{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/40 - 2025/104<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2023/40  Esas<br>KARAR NO\t: 2025/104      <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t         (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t           (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/330 Esas-2022/726 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 04/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/02/2025<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;   Davacı ... ... A.Ş. (...) ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşmeler gereğince davalı şirket nezdinde çalışmış olan dava dışı işçi ...'a davacı tarafından ödenmek zorunda kalınan bedellerin rücuen tazminini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacı tarafından, ödenmek zorunda kalınan 24.523,10 TL'nin davacı kuruluş kasasından çıktığı tarihten itibaren işletilecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle zamanaşımı defiinde bulunduklarını, açılan davanın zamanaşımına uğradığını, esas yönünden ise; dava dışı ... tarafından davacı aleyhine Ankara 9. İş Mahkemesi'nin 2010/1292E. Sayılı dosyasında açılan işçi  alacak davasında mahkemenin 2014/616K. Sayılı kararı ile davanın kısmen kabul edildiğini, davalı ... aleyhine brüt ücret, brüt kıdem, brüt ihbar, brüt fazla mesai, brüt yıllık ücretli izin, UBGT, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, toplam 57.871,21 TL ödeme yapıldığını, dava sonucu ödenen 57.871,21 TL'den ... İnşaat A.Ş'nin sorumlu olduğu kısmın 07.12.2005-24.09.2007 arasına tekabül eden toplam 24.523,10 TL olduğunu, sözleşme ve genel şartnameler gereği davacı tarafından ödenen 24.523,10TL'nin davalı şirketten tahsilini talep ettiğini, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirtmiş olduğu iddiaların gerçekten çok uzakta olduğunu, bu işçinin kendi işçileri olmadığını, bu sebeple davanın kendilerine yöneltilmesinin doğru olmadığı gibi söz konusu sözleşme gereği işin kesin kabulünün de yapıldığını, kesin kabulden sonra açılan bu davanın dinlenmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2022 tarihli ve 2022/330 Esas ve 2022/726 Karar sayılı kararında özetle; Dava; işçilik alacakları sebebi ile rücuen tazminat davasıdır.<br>Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık; davacı ile davalılar arasında yer alan sözleşme ilişkisine istinaden dava dışı işçinin davalı bünyesinde çalışıp çalışmadığı, davalıda geçen çalışmanın ne kadar olduğu, davalının yapılan ödemeden sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarın ne kadar olduğu, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarına ilişkindir.<br>Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmakta olup, BK. nun 146. maddesine göre sözleşmeden kaynaklanan alacaklar için 10 yıl zaman aşımı öngörülmüştür. Davacı ödemesi 21/05/2015 tarihinde yapılmış olup, ödeme tarihi başlangıç alındığında zaman aşımı ve hak düşürücü sürenin davanın açıldığı 16/05/2022 tarihi itibarı ile gerçekleşmediğinden itirazın yerinde olmadığı kabul edilip mahkememizde yargılamaya devam edilmiştir.<br>Ankara 9. İş Mahkemesi'nin 2010/1292 E.,2014/616 K. sayılı dosyasında, dava dışı işçi ...’ın 07.12.2005-31.10.2008 tarihleri arasında ... işyerlerinde saha kontrolörü olarak çalıştığı kabul edilmiş (2 yıl 10 ay 24 gün) dava dışı işçinin “...’a ait işlerde önce Denizli, takip eden dönemlerde Isparta ve Ordu’daki işyerlerinde yüklenici firmalara bağlı olarak çalıştığı ” yine iş mahkemesi kararında tespit edilmiş olup, dava dışı işçi ...’a ait SGK hizmet dökümünde 07.12.2005-24.09.2007\ttarihleri arasında ... İnş.LTD.ŞTİ.'de, 22.09.2007-31.10.2008\ttarihleri arasında ... İnşaat-... İnş. A.Ş. İş Ortaklığı bünyesinde çalıştığı tespit edilmiştir.<br>Davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmenin 29. maddesinde \"Yüklenicinin sözleşme konusu işte çalıştıracağı personelle ilgili sorumlulukları ve buna ilişkin şartlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uygulanır\" düzenlemesinin yer aldığı, Genel Şartnamenin 35. maddesinde ise işçilerin ücretlerinden yüklenicinin sorumlu olacağının düzenlendiği görülmüştür.<br>Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/494 E sayılı dosyasında alınan 08.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda ... İnşaat Ltd.ŞTİ.'nin\t24.523,10 TL'den, ... İnşaat Tic.ve San A.Ş. & ... İnş.Tic.ve San.A.Ş. İş Ortaklığının 33.348,11 TL'den sorumlu olacağı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.<br>Dava dışı işçiye ödenen tazminatının ne kadarından davalının sorumlu olduğu tartışma konusu olup, işçilik olacakları işveren tarafından ödenen işçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu,  işçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanması gerekmekte olup bu kıdem tazminatının, yıllık ücretli izin alacağının, fazla mesai alacağının,UBGT alacağının ve ücret alacağının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu olacağı, ihbar tazminatından son işverenin sorumlu olacağı ilkesinden hareketle yapılan değerlendirme sonucu, bu ilkeler dahilinde hesaplama yapılan denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/494E sayılı dosyasında alınan 08.10.2021 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Davanın tarafları tacir olduğu için davacı tarafından yapılan ödemelerin avans faizi uygulanarak davalıdan talep edilmesinin mümkün olduğu, hizmet alım sözleşmelerinde yer alan hükümler nedeni ile ödemenin davacı tarafından yapıldığı tarihte davalının davacı aleyhine zenginleştiği için davacının alacağını ödemenin yapıldığı tarihten itibaren faiz uygulanmasının mümkün olduğu kabul edilip davanın kabulüne dair karar verildiği görülmüştür.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı vekili tarafından verilen 25.11.2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketin, ... A.Ş. (...) ile \"Ordu Giresun Doğal Gaz Boru Hattı Faz 1 ve 2 Projesi Yapım İşi Sözleşmesini\", 22.07.2005 tarihinde imzalandığını, projelerin standartlarına, sözleşmeye ve sözleşmenin eklerine uygun olarak tamamlandığını, faz 1 projesinin 09.05.2007 tarihinde, faz 2 projesinin ise 11.07.2007 tarihinde geçici kabullerinin yapıldığını, geçici kabulden sonra ...'ın, doğalgaz hattını işletmeye aldığını, ...'ın halen bahse konu edilen her iki hattı kullanarak gaz satışı yaptığını, yüklenilen işlerin, kesin hakediş raporlarının 26.02.2008 tarihinde davalı idareye sunulduğunu, sözleşmeye göre projenin kesin kabulünün ise 09.05.2009 tarihli olduğunu, sözleşme gereği 11.07.2009 yılında yapılması gereken kesin kabul tarihinden yaklaşık 8 yıl sonra 11.02.2016 tarihinde kesin kabul tutanağı düzenlendiğini ve 07.07.2017 tarihinde kesin kabul tutanağının onaylandığını, davalının işletmesinde olan boru hattı ile ilgili olarak işçi alacağından kaynaklı rücuen  tazminattan müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin hukuki hiçbir izahının olmadığını, söz konusu projenin kesin kabulünün yapılmış olup davacı tarafından onaylandığını, dava dışı personel ...  tarafından açılan  davada davacının, dava sonucunda ödediği 57.871,21 TL'nin ...-... iş ortaklığı'ndan tahsili talepli olarak Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/494 E. sayılı dosyasında açılan davada alınan bilirkişi raporu esas alınarak birinci celsede karar tesis edilmiş olup müvekkili şirkete ait kayıtlar, belgeler ve dokümanlar incelenmeden kararın tesis edildiğini, dava dışı ... tarafından açılan davada da  görüleceği üzere;  personelin Ordu Giresun Dgbh Faz III projesinin yüklenicisi olan ... İnşaat-... İnş. A.Ş. iş ortaklığı bünyesinde çalıştığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin ise Ordu Giresun Doğal Boru Hattı faz 1 ve 2 projesinin yüklenicisi olduğunu, müvekkili şirketin kayıtları incelenmeden dava dışı işçinin çalıştığı dönem bütün sayılarak müvekkili açısından verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin gerekçesinde; dava dışı personel ... tarafından açılan davada dava sonucunda  ödediği 57.871,21TL'nin ...-... iş ortaklığından tahsili talepli Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/494 E. sayılı dosyasında açılan davada alınan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, söz konusu dosya kapsamıdan alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; müvekkili şirkette çalıştığı dönemin 07.12.2005-24.09.2007 tarihleri arasına tekabül ettiğini ve bu sebeple bu dönemden kaynaklı işçiye ödenen tazminattan müvekkili şirketin sorumlu olacağının iddia edildiğini, davacının bu iddialarının hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, bahse konu hem iş mahkemesi hem de ticaret mahkemesinde yapılan yargılamaların müvekkili şirkete ihbar edilmediğini, müvekkilinin bilgisi dışında yapılan yargılamalar neticesinde müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, gerekçeli kararlarda müvekkili şirketin sorumluluğuna ilişkin hüküm mevcut değilken yerel mahkemece ilk celsede kayıtlar incelenmeden karar tesis edildiğini, Ordu Giresun Doğalgaz Boru Hattı Faz I ve Faz II projesinin müvekkili tarafından sözleşmeye ve şartnameye uygun olarak tamamlandığını, kesin kabulünün de yapılarak davacı idareye teslim edildiğini, davacının bahse konu Ankara 9. İş Mahkemesinde taraf olduğu davanın 10.11.2010 yılında açıldığını, yargılama devam ederken projenin hakkedişlerinin yapılmış olup 2016 yılında da kesin kabullerinin yapıldığını, söz konusu yargılama ile ilgili olarak müvekkilinin hakkedişlerinden  herhangi bir kesinti yapılmadığını, sonrasında da kesin kabulü yapılarak hattın yapımının tamamlandığını, dava dışı işçi alacağından kaynaklı tazminatın şirketlerinden talep edilemeyeceğini, davalı tarafından işletmeye alınmış hatlarda meydana gelen sorunlardan, müvekkili şirketin sorumlu olamayacağının açık olduğunu, proje yapımında çalışan personellerin ve ...'ça istihdam edilen personellerin tüm işçilik alacaklarının ödenmiş olup projenin kesin kabulü yapılarak projenin davacı ...' a teslim edildiğini, bu hususların yerel mahkeme tarafından araştırılmadan dosyanın esasına girilmeden ek dava olarak görülerek karar verildiğini, bu sebeplerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, taraflar arasında imzalanan ve konusu \"Ordu Giresun Doğal Gaz Boru Hattı  Yapım Projesi\" olan eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili eldeki davada dava dışı işçi ...'a müvekkili tarafından Ankara 9. İş Mahkemesinin 2010/1292 Esas sayılı dava dosyasında açılan davada mahkeme kararı ile ödenmek zorunda kalınan işçilik alacaklarından davalı yüklenicinin işçiyi çalıştırdığı süre ile sorumlu olduğunu belirterek bu süreye tekabül eden 24.523,10 TL'nin ödeme tarihi olan 21/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili yukarıda ayrıntıları verilen gerekçelerle davanın reddini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda ve aynı davacı tarafından aynı gerekçelerle dava dışı işçinin çalışmış olduğu dava dışı yükleniciler hakkında açılan Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/494 Esas sayılı dosyasında alınan 08/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda eldeki davada davalı olan yüklenici şirket nezdinde bu işçinin çalıştığı süreye göre davalının sorumlu olduğu işçilik alacakları tutarının hesaplandığı, buna göre davalının dava dışı işçiyi çalıştırdığı süre nedeniyle sorumlu olduğu alacağın tutarının 24.523,10 TL olduğu, bu ödemenin davalıdan tarafların tacir olması nedeniyle ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili gerektiği ve uygulanması gerekli zamanaşımı süresinin 10 yıl olup 21/05/2015 ödeme tarihinden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı sünesinin  dolmadığı kabul edilerek davanın kabulüne, 24.523,10 TL tazminat alacağının ödeme tarihi olan 21/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>\tMahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında ve davalı yanca istinaf dilekçesinde mahkemenin, \"zamanaşımının dava tarihi itibari ile dolmadığına dair kabulü\" istinaf gerekçesi olarak ileri sürülmediğinden, bu husus da gözetilerek mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>  1-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2022 tarihli 2022/330 Esas 2022/726 Karar sayılı  kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu  karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 1.675,17 TL nispi istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 419,70 TL'nin mahsubu ile kalan 1.255,47 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br> Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere  04/02/2025  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>         Başkan                  Üye                    Üye                Katip <br>           e-imzalıdır                    e-imzalıdır                  e-imzalıdır                 e-imzalıdır <br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec4b54611db7cfa4","SID":"802604ed2cdc351c"}}