{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/2316 - 2024/2127<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/2316 <br>KARAR NO\t: 2024/2127<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/1 E.  -  2022/630 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24/10/2022 tarih ve 2022/1 E. - 2022/630 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:                                          <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında, taş ocağından çıkan taşın müvekkiline ait araçlarla nakliyesi ve satışı konusunda anlaşma yapıldığını, anlaşmaya göre maliyet artışlarında (motorin, elektrik vs.) fiyatın da güncelleneceğini, müvekkilinin sahibi olduğu taş ocağından, sözleşmede belirtilen yerlere götürülmesi için davalı şirkete taş teslim edildiğini ve buna ilişkin fatura kesildiğini, taş teslimi karşılığı bedelin çekle ödenmesi gerektiğini, 21.10.2021 tarihinden önce taş teslimi yapıldığını, davalının da çekle borcunu ödediğini, ancak daha sonra aldığı taş ve hizmetin bedelini 21.10.2021 tarihinden sonra yapılan taş teslimine ilişkin müvekkilinin 6 adet fatura kestiğini ve davalıya internet ortamında gönderdiğini, davalı tarafından 14.11.2021 ve 07.11.2021 tarihli faturaların red sebebi olarak, internet ortamında iletilen faturalara \"cari hesap uyuşmazlığı nedeniyle red edildi\" ibaresi notunun düşüldüğünü, davalının, fatura bedellerini ödemekten kaçındığını, bu nedenle fatura bedellerinin tahsiline yönelik davalı aleyhine Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2021/16561 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını ileri sürerek, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2021/16561 Esas sayılı dosyasında yapılan borçlunun takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\tDavalı vekili, müvekkilinin, davacıdan herhangi mal ve hizmet almadığını, verildiği iddia edilen hizmetlerin faturalarının da müvekkilince kabul edilmediğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin daha önce var olan borcunu 21.10.2021 tarihli çekle ödediğini, bu ödemeden sonra kalan herhangi bir borcun bulunmadığını, ilgili faturalara husumet yönünden itiraz ettiklerini savunarak, davanın reddini, talebe konu miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.  <br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, BS beyan formuna göre 2021 yılında davacının davalıya hitaben <br>düzenlediği faturaların toplamının KDV hariç 1.832.325,08 TL olduğu, bu duruma göre davacı tarafça <br>davalıya, 2021 yılında KDV hariç 1.832.325,08 TL tutarında satış yapıldığı, davalının BA beyan formuna göre 2021 yılında davacıdan aldığı faturaların <br>toplamının da yine KDV hariç 1.832.325,08 TL olduğu, davalı tarafça davacıdan 2021 yılında <br>KDV hariç 1.832.325,08 TL tutarında mal ve hizmet alımı yapıldığı ve bu tutardaki faturanın <br>davalının ticari defterlerine kaydedildiği, KDV hariç toplamı 1.832.325,08 TL olan faturalar yönünden tarafların <br>ticari kayıtlarının birbirini teyit ettiği, davacının ticari kayıtlarına göre davalı adına KDV dahil 2.213.339,79 TL bedelli 20 adet fatura düzenlendiği, bu faturalara karşılık olarak davalı taraftan 1.900.000,00 TL tahsilat yapıldığı, sonuç itibariyle davacının davalıdan 313.339,79 TL alacağının kaldığı ancak davalı tarafça takip dayanağı 07.11.2021 tarih,  KDV dahil 65.976,89 TL tutarlı ve 14.11.2021 tarih, KDV dahil 18.498,09 TL tutarlı iki faturaya itiraz edilerek, bu faturaların iade edildiği, iade edilen faturalar mahsup edildiğinde dahi davacının kendi defterlerindeki kayıtlara göre davalıdan 228.864,81 TL alacaklı olduğu, davada ki asıl uyuşmazlığın, davalı yanca itiraza uğrayan 07.11.2021 tarih, KDV dahil 65.976,89 TL tutarlı ve 14.11.2021 tarih, KDV dahil 18.498,09 TL tutarlı iki adet faturadan kaynaklandığı, davalının, cevap dilekçesinde fatura içeriklerine ilişkin hiçbir beyan ve itiraz ileri sürmediği, mal ve hizmet satın almadığını, daha önce var olan borcunu da çek ile ödediğini savunduğu, davacı tarafça, aralarında itiraza uğrayan iki adet fatura dahil olmak üzere takip dayanağı faturalara konu mal ve hizmetin davalıya satışına dair sunulan sevk irsaliyelerine itiraz etmediği, bu irsaliyelere göre, gerek itiraza konu olan ve davacı tarafa iade edilen iki faturanın, gerekse takibe konu diğer faturaların içeriklerinin konkasör malzeme bedeli ile bu malzemelerin nakliye bedellerinden ibaret olduğu, bu durumda davacının, fatura konusu ürünleri davalıya teslim ettiğini ispatladığı, buna karşın davalının fatura bedellerini ödediğini usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, davacı yanın ticari defterlerinin, eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yapıldığı ve defter ve kayıtların birbirlerini doğruladığı, bu itibarla davacı yana ait ticari defterlerin, 6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca davalı yan ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacı lehine delil olarak kabul edildiği, her ne kadar davalı yan, bilirkişi raporuna karşı ibraz ettiği dilekçesinde, faturalara konu birim bedellerinin sözleşmeye uygun olup olmadığı veya birim bedellerde meydana gelen artışın hangi maliyet kaleminden oluşan artıştan ileri geldiği, bu maliyetlerdeki artışların gerçek bir artış olup olmadığı hususlarına ilişkin tespit ve değerlendirmede bulunulmadığı, davacı yanca nakliye birim bedellerinin artışının fahiş olduğu hususunun raporda irdelenmediği itirazında bulunulmuş ise de, bu itirazları cevap dilekçesinde bulunmayan, yeni vakıa niteliğinde bulunduğu, davalının, bilirkişi raporuna karşı sunduğu ve yeni vakıa niteliğinde olan beyan ve itirazlarının, davacı tarafça kabul edilmediği gibi ıslah yoluyla ileri sürülmediğinden, değerlendirmeye alınmadığı, davacının takip konusu faturalardan dolayı davalıdan 313.339,79 TL alacaklı olduğu, davalının itirazın haksız bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının, Ankara 19.İcra Müdürlüğü'nün 2021/16561 Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, itirazın iptaline karar verilen 313.339,79-TL'nin %20 si oranında hesaplanan 62.667,95 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine <br>karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, 24.10.2022 tarihli celsede cevap dilekçesinin ıslahı için süre talep etmelerine rağmen mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak süre taleplerinin reddine karar verilerek, savunma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, usul ve yasaya aykırı olarak yetki aşımında bulunulmak suretiyle hukuki görüş bildirildiğini, mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşmede anlaşılan tutarlarda artış yapılmasını gerektiren herhangi bir somut veri ve delil araştırması yapılmaksızın birim fiyatlarda davacı yanca yapılan artışların sözleşmeye uygun kabul edildiğini, bu değerlendirmenin eksik ve hatalı değerlendirmeye dayandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine  karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, taraflar arasındaki satım ve taşıma sözleşmesi kapsamında doğduğu ileri sürülen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında konkasör malzemesi satışı ve taşınmasına ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğu, davacı tarafça, davalıya hitaben icra takibine konu edilen faturaların düzenlendiği, söz konusu faturaların davacı defterlerinde de kayıtlı bulunduğu, davalı kayıtlarına göre de  davacıya 228.864,81 TL borç gözüktüğü, bunun dışında davalı tarafından 07.11.2021 ve 14.11.2021 tarihleri faturaların iade edildiği, ancak söz konusu bu faturalara dayanak satış ve teslimin davacı yanca ispat edildiği, dolayısıyla icra takibine konu edilen davacı alacağının mevcut olduğu, aksi yöndeki davalı itirazlarının yerinde görülmediği, davalı yanın tahkikat bitene kadar ıslah da bulunabileceği, bununla birlikte davalının cevap dilekçesini ıslah etmediği, mahkemenin ıslah için davalıya süre vermesini zorunlu kılan bir yasa hükmünün de olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 21.404,24-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 5.351,06--TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 16.053,18‬-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t5-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/12/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a2d4edff635327b","SID":"035e0e91530d3749"}}