{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1421 <br>KARAR NO:2024/1938<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:07/03/2024<br>NUMARASI:2024/18 Esas -  2024/192 Karar<br>DAVA:Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı tasfiye memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili için İstanbul 20. İş Mahkemesinde 2015/626 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti davası açtığını, müvekkilinin Dr. ...'ın işyerinde 01/03/1997 tarihinde işe girdiğini ve sigortasız çalıştırıldığını, davanın Dr. ... ve Sosyal Sigortalar Kurumuna açıldığını, dava devam ederken müvekkilinin, davalı ...'ın ortağı olduğu ... Şirketin de haberi olmadan sigortalı gösterildiğinin bilirkişi raporunda belirlendiğini, İstanbul 20. İş Mahkemesinin dava dışı ... Şti.'nin davaya dahil edilmesi kararı verdiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı .... Şti. ise tasfiye olduğunun anlaşıldığından tasfiye olan şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK.nın 32. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK.nın 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirtmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ihya davasının 5 yıllık zamanaşımı/hakdüşümü süresine tabi olduğunu, şirketin ticaret sicil kaydının 15/04/2014 tarihinde kapatıldığını, 15/04/2019 tarihi itibari ile ihya için 5 yıllık zamanaşımı/hakdüşümü süresinin dolduğunu, ihya talep edenin, ihya ile korunacak özel ve hukuki bir menfaatinin bulunmadığını, ihya talep edenin, ihyası istenilen şirkete yöneltebileceği bir hakkın söz konusu olmadığını, ilgi tutulan davada da ihyası istenilen şirkete yönelik bir talebin söz konusu olmadığını, ihya isteminin neye yarayacağının ve bunda talep edenin hukuki menfaatinin ne olduğunun anlaşılamadığını, şirketin yasa ve kurallara uygun şekilde tasfiye sürecine sokulduğunu, yasa ve kurallara uygun duyuru ve ilanlar yapıldığını ve tüm yasa prosedürün eksiksiz uygulanarak şirketin terkin edildiğini, şirketin terkinini yasa ve hukuka uygun olmakla ihyasını gerektiren bir durumun olmadığını, Mahkeme tarafından şirketin ihyaya karar verilmesi halinde, bunun sadece konu ile sınırlı olması, şirket ve tasfiye memuru olarak, kusur ve bir eylemleri bulunmaması nedeniyle yargılama giderlerinin talep edenin üzerine bırakılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince davanın KABULÜ ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-...sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilmiş olan Tasfiye  Halinde .... Şirketi'nin İstanbul 20. İş Mahkemesinin 2015/626 E. sayılı davası ve bu dava ilgili müteakip işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Ek tasfiye işlemlerini yapması için eski tasfiye memuru olan ...'ın şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın tescil ve ilanına,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı tasfiye memuru istinaf dilekçesinde özetle; ihya davalarının 5 yıllık zamanaşımı/hakdüşümü süresine tabi olduğunu, şirketin ticaret sicil kaydının 15.04.2014 tarihinde kapatıldığını, 15.04.2019 tarihi itibari ile ihya için 5 yıllık zamanaşımı/hakdüşümü süresinin dolduğunu, istemin bu nedenle reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, ihya talep edenin, ihya ile korunacak özel ve hukuki bir menfaati bulunmadığını ve bu davada gösterilmediğini, ihya talep edenin, ihyası istenilen şirkete yöneltebileceği bir hakkı söz konusu  olmadığını, ilgi tutulan davada da ihyası istenilen şirkete yönelik bir talebin söz konusu olmadığını, ihya isteminin neye yarayacağı ve bunda talep edenin hukuki menfaatinin ne olduğunun anlaşılamadığı halde hukuki yararı bulunduğunun kabul edildiğini, mahkemece, hizmet tespiti davası olduğu belirtilerek, şirkete husumet yöneltilmesi nedeni ile ihya isteminin kabul edildiği belirtilmişse de, davacı şirkette sigorta kaydı bulunup şirkette tespit edilecek bir talebinin olmadığını, hukuki bir yarar yokken davanın aksi ile kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, şirketin yasa ve kurallara uygun şekilde tasfiye sürecine sokulduğunu, yasa ve kurallara uygun duyuru ve ilanlar yapıldığını ve tüm prosedürün eksiksiz uygulanarak şirketin terkin edildiğini, bu bakımdan şirketin terkininin yasa ve hukuka uygun olmakla ihyasını gerektiren bir durumun bulunmadığını, buna karşın ihyasının yerinde olmadığını beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru  tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince \" (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde \"şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir\" hükümleri   düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran   fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına  olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir. TTK 547 maddesi uyarınca açılan  ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hak düşürücü süre düzenlenmemiştir. (Yargıtay 11. H.D'nin  28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557)Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ... Şti 'nin tasfiye memuru tarafından  şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının 15/04/20214 tarihinde terkin edildiği, ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan İstanbul 20.İş Mahkemesi'nin 2015/626  Esas sayılı davanın derdest olduğu  anlaşılmıştır.Davaya konu şirket tasfiye sonucunda terkin edilmiş TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya(ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı süresi de düzenlenmediğinden davalı tasfiye memuru bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi23/03/2022 tarih E: 2022/265 -K: 2022/2291).Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584), tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası  nedeniyle  şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır.Davalı tasfiye memuru davacının tasfiyenin sona ermesinden sonra açılan hizmet tespit davasında hukuki yararı olmadığını belirterek şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş ise de ileri sürülen bu husular eldeki davada  incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest davanın konusunu oluşturduğundan, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde  ileri sürülen  istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Bu durumda  mahkemece davanın  kabulü ile davaya konu  şirketin  ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve nüfus kayıtlarından önceki tasfiye memurunun öldüğünün anlaşılması ve mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece tek ortağın tasfiye memuru olarak atanmasında bir  isabetsizlik bulanmamaktadır.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı  tasfiye memurunun  yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN RE DDİNE,2-Tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  27/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d674bce806146128","SID":"ff6505a18cd941fa"}}