{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2022 Esas<br>KARAR NO: 2025/146 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2019/60 Esas -  2019/714 Karar <br>TARİH:  22/10/2019<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalının imzaladığı kredi ve rehin sözleşmeleri kapsamında müvekkili tarafından kredi verilip, davalının müvekkiline borçlandığını, kredi ve rehin sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine giriştikleri icra takibine borçlu - davalının haksız yere itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzerne icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/10/2019 tarih ve 2019/60 Esas -  2019/714 Karar sayılı kararında; \"Davacı tarafından açılan iş bu davanın, işlemden kaldırıldığı 24/06/2019 tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile, 'Davanın H.M.K' nun 150/1.-5 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA; '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin  yukarıda esas ve karar numarası belirtilen dosyası ile açmış oldukları itirazın iptali davasında hatalı ve hukuka aykırı olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini; yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Müvekkili şirket ve davalı arasında imzalanan  kredi ve rehin sözleşmesi kapsamında davalıya kredi verildiğini ve söz konusu krediden kaynaklanan borcun sözleşmede öngörülen çerçevede davalı tarafından müvekkili şirkete ödenmemesi nedeniyle davalı borçlu hakkında başlatılan takibe itiraz edildiğini; takibin devamına karar verilmesi için açılan itirazın iptali davasının ise  aracın ticari olması nedeniyle uzun yıllar olumsuz görev uyuşmazlığı nedeni ile sürüncemede kalmış yargılamanın esasına geçilemediğini, Yerel mahkemece dosya usulden red edilerek  görevsizlikle tüketici mahkemesine gönderildiğini, İstanbul 12. Tüketici mahkemesince de Ticaret Mahkemesi yetkilidir denilerek karşı görevsizlik kararı verildiğini; dolayısıyla mahkemeler arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle resen yargı yeri belirlenmesi için dosya İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi'ne  gönderildiğini; Bölge Adliye Mahkemesince 16.01.2019 tarihinde kesin olmak üzere 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna davanın ticaret mahkemelerinin görev alanında kaldığına karar verildiğini, BAM' dan dönerek yeni esas alan dosyadan taraflarına duruşma günü tebliğ edilmediğini, tebliğ edilmeyen duruşma gününde ise gider avansı bulunmadığından bahisle taraflara tebligat yapılamadığı bu nedenle de dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini; devamında davanın açılmamış sayılması yönünde gerekçeli karar yazıldığını, söz konusu gerekçeli kararın dahi taraflarına tebliğ  edilmediğini,  Kurumsal icra yapılan hukuk bürolarında binlerce takip yüzlerce itirazın iptali davası bulunduğunu ve dosyaların  takibinin her dosya özelinde tek tek yapılabilmesinin mümkün olmadığını, hukuken yükümlülüklerinin de tebliğ ile başlayacağı malum olduğundan  duruşma günü tebliğ edilmeksizin dosyanın işlemden kaldırılmasının başlı başına bozma nedeni olduğunu,  Ancak özensiz keyfi kararın kaldırılmasını gerektiren daha da önemli ve geçerli somut bir durum  var olduğunu, onun da dosyada zaten gider avansı bulunması olduğunu; yerel mahkemenin  03.05.2017 açılış tarihli 2017/411 esasına kayıtlı olan dosyada dava açılırken taraflarınca 495,00,00-TL. gider  avansı yatırıldığını ve dosyada gider avansı bulunmasına rağmen dosya BAM'dan döndükten sonra yeni esas alması ile hatalı şekilde gider avansı bulunmadığı gerekçesi ile duruşma gününün taraflarına tebliğ edilmediğini, devamında da işlemden kaldırılarak açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kararın taraflarına tebliğ edilmediğini, HMK'nın harç ve avans ödemesi başlıklı 120.maddesinin \"davacı,yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı'nca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.\" hükmünü amir olduğunu, ilgili yasa hükmünce taraflarınca dava açılırken gider avansı da yatırıldığını, dava şartının yerine getirildiğini; yine HMK'nın 114.maddesinde gider avansının dava şartlarından olduğu belirtilmişse de 115.maddesinde dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceğinin düzenlendiğini, tüm bu nedenlerle hatalı ve  eksik inceleme sonucu davanın işlemden kaldırılmasına  yönelik verilen kararın  usul ve yasaya açıka aykırı olduğundan, istinaf yoluna müracaat etme zorunluluğunun doğduğunu, İleri sürerek, Yukarıda arz ve izah etmeye çalışılan ve resen belirlenecek sebeplerle,yerel mahkeme kararının kaldırılarak ile davanın kabulüne mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taşıt kredisi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece HMK'nun 150 maddesi uyarınca işlemden kaldırılan ve üç aylık yasal süre içerisinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; mahkemece dosyanın istinaf incelemesinden dönmesi akabinde kendilerine tensip zaptı ve duruşma günü tebliğ edilmeden dosyanın işlemden kaldırıldığı, ancak davanın açıldığı tarihte dosyaya 495,00-TL  gider avansının yatırıldığı, HMK'nın 120.maddesinin maddesi uyarınca gider avansının eksik olması halinde davacıya iki haftalık kesin süre verilmesinin zorunlu olduğu, dosyanın usulsüz şekilde işlemden kaldırıldığı ve usulsüz işlemden kaldırma kararına dayalı olarak verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olduğu yönündedir. Dava dosyasının ve UYAP sistemi üzerinden tahsilat ve reddiyat ayrıntılarının incelenmesi  neticesinde; davanın açıldığı tarih itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olduğu, davacı tarafından 03/05/2017 tarihinde İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2017/411 esas sayılı dosyası nezdinde itirazın iptali davası açıldığı, dava açılırken 495,00-TL gider avansı yatırılmış olduğu, mahkemece 2017/358 karar sayılı ve 09/05/2017 tarihli karar ile uyuşmazlığa bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmeden kesinleştiği ve dosyanın İstanbul 12 Tüketici Mahkemesi'nin 2017/835 esasına kaydedildiği, kalan 464,20-TL avansın Tüketici Mahkemesi'ne aktarıldığı, Tüketici Mahkemesi tarafından 2018/586 karar sayılı ve 06/07/2018 tarihli karar ile karşı görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın oluşan olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37 Hukuk Dairesi'ne tevzii edildiği, yapılan istinaf incelemesi sonucu Daire'nin 2018/2340 esas,  2019/269 karar sayılı 16/01/2019 tarihli ilamı ile uyuşmazlığa bakma görevinin İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğuna karar verildiği ve dosyanın İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/60 esasına kaydedildiği, 08/02/2019 tarihli tensip zaptı ile taraflara duruşma gün ve saatinin tebliğine karar verildiği ve duruşmanın 24/06/2019 tarihine bırakıldığı, dosyada tensip zaptı ile duruşma gün ve saatinin taraflara tebliği için hazırlanmış bir tebligat evrakı bulunmadığı, 24/06/2019 tarihli duruşmada, gider avansı olmaması nedeniyle taraflara duruşma gününün tebliğ edilemediği hususunun zapta geçirildiği ve gider avansını hazır bulundurmak davacı yan sorumluluğunda olmakla taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK.150/1 maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, akabinde  2019/714 Karar sayılı ve  22/10/2019 tarihli istinafa konu karar ile HMK'nun 150/5 fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın verilmesi akabinde İstanbul 12 Tüketici Mahkemesi'nin 2017/835 esas sayılı dosyasından 362,00-TL bakiye gider avansının İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilamı öncesi 2017/411 esas sayılı dosyasına aktarıldığının 10/03/2021 tarihli tahsilat makbuzundan anlaşıldığı, akabinde 11/08/2021 tarihinde davacı vekili ...'e 2017/411 esas sayılı dosyada kalan 362,00-TL bakiye avansın iade edildiği anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-g bendi uyarınca gider avansının yatırılması dava şartı olup, aynı kanunu 120/1 maddesi uyarınca tarifede belirlenen gider avansının dava açılırken yatırılması zorunludur. Maddenin ikinci fıkrasına göre avans eksikliğinin tespit edilmesi halinde mahkemece davacı yana iki haftalık kesin süre verilerek bu eksiklik tamamlatılır. Somut olayda davacının dava açarken 495,00-TL gider avansını yatırmış olduğu, mahkemece verilen görevsizlik kararı sonrası dosyanın İstanbul 12 Tüketici Mahkemesi'ne tevzii edildiği ve 464,20-TL avansın bu mahkemeye aktarıldığı,  tüketici mahkemesi verilen karşı görevsizlik kararı sonucu dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderildiği ve olumsuz görev uyuşmazlığının giderildiği, dosyanın yeniden İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tebliğ edildiği, bu sırada tüketici mahkemesi nezdinde 362,00-TL gider avansının bulunduğunun anlaşıldığı, diğer ifade ile her ne kadar gider avansı tutarı İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından İstanbul 12 Tüketici Mahkemesi'nden talep edilmemişse de dosyada tebligat işlemlerinin yapılması için gerekli avansın bulunduğunun sabit olduğu, dava açılırken dosyaya gider avansı yatıran ve dava şartını yerine getiren davacının karşılıklı verilen görevsizlik kararları sırasında gider avansının bir mahkemeden ötekine aktarılıp aktarılmadığını takip zorunluluğu bulunmadığı, ilk derece mahkemesince tensip zaptı yapıldıktan sonra, dosyanın kendilerine tevzii edildiği görevsiz tüketici mahkemesi dosyasında kalan gider avansı bulunup bulunmadığını araştırmaksızın, yeterli avans bulunmadığından bahisle tebligat çıkartmaması isabetsiz olduğu gibi, dosyada avans bulunmasına ve mahkemenin eksik işlemi nedeniyle tebligat çıkartılmamasına rağmen, gider avansını hazır bulundurmanın davacı sorumluluğunda bulunduğundan bahisle taraflarca takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin, dosya kapsamına göre usul ve yasaya aykırı olduğu, HMK'nun 150/1 fıkrası uyarınca verilen işlemden kaldırma kararı yanlış olduğundan, bu karara dayalı olarak HMK'nu 150/5 fıkrasına göre verilen davanın açılmamış sayılmasına dair kararın da usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı vekilinin istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; davacı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a4 ve a6 bentleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda işin ön inceleme ve tahkikat işlemleri gerçekleştirilmek üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2019 ve  2019/60 Esas ve 2019/714 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a5 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/01/2025 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"552226dd789ec835","SID":"cd72b756f418fe0a"}}