigorta şirketine sigortalı aracın sürücüsüne izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, raporda dava konusu kazanın gerçekleşmesine ilişkin olarak hava durumu, yol şartları ve kazanın oluşumunu etkileyecek diğer hususların dikkate alınmadığını, trafik tesip tutanağı ve yerel mahkeme tarafından Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından aldırılan bilirkişi raporu ile ceza dosyasında tanzim edilen bilirkişi raporu arasında çelişkiler bulunduğunu, giderilmesi için yeniden İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, tazminata esas alınan maluliyet oranının trafik sigortası genel şartlarında yer alan özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik hükümlerinin esas alınması gerektiğini, maluliyet zararının aktüerya bilim dalı ile uğraşan aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, ayrıca geçici iş göremezlik tazminatı, efor kaybı tazminatı, tedavi giderleri ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının kask, dizlik ve gerekli koruyucu ekipmanları takmadan motorsiklete bindiğinden tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında aldırılan kusur raporunda araç sürücüsü müvekkilinin %75 oranında asli ve tam kusurlu, davacının ise %25 oranında tali kusurlu olduğunu, rapordaki kusur oranını kabul etmediklerini, davaya konu kaza nedeniyle davacının %54,7 oranında engellilik oranı, 18 ay iyileşme süresinin olduğunu, davacının yaralanma nedeniyle sürekli bakıma muhtaç halde olmadığını, aynı raporda davacının meslekte kazanma gücünde azalma oranının Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre olay  tarihindeki yaşına göre %68, bugünkü yaşına göre %69 oranında olduğunun bildirildiğini, maluliyet raporunun davacının gerçek durumunu yansıtmadığını, davacının durumu, tedavi evrakları, yaşı, meslek grubu gerekçeleri ile dikkatli irdelenerek rapor tanzim edilmediğini, Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu maluliyet raporu tanzime yetkili olmadığını, tek yetkili mercinin İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas kurulu olduğunu, maluliyet zararının aktüerya bilim dalı ile uğraşan aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, raporda yapılan hesaplama tekniğini ve tazminat miktarını kesinlikle kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda davacının tıbbi iyileşme süresini esas alarak bu yöndeki zararın kusur indirimi yapıldıktan sonra 18.442,04 TL olduğunun tespit edildiğini, geçici iş göremezlek tazminatı belirlenirken geçici iş göremezlik süresi içinde kişinin yoksun kaldığı gelirlerinin esas alındığını, geçici iş göremezlik tazminatının odak noktasının maaş olamayacağını, davacılar  tarafından manevi tazminat taleplerinin  zenginleşme aracı olarak kullanıldığını, manevi tazminatta ekonomik değil psikolojik oranımın amaçlandığını, hükmedilecek tazminatta davacının sosyo-ekonomik durum araştırması yapılarak tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Tic. Ltd. Şti. Vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, zihinsel, ruhsal, davranışsal bozukluklar bölülümden verilen %25 oranındaki maluliyet oranının afaki olduğunu, müterafik kusur nedeniyle de tazminattan indirim yapılması gerektiğini, manevi tazminat talebinin zenginleşme aracı olarak kullanıldığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>\tDavalı ... 08/12/2021 tarihli süre tutum dilekçesinde özetle; usul ve yasaya uygun olmayan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazası sebebiyle geçici-kalıcı işgöremezlik ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. <br>Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>1-) Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece alınan kusur, maluliyet ve hükme esas  alınan 21.09.2017 tarihli akter ek bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre, aktüer raporun ise TRH 2010 ve progresif rant yöntemine göre düzenlenmesinin Yargıtay içtihatları uyarınca doğru olduğu, TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı için hesap edilen geçici işgöremezlik ve tedavi giderlerinden sigorta şirketinin de sorumlu olduğu, manevi tazminat miktarının ise hak ve nesafete uygun tespit edildiği, faizin türü yönünden istinaf itirazı bulunmadığından re'sen incelemeyeceği anlaşılmakla, davalıların aşağıdaki bentler dışında kalan tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>2-) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır.<br>Davaya konu edilen geçici işgöremezlik ve tedavi gideri zararları karayolları zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesindeki sağlık giderleri teminatından karşılanmalıdır. ( aynı yönde bknz Yargıtay 4. HD, 07.06.2021 tarih, 2021/14845 E. - 2021/2469 K.). <br>Buna göre, mahkemece kabulüne karar verilen geçici işgöremezlik ve tedavi giderlerinin davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna esas poliçenin kaza tarihindeki sağlık giderleri teminat limitinden, sürekli iş göremezlik zararının ise sakatlık limitinden karşılanacak olmasına göre, davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik ve tedavi giderleri yönünden sorumluluğunun poliçe teminat ile sınırlı olduğunun hükümde belirtilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.<br>3-) Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı TBK 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. <br>Davacının söz konusu kazada kask takmayarak başından yaralanmasının maluliyetine etken unsurlardan birisi olduğu, bu durumda hesaplanan tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekir. Ancak davacının sürekli sakatlık tazminatının 658.000,00 TL olduğu, bu miktardan %20 indirim yapılması halinde 526.400,00 TL olacağı, bu bedelin ise mahkemece hükmedilen sürekli sakatlık tazminatından fazla olduğu anlaşılmakla sürekli sakatlık yönünden sonuca etkili olmayacağı için bu şekilde bir indirim yapılmasına gerek görülmemiş, ancak tedavi gideri ve geçici iş göremezlik yönünden müterafik kusur indirimi yapılması gerekmiş, ancak mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarından hak ve nesafet uyarınca ayrıca bir indirim yapılmasına ayrıca gerek görülmemiştir. <br>Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının geçici işgöremezlik ve tedavi giderleri yönünden davalılar lehine kaldırılmasına, hakimin takdir hakkını kullanarak yapmış olduğu indirim nedeniyle mahkemece davacının istediği miktardan daha az bir miktara hükmedilmesi halinde davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeğinin hükümde gözetilmesine, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>A-Davalıların ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2016/1227 Esas - 2021/979 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE,<br>\"1-Davacılar vekilinin, davacı ... yönünden davalılar hakkındaki maddi tazminat isteğinin KABULÜ ile;<br>a-14.753,63 TL'si geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.600,00 TL’si tedavi gideri olmak üzere toplam 16.353,63 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden (davalı sigorta şirketinin poliçenin sağlık giderleri teminat limiti olan 310.000,00 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 16/06/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’e verilmesine, <br>b-511.311,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı sigorta şirketinin poliçenin sakatlık teminat limiti olan 310.000,00 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 16/06/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’e verilmesine,<br>2-Davacı ...’in davalı sigorta şirketi hakkındaki manevi tazminat isteğinin REDDİNE,<br>3-Davacı ...’in davalılar ..., ... ve ... A.Ş. hakkındaki manevi tazminat isteğinin KISMEN KABULÜ ile; <br>a-60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/06/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... A.Ş.’den alınarak bu davacıya verilmesine,<br>b-Davacı ...’in fazlaya ilişkin isteğinin reddine,<br>4-Davacı ...’in davalı sigorta şirketi hakkındaki manevi tazminat isteğinin REDDİNE,<br>5-Davacı ...’in davalılar ..., ... ve ... A.Ş. hakkındaki manevi tazminat isteğinin KABULÜ ile; <br>a-5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/06/2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... A.Ş.’den alınarak bu davacıya verilmesine,<br>6-Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ‭3.,044,80 TL harçtan peşin olarak alınan 34,16 TL harcın ve 1.782,50 TL ıslah harcının düşülmesi ile kalan ‭34.228,15‬ TL harcın (davalı sigorta şirketinin ‭21.176,10 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>7-Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.440,15‬ TL harçtan peşin alınan 290,32 TL harcın düşülmesi ile kalan ‭4.149,83‬ TL harcın  davalılar ..., ... ve ... A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>8-Davacıların yatırmış olduğu 29,20 TL'si başvurma harcı, 324,48 TL'si peşin harç ve 1.782,50 TL'si ıslah harcı olmak üzere toplam ‭2.136,18‬ TL'nin (davalı sigorta şirketinin ‭1.109,70 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,<br>9-Davacının yapmış olduğu 764,30 TL'si posta-tebligat gideri, 1.257,55 TL bilirkişi ücreti, ‭941,75‬ TL Ege Üniversitesi adli tıp raporu ve poliklinik ücreti, 314,50 TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti olmak üzere toplam ‭3.278,1‬0 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren ‭3.171,80‬ TL'sinin (davalı sigorta şirketinin ‭‭‭1.647,68 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,<br>10-Maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 43.637,68 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketinin  25.439,75‭‭‭ TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'e verilmesine,<br>11-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kabul edilen miktarı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 8.600,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ... A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'e verilmesine,<br>12-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının reddedilen miktarı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak, davalılar  ..., ... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'ye eşit olarak verilmesine,<br>13-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kabul edilen miktarı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ... A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'e verilmesine,<br>14-Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davası davalı sigorta şirketi yönünden reddedildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,<br>15-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,\"<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>B-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları;<br>a-İstinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince ilgili davalıya iadesine,<br>b-Davalı ... tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak  davalı ...'e verilmesine,<br>c-Davalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak  davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine,<br>d-Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak  davalı sigorta şirketine verilmesine,<br>e-Davalı ... tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 77,50 TL olmak üzere toplam 239,60 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine,<br>f-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>g-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>ğ-Kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davalı sigorta şirketi yönünden KESİN, diğer istinaf eden davalılar yönünden tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/02/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc38b8324a3d3090","SID":"7741eeb37df96b5b"}}