{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 10/07/2024<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 31/12/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında uzun yıllara dayalı birden fazla şirket ortaklıklarının mevcut olduğunu, tarafların bu kapsamda ..., ..., ...'de bulunan ortaklıklarını ayırma kararı aldıklarını, bu kapsamda tarafların karşılıklı uzlaşarak bahse konu üç şirketin de ortaklık durumu protokoller doğrultusunda yeniden oluşturduklarını ve karşılıklı ortaklık paylarını bu koşullarda birbirlerine devretmek suretiyle ortaklıklarını sona erdirdiklerini, tarafların bu ortaklıklardaki hak ve alacaklarının devrinin ne şekilde yapılacağını kendi aralarında düzenledikleri 15/11/2019 tarihli, 31/12/2019 tarihli ve son olarak da 04/05/2020 tarihli protokollerle şekillendirdiklerini, ilgili protokoller incelendiğinde protokoller kapsamında her iki tarafın da üstlendiği edimlerin bulunduğunun görüldüğünü, davalının 20/11/2019 tarihli ilk protokolün 3.6. maddesinde açıkça belirtildiği üzere taraflar arasında tasfiyeye konu edilen şirkete ait alacakların takibinin üstlendiğini ve bu işlemi düzenli olarak yapıp, bu konuda müvekkili ...'ın her üç ayda yazılı olarak bildirileceği hususunda anlaşma yapıldığını, bu anlaşma ile alacaklısı davalı ... olan mevcut icra takiplerinde yapılacak tahsilatlara dair esaslar belirlendiğini, bu kapsamda şirketin ... ve ...'den olan alacaklarına dair açılan icra takiplerinde tahsil edilen bedelin 2.000.000 TL'si, ... firmasından tahsil edilecek bedelin ise 1.000.000 TL'sinin davalıya ait olacak kalan tahsilatın ise taraflar arasında eşit oranda paylaşılacağının kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki protokolün 3.13. maddesinde bu alacakların açıkça belirtildiğini ve protokolün 4. sayfasında ise müvekkiline bakiye alacağın yarısının verileceğinin kararlaştırıldığını, davalının protokol kapsamında tasfiyeye konu edilen alacakları tahsil etmesine rağmen süreçten müvekkiline hiçbir şekilde bilgi vermediğini ve tahsilatları bildirmediğini, böylece bu tahsilatlardan müvekkilinin davalılardan olan alacak hakları ödenmediğini ve protokole aykırı davranıldığını, dosyaların kapanış tarihi itibari ile toplam bedelleri tespit edilip akabinde davalının protokolle kararlaştırılan alacak kısmının mahsubu ile kalan kısmın %50'sinin müvekkiline verilmesi gerektiğini, buna ilişkin ihtarlar çekildiğini beyan ederek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik, ilgili icra takiplerindeki protokol kapsamında müvekkiline ödenmesi gereken kısma dair türk lirası alacaklar için 50.000,00 TL, euro alacaklar için 2.000 Euro ve Amerikan Doları alacakları için 2.000 USD bedelin icra dosyalarının tahsil tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan sözleşmeden kaynaklı her türlü maddi manevi tazminat ve cezai şart alacaklarımıza ilişkin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutarak, müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalılar vekili, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davacı ...'ın, müvekkili tasfiye halinde ... aleyhine bir şekilde haksız ve dayanaktan yoksun talepler ile işbu davayı açtığını, müteveffa ... ve ...  arasında ... ve ...' de bulunan sermaye ortaklığını feshetmek üzere protokoller akdedildiğini, işbu protokoller uyarınca tarafların ortaklıklarını sona erdirdiklerini, bugüne kadar müteveffa ...'in üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirdiğini ve protokoller kapsamında yapması gerekenleri özverili bir şekilde yaptığını, imza edilen protokoller uyarınca her iki tarafa da sorumluluk yüklenmesine karşın davacı ...'ın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, yükümlülükler bakımından da hem yazılı hem de sözlü olarak davacı tarafa bilgi verilip yükümlülüklerini yerine getirmesini, aksi halde yasal işlemlerin başlatılacağı ihtar edilmiş olmasına rağmen davacı tarafça hiçbir işlem yapılmadığını, esasen yükümlülüklerini yerine getirmeyenin taraf olmasına rağmen haksız bir şekilde işbu davayı açan davacının taleplerinin hepsinin reddedilmesi gerektiğini, esasen taraflar arasındaki ilişkide alacaklı olan tarafın müvekkili olduğunu, zira fesih prokolleri imza edilmiş olmasına rağmen şirketlerin alacak verecek işleri hali hazırda halen daha devam etmekte ve her türlü borç ödemelerine davacının hiçbir katkısı ya da katılımı bulunmadığını, protokoller uyarınca eşit sorumluluk olduğunu ancak davacı tarafın hiçbir ödemeye katılmadığını ve davacı tarafın sorumluluklarında kaçmakta ve müvekkilinden haksız taleplerde bulunduğunu,  15/11/2019 tarihli Sermaye Ortaklığı Fesih Mutabakat Protokolü ile bu protokole ek olarak yapılan 31/12/2019 tarihli ve 04/05/2020 tarihli protokoller uyarınca müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, daha önce davacı tarafa müteveffa ... tarafından gönderilmiş olan ihtarnamelerde özellikle yükümlülüklerini yerine getirmesi istenmesine rağmen davacı bu konuda hiçbir işlem yapmadığını, taraflarca imzalanmış protokol gereğince bu ödemelerin taraflarca eşit olarak paylaşılacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin zaman içerisinde derdest olan dava ve işlerle ilgili olarak ödemelere devam ettiğini, davacının da sorumlu olmasına rağmen bugüne kadar ödemelerin hiçbirine katılım sağlamadığını, buna rağmen haksız ve mesnetsiz bir şekilde davacının alacak talebinde bulunduğunu, esasen davacıdan alacaklı taraf olmaları nedeniyle hali hazırda derdest dosyalar ile süreç işletildiğini, alacakları olduğunu ve buna ilişkin dava haklarını saklı tuttuklarını, davacının protokol kapsamında tasfiyeye konu edilen alacakları müvekkillerinin tahsil etmesine rağmen süreçten davacıya hiçbir şekilde bilgi vermediği ve tahsilatları bildirmediği şeklindeki beyanlarının asılsız olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"... davada, mutlak ticari dava olarak nitelendirilecek bir husus yoktur. Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması, her iki tarafın tacir olması gibi bir durum da söz konusu değildir. Yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin bir dava da söz konusu değildir. Şirket ortaklıklarının sona ermesinde hukuki bir ihtilaf yoktur. Davacı taraf aralarındaki protokoller gereği davalılardan alacaklı olduğunu ileri sürmektedir. Taraflar arasında bir ticari ilişki de mevcut değildir. Protokoller gereği incelenecek, taraf yükümlülükleri ve yerine getirilip getirilmediği irdelenecektir. Anlatılan nedenlerle, dosyada mahkememiz görevli değildir\" gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ticari dava niteliğinde olduğunu, davanın gerçek kişi olan davalıların murisi ... ile birlikte taraflar arasında ortaklığın sonlandırıldığı diğer şirket ...'ye karşı da ikame edildiğini, dava konusu alacak istemlerinin ve şirket alacaklarının ticari iş niteliğinde olduğunu, nitekim davalıların ticari işletmesi ile ilgili hususlardan kaynaklandığını, bu noktada her ne kadar alacakların dayanağının taraflar arasında imzalanan protokollere dayanıyor olsa da söz konusu protokollerin de ticari ortaklıklardaki hak ve alacaklarının devrine ilişkin olup, ticari işletmeler ile ilgili olduğunu, şirket devrine ilişkin sözleşme uyarınca açılacak alacak istemli davaların, TTK'da düzenlenen hususlardan doğduğunu ve ticari nitelikte olduğunu dolayısıyla ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun açıkça ortada olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Taraflar arasında varlığı ihtilafsız 20/11/2019 tarihli sermaye ortaklığı fesih mutabakat protokolü, 31/12/2019 tarihli ve 04/05/2020 tarihli ek protokoller incelendiğinde; davacı ... ile davalı müteveffa ...'in hisselerinin bulunduğu ...'de bulunan ortaklık paylarının birbirlerine devrine ilişkin protokoller olduğu, bu amaçla tarafların karşılıklı çeşitli şekillerde devir ve ödeme yükümlülüğü altına girdikleri, son ek protokolde konu başlığında \"esas protokolün tarafların şirketlerdeki ortaklık paylarının birbirlerine devrine ilişkin olarak düzenlendiğinin \" açıkça yer aldığı görülmektedir.<br>Şirket hisse devirleri TTK'da düzenlendiğinden, hisse devrinden kaynaklı uyuşmazlıklar mutlak ticari dava niteliğinde olup, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme ticaret mahkemeleridir. Mahkemenin yanılgılı değerlendirme ile görevsizlik kararı vermesi isabetsiz olup, davacı vekilinin buna ilişen istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. <br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 ve 353/1-a-6 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-İlk derece mahkemesinin görevli olmasına rağmen görevsizlik kararı verilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince davanın yeniden görülmesi için  dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>4-İlk derece mahkemesi kararı yukarıda açıklanan sebeple kaldırıldığından davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br><br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce30682b0a1ba34d","SID":"543683a3766993cd"}}