{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1675 Esas<br>KARAR NO: 2025/151<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/09/2024<br>NUMARASI: 2024/1032 D.İş Esas, 2024/1032 D.İş Karar<br>TALEP: İhtiyati Haciz (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili  ile karşı taraf arasında devam eden ticari ilişkiye istinaden müvekkili şirketin muaccel hale gelen alacağının tahsiline ilişkin  \"Mekan Kullanım Bedeli\" açıklamasıyla 13/02/2024 tarihli, ... numaralı  KDV dahil 468.000,00 TL bedelli fatura ile 19/02/2024 tarihli, ... numaralı KDV dahil 360.000,00 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, karşı tarafa düzenlenen faturaların tarihi 2024 yılı Şubat ayına ilişkin olduğunu, karşı tarafça söz konusu faturalara ait bedeller ve fatura içerikleri kabul edilerek kısmi ödemede bulunulduğunu, müvekkili şirket tarafından ticari ilişkinin devam etmesi nedeniyle yapılan kısmi ödemelerin kabul edilerek bakiye kalan borcun ödenmesine ilişkin olarak sürekli olarak karşı tarafla iletişim kurulmaya çalışılarak ödeme yapılması talebinde bulunulduğunu, ancak müvekkili şirket tarafından yapılan tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını, davalı tarafından son olarak ise borcun hiçbir şekilde ödenmeyeceğinin kendilerine beyan edildiğini, dosyaya sunulan faturalar ile cari hesap ekstresi gözetildiğinde karşı tarafın müvekkili şirkete hali hazırda 583.239,82 TL tutarında muaccel hale gelmiş borcunun bulunduğunu, karşı taraf şirketin mevcut ekonomik ortamda  borcunu ödemeden imtina ederek muvazaalı bir şekilde mal kaçırması ve  adres değiştirmesi durumunun söz konusu olduğunu, karşı taraf şirketin müvekkiline olan borç miktarı, karşı tarafın ödeme yapılmayacağını beyan etmesi, alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması, borçlunun mal kaçırma veya gizlenme ihtimali ile yapılacak normal takibin sonuçsuz kalması ihtimali mevcut olduğundan ihtiyati haciz talebinde bulunma gerekliliğinin doğduğunu belirterek uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının  ihtiyaten  haczine  karar verilemesini talep etmiştir.<br>CEVAP Aleyhine ihtiyati haciz edene değişik iş kararı ve istinaf dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir beyan dilekçesinin dosyaya sunulmadığı görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Somut olayda talep edenin ileri sürdüğü alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden söz konusu sunulan belgelerin alacağın varlığı ve muaccel olduğu konusunda yaklaşık ispata yeterli olmadığı, ihtiyati haciz talebine konu alacağın herhangi bir mahkeme kararına veya kıymetli evrağa dayanmadığı, ihtiyati haczin verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir. İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirket ile karşı taraf arasında devam eden ticari ilişkiye istinaden müvekkili şirketin muaccel hale gelen alacağının tahsiline ilişkin olarak \"Mekan Kullanım Bedeli\" açıklamasıyla düzenlenen 13/02/2024 tarihli, ... numaralı  KDV dahil 468.000,00 TL bedelli fatura ile 19/02/2024 tarihli, ... numaralı KDV dahil 360.000,00 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, karşı tarafa düzenlenen faturaların tarihinin 2024 yılı Şubat ayına ilişkin olduğunu, karşı tarafça söz konusu faturalara ait bedeller ve fatura içerikleri kabul edilerek kısmi ödemede bulunulduğunu, müvekkili şirket tarafından ticari ilişkinin devam etmesi nedeniyle yapılan kısmi ödemelerin kabul edilerek bakiye kalan borcun ödenmesine ilişkin olarak sürekli olarak karşı tarafla iletişim kurulmaya çalışılarak ödeme yapılması talebinde bulunulduğunu, ancak müvekkili şirket tarafından yapılan tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını, karşı taraf tarafından son olarak ise borcun hiçbir şekilde ödenmeyeceğinin kendilerine beyan edildiğini, dosyaya sunulan faturalar ile cari hesap ekstresi gözetildiğinde karşı tarafın müvekkili şirkete hali hazırda 583.239,82 TL tutarında muaccel hale gelmiş borcunun bulunduğunu, karşı taraf şirketin mevcut ekonomik ortamda borcunu ödemeden imtina ederek muvazaalı bir şekilde mal kaçırması ve adres değiştirmesi durumunun söz konusu olduğunu, karşı taraf şirketin müvekkiline olan borç miktarı, karşı tarafın ödeme yapılmayacağını beyan etmesi, alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması, borçlunun mal kaçırma veya gizlenme ihtimali ile yapılacak normal takibin sonuçsuz kalması ihtimali mevcut olduğundan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak belirtilen nedenlerle uygun görülecek teminat karşılığında borçluların borca yeter miktarda menkuller, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi ile menkullerinin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilemesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece şartları oluşmadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik tesis edilen karar ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönünden istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. İcra ve İflas Kanununun 258/1-2. cümlesinde \"Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" denilmektedir. Kanun senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaate vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Ayrıca diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için \"alacağın yargılamayı gerektirmesi\" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir. İhtiyati haciz talep eden, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağının ödenmediğini iddia etmiştir. Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen vekili alacağın dayanağı olarak faturaları ibraz etmiştir. Sunulan faturalar hizmetin verildiğinin ve alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiğini göstermez. Ayrıca sunulan cari hesap ekstresi, talebe konu faturalardan kaynaklanan bakiye fatura alacağının karşı tarafça itiraz edilmeden kabul edildiği anlamı da gelmez. Dosyaya talebe konu fatura ile cari hesap ekstresi sunulmuş olup faturanın karşı tarafa tebliğ edildiğine dair bir delil dosyaya sunulmadığı gibi tek taraflı talep eden tarafından ticari ilişki  sebebiyle tutulan açık hesaba dayalı cari hesap ekstresi de alacağı yaklaşık olarak ispat edecek mahiyette bir delil değildir. Yine talep eden tarafından fatura bedelleri ve içerikleri kabul edilerek kısmi ödemede bulunulduğu ileri sürülmüşse de dosyaya herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı gibi ödemelerin talebe konu faturalara ilişkin olduğu da tespit edilememektedir. Cari hesap noktasında tarafların mutabık kaldığında dair bir delil de dosyaya sunulmamıştır. Son olarak, borçlunun mal kaçırma veya gizlenme ihtimali ile yapılacak normal takibin sonuçsuz kalması ihtimali mevcut olduğu ileri sürülmüş ise de bu iddiaya ilişkin olarak da herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır. Bu nedenlerle, talep eden tarafça dosyaya ibraz edilen deliller alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli görülmediğinden mevcut delil durumunda yaklaşık ispat sağlanamadığından talep eden tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin mahkeme kararında bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1032 D.İş, 2024/103 D.İş Karar sayılı ve 205/09/2024 tarihli Değişik İş karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından talep eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL harcın ihtiyati haciz talep edenden tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 30/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ed667becf8899cd","SID":"e630d29dbf61b624"}}