{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 30/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...<br>TARİHİ\t\t: ...<br>NUMARASI\t\t: ...<br><br>DAVACI\t: ... -<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...- <br>\t  Av. ...- <br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...- <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: <br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı aleyhine, ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasıyla davalı-alacaklı .... tarafından 26/12/2019 düzenleme, 01/02/2020 vade tarihli 29.000,00-TL bedelli kambiyo senedi niteliğinde senet bulunduğundan bahisle haksız ve mesnetsiz olarak icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirket ve kambiyo senedindeki alacaklı ile müvekkilinin hiçbir ticareti, alışverişi olmadığı gibi müvekkilinin ne söz konusu şirketi ne şirket yetkilisini ne de senet üzerindeki alacaklıyı kesinlikle tanımamadığını, davacının söz konusu şirketten aleyhine başlatılan icra takibi ile haberdar olduğunu, söz konusu kambiyo senedindeki borç ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, dolayısıyla takibe konu kambiyo senedindeki imzaya, borca ve ferilerine itiraz ettiklerini belirterek, davacının davalıya bir borcu olmadığının tespitine, davacının aleyhine haksız yere başlatılan icrai işlemler nedeniyle gecikmeden doğacak telafisi zor veya imkansız zararlarının önlenmesi amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ... Müdürlüğü'nün ...esas sayılı haksız ve kötü niyetli olarak açılan icra takibinin durdurulmasına, neticeten de şimdiye kadar yapılmış olan işlemlerin tamamen eski hale iade edilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, işbu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından her ne kadar davacı ve kambiyo senedi alacaklısı arasında borç ilişkisi olmadığı, senedin davacı tarafından imzalanmadığı ileri sürülse de davacı ile ... arasında ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli \"Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesi\" yapılarak ...plakalı ... markalı araç satışı gerçekleştirildiğini, satışa konu araç için 60.000,00 TL bedel belirlendiğini, bu bedelin 16.000,00 TL'lik kısmının elden ödendiğini, 29.000,00 TL'lik kısmı için işbu davaya konu senedin düzenlendiğini, kalan 15.000,00 TL nin ise noter senedinde satış bedeli olarak gösterildiğini, satış sözleşmesinde satıcı olarak görünen ...'nin yetkilisinin ... olduğunu, davaya konu senedin alacaklısı olan ...'ın ise ...ın babası olup 2019 tarihinde şirket adına işlemleri yürüttüğünü, bu nedenle araç satışına ilişkin tüm görüşmeler ve fiyat pazarlığının ... ile yapıldığını ancak imza yetkilisinin ...olduğundan noter senedinde ...'ın adının bulunduğunu,  bunlara ek olarak senede karşı tanıkla ispat yasağı gereğince davacı tarafça sunulan tanık delilini hiçbir şekilde kabul etmediklerini savunarak, davanın reddine ve ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibin devamına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kötü niyetle eldeki davayı açmış olan davacı hakkında %40 dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mevzuat ve içtihat hükümleri ile ATK raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, bono üzerinde bulunan keşideci imzasının davacının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğini,  aksinin de davalı tarafından ispatlanamadığı göz önüne alınarak takipten ve takibe konu bonodan dolayı davacının davalıya borcunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını,  İİK'nın 72/6. Maddesi uyarınca, davacının menfi tespit istemi davadan sonra yapılan ödeme miktarı kadar kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğünü davacının istirdat talebine konu ederek harçlandırdığı miktar olan 57.867,10-TL yönünden faiz talep edilmediği de göz önüne alınarak ve taleple bağlı kalınarak istirdat isteminin kabulünün gerektiğini, ancak menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde, davalı/alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için talebin, borçluya karşı icra takibi yapılması ve icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapıldığının ispat edilmesi şartlarının bir arada bulunması gerektiği, somut olayda davacının kötü niyetinin dosya kapsamına göre ispatlanamadığı bu nedenle tazminat isteme koşulları gerçekleşmediği gerekçesiyle, kötü niyet tazminatı talebinin reddi ile davacının ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibi ve takibe konu 26/12/2019 keşide tarihli, 01/02/2020 vade tarihli, 29.000,00-TL bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafça ... Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına ödenen 57.867,10-TL'nin  davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine ve davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; her ne kadar gerekçeli kararda  dosyanın ... Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderildiği, dosyaya ibraz edilen ... tarihli ATK raporunda; inceleme konusu bono üzerinde bulunan 4 adet imzanın teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, karalama tarzında, tersimi basit taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin ve davacının eli ürünü olup olmadığı hususunun tespit edilemediğinin bildirildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmişse de, yargılama sürecindeki dilekçelerinde defalarca dile getirildiği üzere senet üzerindeki imzaların davacı veya davacının vekiline ait olduğunu, yalnızca davacının imzası ile inceleme yapılarak karar verilmesinin, eksik inceleme oluşturacağını, buna ek olarak davacı tarafça eldeki senedin kambiyo senedi olduğunun ikrar edildiğini, davacı tarafça ikrar edilen bu husus karşısında öncelikle kambiyo senetlerinin soyut senetler olduğunu dolayısı ile davacı ile müvekkili arasında herhangi bir borç ilişkisini kanıtlama yükümlülüklerinin bulunmadığını, davacı tarafından her ne kadar davacı ve kambiyo senedi alacaklısı arasında borç ilişkisi olmadığı, senedin davacı tarafından imzalanmadığı ileri sürülse de davacı ile ... arasında .... Noterliği'nin ...yevmiye numaralı ve ... tarihli \"Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesi\" yapılarak ... plakalı ... markalı araç satışı gerçekleştirildiğini, satışa konu araç için 60.000,00 TL bedel belirlendiğini, bu bedelin 16.000,00 TL'lik kısmının elden ödendiğini, 29.000,00 TL'lik kısmı için işbu davaya konu senedin düzenlendiğini, kalan 15.000,00 TL nin ise noter senedinde satış bedeli olarak gösterildiğini, satış sözleşmesinde satıcı olarak görünen ..'nin yetkilisinin ...olduğunu, davaya konu senedin alacaklısı olan ...'ın ise ...'ın babası olup 2019 tarihinde şirket adına işlemleri yürüttüğünü, işbu nedenle araç satışına ilişkin tüm görüşmeler ve fiyat pazarlığının ... ile yapıldığını ancak imza yetkilisinin ...olduğundan noter senedinde ...'ın adının yer almadığını, davacı ile kambiyo senedinde alacaklı olan ... arasında borç ilişkisi bulunduğunu, davacının .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli \"Düzenleme Şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesi\" yapılarak ... plakalı .... markalı araç satışına binaen noter huzurunda vekili ve kefili tarafından verilen senetlerden sorumlu olduğunu, davacı ... ve ...un işbirliği içinde olduklarını, taraflarınca başlatılan icra takibinin hem ... hem ... adına başlatılmış olmasına rağmen eldeki bu davanın kasten ve bilerek yalnızca ... adına açıldığını ve imzanın kendisine ait olmadığı ileri sürülerek dürüstlük kuralına aykırı davranıldığını,  çünkü cevap dilekçeleri ekinde sunulan ve noter huzurunda imzalanmış olan sözleşmede görüleceği gibi tüm imza yetkilerinin ... tarafından kullanıldığını, senette yer alan imzanın ya ...'ın el ürünü olduğunu ya da ... adına vekil olarak hareket eden ...'un el ürünü olduğunu, davacı tarafın kasten ve kötü niyetle bu husustan hiç bahsetmediğini, icra takibine yapılan ödemenin ... tarafından yapıldığını, ...'un, ...'un babası olmasına rağmen icra takip dosyasına yaptığı ödemeyi ... üzerinden yaptığını, bu durumun tarafların açıkça planlı ve kasten hareket ederek kanunu dolandığını gösterdiğini, senet üzerindeki imzaların kime ait olduğu tespit edilirken hem ... hem de ...'un imza örnekleri alınarak her ikisi için de inceleme yapılması gerektiğini, buna rağmen mahkemece, yalnızca ...'ın imza örneklerinin incelendiğini, eksik inceleme doğrultusunda verilen kararın  yasaya ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, kambiyo senedinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik menfi tespit/istirdat talebine ilişkindir.<br>Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, takibe konu kambiyo senedindeki davacı borçlu adına atılan imzanın davacının eli ürünü olduğunun hem ...Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü hem de ..ATK raporlarıyla tespit edilemediğine, imzanın dava dışı kefile ait olmasının davacı açısından sonucu değiştirmeyeceğine göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-....Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 3.952,90 TL istinaf karar harcından peşin alınan 988,22 TL harcın mahsubuyla bakiye 2.964,68 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. ...\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"175a331c8246ad94","SID":"d431cf22dda5bf1b"}}