{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1318 <br>KARAR NO:2025/125<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:27/04/2022<br>NUMARASI:2021/370 E. - 2022/455 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan.... Ltd. Şti tarafından müvekkilleri aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu 31/03/2021 tarihli 25.000,00 TL bedelli keşidecisinin müvekkilinin ... ve ilk cirantanın diğer müvekkili... Şti görüldüğü bonoda, müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığını, davalının meşru hamil olmadığını, davaya konu bononun ... Kargo şirketinin dağıtım aracından hırsızlık suretiyle çalındığını, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/145 esas sayılı dosyası ile iptal davası açıldığını, müvekkillerinin alacaklı görülen şirkete ve bonoda cirosu bulunan diğer şirkete borçlu olmadığını, bononun keşideci müvekkili ... tarafından diğer müvekkil şirkete olan borca karşılık düzenlendiğini, dolayısıyla ilk cirantanın müvekkili şirket... Şti olması gerektiğini, müvekkili şirket adına bononun arka yüzüne basılan kaşe ve atılan imzanın sahte olduğunu, müvekkili ... Şirketi yönünden imza inkarında bulunduklarını, bononun arka yüzünde müvekkili şirkete ait cironun altında cirosu yer alan davalı ... Şti ile müvekkilinin hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, ilk cirodaki imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle ciro silsilesi kopuk olduğundan alacağın davalılara temlik edilememiş olduğunu, müvekkillerinin bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti ile takip konusu bononun istirdadına ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin dava konusu bononun karşı tarafın rızası hilafına çalındığını bilmesi ve kendisinden bilinmesinin beklenmesinin mümkün olmadığını, senedin aralarında ticari ilişki bulunan... Şti tarafından müvekkiline satın alınan mal ve hizmet bedelinin ifası amacıyla teslim edildiğini, TTK 778.maddesi atfıyla uygulanan 686.maddesi uyarınca ispat yükünün davacıya ait olduğunu, keşideci ... ilişkin imza ve kambiyo sorumluluğunun dava dilekçesinde ikrar edildiğini, davacı ... için sahte imza iddiasının çıplak göz ile yapılan inceleme sonucunda imzalar arasında belirgin farklılık olduğu görüldüğünden davacı ... bakımından imzaya yönelik itirazlarının kabul edilmesinin gerektiğini, istirdat talebinin ise reddi gerektiğini, imzaların istiklali ilkesi gereği herkesin kendi imzasından sorumlu olduğunu, keşideci ...i'nin imzasını ikrar etmesi nedeniyle yetkili ve meşru hamil olan müvekkiline karşı borçtan sorumlu olduğunu, kötü niyetli davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ederek davanın reddini istemiştir. Mahkeme dosyası ile birleşen mahkemenin 2021/560 esas sayılı dosyasında davacı vekili dilekçesinde özetle; davalılardan... Ltd. Şti tarafından müvekkilleri aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu 30/04/2021 tarihli 20.688,00 TL bedelli keşidecisinin müvekkilinin ... ve ilk cirantanın diğer müvekkili... Şti görüldüğü bonoda, müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığını, davalının meşru hamil olmadığını, davaya konu bononun ... şirketinin dağıtım aracından hırsızlık suretiyle çalındığını, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/145 esas sayılı dosyası ile iptal davası açıldığını, müvekkillerinin alacaklı görülen şirkete ve bonoda cirosu bulunan diğer şirkete borçlu olmadığını, bononun keşideci müvekkili ... tarafından diğer müvekkil şirkete olan borca karşılık düzenlendiğini, dolayısıyla ilk cirantanın müvekkili şirket .... Şti olması gerektiğini, müvekkili şirket adına bononun arka yüzüne basılan kaşe ve atılan imzanın sahte olduğunu, müvekkili ...Şirketi yönünden imza inkarında bulunduklarını, bononun arka yüzünde müvekkili şirkete ait cironun altında cirosu yer alan davalı... Şti ile müvekkilinin hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, ilk cirodaki imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle ciro silsilesi kopuk olduğundan alacağın davalılara temlik edilememiş olduğunu, müvekkillerinin bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti ile takip konusu bononun istirdadına ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkeme dosyası ile birleşen mahkemenin 2021/560 esas sayılı dosyasında davalı  ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin dava konusu bononun karşı tarafın rızası hilafına çalındığını bilmesi ve kendisinden bilinmesinin beklenmesinin mümkün olmadığını, senedin aralarında ticari ilişki bulunan... Şti tarafından müvekkiline satın alınan mal ve hizmet bedelinin ifası amacıyla teslim edildiğini, TTK 778.maddesi atfıyla uygulanan 686.maddesi uyarınca ispat yükünün davacıya ait olduğunu, keşideci ... ilişkin imza ve kambiyo sorumluluğunun dava dilekçesinde ikrar edildiğini, davacı ... için sahte imza iddiasının çıplak göz ile yapılan inceleme sonucunda imzalar arasında belirgin farklılık olduğu görüldüğünden davacı ... bakımından imzaya yönelik itirazlarının kabul edilmesinin gerektiğini, istirdat talebinin ise reddi gerektiğini, imzaların istiklali ilkesi gereği herkesin kendi imzasından sorumlu olduğunu, keşideci ...'nin imzasını ikrar etmesi nedeniyle yetkili ve meşru hamil olan müvekkiline karşı borçtan sorumlu olduğunu, kötü niyetli davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ederek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...A-Mahkeme asıl dosyası yönünden;1-Davacı ... Şirketi yönünden; menfi tespit talebinin kabulü ile davacı ...Şirketi'nin davalılara davaya konu 18/08/2020 keşide tarihli, 31/03/2021 vade tarihli, 25.000,00 TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,2-Bononun istirdadı talebinin reddine,-Davacı ... yönünden menfi tespit ve bononun istirdadı taleplerinin reddine,B-Mahkeme dosyası ile birleşen mahkemenin 2021/560 esas sayılı dosyası yönünden;1-Davacı... Şirketi yönünden; menfi tespit talebinin kabulü ile davacı ... Şirketi'nin davalılara davaya konu 18/08/2020 keşide tarihli, 30/04/2021 vade tarihli, 20.688,00 TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,2-Bononun istirdadı talebinin reddine,3-Davacı ... yönünden menfi tespit ve bononun istirdadı taleplerinin reddine,4-İİK 72/4.maddesi gereğince hesaplanan 4.137,60 TL tazminatın davacılardan alınarak davalı ... Şirketi'ne  verilmesine,\" karar verilmiştir.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davalı ....Şti. tarafından ... ve ... Sayılı dosyaları ile müvekkilleri aleyhine icra takibine konulan, 31.03.2021 vadeli 25.000,00 TL bedelli ve 30.04.2021 vadeli 20.688,00 TL iki adet bono, müvekkillerinden ... tarafından diğer müvekkil ... Şti. lehine düzenlendiğini, müvekkilinin çekleri çaldırdığını ve çalınan çekler nedeniyle Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/145 E. sayılı dosyası ile çalınan dava konusu bonolar ve diğer iki adet çekin iptali için dava açıldığını, davalı ....Şti. tarafından, dava konusu iki adet bono ile iki ayrı icra takibi başlatıldığını, bunun üzerine, davalılar aleyhine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosu'nun ... soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, bonoların arka yüzünde bonolarda lehtar olarak ismi yer alan müvekkili şirket adına basılan bir kaşenin üzerine, sahte olarak atılan imzadan sonra, davalıların ciroları yer aldığını, huzurdaki davada, bonodaki, davalıların isminin üzerinde yer alan ilk ciranta olarak görünen, müvekkili şirket adına atılan imzanın sahte olduğunu iddia etmeleri üzerine, müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatan davalı ...Şti'nin, davaya verdiği cevapta, müvekkili şirket yönünden yapmış oldukları imza inkarını kabul ettiklerini, zira, çıplak göz ile dahi, bonolardaki imzanın, müvekkili şirkete ait olmadığının anlaşıldığını beyan ettiklerini, bunun üzerine, Mahkeme tarafından, müvekkili şirket yönünden, imza incelemesine gidilmediğini ve bonodaki ilk ciranta olarak görünen, müvekkili şirket adına atılan imzanın, sahte olduğunun mahkeme tarafından da kabul edildiğini, Bilirkişi raporunda, müvekkili ...Şti. adına atılan sahte imza ile yapılan cirodan sonra yer alan davalı.... tarafından defter ve belge ibraz edilmediği, diğer davalı ...Şti.'nin ise inceleme sırasında, defter ve belgelerinin, e-defter olduğunu beyan ettiği, ancak yerinde yapılan incelemede, defterlerin e-defter olmadığının, fiziki defterlerin de yazdırılmamış olduğunun tespit edildiğini, davalı ...Şti.'nin muavin defterinde, diğer davalıya düzenlenmiş iki adet fatura ve bu faturalara karşılık dava konusu bonoların kaydının yapıldığının anlaşıldığını, Bilirkişinin, müvekkili ...Şti. adına sahte imza ile yapılan cirodan sonra, ismi yer alan davalı ...Şti.'nin, dava konusu bonolar için düzenlenen sözde faturalarla ilgili bağlı bulunduğu vergi dairesine BA-BS formu vermediği ve bildirim yapılmadığı tesbit edildiğini,  bonoları icra takibine koyan diğer davalının ise BA-BS bildirimlerini, süresinde yapmayıp, huzurdaki dava açıldıktan sonra verdiğinin tespit edildiğini, iki davalı şirketin arasında, gerçek bir ticari ilişki olduğu ve bu bonoların bu ticari ilişki sonucu, davalı ...Şti'nin elinde bulunduğu yönünde, kesin bir kanaat bulunmadığını, aksine, bilirkişinin zaten, davalılardan sadece, ....Şti.'nin, defterini incelediğini, diğer davalı, davayı takip etmediği gibi ticari defter ve belgelerini de ibraz etmediğini,  dolayısı ile bilirkişi, dava konusu bonoları eIinde bulunduran, davalının defterlerini incelemiş ve defter|erde, diğer davalıya düzenIenen iki adet fatura ve bu faturalara karşılık, dava konusu bonoların kaydının bulunduğunu belirttiğini, bilirkişinin, bonoları elinde bulunduran, davalı tarafından düzenlenen iki adet faturanın, adına fatura düzenlenen diğer davalı tarafından, vergi dairesine beyan edilmediğini tesbit ettiğini, böyle bir durumda, davalı ... Şti. tarafından, tek taraflı olarak, düzenlenen ve sözde elindeki bonolara karşılık olduğu iddia edilen, faturanın kesildiği şirketin, haberinin dahi olmadığı iki adet fatura dikkate alınarak, bonoları elinde bulunduran, davalı ... Şti.'nin meşru hamil olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi, davalıların, müvekkillerinden alacaklı olup olmadığı yönünde bir kanaat bildirmemiş olup, esasen, bilirkişiler tarafından yukarıda belirtilen tesbitler ve davalıların cirosundan önce sözde cirosu bulunan müvekkili ...Şti. adına atılan imzanın sahte olması birlikte değerlendirildiğinde, davalıların müvekkillerinden alacaklı olmadığının ortaya çıkacağını, -6102 sayılı TTK 649. maddesi, \"devredilebilen bütün kıymetli evrakın, senedin içeriğinden veya niteliğinden aksi anlaşılmadıkça, ciro edilmesi ve zilyetliğin geçirilmesiyle cirantaların hakları ciro edilene devrolunur\" hükmünü amir olup, söz konusu madde metninden de anlaşıldığı üzere, ciro ve zilyetliğin devredilmesi ile birlikte cirantanın hakları ciro edilene devredildiğini, dava konusu bonoyu, elinde bulunduran ve icra takibine koyan davalıya, bonoyu ciro ederek veren diğer davalı ...Şti.'nin, söz konusu bonodan dolayı meşru bir hakkı olmadan, diğer davalıya bonoyu devrettiğini, TTK 649. maddesi kapsamında, davalıya yapılmış bir cirodan ve cirantanın haklarının devrinden bahsedilemeyeceğinden davalının, meşru hamil olmadığını, bilirkişinin davalı ...Şti.'nin, müvekkillerinden alacaklı olduğu yönünde bir tesbitte bulunmadığını, ....Şti.'nin, müvekkilinden bir hak ve alacağı bulunmadığını, bilirkişi tarafından, defter ve belge ibraz etmeyen ve de bağIı buIunduğu vergi dairesine, BA-BS bildiriminde bulunmayan, davalı ....Şti.'ne, diğer davalının düzenlediği, iki adet faturanın, reklam hizmetine ilişkin olduğunun tesbit edildiği bildirildiğini ancak faturanın, tek başına bir alacağın varlığını ispatlamak için yeterli bir belge olmadığını, fatura konusu mal ve/veya hizmetin ne olduğunun ve de teslim edilip edilmediğinin de araştırılması gerektiğini, soyut beyan olarak reklam hizmeti yazmakta olup, bu hizmetin içeriği hakkında bir bilgi bulunmadığını, 2021 yılının 2. ayında dört gün ara ile iki ayrı seferde verilen reklam hizmetinin bedellerinin de tam olarak, çalınan bonoların bedelleri ile birebir aynı olduğunu, yani fatura bedeline göre bono değil, bono bedeline göre fatura düzenlendiğini, ... Ltd.şti.'ne gönderilen dava dilekçesinin, şirket adreste bulunamadığı için tebliğ edilemediğini, Mahkeme kararının gerekçesinde, her iki davalı şirketin de ticari faaliyet gösteren şirketler olduğu yönündeki tespitin doğru olmadığını,  bir ay içinde 46.000,00 TL reklam hizmeti alan, davalı şirketin adresinde ticari faaliyet bulunmadığı gibi, tebligatları alacak kimse dahi bulunmadığını, diğer davalı tarafından düzenlene faturalardan da haberdar olmadığını, vergi dairesine beyan vermediğini,  dava konusu bonolardaki,... Şti adına atılan imzanın, gerçekten bu şirket yetkilisi tarafından atılıp atılmadığı hususunun da belli olmadığını, ticari faaliyeti olmayan, adresinde bulunmayan ve dahi adresinde tanınmayan, bir şirkete bir ay içinde, 46.000,00 TL değerinde, reklam hizmeti verdiğini ve buna ilişkin düzenlediği, faturalara karşılık, müvekkillerine ait çalınan iki adet bonoyu aldığını iddia eden, davalının, TTK 778. maddesinde tanımlanan, meşru ve iyiniyetli hamil olduğu ve haklarının korunması gerektiği yönündeki tespitin yerinde olmadığını, dava konusu bonoyu elinde bulunduran ve icra takibi yapan davalının, meşru ve iyiniyetli hamil olmadığını, Müvekkil şirket adına düzenlenen sahte cirodan sonra, cirosu olan ve adresinde dahi bulunmayan diğer davalı şirkete bir ay içinde 46.000,00 TL karşılığında reklam hizmeti verdikleri yönündeki iddia, hayatın olağan akışına aykırı olup, her iki davalı arasında, meşru ve geçerli bir ticari ilişki bulunmadığını, reklam hizmeti yazan bir fatura ibrazı ile meşru ve iyiniyetli hamil olduğunu kanıtlamasının mümkün olmadığını, müvekkili ...Şti.'nin, dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tesbitine ilişkin hükmü dışındaki diğer hükümler, usul ve yasaya aykırı olup, istinaf incelemesi ile kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava ve birleşen dava, rıza hilafına elden çıktığı iddia olunan senetlerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile istirdat istemlerine ilişkindir.Davacı tarafça bildirilen Bakırköy CBS'nın 2021/40419 soruşturma sayılı dosyasının, Bakırköy CBS'nın dosyasının yetkisizlik kararı ile İstanbul CBS'na gönderildiği, İstanbul CBS'nın Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosu'nun ... soruşturma sayılı dosyasında yürütüldüğü, işbu davacısı ... ve yetkilisi ... tarafından müşteki sıfatıyla, dosya davalılarının da içerisinde bulunduğu kişiler hakkında davaya konu senetlerle ilgili dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik iddiasıyla şikayette bulunulduğu, soruşturmanın derdest olduğu anlaşılmış ise de, Mahkemece davacılar ve davalı vekili duruşmadaki beyanlarında dosyanın bekletici mesele yapılmamasını, dosyada çok fazla şüpheli bulunduğundan yargılamanın uzamasına sebebiyet vereceğini belirterek dosyanın mevcut haliyle karara çıkartılması talebinde bulunduklarından soruşturma dosyası talep doğrultusunda bekletici mesele yapılmamış ve dosya iddia, savunma ve ispat yükleri dikkate alınarak mevcut haliyle karara bağlanmış olduğu belirtilmiştir.Davaya konu edilen ... sayılı ve birleşen davaya konu edilen ... sayılı dosyalarında... Şti.'nin alacaklı,...,... Şti ve... Şti.'nin borçlu olarak yer aldığı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığı görülmüştür.Bilirkişi 27/01/2022 tarihli raporunda; ibraz olunan ticari defter kayıtlarına göre, davacı ... firması ile diğer davacı ...'nin ortağı olduğu ... Ortaklığı arasındaki ticari ilişki kapsamında dava konusu senetlerin ... faturalarına istinaden diğer davacı tarafından verilmiş olduğunun görüldüğü, Davalı ... tarafından ticari defterlerin ibraz edilmediği, diğer davalı ... firması tarafından ibraz edilen muavin defter kaydına göre, reklam hizmetine ilişkin iki adet faturaya bağlı olarak dava konusu senetlerin davalı ... firması tarafından  davalı ... firmasına verildiğinin anlaşıldığını bildirmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 792. maddesinde \" Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.\" hükmüne yer verilmiş olup, hükümden de anlaşılacağı üzere davacının alacağını ispat etmesi yanında, yeni hamilin çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu iktisap ettiğini de ispat etmesi gerekmektedir.TTK 677. Maddesinde düzenlemeye göre senet   kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzalar içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez. İmzaların bağımsızlığı olarak ifade edilen bu ilkeye göre, poliçeye atılan her geçerli imzanın sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Dolayısıyla senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hâli, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.Somut olayda, davacı şirketinin keşideci,diğer davacı ... Şirketinin lehtar olarak yer aldığı çekte, davacılar çekin çalındığını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuş olup, keşideci borçlunun, cirantanın ve lehtarın imzasının sıhhatini tartışamayacağı, takip dayanağı çekte lehtar imzasının sahteliği bilirkişi raporu ile belirlenmiş olsa dahi, çek arkasında lehtara ait bir cironun varlığını görüp, bir sonraki ciranta kendisine yaptığı geçerli ciro ile de çeki eline geçirmiş olduğundan takip alacaklısı/davalının yetkili hamil olduğu, çekin bedelsiz olduğuna ilişkin şahsi defiyi davacı keşidecinin kural olarak hamil davalıya karşı ileri sürülebilmesi için kötüniyetle iktisabının ispatı gerektiği, davacı bu yönde bir iddia bulunsa da, sunulan delillerin tek başına kötüniyeti ispata yeterli olmadığı, faturanın sahte olarak düzenlendiği iddiasının kanıtlanamadığı,  ispatının soyut kaldığı, borçlu  keşideci yönünden istemin  reddine dair Mahkemece  verilen karar  usul ve yasaya uygun olduğu, diğer davacı ... Şirketi yönünden de, davalı hamilin kötü niyetli olduğu kanıtlanamamış olmakla istirdat isteminin aynı gerekçe ile reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu, HMK'nun 355. maddesi uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda kararda kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki  hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2022 tarih ve 2021/370 E., 2022/455 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken asıl dava yönünden 615,40 TL ve birleşen dava yönünden 615,40 TL olmak üzere toplam 1.230,80 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan asıl dava yönünden 80,70 TL ve birleşen dava yönünden 80,70 TL toplam 161,4‬0 harcın mahsubu ile bakiye 1.069,4‬0 TL harcın davacılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e8906ca1ffa2873","SID":"b22d66ff3ff2d809"}}