{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1944 <br>KARAR NO:2025/111<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:31.10.2024 tarihli ara karar. <br>NUMARASI:2024/626 E.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit <br>Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir kararına davalı yanca yapılan  itirazın reddine dair verilen 31.10.2024  tarihli ara karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesine (2024/910 D.İş) sunduğu ihtiyati tedbir dilekçesinde özetle: davacının ... Eczanesinin sahibi olduğunu, davacının 06/05/2024 tarihinde yanında işe giren eczane teknikeri-kalfa ...'ün eczanede çalıştığı süre içerisinde ... ve...Depolarından müvekkilinin bilgi ve onayı olmaksızın yüksek bedelli, genellikle kanser tedavisinde kullanılan çok sayıda ilaç siparişi verdiğini, sipariş verilirken ecza depoları ile kendisi muhatap olan ...'ün söz konusu ilaç siparişlerinin sayı ve türleri hakkında müvekkiline bilgi vermediğini, akabinde müvekkili tarafından eczane içinde yapılan inceleme neticesinde; ilaçların tamamının eczanede olmadığı ve müvekkilinin eczanesine hiç teslim edilmediğinin anlaşıldığını, ...'ün, bu durum ortaya çıktıktan sonra ilaçların kendisi tarafından alındığını kabul etmekle birlikte  ilaç tahsilatlarının yapılacağı yönünde her gün ayrı bir yalan ile müvekkilini oyaladığını, sonrasında ise bu durumdan kendisinin mesul olduğunu belirten ...'ün  kendi sorumluluğuna ilişkin davacıya bir yazı da verdiğini, daha sonrasında aradan günler geçmesine rağmen ilaç tahsilatlarının yapılmaması üzerine dolandırıldığını anlayan davacının ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, akabinde yaşanan süreçte ise ...'ün ecza depoları ile birlikte hareket ettiği, davacıdan önce çok sayıda eczaneye karşı benzer şekilde eylemi bulunduğu ve hakkında soruşturmalar yürütüldüğünü, ecza depolarının da durumdan haberdar olduğunu, depolar hakkında da devam eden hukuki süreçler bulunduğunun öğrenildiğini, davalının da davacıdan yazılı ya da sözlü talimat olmaksızın ilaçların davacı tarafından siparişi verilmiş gibi gösterilerek  davacıyı zarara uğratmak ve kendilerine fayda sağlamak adına teslim edilmeyen ilaçlar sebebi ile davacının borçlu olduğunu ileri sürerek müvekkilinden haksız şekilde 2 adet bono aldığını, müvekkilinin davalı ecza deposundan daha önce de ilaç temin ettiğinden gerçekten satışı yapılan ilaçlara yönelik davalıya bir miktar borcunun olduğunu, ancak davacının keşidecisi olduğu davalı adına düzenlenen 12.06.2024 düzenleme tarihli, 15.08.2024 ödeme tarihli ve 317.896,00 TL bedelli bononun 121.479,00 TL tutarı ile 17.07.2024 düzenleme tarihli, 15.09.2024 ödeme tarihli ve 925.160,00 TL bedelli bononun 879.650,00 TL tutarının davacıya teslim edilmeyen ilaç bedellerine ilişkin olduğunu,  davacının kendisine teslim edilmeyen ilaçlar sebebi ile davalıya borcunun olmadığını, davacı tarafından iki adet bonodan kaynaklı menfi tespit davası açılacağını ve menfi tespit davası ikame edilmeden evvel arabuluculuğa başvuru zorunluluğu bulunduğunu, arabuluculuk sürecinde bonoların takibe konu edilmesi halinde müvekkilinin uğrayacağı zararlara engel olmak adına İİK 72/2 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, İİK'nın 72/2 maddesinin \"İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.\" maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesince tedbir talebinin değerlendirildiği 2024/910 D.İş - 2024/908 Karar sayılı ve15.08.2024 tarihli değişik iş kararında özetle; \"...Talep, icra takibinden önce, bonolardan dolayı borçlu olunmadığı  iddiasına dayalı  icra takibine konu edilmemesi kararı verilmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra Ve İflas Kanunu'nun, Menfi tesbit ve istirdat davaları başlıklı 72 nci maddesinin 2 nci fıkrası \"İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.\" hükmünü düzenlemiştir. İİK 72/2 maddesinde icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararının alacağın %15'den az olmamak kaydı ile teminat karşılığında verilebileceği belirtilmiş olup alınacak teminat miktarı konusunda mahkemeye takdir hakkı tanınmıştır.HMK'nın 389. maddesi uyarınca; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir \". Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkca belirtmek ve  davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Somut olayda davacı, dava konusu bonolara konu malların tarafına teslim edilmediğini ve dolandırıldığını ileri sürerek talebe konu bonoların takibe konulmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Talep ekindeki belgelerden tedbir yönünden davacının yaklaşık olarak haklılığını ortaya koyduğu kanaatine varıldığından  yalnızca davalıyı kapsar şekilde teminat mukabilinde  tedbir kararı verilmesi uygun bulunmuştur. \"gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile İİK'nın 72/2. maddesi ve  6100 sayılı  HMK'nın 389. ve devamı  maddeleri gereğince, %20 teminat karşılığında davaya konu senetler hakkında  yalnızca davalı ... AŞ hakkında hüküm ifade etmek kaydıyla icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir.Bu karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, itiraz dilekçesinde özetle; 1-ihtiyati tedbir kararının müvekkili dinlemeksizin verildiğini, tarafların tacir olduğunu, bonoda yer alan kesin yetki şartı uyarınca Anadolu adliyesi mahkemelerinin  yetkisiz olduğunu,  işbu tedbir talebine ilişkin değerlendirmeye yetkili mahkemenin münhasıran İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bonolardaki malen kaydı karşısında yaklaşık ispat şartının sağlanamadığını, menfi tespit davası açılmadan İİK m. 72/f.2 uyarınca tedbir kararı verilmesinin usule aykırı olduğunu,  icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbirin  İİK'ya  özgü geçici hukuki koruma olup, teknik anlamda ihtiyati tedbir  olmadığını, kendi özel kurallarına tabi olduğunu, İİK'nın 72. maddesinin ikinci fıkrasındaki ihtiyati tedbir düzenlenmesine göre ihtiyati tedbir talebinin ancak ancak menfi tespit davası açılması halinde bu davanın içerisinde talep edilmesi gerektiğini,  bu sebeple, menfı tespit davası açılmaksızın İİK m.72/f.2 uyarınca ihtiyatı tedb[r talep edilmesinin  mümkün olmadığını, tedbir kararına konu bonolarda \"malen\" kaydı bulunduğunu, tedbir talep edenin bu senetlerin keşide edilmesine ilişkin irade fesatlığı hallerine dayanmadığı gibi bonolardaki metinlerde geçen yazılı kaydın doğru olmadığına ilişkin bir iddiası da bulunmadığını, bonolar da yer alan \"malen\" kaydının Yargıtayın yerleşik içtihatlarında senet borçlusunun malın teslim aldığına dair yazılı ikrarını içerdiğini,  bu sebeple, malın teslim alınmadığı iddiasını ispatlama külfetinin tedbir talep eden senet borçlusunda olduğunu, bonolarda \"malen\" kaydı bulunduğundan senet bedeli kadar malın teslim alındığı tedbir talep edilen tarafça yazılı olarak ikrar edildiğinden aksinin , HMK md.200 uyarıca ancak senetle ispatlanabileceğini, dosya kapsamında tedbir talep edenin sadece ve sadece yanında kalfa olarak istihdam ettiği çalışanının 08.07.2024 tarihli yazısına delil olarak dayandığını,  tedbir talep edenin çalışanı hakkında yapmış olduğu suç duyurusu ve yahut bu çalışanın 08.07.2024 tarihli yazısında müvekkilinin herhangi bir imzası kaşesi bulunmadığını,HMK md. 200 kapsamında senet olarak nitelendirilmesinin  mümkün  olmadığını, HMK md.389 vd. uyarınca ihtiyati tedbir talep edenin, tedbir talebine dayanak iddialarını yaklaşık olarak ispatlaması gerektiğini,huzurdaki dosyada tedbir talep eden senet borçlusu yazılı ikrarının aksini, malların teslim edilmediğini, yaklaşık dahi ispatlayamadığını, davacının ... ile dava dışı ... AŞ arasında devam etmekte olan menfi tespit davasında, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/602 Esas (Derdest Dava Dosyası) nolu dosyasında 22.08.2024 tarihli ara karar uyarınca davacının ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, davacının bu karara itiraz ederek istinaf yoluna gittiğini, ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2024/1547 Esas, 2024/1630 Karar sayılı,17.10.2024 tarihli kararı ile davacının istinaf başvurusunun \"dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların bu aşamada yaklaşık olarak ispatlanmadığı anlaşılmakla, Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.\" gerekçesi ile esastan reddedildiğini, tedbir talep edenin, yazmış olduğu mail ile de  malları teslim aldığını ikrar ettiğini, davacının ... Eczanesi için ilaç alımlarını müvekkili şirketten yapmakla birlikte müvekkili şirket ile aynı grup çatısında bulunduğu ... AŞ'nden de yaptığını,  sevk irsaliyeli e-faturalar ve bonolarda yer alan malen kaydına göre senede konu malların tamamının borçluya teslim edildiğini, tedbir talep eden bonoların borçlusunun, senet bedeli tutarında malların tamamının kendisine teslim edilmediğini iddia etmiş ise de işbu itiraz dilekçesinin ekinde sunulan e-faturalarında yer alan \"irsaliye yerine geçer\" ibaresi karşısında malların teslim edildiğinin ortada olduğunu, ilaç takip sistemi kayıtlarına göre  de teslim edilmeyen ilaç bulunmadığını, davacının senet bedellerinin tümü değil bir kısmı hakkında talepte bulunmasına rağmen tümü hakkında ihtiyati tedbir verilmesinin hatalı olduğunu,  sevk irsaliyeli faturalara göre tedbir talep edenin 29.05.2024-10.06.2024 tarihlerinde parça parça bu malların tamamını teslim aldığını, söz konusu malların kendisine teslimine müteakip  davacının, müvekkil şirketin Sancaktepe Deposunu 12.06.2024 ve 17.07.2024 tarihinde ziyaret ederek tedbire konu senetleri keşide ettiğini ileri sürerek, karara itiraz etmiştir. İhtiyati tedbir talep eden vekilince bu arada, 21.08.2024 tarihinde  İstanbul Anadolu 9. Ticaret Mahkemesinin 2024/626 Esas sayılı dosyası ile  esas hakkında menfi tespit davası  açılarak, ihtiyati  tedbir kararı verilen 12.06.2024 düzenleme tarihli, 15.08.2024 ödeme tarihli ve 317.896,00 TL bedelli bononun 121.479,00 TL tutarı ile 17.07.2024 düzenleme tarihli, 15.09.2024 ödeme tarihli ve 925.160,00 TL bedelli bononun 879.650,00 TL tutarının davacıya teslim edilmeyen ilaç bedellerine ilişkin olduğu ileri sürülerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Bu nedenle davalı itirazı hakkında esas hakkında davanın açıldığı ilk derece mahkemesince 31.10.2024 tarihli ara kararın verildiği anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince itirazın değerlendirildiği 31.10.2024 tarihli ara kararıyla;'' ... Talep, icra takibinden önce, senetlerden dolayı borçlu olunmadığı  iddiasına dayalı  icra takibine konu edilmemesi kararı verilmesine yönelik İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/910 D.İş 2024/908 Karar sayılı verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz ile tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir.Mahkememizde menfi tespit davası açıldığından ihtiyati hacze karar verilmesi amacıyla İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/910 D.İş 2024/908 Karar sayılı dosyasının mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. İstanbul BAM.13 HD.2018/717 E. 2018/625 K. ve 2019/1934 E.2019/1294 K.sayılı ilamları da gözetilerek ihtiyati tedbire itirazın mahkememiz tarafından değerlendirilebileceği kanaatine varılmıştır.2004 sayılı İcra Ve İflas Kanunu'nun, Menfi tesbit ve istirdat davaları başlıklı 72 nci maddesinin 2 nci fıkrası \"İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.\" hükmünü düzenlemiştir.İİK 72/2 maddesinde icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararının alacağın %15'den az olmamak kaydı ile teminat karşılığında verilebileceği belirtilmiş olup alınacak teminat miktarı konusunda mahkemeye takdir hakkı tanınmıştır.HMK'nın 389. maddesi uyarınca; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir \". Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkca belirtmek ve  davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Somut olayda davacı, dava konusu bonolara konu bir kısım malların tarafına teslim edilmediğini ileri sürerek talebe konu bonoların takibe konulmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/910 D.İş 2024/908 Karar sayılı ilamı ile tedbir talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Talep ekindeki belgelerden tedbir yönünden davacının yaklaşık olarak haklılığını ortaya koyduğu kanaatine varıldığından yalnızca davalıyı kapsar şekilde teminat mukabilinde tedbir kararı verilmesi uygun bulunduğundan davalı vekilinin  ihtiyati tedbir kararının kaldırılması önündeki itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili her ne kadar Mahkememizin yetkisiz olduğunu ileri sürmüş ise de mahkememizce ihtiyati tedbir kararına itirazın değerlendirildiği tarihte esas dava jhakkında mahkememizin yetkili olup olmadığı hususunda verilmiş bir karar bulunmamaktadır. İhtiyati tedbir hususundaki yetki asıl davaya bağlı bir yetkidir. Başka bir anlatımla; mahkemenin asıl dava açısından kendisini yetkili görmesi durumunda davada talep edilen geçici hukuki koruma hakkında yetkisizlik kararı verilmesi olanaksızdır. İhtiyati tedbirdeki yetki hususu asıl davadaki mahkemenin yetkisine sıkı sıkıya bağlı olduğundan mahkememizce asıl davada yetki hususu çözümlenmeden sırf yetkisizlikten bahisle ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilemeyecektir. Açıklanan nedenlerle mahkememizin yetkisiz olduğundan bahisle tedbir kararının kaldırılması isteminin henüz esas dava açısından ön inceleme yapılmadığı ve yetki itirazı değerlendirilmediğinden reddi gerekmiştir (emsal karar için bkz.İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. H.D. 2016/38 Esas 2016/41 Karar sayılı ilamı). \"gerekçesiyle, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine, karar verilmiştir.Bu ara karara karşı,  davalı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararının müvekkili dinlemeksizin verildiğini, menfi tespit davası açılmadan İİK m. 72/f.2 uyarınca tedbir kararı verilmesinin usule aykırı olduğunu,  icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbirin  İİK'ya  özgü geçici hukuki koruma olup, teknik anlamda ihtiyati tedbir  olmadığını, kendi özel kurallarına tabi olduğunu, İİK'nın 72. maddesinin ikinci fıkrasındaki ihtiyati tedbir düzenlenmesine göre ihtiyati tedbir talebinin ancak ancak menfi tespit davası açılması halinde bu davanın içerisinde talep edilmesi gerektiğini,  bu sebeple, menfı tespit davası açılmaksızın İİK m.72/f.2 uyarınca ihtiyatı tedb[r talep edilmesinin  mümkün olmadığını, tarafların tacir olduğunu, bonoda yer alan kesin yetki şartı uyarınca Anadolu adliyesi mahkemelerinin  yetkisiz olduğunu, davacının TTK md.11 uyarınca ... Eczanesinin sahibi ve bu sebeple gerçek kişi tacir olduğunu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 02.06.2022 tarihli, 2022 3868 E. ve 2022/5384 K. Sayılı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 29.03.1976 tarihli, 1976/1903 E. ve 1976/1650 K. sayılı kararına göre davacının tacir olduğunu, yetki şartının geçerli olduğunu, davacının, yine başka dosyalarda aleyhine hükmedilen ihtiyati haciz kararılarına aynı gerekçe ile itiraz ettiğini, itirazı değerlendiren İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/379 D. İş 2024/379 K. Sayılı kararı ihtiyati hacze itiraz edenin gerçek kişi tacir olduğuna hükmettiğini,  işbu tedbir talebine ilişkin değerlendirmeye yetkili mahkemenin münhasıran İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bonolardaki malen kaydı karşısında yaklaşık ispat şartının sağlanamadığını, tedbir kararına konu bonolarda \"malen\" kaydı bulunduğunu, tedbir talep edenin bu senetlerin keşide edilmesine ilişkin irade fesatlığı hallerine dayanmadığı gibi bonolardaki metinlerde geçen yazılı kaydın doğru olmadığına ilişkin bir iddiası da bulunmadığını, bonolar da yer alan \"malen\" kaydının Yargıtayın yerleşik içtihatlarında senet borçlusunun malın teslim aldığına dair yazılı ikrarını içerdiğini,  bu sebeple, malın teslim alınmadığı iddiasını ispatlama külfetinin tedbir talep eden senet borçlusunda olduğunu, bonolarda \"malen\" kaydı bulunduğundan senet bedeli kadar malın teslim alındığı tedbir talep edilen tarafça yazılı olarak ikrar edildiğinden aksinin,HMK md.200 uyarıca ancak senetle ispatlanabileceğini, dosya kapsamında tedbir talep edenin sadece ve sadece yanında kalfa olarak istihdam ettiği çalışanının 08.07.2024 tarihli yazısına delil olarak dayandığını,  tedbir talep edenin çalışanı hakkında yapmış olduğu suç duyurusu ve yahut bu çalışanın08.07.2024 tarihli yazısında müvekkilinin herhangi bir imzası kaşesi bulunmadığını,HMK md. 200 kapsamında senet olarak nitelendirilmesinin  mümkün  olmadığını, HMK md.389 vd. uyarınca ihtiyati tedbir talep edenin, tedbir talebine dayanak iddialarını yaklaşık olarak ispatlaması gerektiğini,  huzurdaki dosyada tedbir talep eden senet borçlusu yazılı ikrarının aksini, malların teslim edilmediğini, yaklaşık dahi ispatlayamadığını, davacının ... ile dava dışı ... AŞ arasında devam etmekte olan menfi tespit davasında, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/602 Esas (Derdest Dava Dosyası) nolu dosyasında 22.08.2024 tarihli ara karar uyarınca davacının ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, davacının bu karara itiraz ederek istinaf yoluna gittiğini, ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2024/1547 Esas, 2024/1630 Karar sayılı,17.10.2024 tarihli kararı ile davacının istinaf başvurusunun \"dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların bu aşamada yaklaşık olarak ispatlanmadığı anlaşılmakla,Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.\" gerekçesi ile esastan reddedildiğini, tedbir talep edenin, yazmış olduğu mail ile de  malları teslim aldığını ikrar ettiğini, davacının ... Eczanesi için ilaç alımlarını müvekkili şirketten yapmakla birlikte müvekkili şirket ile aynı grup çatısında bulunduğu ... AŞ'nden de yaptığını,  sevk irsaliyeli e-faturalar ve bonolarda yer alan malen kaydına göre senede konu malların tamamının borçluya teslim edildiğini, tedbir talep eden bonoların borçlusunun, senet bedeli tutarında malların tamamının kendisine teslim edilmediğini iddia etmiş ise de işbu itiraz dilekçesinin ekinde sunulan e-faturalarında yer alan \"irsaliye yerine geçer\" ibaresi karşısında malların teslim edildiğinin ortada olduğunu, ilaç takip sistemi kayıtlarına göre  de teslim edilmeyen ilaç bulunmadığını, davacının senet bedellerinin tümü değil bir kısmı hakkında talepte bulunmasına rağmen tümü hakkında ihtiyati tedbir verilmesinin hatalı olduğunu, sevk irsaliyeli faturalara göre tedbir talep edenin 29.05.2024-10.06.2024 tarihlerinde parça parça bu malların tamamını teslim aldığını, söz konusu malların kendisine teslimine müteakip  davacının, müvekkil şirketin Sancaktepe Deposunu 12.06.2024 ve 17.07.2024 tarihinde ziyaret ederek tedbire konu senetleri keşide ettiğini,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve itirazın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, menfi tespit istemine, istinaf ise HMK'nın 394/5 hükmü uyarınca ihtiyati tedbire itirazın reddi ara kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbire yönelik itirazın reddine dair 31.10.2024 tarihli  ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davalı vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, 13.08.2024 tarihinde İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/910 D. İş sayılı dosyasına sunduğu talep dilekçesi ile; 12.06.2024 düzenleme tarihli, 15.08.2024 ödeme tarihli ve 317.896,00 TL bedelli bononun 121.479,00 TL'lik tutarı ile 17.07.2024 düzenleme tarihli, 15.09.2024 ödeme tarihli ve 925.160,00 TL bedelli bononun 879.650,00 TL'lik  tutarının davacıya teslim edilmeyen ilaç bedellerine ilişkin olduğunu, davacının kendisine teslim edilmeyen ilaçlar sebebi ile davalıya borcunun olmadığını, bonoların takibe konu edilmesi halinde müvekkilinin uğrayacağı zararlara engel olmak adına İİK'nın 72/2 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, bunun üzerine İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/910 D. İş, 2024/908 Karar sayılı  ve 15.08.2024 tarihli kararı ile  ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, İİK'nın 72/2. maddesi ve  6100 sayılı  HMK'nın 389. ve devamı  maddeleri gereğince, %20 teminat karşılığında davaya konu senetler hakkında  yalnızca davalı ... AŞ hakkında hüküm ifade etmek kaydıyla icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir. Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen davalı vekilince söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvurulmuştur.  İhtiyati tedbir talep eden vekilince bu arada, 21.08.2024 tarihinde  İstanbul Anadolu 9. Ticaret Mahkemesinin 2024/626 Esas sayılı dosyası ile  esas hakkında menfi tespit davası  açılarak, ihtiyati  tedbir kararı verilen 12.06.2024 düzenleme tarihli, 15.08.2024 ödeme tarihli ve 317.896,00 TL bedelli bononun 121.479,00 TL tutarı ile 17.07.2024 düzenleme tarihli, 15.09.2024 ödeme tarihli ve 925.160,00 TL bedelli bononun 879.650,00 TL tutarının davacıya teslim edilmeyen ilaç bedellerine ilişkin olduğu ileri sürülerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiş, bu nedenle davalı vekilince  2024/910 Değişik iş dosyasına sunulan itiraz dilekçesi hakkında esas hakkındaki davanın görüldüğü ilk derece mahkemesince 31.10.2024 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verilmiş,  davalı vekilince  bu ara karara karşı istinaf isteminde bulunulmuştur.İİK'nın 72. maddesinde menfi tespit davalarıyla ilgili ihtiyati tedbir düzenlemesi mevcut olup, anılan hükmün HMK'nın 389 vd. maddeleriyle birlikte uygulanması gerekir.İİK'nın 72/2 maddesine göre, icra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.HMK'nın 389/1.maddesi'' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir... '' hükmünü,  390/3 maddesi \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü,  391/1.maddesi ise ''Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir\"  düzenlemelerine yer almaktadır. İİK'nın 72/2 maddesinde yer alan icranın durdurulması şeklindeki ihtiyati tedbirin henüz  menfi tespit davası açılmadan önce talep edilerek ardından HMK'nın ''İhtiyati tedbiri tamamlayan işlemler'' başlıklı 397. maddesi uyarınca belirlenen sürede menfi tespit davası açılmasında  bir sakınca bulunmamaktadır. Davacı vekilince de bu kapsamda talepte bulunulmuş ve süresinde menfi tespit davası açılmıştır.Somut olayda, tedbir talep edildiği ve davanın açıldığı tarihte henüz icra takiplerinin başlatılmamış olması sebebiyle davanın İİK'nın 72/2 maddesi uyarınca  icra takibinden önce açılan menfi tespit davası olduğu, ihtiyati tedbir koşullarının bu madde hükmünün yanında  HMK'nın yukarıda sayılan hükümleri çerçevesinde yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanamadığı kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.HMK'nın 390/2 maddesine göre, talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilecektir.Davacı taraf davasında ve ihtiyati tedbir talebinde 12.06.2024 düzenleme tarihli, 15.08.2024 ödeme tarihli ve 317.896,00 TL bedelli bononun 121.479,00 TL tutarı ile 17.07.2024 düzenleme tarihli, 15.09.2024 ödeme tarihli ve 925.160,00 TL bedelli bononun 879.650,00 TL tutarının davacıya teslim edilmeyen ilaç bedellerine ilişkin olduğunu ileri sürmüş, ancak mahkemece tüm bono bedelleri üzerinden  ihtiyati tedbir karar verilmiştir.Dava ve tedbir konusu 12.06.2024 düzenleme tarihli, 15.08.2024 ödeme tarihli ve 317.896,00 TL bedelli bononun incelenmesinde; davacı tarafından davalı lehine düzenlediği, \"malen\" kaydı bulunduğu   17.07.2024 düzenleme, 15.09.2024 ödeme tarihli ve 925.160,00 TL bedelli bononun  incelenmesinde de davacı tarafından davalı lehine düzenlendiği,  \"malen\" kaydının bulunduğu  görülmektedir.Davacı vekili, davacı eczanesinde kalfa olarak çalışan ...'ün davacıdan habersiz çok sayıda yüksek meblağlı ilaç siparişi verdiğini, ancak yapılan kontrolde ilaçların tamamının eczanede olmadığını ve hiç teslim edilmediğini, ilaçlar karşılığında davalıya verilen bonoların teslim edilmeyen ürünler karşılığı bedeli yönünden bonoların bedelsiz kaldığını ve bu kısma ilişkin davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve  icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan kolluk ifadesinin içeriği, davacı çalışanın yazılı beyan içeriği ve bonoların \"malen\" kaydını içermesi dikkate alındığında, davacı tarafından tedbir talep dilekçesinde ve devamında dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların bu aşamada yaklaşık olarak ispatlanmadığı anlaşılmakla, mahkemece ihtiyati tedbire itirazın kabulüne  karar verilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülerek,  ilk derece mahkemesinin davalı itirazının reddine dair  verdiği 31.10.2024 tarihli  ara kararın Dairemizce  kaldırılmasına ve  itirazın kabulüne dair yeniden karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf  başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair 31.10.2024 tarihli ara kararının kaldırılarak, davalı vekilinin iihtiyati tedbir kararına itirazının kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/5 maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verdiği 31.10.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbire itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-HMK'nın 394/4. maddesi uyarınca davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının kabulüne, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/910 D.İş - 2024/908 Karar sayılı,  15.08.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının  kaldırılmasına,2-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; 427,60 TL istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, nihai kararla birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince  taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın   kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2.ve 394/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 29.01.2025  tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83f68b7a76744c72","SID":"36da7fd12734455a"}}