{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/130 Esas<br>KARAR NO: 2025/119 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2024/657 Esas (Derdest)<br>TARİH: 24/11/2024 tarihli ara karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı ile davalı arasında akdedilen 31/03/2023 tarihli satış sözleşmesi ile konusunun, 200'lük Plastik Kırma Parçalama makinesi ve sözleşmenin tanım kısmında belirtilen ekipmanların satışı hakkında anlaşmaya varıldığını, satış işleminin gerçekleşmesinin ardından davalı tarafça teslimat adresi olan davacının adresine gelinerek satış konusu mekinenin kurulumunun gerçekleştiğini, kurulumunun yapılmasının ardından makinenin davacı tarafça kullanılmaya başlandığını, makinenin kurulum esnasında davalının görevlendirdiği yetkililerce yapılan işlemler ve testlerin davacı tarafça kontrol edildiğini ve daha sonrasında da makinenin çalışabilirliğinın ayrıca test edildiğini, makinenin davalı tarafından teslim tarihinin 05/05/2023 olmakla birlikte makinenin kullanılmaya başlanmasının ardından davacı tarafça olağan gözetim işlemlerinin gerçekleşmesinin ardından makinede bir kısım arızalırının meydana gelmeye başladığını, bunun üzerine davacı tarafından davalıya bildirimde bulunarak davalı tarafından arıza kaydının oluşturulduğunu, davalı tarafından ilgili teknik ekibin yönlendirildiğini ancak gelinin arızanın gederilmediğini bunun sebebinin gizli ayıptan kaynaklı olduğunun anlaşıldığını, davalı tarafından davacı tarafça ihtar edilen ve ödenmesi talep edilen alacaklaa ilişkin herhangi bir ödeme gerçekleşmemesi üzerine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini belirterek ihtiyati haciz talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sehven 31.03.2023 tarihli olarak belirttiği, ancak esasında 31.02.2022 tarihli olan sözleşmenin, taraflarca iptal edildiğini ve hiç yürürlüğe girmediğini, uyuşmazlığın 10.05.2022 tarihli sözleşmeye dayalı olduğunu, 10.05.2022 tarihli sözleşmenin \"teklif koşulları\" başlığı altındaki 23.maddede bu hususun açıkça düzenlendiğini, 10.05.2022 tarihli sözleşmedeki yetki şartına göre,  yetkili mahkeme ve icra dairelerinin, İstanbul Mahkeme ve İcra Daireleri olduğunu, davacının talepleriyle belirlenmiş ve karşılıklı mutabakatla imza altına alınmış 10.05.2022 tarihli sözleşmeyle, teknik özellikleri belirtilerek üretimi sipariş edilmiş bir adet \"plastik kırma parçalama makinesinin (tek shaft shredder), tam da davacının istediği özelliklerde, davalı tarafından imal edildiğini, hatasız ve çalışır vaziyette 05.05.2023 tarihinde her türlü testleri yapılmış, eğitimleri verilmiş ve eksiksiz, ayıpsız ve çalışır vaziyette davacıya teslim edildiğini, davacının da makineyi eksiksiz, ayıpsız ve çalışır vaziyette teslim aldığına ilişkin tutanağı imzaladığını,  davacı vekilinin 31.03.2023 tarihli gerçekte hiç var olmamış gerçek dışı bir sözleşmeye dayalı soyut iddiası veya 31.02.2022 tarihli iptal edilmiş bir sözleşmeye dayanmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu makinede hiç bir gizli ayıp olmadığı gibi, davacı tarafından süresi içinde de hiç bir gizli ayıp ihbarında da bulunulmadığını, iddia edilen gizli ayıbın neye ilişkin olduğunun da iş bu dava aşamasına kadar bildirilmediğini, ihtarnamede belirtilen redüktör arızasının gizli ayıp olmadığı gibi, redüktör arızasının davacının makinenin teknik özelliklerine açıkça aykırı şekilde makineye kütük atmasından, yani kasıtlı ve kötüniyetli kullanıcı hatasından kaynaklandığını, bu durumun davacı şirket çalışanlarınca ikrar edildiğini ve davacı tarafından fotoğraflandığını, dışarıdan temin edilerek makineye takılan motor, redüktör vb parçaların, davalının garantisi kapsamında olmadığını, bu tür parçaların üreticisinin garantisi kapsamında olduğunu, taraflar arasındaki 10.05.2022 tarihli sözleşmeyle bu hususların açıkça düzenlendiğini, davacının delil tespiti dosyası  aldırdığı raporun da maddi olay gerçeğine açıkça aykırı olduğunu, tespit tahkikatı aşamasında davalıya tebliğ edilmemiş olduğundan, davalının  gıyabında yapılmış delil tespitinin, usul ve esas bakımından hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını savunarak,  haksız ve hukuka açıkça aykırı iş bu davanın usul ve esas yönlerden bütünüyle reddine,  haksız ve kötüniyetli davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine,  yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/11/2024 tarih   2024/657 Esas  sayılı ara kararında; \" İİK.257.maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı tarafından, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ile alacakları ve diğer haklarının ihtiyaten haczettirilebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa ve borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir.  Davacı tarafın talepleri, iddia ve savunmalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için vadesi gelmiş muaccel bir alacağın yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği, bunun tespitinin ancak yargılama sonunda olabileceği somut davada davacı tarafından davalıdan satın alınan makinenin ayıplı olduğunun iddia edilmiş olması nedeniyle taraf iddia ve savunmaları yönünden uyuşmazlığın çözümünün teknik inceleme sonucu yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceği dolayısı ile uyuşmazlığının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediği, İİK 257/1 maddesi şartlarının bu aşamada oluşmadığı değerlendirilmekle ayrıca borçlunun mal kaçırma gayretinde olduğuna ilişkin somut bilgi ve belgelar bulunmadığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş,  karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkilince üstlenilen borç bedelinin ödendiğini ve karşılığında makinenin tesliminin de sağlandığını, müvekkili tarafından teslim alınan sözleşme konusu makinenin olağan gözden geçirme işlemleri gerçekleştirilerek teslim alındığını, ancak işbu makinenin belirli bir süre kullanılmasının ardından, davalı tarafından taahhüt edilen nitelikte olmadığının, müvekkilinin davalıya iletmiş olduğu ve makinede bulunması gereken özellikleri karşılamadığının ve düzgün çalışmadığının tespit edildiğini, bu hususta Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/50 D.İş. Sayılı dosyasından delil tespiti talep edildiğini, delil tespiti talebine istinaden  düzenlenen bilirkişi raporunda da makinenin kullanılamaz durumda olduğunun açıkça tespite edildiğini, akabinde karşı tarafa  Beşiktaş ... Noterliğinin 19.07.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek durumun bildirildiğini, gizli ayıp barındıran makinenin müvekkillerine teslim edildiğini, basiretli bir iş insanı olma yükümlülüğünü haiz bir tacir olan davalının, işbu gizli ayıbı bilemeyeceğinin ileri sürülemeyeceğini, bununla birlikte makinenin teslimi anında gizli ayıp barındırmasının da davalının ağır kusurundan kaynaklandığını, müvekkilinin uğramış olduğu hasara ilişkin delil ve belgelerin de dosyaya sunularak somutlaştırıldığını, bununla birlikte ihtarname keşide edilerek bildirim yapılan davalının da işbu zararlar bakımından temerrüde düşürüldüğünü,  Mahkeme tarafından ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik kararın gerekçesinde \"bunun tespitinin ancak yargılama sonunda olabileceği somut davada davacı tarafından davalıdan satın alınan makinenin ayıplı olduğunun iddia edilmiş olması nedeniyle taraf iddia ve savunmaları yönünden uyuşmazlığın çözümünün teknik inceleme sonucu yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceği dolayısı ile uyuşmazlığının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediği\" belirtilse de, dilekçelerinde bahsettikleri ve delillerini dosyaya sundukları müvekkilinin gerçekleştirdiği harcamalar, makinenin gereği gibi çalışmamasından kaynaklı giderler, delil tespiti dosyası ve diğer belgelere göre, yaklaşık ispat koşulunun oluştuğunu, Yaklaşık ispatın, davacının iddia ettiği taleplerine ilişkin somutlaştırma yükümlüğünü yerine getirmiş olması ve işbu talep edilen alacağın varlığını belirli bir düzeyde ortaya koymuş olması anlamına geldiğini, mahkemece verilen karar gerekçesinde ise, direkt ispata yönelik oluşturulan ve yargılama aşamasında delil olarak kullanılan bilirkişi raporu ile tespitin gerçekleştirilebileceğinin belirtildiğini, dava öncesinde delil tespiti talebinde bulunularak bilirkişi raporu tanzim edilmesi talep edildiğini ve işbu raporun da dosyaya sunulduğunu, mahkemenin gerekçesindeki hususun tam ispata yönelik bir değerlendirme getirmekte olup taraflarınca, yargılamanın seyri açısından bilirkişi raporunun tanzim edilmesi sürecinin uzayabileceği de göz önüne alındığında talepleri açısından bulundurulması gereken bir delil olarak değerlendirilmesinin hukuka ve usule aykırılık oluşturduğunu,  uğranılan zararın, ihtiyati haciz talebi açısından yaklaşık olarak ispat edildiğini, talep tarihine göre tam ispatın sağlanabilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi raporunun tanzim edilmesine kadar geçecek sürede davalı tarafından malvarlığında azalma ve pasife geçme ihtimalleri de mevcut olduğundan, yalnızca taleplerini koruma altına almaya yetecek miktarda ihtiyati haciz kararının tanzim edilmesi gerektiğini,  İleri sürerek; yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dava dilekçesinde talep edildiği şekilde davalı adına kayıtlı taşınırlar, araç ve taşınmazlar, üçüncü kişide bulunan hak ve alacakalar üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz uygulanmasına kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:  HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacının davalıdan satın aldığı makinenin gizli ayıplı oluğu iddiasına dayalı olup, ayıp nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından, davalı mal, hak ve alacakları üzerine alacak tutarı kadar ihtiyati haciz konulmasına talep edilmiş, mahkemece istem reddedilmiş, red kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca;  rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca;  ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.Somut olayda; davacının, dava konusu makinenin gizli ayıplı olduğuna, bu ayıp nedeniyle takibe konu edilen alacak kalemleri tutarında zararının varlığına ve miktarına ilişkin iddialarının esası bakımından, yargılamanın bulunduğu aşama ve mevcut delil durumuna göre yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluşmadığı, mahkemece istemin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenden alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/01/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0970e7265b4564e9","SID":"ef40ac2ef4aac5b8"}}