{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/18 Esas<br>KARAR NO: 2025/246<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/09/2024<br>NUMARASI: 2024/191 E. - 2024/677 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava konusu haber içerikleri müvekkil şirket tarafından hazırlandığını, davalı tarafından ticari maksat elde etmek amacıyla, davacı şirketten izinsiz şekilde kullanıldığını, davalı, davacı şirkete ait haber içeriğini emek sarf etmeksizin www...com URL adres içeriğinde izin ve/veya onay alınmadan yayınlandığını, davalının haksız rekabet hükümlerini alenen ihlal ettiğini, davalı davacı şirketin hak sahibi olduğu içerikleri kullanarak internet sitesine erişim-tıklanma sayısını arttırdığını, böylece daha fazla trafik ve reklam aldığını, haksız bir biçimde kar elde ettiğini, davalı bahsi geçen yayın sebebiyle davacıyı zarara uğrattığını ve bu yayın sayesinde haksız biçim kar elde ettiğini, davalının fiilleri haksız rekabetin bir türü olan parazit tufeyli rekabeti teşkil ettiğini, davalının bütün haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğinin açıkça ortada olduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulü ile şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminatın haberin yayınlandığı tarih itibariyle işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınmasını ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava dilekçesinde öne sürülenin aksine, davalı şirketin davacının yaptığı yayınlardan haksız kazanç elde etmeye çalıştığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, gazetecilik mevzuatı ve teamüllerinde kaynağa referans vermek suretiyle haber alıntılanması çok yaygın bir uygulama olduğunu, davalı alıntılama kurallarına özen göstermek suretiyle diğer haber kaynaklarından alıntılama yaptığı gibi, başkaca haber kaynakları da davalı şirkete referans vermek suretiyle, davalının yayınladığı haberleri alıntıladığını, haberin \"...'in haberine göre\" denilmek surteiyle yayınlandığı, başka bir deyişle haberin kaynaığının belirtildiğini, bu açıdan davacının haberlerine gönderme yapmak ve bu şekilde haberin kaynağına okuyucuyu yönlendirmek suretiyle davacının gelir elde etmesine katkı sağladığını, FSEK madde 36 uyarınca, basın sektörü için bir istisna olarak düzenlemek suretiyle haber alıntılanmasının mümkün kılındığını belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \".Dava konusu eylemin varlığının tespiti halinde eylemin haksız rekabet teşkil edip etmediğinin ve bu kullanımların FSEK’in 36. maddesi kapsamında telif hakkı kapsamında kalıp kalmadığının tespitinin davanın açılışı ve ileri sürülüşü bakımından değerlendirmesinin mahkememiz görev alanı kapsamında kalmadığı. Davanın HMK 114. ve 115. Maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK nun 20. Maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,aksi halde aynı madde gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE, \" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -dava konusu  haber içeriklerinin izinsiz kullanılmasının haksız rekabet hükümlerini ihlal etmediğini,  haksız rekabetten kaynaklanan davaların da mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, Müvekkili Şirket'e ait haber içeriğinin Davalı tarafça iktibas serbestisi kurallarına riayet edilmeksizin kullanılmasından kaynaklanan sorumluluk hususunda amir mevzuatın, FSEK Madde 84 atfıyla birlikte haksız rekabet hükümlerini işaret ettiğini, 5846 sayılı Kanun Madde 84 uyarınca Davalı'nın tüm hakları saklı tutulmuş olan Müvekkili Şirket'e ait haberleri kopyala-yapıştır tekniği ile kullandığı açık bir biçimde FSEK m. 84 kapsamında haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini,  FSEK m. 36 ve Basın Kanunu m. 24 birlikte değerlendirildiğinde, süreli yayınlarda yayımlanan haber, yazı ve resimlerin yeniden yayım hakkı saklı tutulmamışsa ve makale ve fıkralar kısaltılarak özet halinde, atıf kurallarına uyularak “izinsiz” kullanıma imkân olduğunu ancak yayımlanan resimler veya fotoğraflar açısından “bedelsiz” bir kullanımdan bahsedilemeyeceğini, Basın Kanunu 24. Madde ile tanınan korumanın FSEK m. 84  atfı nedeni ile TTK’da düzenlenen haksız rekabet çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, haksız rekabete ilişkin yargılamanın mutlak ticari dava olduğunu, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına giren davaların ise Sınai Mülkiyet Kanunu ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan kaynaklanan taleplere yönelik olan davalar olduğunu, Sınai Mülkiyet Kanunu ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kaynaklı bir taleplerinin olmadığını, Türk Ticaret Kanunu md. 55/c atfıyla taleplerinin haksız rekabet kapsamında olduğu ve dolayısıyla davalarının mutlak ticari dava olduğunu, -Yargılama konusu haber içeriğinin eser vasfına haiz olmadığını, gazete münderecatı niteliğinde olduğunu,  bu nedenle  TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine tabi olduğunu, TTK'da düzenlenmiş olan haksız rekabet kurumundan doğan uyuşmazlıkların mutlak ticari dava niteliğinde sayıldığından ilgili uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, içeriğindeki gerekçesiyle hüküm kurarak haberlerin izinsiz kullanımının Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen haksız rekabet kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, verilen görevsizlik kararının ortadan kaldırılıp yerel mahkemenin görevli olduğuna dair verilerek, esas incelemeye geçilmesi için dosyanın yerel mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 36. Maddesinde gazete münderecatlarının düzenlendiğini, her ne kadar gazete münderecatları eser niteliğini haiz olmasa da, FSEK kapsamında düzenlendiğinden, FSEK madde 84'ün TTK madde 54'e atfıyla görülen haksız rekabet davalarının pekala Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinde görülebileceğini, müvekkili Şirketin yayınladığı haberlerde gazetecilik kural ve prensipleri ile basın ve telif haklarına uygun hareket ettiğini, gazetecilik mevzuatı ve teamüllerinde kaynağa referans vermek suretiyle haber alıntılanmasının çok yaygın bir uygulama olduğunu, Müvekkilinin alıntılama kurallarına özen göstermek suretiyle diğer haber kaynaklarından alıntılama yaptığı gibi, başkaca haber kaynakları da Müvekkil şirkete referans vermek suretiyle, Müvekkilin yayınladığı haberleri alıntıladığıını, dava konusu haberler incelendiğinde yayınlanan tüm haberlerde haberin kaynağının \"...'in haberine göre\" denilmek suretiyle yayınlandığını,  FSEK Madde 36 uyarınca, kaynağını belirtmek suretiyle haberlerin alıntılanmasının basın sektörü için bir istisna olarak düzenlenmek suretiyle mümkün kılındığını, davacının Müvekkili Şirketin haberleri alıntılaması ile internet sitesinin tıklanma sayısının düştüğünü ve buradaki gelirlerinden mahrum kaldığını iddia ettiğini ancak haber sitesinin tıklanma sayısının artmasına katkı sağladığını, Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, TTK'nun 54.vd. maddeleri kapsamında haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olup, Mahkemece, davanın Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Uyuşmazlık, eldeki davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi ile  Fikri ve Sınai Haklar Mahkemelerinden hangisine ait olduğu noktasında toplanmaktadır. Fikri Mülkiyet Hukukunda haksız rekabeti konu alan düzenlemeler 5846 sayılı FSEK'nun 83. ve 84. maddelerinde yerini bulmuştur. Görüldüğü üzere burada korunan bir ''eser'' dir. Aynı kanunun 1/B maddesinde eserin tanımı, \"Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini\" ifade eder şeklinde yapılmıştır. Buna göre kanun sayılan dört eser grubundan birine giren fikri ve sanatsal çabaları eser kabul etmektedir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkilinin haber içeriklerini izinsiz olarak yayınlayarak ticari kazanç elde ettiğini ileri sürerek, TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayanarak maddi ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça davada haber içeriklerinin FSEK 1/B maddesi kapsamında eser vasfında olduğu ve müvekkilinin eserden kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz edildiği ileri sürülmemiş, aksine haksız rekabet hükümlerine dayandığı anlaşılmıştır. 5846 Sayılı FSEK \"Görev ve İspat\" başlıklı 76/1. Madde de; \" (1) Bu Kanun'un düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanunu 156. Maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir.\" hükmü düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta davanın TTK'nun 54. ve 55. maddelerinde yer alan haksız rekabet hükümleri çerçevesinde Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, mahkemece görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle,  davacının istinaf başvurusunun kabulüne 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2024 tarih, 2024/191 E. 2024/677 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"edac42d415bc1118","SID":"d351139bbda04382"}}