{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/377 <br>KARAR NO\t: 2025/38<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/10/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2021/460 Esas,  2022/582 Karar<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Tarım Kredi Kooperatifi'ne...numaralı ortak numarası ile ortak olduğunu, üyeliğe ilişkin ödemeleri düzenli olarak yapan müvekkilinin davalı kooperatife karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin 13...2017 tarihinde ... ile yapmış olduğu görüşme neticesinde 400 çuval yeme ihtiyacı olduğunu bildirdiğini, ...'ün ise yemlerin Tarım Kredi Kooperatifine sonra ki gün geleceğini söylediğini, sonrasında ...'ün ... Tarım Kredi Kooperatifinde bulunan evrakları hazırlayıp müvekkili ile kurum dışında bir araya geldiğini ve evrakları müvekkiline imzalattığını ancak davacının borca konu olan 400 çuval yemi talep etse de ... tarafından sürekli geçiştirildiklerini, müvekkilinin 400 çuval yemi alamadığını ve haksız bir şekilde borçlandırıldığını, davalı kooperatife karşı herhangi bir borçlarının bulunmadığını beyanla Erzurum .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/...  esas sayılı dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, davalı tarafın dava değerinin %20'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü  iddialarını kabul  etmediklerini, ... numaralı  genel  kredi sözleşmelerinden, 25-12-2016  tarihli   ... nolu kredi  borç  senedinden ve 25.12.2016 tarihli ve ... numaralı mal teslim faturalarından, kredi  borç senetlerinden, kredi mahsup fişlerinden davacıya verilen  mallar ve  kullandırılan  kredilerin açık ve  net bir şekilde anlaşıldığını, davacının dava dilekçesinde 13...2017 tarihinde  telefonla yem istediğini  ve  ertesi  gün  kooperatif  dışında  evrakları imzaladığını ve yemlerin  kendisine teslim edilmediğini  iddia  ettiğini, davacının bu iddiası asılsız ve mesnetsiz olduğunu, davalı kooperatifin tüm yazılı  işlemlerinin kooperatif içinde yapıldığını, davacının ürün almadan ürüne ilişkin borçlandırıcı evrakları  imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"...Somut olayda davacı, davalı tarafından Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2020/...Esas sayılı dosyası üzerinde başlatılan takipte borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Bu haliyle açılan dava 2004 Sayılı İİK'nın 72. Maddesinde düzenlene icra takibinden sonra açılan menfi tespit talebine ilişkindir. Yargılamanın devamı sırasında Erzurum .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/. Esas sayılı dosyası üzerinden işbu davaya konu edilen Erzurum ... İcra Müdürlüğünün 2020/...Esas sayılı dosyasına yönelik şikayet yoluyla dava açılmış ve yapılan yargılama neticesinde takibin davacı ... yönünden iptaline karar verilmiş ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı vekili takibin iptal edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığını, bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiş ise de, menfi tespit davasının açılabilmesi için mutlaka icra takibinin varlığına gerek yoktur. Borçlunun icra takibinden önce de menfi tespit talepli dava açma hakkı bulunmaktadır. Davacı dava konusu edilen takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olup, takibin icra hukuk mahkemesince iptal edilmesinden sonra, takibe dayanak teşkil eden senetten kaynaklanan borcu ödediğini beyan etmiştir. Bu haliyle takip konusu edilen senetten dolayı borçlu olmadığını ileri  süren davacı, aynı zamanda bu senetten kaynaklanan borcu ödemekle, borcun varlığını kabul etmiş sayılmaktadır. Takip konusu senetten kaynaklı borcun ödenmesi nedeniyle dava konusuz kalmış olup bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmektedir. Ancak davacı borçlu olmadığını ileri sürdüğü senetten doğan borcu ödediği için dava konusuz kalmış olup bu nedenle yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumluluğu doğacaktır....\" gerekçesiyle \"Davanın konusunun kalmamış olması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece  bildirdikleri delillerin tam olarak toplanmadığını,  vakıalara ilişkin sunulan tanıkları dinlemediğini ve taleplerin reddedildiğini, yerel mahkemenin takipler iptal olduktan sonra dahi dosyayı sürüncemede bıraktığını, haksız olarak yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılığını, mahkemece ne delil araştırması yapıldığı ne de dosyaya sunulan kararların dikkate aldığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, davacı vekilince yargılama giderleri yönünden kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere .... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"643b0656d3882cd6","SID":"90752454cbc86152"}}