{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/1577 Esas  - 2024/1470 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/1577 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1470<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 20/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/258 Esas 2022/454 Karar <br>DAVACILAR \t  :<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t<br><br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 18/06/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle  davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine  yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı müvekkillerinin, ... Mobilya Orman Ürünleri İnşaat Gıda Mad.San.Tic.Ltd.Şti.’nin %50 hissedarı olan ...’ın çocukları ve mirasçıları olduğunu, ...'ın 21.01.2016 tarihinde vefat ettiğini, şirket hissesinin mirasçıları olan eş ... ... (1/4), çocukları ... (1/4), ... (1/4), ... (1/4)' a miras kaldığını, daha sonra mirasçılardan ... ile ... ...'ın kendi şirket hisselerini davacı ... ...’a devrettiğini, bu devirler nedeniyle müvekkili ...'ın %37,5, ...'ın ise %12,5 oranıyla şirket hissedarı olduğunu, müvekkillerinin murisi ...'ın vefatına kadar ... Mobilya Orman Ürünleri İnşaat Gıda Mad. San. Tic. Ltd. Şti.’nin tek yetkili şirket müdürlüğünü yaptığını, 21.01.2016 tarihinde ise vefat ettiğini, müvekkillerinin murisi olan ..., rahasızlığı nedeniyle yoğun bakıma alındığı 17.12.2013 tarihinden vefat ettiği 21.01.2016 tarihine kadar geçen sürede, ortağı ve tek yetkili müdürü olduğu şirketin mali durumunu takip edemediğini, banka işlemlerini sağlıklı biçimde yapamadığını, müvekkillerinin murisinin vefatından sonra ise, murislerinin ortağı ve tek yetkili müdürü olduğu ... Mobilya Orman Ürünleri İnşaat Gıda Mad. San. Tic. Ltd. Şti.’nin, bankalara olan kredi borçlarını, borcun nasıl, ne zaman kimin imzası ile yapıldığını sorgulamaksızın ödediklerini, ancak sonradan yaptıkları araştırmalarda, bir kısım banka kredi borçlarının babalarının haberi, onayı ve imzası olmaksızın veya sahte imza ile yapılmış olabileceğini öğrendiklerini, bu kredilerden ulaşabildikleri bir kaç talimatta, şirket adına müvekkillerinin murisi olan ...’ın imzasının taklit edilmiş olduğu, bu taklit imza ile kredi kullandırıldığı gibi, diğer şirket ortağının şahsi hesabına kullandırılan kredinin anlamlı kısımlarının aktarılmış olduğunun görüldüğünü, ... Mobilya Orman Ürünleri İnşaat Gıda Mad. San. Tic. Ltd. Şti. 'nin tasfiye edildiğini, bu nedenle dava, şirket ortağı olan mütevaffa ...’ın mirasçıları olan şirket ortakları davacılar adına açıldığını iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL alacağın davalıda tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; şirket yetkilisi ...'ın ıslak imzalı talimatı üzerine ... Mobilya hesabına kullandırılan kredilerin, yine ... Mobilya hesaplarına aktarıldığını, müvekkili nezdinde bulunan imza sirkülerinde bulunan imza ile talimat üzerinde bulunan imzaların eşleşmesi  sonucunda işbu kredilerin kullandırılmış olup kredi bedelinin şirket hesaplarına aktarıldığını, kredi bedelleri şirket hesabına aktarıldıktan sonra müvekkilinin kredi bedelleri üzerinde tasarruf yahut denetleme hakkı bulunmadığını, hesaba aktarılan kredi bedellerinin, hesap hareketlerinden görüldüğü kadarı ile SGK prim ödemeleri, fatura ödemeleri, kredi kartı ödemeleri ve sair ödemeler için kullanılmış olup bir kısmının ise İsmail ... tarafından kullanıldığını, müvekkiline talimat verilmesinin akabinde gerekli imza ve kimlik kontrollerinin tamamlandığını, teyit aramaları gerçekleştirildiğini ve akabinde kredi kullandırıldığını, muris ...'ın rahatsızlığının imza atmasına engel olmadığı gibi iradesini de sakatlamadığını, kredi borçlarının, borcun ödenme tarihindeki şirket ortakları tarafından ödendiğini,  usulsüz olarak kullandırıldığı iddia olunan kredilerin kullandırıldığı tarihlerde şirket yetkilisi  muris ...'ın kredi hesaplarında işlem yaptığını, bu nedenle kredilerin usulsüz olduğu ve ...'dan habersiz kullandırıldığı iddia olunamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davaya konu kredi sözleşmelerinin davalı banka ile dava dışı  ... Mobilya Orman Ürünleri... Ltd. Şti. arasında akdedildiği, davacı yanın iddia ettiği şekilde, kredi kullanımlarının usulsüz yapıldığının kabul edilmesi halinde dahi, menfaatleri zarar görecek ve maddi zarara uğrayacak olan davacı şirket ortakları değil, dava dışı  ... Mobilya Orman Ürünleri... Ltd. Şti' olduğu, bu halde dava açma yetkisinin  ... Mobilya Orman Ürünleri... Ltd. Şti'ne ait olduğu, şirket ortağının şirket yerine bu davayı açmasına olanak bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf, şirketin tasfiye edildiğinden bahisle somut davayı şirket ortaklarının açtığını beyan etmiş ise de, şirketin ihyası suretiyle zararın tazmini istemi ile dava açılması mümkün olup, davacıların somut davada, aktif husumet ehliyetlerinin  bulunmadığı gerekçeleriyle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin ölmeden önce tedavileri nedeniyle kendinde olmadığı için sağlıklı bir iletişim kurulamadan yaşamdan soyut biçimde yaşadığını, dava konusu işlemleri yapmasının mümkün olmadığını, nitekim ulaşabildikleri birkaç talimatta muris ...'nin imzasının taklit edildiğini tespit ettiklerini, söz konusu murisin haberi, onayı, talimatı ve imzası olmadan kullandırılan kredi borçlarının müvekkilleri tarafından ödenmesi nedeniyle zarara uğradıklarını, dava dışı ... Mobilya Orman Ürünleri İnşaat Gıda Mad.San.Tic.Ltd.Şti.’nin ticaret sicilden terkin edildiğini, bu nedenle davanın şirket ortağı olan muris ...'ın mirasçıları olan davacılar tarafından açıldığını, söz konusu kredilerin şirket tarafından değil doğrudan mirasçı müvekkilleri tarafından ödendiğinden bu davayı açmakta hukuki yararlarının ve aktif husumet ehliyetlerinin bulunduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  davalı bankanın ... Mobilya Orman Ürünleri İnşaat Gıda Mad.San.Tic.Ltd.Şti. ile akdedilen kredi sözleşmesi kapsamında şirket yetkilisi muris ...'ın izni ve onayı olmaksızın kullandırıldığı iddia olunan kredi borçlarının davacılardan haksız olarak tahsil edilmesi nedeniyle ödenen miktarın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.\t<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır.\t<br>\tDavacılar dava dilekçesinde, murisleri ...'ın dava dışı ... Mobilya Orman Ürünleri İnşaat Gıda Mad.San.Tic.Ltd.Şti.’nin yetkili müdürü olduğunu, murisin onayı, rızası ve imzası olmadan kullandırılan bir kısım kredilerin murisin ölümünden sonra davacı mirasçılar tarafından ödenmek zorunda kalınması nedeniyle zarara uğradıklarını iddia ederek eldeki davayı açmışlar, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; <br>\tDosya kapsamından muris ...'ın dava dışı asıl borçlu ... Mobilya Orman Ürünleri İnşaat Gıda Mad.San.Tic.Ltd.Şti.’nin ortağı ve yetkili müdürü olduğu dönemde davalı banka ile şirket arasında 10/09/2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi akdedildiği, muris ...'ın sözleşmeyi şirket yetkilisi sıfatıyla şirket adına imzaladığı gibi, söz konusu sözleşmede müteselsil sıfatıyla imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Murisin vefat tarihinden sonra davacıların şirketteki hisselerini mirasçı sıfatıyla devraldıkları gibi muris ...'ın kefalet dahil tüm borçlarının külli halefi oldukları, davacılar  tarafından şirketin kredi borçları için bir kısım ödemeler yapıldığı, ödeme dekontlarında, dava dilekçesinde ve mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacıların söz konusu ödemeleri şirket ortağı sıfatıyla mı, yoksa müteselsil kefil Muris ...'ın külli halefi sıfatıyla  kefaletten kaynaklanan borçlarına karşılık mı yapıldığı hususunda herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 31. maddesinde, hakimin uyuşmazlığın aydınlatılmasını zorunlu kıldığı  durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz veya çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği veya delil göstermesini isteyebileceği düzenlenmiştir. <br>\tHal böyle olunca mahkemece, davacılara dava konusu ödemeleri hangi sıfatla yatırdıkları hususu açıklattırılarak banka kayıtları üzerinde yerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp davacılar tarafından yapılan ödeme bulunup bulunmadığı, var ise miktarı ve anılan ödemelerin şirkete kullandırılan krediler karşılığı yapılıp yapılmadığı ve kredilerin kullanımına ilişkin belgelerdeki imzaların muris ... tarafından atılıp atılmadığı, kredi kullanımları ve şirkete yapılan ödemeler yönünden muris ...  ...'ın rızasının bulunup bulunmadığı hususları tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ödemeler kefil sıfatı ile yapıldığı takdirde davacıların aktif husumet ehliyetine sahip olacakları ve kefilin asile ait tüm def'ileri (TBK'nun 591.mmaddesi) ileri sürebileceği hattı ileri sürmek zorunda olacağı da gözetildiğinde eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. <br>\tTüm bu nedenlerle  ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikteki delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  <br>\t2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2022 tarih ve 2020/258 Esas 2022/454 Karar   sayılı kararının  KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine, <br>\t5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2024<br><br><br><br>Başkan-              Üye -                         Üye -       Zabıt Katibi -<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"988b7cddbc2f2b92","SID":"5260f7f4a647f708"}}