{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/849 Esas - 2025/10<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR  <br>ESAS NO\t: 2023/849 <br>KARAR NO\t: 2025/10<br>....<br><br>DAVA\t: Kooperatif Genel Kurul Kararının Hükümsüzlüğünün Tespiti<br>DAVA TARİHİ\t: 21/12/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 09/01/2025<br>K. YAZIM TARİHİ\t: 09/01/2025<br><br>Mahkememizde görülen kooperatif genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı dava dilekçesi ile özetle; Davalı kooperatifin 271 numaralı üyesi olduğunu, 18 Eylül 2022 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Ana Sözleşme ve Kanuna aykırı olarak yapıldığını, Şerh itiraz Genel Kurul Tutanağına eksik bir şekilde geçirildiğini, 15 Mayıs 2022 tarihli Genel Kurul Tutanağı ve Ortaklar Listesine göre kooperatifin ortak sayısı 218 olduğundan en az görüşme ve karar nisabının da 55 Yeni Yönetim Kurulunun seçiminde oybirliği sayısının 53, yeni Denetim Kurulu seçiminde oybirliği sayısının 52 olarak tutanağa geçirildiğini, her iki sayı da en az görüşme ve karar sayısının (55) altında olduğunu, hem Ana sözleşmeye hem Kooperatifler Kanunu hem de TTK’na aykırı olduğundan geçersiz olduğunu, Kooperatifin usule aykırı yapılan seçimler nedeniyle, yasal ve zorunlu iki organından yoksun duruma düştüğünü ve halen de bu durumun devam ettiğini, 15 Mayıs 2022 tarihli Olağan Genel Kurul Tutanağın 10. Maddesinde alınan kararın aynen “Birleşme için olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasının 18 Eylül 2022 tarihinde yapılması hususu 50 kabul oyuna karşın 5 ret oyuyla oy çokluğuyla kabul edildi” olarak ifade edildiğini,  TTK'nın 413/1 inci maddesinde “Gündem, genel kurulu toplantıya çağıran tarafından belirlenir. Gündemde bulunmayan konular genel kurulda müzakere edilemez ve karara bağlanamaz.” Hükmünün yer aldığını, ana sözleşmeye de aykırı olan bu Genel Kurul kararının sakatlığı hem Kooperatifler Kanunu hem Türk Ticaret Kanunundaki hükümlere hem de iyi niyet esaslarına aykırı olduğundan butlan düzeyinde olduğunu, butlan düzeyindeki bir Genel Kurul kararına dayandırılarak yapılan 18 Eylül 2022 tarihli olağanüstü Genel Kurulun da geçersiz olacağını, ayrıca Ana sözleşme ve kanunlarda Genel Kurulun yetkileri arasında, gündemde olmadığı sürece, olağan ya da olağanüstü genel kurul kararı alabileceği yönünde bir hüküm de yer almadığını, Olağanüstü Genel Kurul çağrısı yapacak Yönetim Kurulu ile Denetim Kurulu seçimlerinin yeterli görüşme ve karar sayısı sağlanmadan yapılması, seçimlerin hükümsüz olması, kooperatifin iki organından mahrum olması, hukuken karar alabilecek bir Yönetim kurulunun ve denetim yapacak Denetim Kurulunu olmaması,  Gündemde olmadığı halde, Genel Kurulun yetkisini aşarak 18 Eylül 2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararının alınması, en az bir mali yıllığına seçilmesi gereken Yönetim ve Denetim Kurullarının, kişisel hesaplar ve yönetimi ele geçirme amacıyla, 15.05.2022-18.09.2022 arasındaki görev alacak şekilde, yaklaşık dört aylığına usule aykırı seçilmeleri nedenleriyle; ana sözleşme, kanunun emredici hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırılıklar nedeniyle, kooperatif henüz önemli taahhütlere girmeden kooperatifin eksik olan Yönetim ve Denetim Kurulu  organlarının seçimi, telafisi güç veya mümkün olmayan olası gelişmelerin büyümeden önlenmesi, anlaşmazlık durumlarında üçüncü kişilere kooperatif aleyhine fırsat verilmemesi ve kooperatifin yasal işleyişinin devamını sağlamak amacıyla, 18 Eylül 2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurulda alınan kararların  hükümsüz olduklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacının,  18 Eylül 2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurulda alınan kararların butlan olduğu iddiasıyla dava açtığı, 15.05.2022 tarihinde yapılan 2021 yılına ait olağan genel kurul toplantısında kooperatifin toplam üyesinin 218 olduğu, toplantıya asaleten ve vekaleten olmak üzere 77 ortağın katıldığı, bu şekilde toplantı nisabının oluştuğu, hükümet komiserince de imzalanan toplantı tutanağında durumun belli olduğunu,  Gündemin 10.maddesinde alınan kararda hiç bir usulsüzlük bulunmadığı gibi, 12.maddede yer alan oylamada da bir usulsüzlük bulunmadığını, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sehven seçimlerinde oy kullanmadığı, ... Esas sayılı dosya dolayısı ile derdestlik/kesin hüküm sebebiyle usulden reddini istemiştir.  <br>DELİLLER: Mahkememizce davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, davaya konu genel kurul toplantı tutanağı, hazirun cetveli, ana sözleşme, derdestlik iddiasına konu dosya getirtilmiştir.<br>Mahkememizce ... ve şirketler hukuku-hesap uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen raporda sonuç olarak; Davacı tarafça, davalı kooperatifin 18.09.2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurulun ve bu Genel Kurulda alınan kararların  hükümsüz olduklarının tespitinin talep edildiği, davanın 21.12.2023 tarihinde açılması ve dolayısıyla süresinde açılmaması nedeniyle 1163 Sayılı kanunun 53. Maddesi hükmü uyarınca iptal kabiliyeti yönünden bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, (nitekim davacı tarafça da hükümsüzlüğün tespitinin istenildiği), yapılan incelemede  dava konusu 18.09.2022 tarihli olağanüstü genel kurula çağrı yapan yönetim kurulunun çağrı yapmasında ve alınan kararlarda yasa, ana sözleşme ve Yargıtay uygulamasına aykırı bir yön tespit edilemediği belirtilmiştir.<br>Her ne kadar davacı bilirkişi...ın reddi talebinde bulunmuş ise de; Bilirkişinin reddi HMK’nun 272.maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin yaptığı atıf gereği yasanın 36.maddesinde red sebepleri yer almıştır. Davacı taraf red sebebi olarak bilirkişinin kendisinin açtığı .... Esas sayılı dosyasında rapor düzenlemesini  göstermiş olup, bu husus red sebepleri arasında yer almadığı gibi, Mahkememizce de bilirkişinin reddini gerektirecek bir husus dosya kapsamından tespit edilmemiştir. Bu nedenlerle Mahkememizin 12/12/2024 tarihli duruşmada verilen ara karar ile bilirkişinin reddi talebinin reddine karar verilmiştir.<br>MAHKEMENİN GEREKÇESİ:  Dava, davalı kooperatifin 18/09/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir.<br>Her ne kadar davalı vekili derdestlik itirazı ve bekletici mesele talebinde bulunmuş ise de; Talebe konu ... Esas sayılı dosyasında dava konusunun, eldeki dosyadan farklı olarak 15/05/2022 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin olması dikkate alınarak, davalının derdestlik itirazı veya bekletici mesele yapılması talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 18 Eylül 2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurulda alınan kararların  hükümsüz olduklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili ise cevap dilekçesi ile özetle; davanın reddini istemiştir.  <br>Davacı tarafça; davalı kooperatifin 18/09/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurulda alınan kararların  hükümsüz olduğunun tespiti istenilmiş, gerekçe olarak da 15/05/2022 tarihli Genel Kurulda Ortaklar Listesine göre kooperatifin ortak sayısının 218 olduğundan en az görüşme ve karar nisabının da 55 olduğu,  Yeni Yönetim Kurulunun seçiminde oybirliği sayısının 53, yeni Denetim Kurulu seçiminde oybirliği sayısının 52 olarak tutanağa geçirildiği, her iki sayının da en az görüşme ve karar sayısının (55) altında olduğu, bu durumun hem Ana sözleşmeye hem Kooperatifler Kanunu hem de TTK’na aykırı olduğundan geçersiz olduğu, buna göre  yasal ve zorunlu iki organından yoksun duruma düştüğü ve halen de bu durumun devam ettiği, 15/05/2022 tarihli Olağan Genel Kurul Tutanağın 10. Maddesinde alınan kararın aynen “Birleşme için olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasının 18/05/2022 tarihinde yapılması hususu 50 kabul oyuna karşın 5 ret oyuyla oy çokluğuyla kabul edildi” olarak ifade edildiği,  TTK'nın 413/1 inci maddesi gereği “Gündem, genel kurulu toplantıya çağıran tarafından belirlenir. Gündemde bulunmayan konular genel kurulda müzakere edilemez ve karara bağlanamaz.”olup, Ana sözleşmeye de aykırı olan bu Genel Kurul kararının sakatlığı hem Kooperatifler Kanunu hem Türk Ticaret Kanunundaki hükümlere hem de iyi niyet esaslarına aykırılığından butlan düzeyinde olduğu, Butlan düzeyindeki bir Genel Kurul kararına dayandırılarak yapılan 18/05/2022 tarihli olağanüstü Genel Kurulun da geçersiz olacağı, ayrıca Ana sözleşme ve kanunlarda Genel Kurulun yetkileri arasında, gündemde olmadığı sürece, olağan ya da olağanüstü genel kurul kararı alabileceği yönünde bir hüküm de  yer almadığı hususları gösterilmiştir.   <br>Taraflar arasındaki anlaşmazlık; 18/09/2022 tarihli davalı kooperatif olağanüstü genel kurul toplantısı ve bu toplantıda alınan kararların hükümsüz olup olmadıkları, usul ve yasa ile ana sözleşmeye uygun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>Mahkememizce ...ve şirketler hukuku-hesap uzmanı bilirkişi heyetinden alınan raporun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli ve hüküm vermeye elverişli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır. <br>1163  Sayılı  Kooperatifler  Yasası’nın  53.  Maddesinde; “Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; 2. Yönetim Kurulu; 3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri;                  Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan olunur. / Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür. /              Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir. / Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder.” hükmü  düzenlenmiştir.  <br>1163  Sayılı  Yasanın  53.  Maddesi  anlamında  iptali  kabil  karar,  daha  çok  ortakların  menfaatlerini  koruyan  düzenlemelere  aykırılık  teşkil  eden,  emredici  kurallar  dışında  yorumlayıcı  ve  şekle  ilişkin  kuralların  ihlal  edildiği  kararlardır.  İptali  kabil  kararlara  genel  kurulu  kovalayan  günden  itibaren  1  aylık  süre  içerisinde  davası  açılması  zorunludur.  Somut  olayda, dava 21.12.2023 tarihinde,  yasada  öngörülen  1  aylık  süre  geçtikten  sonra  açılmış  olması  nedeniyle  iptal  kabiliyeti  yönünden  inceleme  olanağı  bulunmamaktadır. Davacının da bu yönde bur talebi bulunmamaktadır.<br>Mutlak  butlanla  batıl  kararlar  ise,  baştan  beri  hükümsüz  olan,  sonradan  geçerlilik  kazanma  imkanı  olmayan,  emredici  kurallara,  kamu  düzenine  veya  ahlaka  ve  adaba  aykırı  veyahut  konusu  imkansız  olan  kararlardır.  Bu  tür  kararlar, baştan  beri  hüküm  ifade  etmediklerinden  ancak  ilgilisi  tarafından  açılacak  tespit  davasına  konu  olabilir. Batıl  kararlara  karşı  her  zaman  dava  açılabilir. Somut  olayda, davacının hükümsüzlük talebi yönünden inceleme yapılmıştır.<br>Davacı, 18.09.2022 tarihli genel kurul toplantısının yapılmasının kararlaştırıldığı 15.05.2022 tarihli  genel kurul kararının karar nisabını taşımaması nedeniyle hükümsüz olması, yine aynı genel kurulda yönetim kurulu seçiminin karar nisabını taşımaması nedeniyle hükümsüz olması ve dolayısıyla ortada genel kurula çağrı yapabilecek yasal organ (yönetim ve denetim kurulu) bulunmaması nedeniyle 18.09.2022 tarihli genel kurul toplantısı ve alınan kararların hükümsüz olduğunu iddia etmiştir. Bu nedenle 15.05.2022 tarihli genel kurul toplantı nisabı ile bu genel kurulun yönetim kurulu seçimine ilişkin 12.nci gündem maddesinde alınan karar ile olağanüstü genel kurulun 18.09.2022 tarihinde yapılmasına ilişkin 10.’ncu gündem maddelerinde alınan kararlar karar nisabı yönünden ve genel kurulun genel kurul toplantı günü belirleyip belirlemeyeceği yönünden değerlendirilmiştir.  <br> 1163 Sayılı kanunun 45/III maddesinde “Toplantı nisabı anasözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır.” hükmü düzenlenmiştir.  <br> Anasözleşmenin 33. Maddesinde ise; “Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuların görüşebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/4'nün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması şarttır. İlk ve müteakip toplantılarda aynı nisap aranır. Genel kurulda kararlar, ortakların en az 1/4'nün hazır olması şartıyla oylama sırasındaki mevcudun yarıdan fazlasının oyu ile alınır……” hükmü düzenlenmiştir.  <br> 15.05.2022 tarihli genel kurul hazirun cetveline göre ortaklar listesine kayıtlı ortak sayısı 218’dir.  Buna göre genel kurul toplantı nisabı;  218 / 4 = 54,50 üste tamamlanacağından 55’tir.   Genel kurul toplantısına ise 218 ortaktan 47 ortağın asaleten, 30 ortağın vekaleten*olmak üzere toplam 77 ortağın katılımı ile yapıldığından toplantı nisabında yasa ve anasözleşmeye aykırı bir yön bulunmamaktadır.   <br>Toplantı tutanağına 47 asaleten 30 vekaleten olmak üzere toplam 77 ortağın katılımı ile yapıldığı yazılmış olup,  hazirun cetvelinde ise 48 ortağın asaleten, 29 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 77 ortağın katılımı ile yapıldığı anlaşılmıştır. Ancak sonuç olarak toplam katılan ortak sayısı değişmediğinden toplantı nisabında yasa ve anasözleşmeye aykırı bir yön tespit edilememiştir.  <br>Ayrıca genel kurul toplantısı boyunca genel kurul mevcudunun toplantı nisabı olan ¼ ortağın –somut olayda 55 ortak- altına düşmemesi gerekmektedir.  Genel kurul kararları, oylama anında mevcut ortakların çoğunluğunun olumlu oyu ile alınacaktır.  <br>15.05.2022 tarihli genel kurul gündeminin 10. Maddesinde alınan karar yönünden; 15.05.2022 tarihli genel kurul gündeminin 10. Maddesinde “... Kooperatiflerinin birleşme ana sözleşmesinin okunmasına ve onaylanmamasına geçildi. Ana sözleşme okunmadan kooperatiflerin (55 oy) oy birliği ile birleşmesi kabul edildi. Birleşme için olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasının 18 Eylül 2022 tarihinde yapılması hususu 50 kabul oyuna karşın 5 ret oyuyla oy çokluğuyla kabul edildi.” Şeklinde karar alınmıştır.  Karar içeriğinden anlaşılacağı üzere 50 kabul ve 5 ret oy kullanılmak suretiyle oylamaya 55 kişi iştirak etmiştir. Yukarıda genel kurul toplantı nisabının 55 olduğu tespit edildiğinden; bu kararın gerek toplantı nisabında  gerekse de karar nisabında yasa ve anasözleşmeye aykırı bir yön tespit edilememiştir.  Yine bu karar içeriğiyle ilgili olarak Birleşme için olağanüstü genel kurul toplantısının 18 Eylül 2022 tarihinde yapılmasına ilişkin kararda da yasa ve anasözleşmeye aykırı bir yön tespit edilememiştir.  <br>  Davacı tarafça gündemde olmayan bir hususun görüşülemeyeceği ve genel kurulun olağanüstü genel kurul toplantısı kararı alamayacağı iddia edilmiş ise de, kooperatifin en yetkili organı olan genel kurulun gündem maddesiyle ilgili bir hususun tekrar görüşülmesi yönünden yapılacak olağanüstü genel kurul tarihini belirlemesinde bir aykırılık tespit edilmemiştir. Zira genel kurul karar vermiş olsa da yine yasa ve anasözleşmeye göre genel kurula çağrı merasimini yerine getirecek icra organı yönetim kuruludur. Nitekim anasözleşmenin 23/son maddesinde “Genel kurul, yukarıdaki görev ve yetkilerini devir ve terk edemeyeceği gibi, kooperatifin amaçları ile ilgili her türlü işler hakkında da karar verebilir.” Hükmü düzenlenmiştir. Sonuç olarak 15.05.2022 tarihli genel kurul gündeminin 10. Maddesinde alınan “..Birleşme için olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasının 18 Eylül 2022 tarihinde yapılması hususu 50 kabul oyuna karşın 5 ret oyuyla oy çokluğuyla kabul edildi.” Şeklindeki kararda yasa ve anasözleşmeye aykırı bir yön tespit edilememiştir.  <br>  15.05.2022 tarihli genel kurul gündeminin 12. Maddesinde alınan karar yönünden; gündemin 12. Maddesinde “mevcut yönetim ve denetim kurullarının Eylül ayında yapılacak olağanüstü genel kurula kadar yeniden seçilmesi hususu sırası ile 53 ve 52 oyla oybirliğiyle kabul edilmiştir. Yönetim kuruluna asil üye olarak ...., .... ve .... yedek üye olarak ....., .... ve .... seçilmişlerdir. Denetim kurulu asil üyeliklerine ise .... ve .... yedek üyeliğe ise ....ve .... seçilmişlerdir.” Şeklinde karar alınmıştır.  Mevcut yönetim ve denetim kurullarının eylül ayında yapılacak olağanüstü genel kurula kadar yeniden seçilmesi hususu sırası ile 53 ve 52 kabul oyuyla oybirliğiyle kabul edilmiştir. Yönetim ve denetim kurulu üyeleri asil ve yedeklerinin isimleri yazılmıştır. Esasında, yönetim kurulu üyeleri ile ortak sıfatını haiz denetim kurulu üyelerinin kendi seçimlerinde kendi lehlerine oy kullanmasında anasözleşmeye göre bir engel bulunmamaktadır. <br>Bir sonraki 13. Maddede alınan karar 55 oyla kabul edildiğinden, bu maddede de 55 ortağın oy kullandığı anlaşılmıştı. Bu nedenle, anasözleşmeye göre bir engel olmadığı halde yönetim kurulu seçiminde yönetim kurulu üyelerinin, denetim kurulu seçiminde de denetim kurulu üyelerinin kendi seçim oylamasında oy kullanmamış olduğu kanaatine varılmıştır.<br>Davacı tarafça bu maddede yapılan seçim kararının geçersiz olduğu belirtilerek bu genel kurulda seçilen yönetim kurulunun yaptığı dava konusu 18.09.2022 tarihli genel kurul kararlarının hükümsüz olduğu iddia edilmiştir.  Karar metninden de açıkça anlaşılacağı yeni bir yönetim kurulu seçimi yapılmamış, mevcut yönetim ve denetim kurullarının Eylül ayında yapılacak olağanüstü genel kurula kadar yeniden seçilmesine karar verilmiştir.  <br>Yargıtay uygulaması da, görev süresi sona eren yönetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine dair bir düzenleme bulunmaması nedeniyle yönetim kurulunun yeni yönetim seçiline kadar zorunlu görevlerine  devam edeceklerinin kabulü gerektiği yönündedir.  Ayrıca yönetim kurulu seçimine ilişkin genel kurul kararı mahkemece iptal edilse dahi iptal kararının kesinleştiği tarihe kadar tüzel kişiliğin devamlılığı ilkesi kapsamında geçerli bir yönetim kurulu seçilene kadar yönetim kurulunun yaptığı işlemlerin(İşlemin bizatihi yasa ve anasözleşmeye aykırı olmaması kaydıyla) geçerli olacağı kabul edilmektedir. <br>Bu noktada yönetim kurulu seçimine ilişkin karar iptal edilse dahi aynı yönetim kurulu üyelerinin genel kurul tarihi itibarıyla görevdeki yönetim kurulu üyeleri olması nedeniyle yine de yeni yönetim kurulu seçilene kadar görevleri devam edecektir.  Nitekim yönetim kurulu seçimine ilişkin kararın iptali istemi ... Sayılı kararıyla reddedilmiştir. Sonuç olarak;  yönetim kurulunca 18.09.2022 tarihli genel kurula çağrı yapılmasında yasa ve anasözleşmeye bir aykırılık tespit edilememiştir. <br>Dava konusu 18.09.2022 tarihli olağanüstü genel kurulun ve alınan kararların hükümsüzlüğü yönünden; 18.09.2022 tarihli genel kurul tutanağının incelenmesinden ise ortaklar listesine kayıtlı 327 ortaktan 64 ortağın asaleten ve 51 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 115 ortağın katılımı ile yapılmış olması nedeniyle toplantı nisabında yasa ve anasözleşmeye aykırı bir yön tespit edilememiştir.  <br> Bakanlık temsilcilerinin katılımı ile yapılan 18.09.2022 tarihli genel kurulda, divan heyeti seçildikten sonra gündemin 10. Maddesinde yöne yönetim kurulu üyeleri ve yedekleri oyçokluğuyla seçilmiş, gündemin 11. Maddesinde ise Eylül 2022’den itibaren yönetim kurulu başkan ve üyelerinin her birine aylık net 1.500,00.TL., denetim kurulu üyelerinin her birine ise 500,00.TL.  huzur hakkı ödenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.  Dolayısıyla  10. ve 11. Gündem maddelerinde –sırasıyla oy çokluğu ve oy birliği ile- icra karar alınmış, bunun dışında başkaca bir icrai karara rastlanmamıştır.  Alınan kararlarda yasa ve anasözleşmeye aykırı bir yön tespit edilememiştir.  <br>Dava konusu 18.09.2022 tarihli olağanüstü genel kurula çağrı yapan yönetim kurulunun çağrı yapmasında ve alınan kararlarda yasa, anasözleşme ve ... uygulamasına aykırı bir yön tespit edilemediği; emredici  kurallara,  kamu  düzenine  veya  ahlaka  ve  adaba  aykırı  veyahut  konusu  imkansız  olan  kararlardan olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,<br>Davanın REDDİNE,<br>Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile eksik 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,<br>Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>Dair; Davacı asil ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2025<br><br><br>....<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ab57d0ebf81ca79","SID":"ef331588a9ea7b30"}}