{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1675 <br>KARAR NO: 2025/92<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/06/2021<br>NUMARASI: 2018/316 E. -  2021/598 K. <br>DAVANIN KONUSU: Alacak<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı  ile davalı arasında 01.11.2016 tarihli istasyonlu bayilik ve otogaz bayilik sözleşmeleri  imzalandığını, davalının, davacının 5 yıl boyunca akaryakıt ve otogaz bayiliğini yapmayı kabul ve beyan ettiğini, tarafların yine 10.04.2017 tarihli yatırım çerçeve sözleşmesi hükümlerince, 01.01.2017 tarihinden itibaren 5 yıl boyunca geçerli olmak üzere prim ve yatırım şartlarının belirlendiği sözleşme akdettiklerini, işbu sözleşme hükümlerince davacının, davalının 5 yıl boyunca ... bayisi olarak satış yapmasına karşılık toplam KDV dahil 99.118,91 TL nakdi yatırım bedeli ödemesi gerçekleştirdiğini, davalının  24.03.2017 tarihinde 87.340,06 TL ve 11.04.2017 tarihinde 11.778,85 TL tutarında yatırım ve destek bedeli açıklamaları ile işbu ödenen tutara  ilişkin fatura keşide ettiğini, anılı tutarın davacı  tarafından, 10.05.2017 tarihinde 11.778,85 TL ve 25.05.2017 tarihinde 86.801,49 TL olarak banka kanalıyla ödenirken 538,57 TL’lik kısmının ise cari hesabına mahsup edildiğini, davalının işbu yatırım ve destek bedeline ilişkin ödemeyi aldıktan sonra bir süre daha  akaryakıt ve otogaz bayiliğini sürdürdüğünü,   daha sonra Aksaray ... Noterliğinin 21.09.2017 tarih ve ... ile ... yevmiye nolu ihtarnameleri ile akaryakıt ve otogaz bayilik sözleşmelerini ''gördüğümüz lüzum üzerine'' şeklinde herhangi bir neden ortaya koymadan feshettiğini, davacının sözleşme süresince, tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini,  davalının herhangi bir haklı neden ortaya koymaksızın bayilik sözleşmelerini feshettiğini, taraflarca 5 yıl sürmesi planlanan sözleşmenin davalı  tarafından haklı bir neden ortaya sürmeksizin feshi nedeniyle, 5 yıl için ödenen nakdi yatırım bedelinin kullanılmayan sürelere ilişkin kısmının davalı nezdinde sebepsiz zenginleşme sebep olduğunu,  davacının fakirleşmesi ile bu ödemeleri alan davalının zenginleşmesi arasında illiyet bağı  bulunduğunu,  Yargıtay içtihatlarına göre sebepsiz zenginleşme hangi yolla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşenin, aleyhine zenginleştiği tarafa geri verme borcu altında olduğunu, iktisap edilen şeyin semereler ve sağladığı diğer yararların da  zenginleşme kapsamında olduğunu, geçerli bir sebep olmadan ya da başta geçerli olup sonradan geçersiz hale gelen bir sebebe dayanarak ifa edilmiş edimlerin karşılıklı ve eksiksiz iadesinin denkleştirici adalet düşüncesine dayandığını, bunun üzerine davacı yanca kullanılmayan sürelere ilişkin olarak kıstelyevm usulü hesaplama yapılarak KDV dahil 86.154,93 TL'lik faturanın 29.12.2017 tarihinde keşide edildiğini, davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, faturaya itiraz etmediğini, anılı faturanın bir kısmının davalının cari hesabına mahsup edildiğini, bakiye kalan 83.982,51 TL'nin tahsili dava açmak zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek, sözleşmenin haksız olarak fesih edildiği tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile 83.982,51 TL'nin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını,  sözleşme süresinin 5 yıl olduğunu,  davacı yanca  sözleşme  hükümlerinden 10 numaralı maddelerdeki \"yatırım ve destek bedeli\" adı altındaki yükümlülükleri gereğince davalıya ödeme gerçekleştirilmişse de söz konusu bu ödeme ile sözleşmeye konu işyerindeki reklam, pano, her türlü akaryakıt pompası, tank, kompresör gibi tarafların anlaşmada öngördükleri koşullar ve şartları tam anlamıyla yerine getirecek  doğrultuda hareket edildiğini, yine sözleşme hükümlerinde belirlendiği gibi fatura edildiğini, davalının  sözleşmede yer alan hak ve yükümlülükler kısmındaki tüm sorumluluklarını sözleşme süresince tam anlamıyla yerine getirdiğini, herhangi bir cezai duruma sebebiyet vermediğini, taahhüt ettiği bayiliği layıkıyla yerine getirdiğini,  bayilik ve otogaz sözleşmelerindeki \"fesih\" ve \"mücbir sebepler\" başlığı altındaki sebepler ve her iki bayilik sözleşmesi bilirkişiler nezdinde incelendiğinde  usulüne uygun olarak sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini görüleceğini, zira sözleşmede fesih şartı olarak net bir beyan belirtmenin gerekli olduğu hususu açıkça yazılı olmamakla birlikte, bayiyei faaliyetine devam etmekten alıkoyan sebeplerin varlığı halinde de sözleşmenin feshedileceğinin taraflarca kararlaştırıldığını, fesih sebebi olarak da müvekkil şirketin bayiliğinin günlük gelir-gider dengesini gösteren kayıtlar incelediğinde sözleşmenin 23. ve 26. maddelerindeki şartlar sebebiyle ve 24. maddede belirlenen feshin sonuçlarına  uyum sağlayarak tek taraflı fesihte müvekkilinin  kötüniyetli olarak değil aksine iyiniyetli olarak hareket ettiğinin açık olduğunu,  ihtarname ile  istasyonda bulunan ışıklı elektrikli reklam pano tabela ve otomasyon cihaz ve aletleri vb. materyallerin davacı tarafından 15 gün içerisinde alınmasını aksi takdirde tarafımızca sorumluluk kabul edilmeyeceğinin belirtildiğini, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince dava dilekçesinde kurulmaya çalışılan illiyet bağının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, söz konusu ticari işlemde davalıya ödenen destek ve yatırım bedelinin söz konusu işyerine ait araç ve gereçlerin alımına ve reklam, pano vb. ihtiyaçların karşılanması için alındığını,  davalının  davacının aksine yerel bir firma olduğunu, ticaret hayatına tutunmaya çalıştığını, 5 yıllık bir işletmenin kurulabilmesi için davacı tarafından  davalıya verilen destek ve yatırım bedelinin davaya konu işyerine harcanan meblağın yarısını bile oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Yanların tüm delilleri toplandıktan sonra dosya iddia, savunma ve yanların tüm delilleri ile ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için davalının defterleri ile davaya konu petrol istasyonu Aksaray'da bulunduğundan, Aksaray Asliye Hukuk Mahkemelerine talimat yazılmıştır. Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/15 Tal. ile bilirkişi raporu alınmış, talimat mahkemesinin atadığı bilirkişilerin düzenlediği 09.05.2019 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle; Aksaray ili Merkez ... (...) köyü ... ada ... parsel ve üzerin inşa edilmiş olan petrol istasyonunda yapılan inşaatların dava tarihi itibariyle yapım bedeli 337.605,40 TL ve sözleşme tarihi itibariyle yapım bedeli 268.104,00 TL olduğunu, davacı vekilinin vermiş oldukları ifa ettiği para ile tahmini olarok yapılan inşaat imalatlarının dava tarihi itibariyle yapım değeri 125.250,00 TL ve sözleşme tarihi itibariyle yapım değeri 94.600,00 -TL olduğu, kanopi giydirmesinin dava tarihi itibariyle yapım bedeli 56.250,00 TL ve sözleşme tarihi itibariyle yapım değeri 45.000,00-TL olduğu, kanaatiyle raporunu sunmuştur. Yanların tüm delilleri toplandıktan sonra dosya iddia, savunma ve yanların tüm delilleri ile ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak icra takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağı varsa saptanması için bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişinin düzenlediği 03.07.2020 tarihli 3 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı şirket vekili ... telefonlara arandığı ancak kendisine ulaşılamadığı, davacı yan vekili tarafından da bu zamana kadar defter incelemesi ile ilgili iletişime geçilmediğinden davacı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmadığı kanaati ile rapor sunmuştur.Davacı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilerek dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin düzenlediği 03.02.2021 tarihli 2 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Davacı yanın 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde; Dava konusu 29.12.2017 tarihli ... no.lu 86,154,93-TL tutarlı e- arşiv faturanın davacı yan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yanın davalı yandan 08.01.2018 tarihi itibariyle 83.982,51-TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, Sayın Mahkemece temerrüt için ihtar şartının gerektiğinin kabul edilmesi halinde temerrüde düşürüldüğü sabit olmayan davalıdan işlemiş faiz alacağı talebinde bulunamayacağı, TTK. 1530 Madde gereği ise fatura tarihlerine 30 gün ilave edilerek takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere işlemiş faiz hesabı aşağıda hesaplanmış olup davacının dava tarihi itibariyle talep edebileceği faiz tutarının 1.592,79 TL olduğu, sonuç ve kanaati ile raporunu sunmuştur. Huzurdaki dava ticari satımdan kaynaklanan bir alacak davası olup, taralar arasında 01.11.2016 tarihli Bayilik ve Otogaz bayilik sözleşmesinin 21.09.2017 tarihli ihtarname ile fesih edildiği anlaşılmaktadır. Davalı şirket, 01.11.2016 tarihli istasyonlu Bayilik ve Otogaz bayilik sözleşmeleri ile davacı şirketin 5 yıl boyunca akaryakıt ve otogaz bayiliğini yapmayı kabul ve beyan ettiği görülmüştür. Yine 10.04.2017 tarihli Yatırım Çerçeve Sözleşmesi hükümlerince, 01.01.2017 tarihinden itibaren 5 yıl boyunca geçerli olmak üzere prim ve yatırım şartlarının belirlendiği bir sözleşme akdedilmiştir. Tarafların beyanlarından anlaşılacağı üzere davalı tarafından davacı yana Aksaray ... Noterliğinden 21.09.2017 tarih ve ... ile ... yevmiye no.lu ihtarname düzenlenerek \"Akaryakıt ve oto gaz bayilik sözleşmelerini gördüğümüz lüzum ürüne beyanı ile\" fesih edildiği anlaşılmıştır.Davacı ... A.Ş.'nin incelenen ticari defterinde davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ticari ilişkisinin mevcut olduğu görülmüştür. Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde; Dava konusu 29.12.2017 tarihli ... no.lu 86.154,93-TL tutarlı e-arşiv faturanın davacı yan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı yanın davalı yandan 08.01.2018 tarihi itibariyle 83.982,51-TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacının talebi olan KDV Dahil 99.118,91-TL nakdi yatırım bedeli ödemesinin detayını oluşturan faturalar ve ödeme dekontları, ... ve ... numaralı faturalar ile bakiye yansıtıldığı görülmüş olduğu, 1501 nolu faturanın 538,57 TL'si 25.05.2017 tarihînde cari hesaba mahsup yapılmış 86.80,49-TL'si İse ... aracılığı ile ödenmiş olduğu görülmüştür. Fatura detayları incelendiğinde ise; 01.02.2017 tarih KDV dahil 18.646,36 TL bedelli \"10m3 tan bedeli, 6 ademe pompa, tank su testi bedeli, nakliye bedeli, vinç bedeli\" açıklamalı faturanın mevcut olduğu, 02.02.2017 tarihli KDV dahil 7.166,26 TL bedelli \"LPG elektrik panosu, ... ikva online, Ex-start, optik izolatör, kaçak akım rölesi\" açıklamalı faturanın mevcut olduğu, 17.02.2017 tarihli KDV dahil 9.310,20 TL bedelli \"şase altlığı, LPG dispenser\" açıklamalı faturanın mevcut olduğu, 02.03.2017 tarihli KDV dahil 52.217,24 TL bedelli \"Otogaz İstasyonu Malzeme Montaj Bedeli\" açıklamalı faturanın mevcut olduğu, 20.03.2017 tarihli, KDV dahil 11.778,85 TL bedelli \"İstasyon Boyama Bedeli\" açıklamalı faturanın mevcut olduğu, Toplam Fatura Tutarının (18.646,36 TL + 7.166,26 TL + 9.3 /0,20 TL +.52.217,24 TL+11.778,85 TL =) 99.118,91 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı yan dava konusu olan 29.12.2017 tarihli ... no.lu fatura bakiye alacağı olan 83.982,51 TL tutarlı alacağına işlemiş temerrüt faiz talep etmiştir. Davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, Sayın Mahkemece temerrüt için ihtar şartının gerektiğinin kabul edilmesi halinde temerrüde düşürüldüğü sabit olmayan davalıdan işlemiş faiz alacağı talebinde bulunamayacağı, TTK. 1530 Madde gereği ise fatura tarihlerine 30 gün ilave edilerek temerrüt tarihinin 28.01.2018 tarihi olduğu belirlenmiştir. Tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile 83.982,51 TL nin 28.01.2018 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. \"  gerekçesiyle, davanın kabulü ile 83.982,51 TL'nin 28.01.2018 olan  temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını,  sözleşme süresinin 5 yıl olduğunu,  davacı yanca  sözleşme  hükümlerinden 10 numaralı maddelerdeki \"yatırım ve destek bedeli\" adı altındaki yükümlülükleri gereğince davalıya ödeme gerçekleştirilmişse de söz konusu bu ödeme ile sözleşmeye konu işyerindeki reklam, pano, her türlü akaryakıt pompası, tank, kompresör gibi tarafların anlaşmada öngördükleri koşullar ve şartları tam anlamıyla yerine getirecek  doğrultuda hareket edildiğini, yine sözleşme hükümlerinde belirlendiği gibi fatura edildiğini, davalının  sözleşmede yer alan hak ve yükümlülükler kısmındaki tüm sorumluluklarını sözleşme süresince tam anlamıyla yerine getirdiğini, herhangi bir cezai duruma sebebiyet vermediğini, taahhüt ettiği bayiliği layıkıyla yerine getirdiğini,  bayilik ve otogaz sözleşmelerindeki \"fesih\" ve \"mücbir sebepler\" başlığı altındaki sebepler ve her iki bayilik sözleşmesi bilirkişiler nezdinde incelendiğinde  usulüne uygun olarak sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini görüleceğini, zira sözleşmede fesih şartı olarak net bir beyan belirtmenin gerekli olduğu hususu açıkça yazılı olmamakla birlikte, bayiyei faaliyetine devam etmekten alıkoyan sebeplerin varlığı halinde de sözleşmenin feshedileceğinin taraflarca kararlaştırıldığını, fesih sebebi olarak da müvekkil şirketin bayiliğinin günlük gelir-gider dengesini gösteren kayıtlar incelediğinde sözleşmenin 23. ve 26. maddelerindeki şartlar sebebiyle ve 24. maddede belirlenen feshin sonuçlarına  uyum sağlayarak tek taraflı fesihte müvekkilinin  kötüniyetli olarak değil aksine iyiniyetli olarak hareket ettiğinin açık olduğunu,  ihtarname ile  istasyonda bulunan ışıklı elektrikli reklam pano tabela ve otomasyon cihaz ve aletleri vb. materyallerin davacı tarafından 15 gün içerisinde alınmasını aksi takdirde tarafımızca sorumluluk kabul edilmeyeceğinin belirtildiğini,  davacı tarafından tüm malzeme ve ekipmanlar yine davacı tarafından yönlendirilen şirket tarafından sökülerek götürüldüğünü, malzeme ve ekipmanların davacı uhdesinde olduğunu, davacının  malzemelerini aldığını, ancak malzeme bedeli talebinde bulunmasının haksız kazanç elde etme kastı ile hareket ettiğini gösterdiğini, ayrıca davacının benzer konuda İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1111 Esas sayılı dosyasından dava açtığını, derdestlik itirazları bulunduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, bayilik sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi nedeniyle  nakdî yatırım  bedelinin sözleşmenin feshi sonrası kalan süresine tekabül eden bölümünün tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili; davacının, davalıya, 5 yıl boyunca ... bayisi olarak satış yapmasına karşılık  99.118,91 TL nakdi yatırım bedeli ödemesi gerçekleştirdiğini, davalının da  bu bedeli,  24.03.2017 tarihli, 87.340,06 TL bedelli ve 11.04.2017 tarihli, 11.778,85 TL bedelli, yatırım ve destek bedeli açıklaması  yazan  faturaları  düzenleyerek aldığını, davalının  bu yatırım ve destek bedeline ilişkin ödemeyi aldıktan sonra  sözleşmeyi sebepsiz olarak feshettiğini,  sözleşmenin 5 yıl sürmesi planlanırken sözleşmenin haklı bir neden olmadan  feshi nedeniyle, 5 yıl için ödenen nakdi yatırım bedelinin kullanılmayan sürelere ilişkin kısmı kadar davalının sebepsiz zenginleştiğini, bu sebeple kıstelyevm usulü hesaplanan  86.154,93 TL'lik bedele ilişkin 29.12.2017 tarihli faturanın davalı yanca ödenmediğini ileri sürerek bu miktarın faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili ise; davacı, sözleşmenin 10.maddesindeki yatırım ve destek bedeli adı altındaki yükümlülükleri gereğince davalıya ödeme gerçekleştirilmişse de söz konusu bu ödeme ile sözleşmeye konu işyerindeki reklam, pano, her türlü akaryakıt pompası, tank, kompresör gibi tarafların anlaşmada öngördükleri koşullar ve şartları tam anlamıyla yerine getirecek  doğrultuda hareket edildiğini, sözleşmeye uygun davranıldığını savunmuştur. Taraflar arasında 01.11.2016 tarihli oto gaz bayilik sözleşmesi ile istasyonlu bayilik sözleşmeleri imzalandığı, sözleşme sürelerinin 5 yıl olarak belirlendiği, ayrıca  10.04.2017 tarihli yatırım çerçeve sözleşmesi  imzalandığı, sözleşmenin davalı bayi tarafından 21.09.2017 tarihli ihtarname ile görülen lüzum üzerine açıklaması ile feshedildiği, davacının,  davalının  24.03.2017 tarihli, 87.340,06 TL bedelli ve 11.04.2017 tarihli, 11.778,85 TL bedelli, ''yatırım ve destek bedeli'' açıklamalı faturaları karşılığında davalıya toplam  99.118,91 TL ödeme yaptığı,   sözleşmenin davalı yanca feshi üzerine davacı,  ödediği bedelin, sözleşmenin kalan süresine tekabül eden kısmı olduğunu belirttiği  83.982,51 TL'nin davalı tarafça ödenmesinin talep edildiği görülmektedir. Akaryakıt  uzmanı ve mali bilirkişiden alınan 24.12.2020 tarihli raporda davacı ticari defterleri incelenmiş olup davacının defterinde dava konusu alacağının dayanağı faturanın bulunduğu alacaklı olduğu belirtilmiştir. Taraflar arasındaki 10.04.2017 tarihli yatırım çerçeve sözleşmesinin 10.3 maddesine göre sözleşmenin bayi tarafından herhangi bir sebeple feshedilmesi halinde 10.3.2 maddesinin uygulanacağının belirtildiği, 10.3.2 maddesinde ise ''Bayi, ... tarafından sözleşme veya dikey ilişki süresi dikkate alınarak,  istasyon geliştirme bedeli, prim, peşi satış destek primi, işleticilik bedeli ve bunlarla sınırlı olmamak üzere sair diğer adlar altında Bayi'ye ödenmiş tutarların (Yatırım Bedeli), dikey ilişkinin kurulduğu tarihte  öngörülen süresi  ile fiili   olarak  kullanılan süresi arasındaki fark (kullanılmayan süre) kaç gün ise bulunan gün sayısının yatırım bedelinin toplam süreye bölünmesi ile elde edilecek 1 günlük değerle çarpılması sonucu (kıstelyevm usulüne göre) tespit edilecek meblağı(ana para) ...'nun ilk yazılı talebini izleyen 5 gün içerisinde itirazsız çekişmesiz  olarak defaten PO'ya iade edecektir.''  hükmü yer almaktadır. Çerçeve sözleşmenin yukarıdaki maddesine göre yatırım bedeli olarak ödenen tutarların kullanılamayacak sözleşme süresine tekabül eden kısmının kıstelyevm esasına göre hesaplanarak geri iade edileceği kabul edilmiş olmakla, davacı bu ödemeleri sözleşmenin açık hükmü gereği 5 yıl  süreceği inancıyla yapmış olduğundan, yatırım destek bedelinin kullanılmayan süresine tekabül eden kısmının iadesini istemekte haklıdır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  2020/6240 Esas,  2021/746 Karar sayılı kararı). Bu nedenle, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekili, malzemelerin davacı yanca alındığını belirtmiş, ayrıca derdestlik itirazında bulunmuştur. Taraflar arasında İstanbul 7.Asliye Ticaret  Mahkemesinde görülen davada verilen kararın İstanbul BAM 43.Hukuk Dairesinin 14.06.2024 tarihli ve 201/253 Esas, 2024/947 Karar sayılı kararı ile kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu, davacının davalıdan otomasyon  ve iletişim, muhtelif giyim, oto gaz satış adı altında fatura alacağı talebinde bulunduğu, talebin kısmen  kabulüne karar verildiği, kararın kesin olduğu görülmektedir. İki davanın konusu farklı olduğundan  davalı vekilinin derdestlik itirazı yerinde değildir. Yine, davalının almış olduğu bu nakdi  yatırım bedeli ile istasyona harcamalar yapmış olması sözleşme hükmüne göre sözleşmenin süresinden önce davalı yanca feshi halinde kalan süreye tekabül eden miktarının iade edilmesine engel bir durum olmadığından bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı  tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 4.302,64 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.29.01.2025<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun  miktarına göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce53f1a1c250e595","SID":"e7ae09ccb7493ad3"}}