{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1670 <br>KARAR NO: 2025/90<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/06/2021<br>NUMARASI: 2019/88 E. -  2021/288 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı,  davacı ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili davalı ile arasında gerçekleşen ticari ilişki kapsamında davalıdan 9.855,00 USD tutarında 30.06.2017 tarihli ve ... numaralı, 3.720,00 USD tutarında 28.07.2017 tarihli ve ... numaralı, 3.720,00 USD tutarında 28.08.2017 tarihli ve ... numaralı, 3.600,00 USD tutarında 26.09.2017 tarihli ve ... numaralı ve 6.540,00 USD tutarında 09.10.2017 tarihli ve ... numaralı faturalar uyarınca toplam 27.435,00-USD alacaklı olduğunu,  faturaların ödenmemesi üzerine  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası  ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının hem yetkiye hem de esasa ilişkin olarak itiraz ettiğini,  uyuşmazlığın bir para borcunu ihtiva ettiğini,  davalının  hizmet alınmadığını beyan etmesine rağmen  davacı tarafından davalıya hizmet verildiğini,  davalı aleyhine demuraj ödemesi çıktığını,  bu ödemelerin davacı tarafından  davalı adına yapılmak zorunda kalındığını, demurajın alıcı tarafından ödenmesi gereken bir bedel olduğunu, demurajın ortaya çıkmasında davacının herhangi bir kusur ve kabahati bulunmadığını, davalının sorumlu olduğu demuraj bedelinin davacıya ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  borçlu-davalının yerleşim yeri olan Ankara Mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu,  davalı müvekkilinin ... Ltd.'nden  sıfır motor ithal ettiğini, 31.03.2017 tarihinde sipariş edilen ürünlerin Derince Gümrük Müdürlüğüne ulaştığının bildirilmesi üzerine ... firmasının ... nolu konteynerinde muayeneye geçildiğini, muayeneyle birlikte açılan konteynerde müvekkilinin sipariş ettiği ürünlere ilaveten müvekkilinin siparişiyle ilgi ve irtibatı bulunmayan kullanılmış bir takım ürünlerin hatalı yüklendiğinin görüldüğünü, ürünleri ancak muayene esnasında görülebildiğini,  davalının hatalı yükleme olduğuna dair bilgi sahibi olamadığını, müvekkiline ait olmayan esasında Gürcistan yerine müvekkiline gönderilen ürünlere ilgili Gümrük Müdürlüğü'nce el koyma işlemi  yapıldığını, ihracatçı İngiliz firmasının hatalı yolladığı, yüklediği ürünlere el konulduğunu,  davalıya  ihracatçı firmanın yükleme hatasının sonuçlarının yükletilemeyeceğini, davacının davalıdan  demuraj alacağı adı altında talepte bulunamayacağını, davalının demuraj alacağı adı altında davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını,  gemilerle yapılan nakliyat işlerinde yükleme, boşaltma veya taşıma süresinin olağan süreyi aşması dolayısıyla, taşıtanın taşıyıcıya ödediği tazminatın taşıma bedeline dahil olduğunu,  taraflar arasında demuraja dair anlaşma bulunmadığını, kabul anlamını taşımamakla birlikte, davacının demuraj alacağına dayanak yapılan bekleme iddialarını belgelendiremediğini, faturaya konu alacağın ne şekilde oluştuğu, konteynerlerin özellikleri, gecikme süresi yönünden somut hiçbir delil ibraz edilmediğini, davalının konteyneri boşaltmamasının söz konusu olmadığını,  davacının konteynerini haksız yere boşaltmayıp iade etmeyen ...nün sorumlu olduğunu,  bir zarar iddiası varsa haksız fiil çerçevesinde ihbar edilen idareye yöneltilmesi gerektiğini,   takip dayanağı yapılan faturaların davalıya tebliği üzerine ... nolu faturaya Ankara ... Noterliğinden keşide edilen 16.10.2017 tarihli,  ... yevmiye nolu,  ..., ..., ..., ... nolu faturalara ise Ankara ... Noterliğinden keşide edilen 04.10.2017 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnameler içeriğinde itiraz edilerek faturaların TTK md. 21/2'ye göre iade edildiğini,  davalının  fatura içeriği hizmetleri almadığını, asıl alacağa uygulanan faiz oranı/miktarının da haksız ve fahiş olduğunu,   davanın  konteynere el koyan ...ne de ihbarı gerektiğini  savunarak, davanın reddine ve %20 oranında  kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, taraflar arasındaki deniz taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup; uyuşmazlığın, tarafların aktif ve pasif dava ehliyetlerinin olup olmadığı, varsa yetki itirazı, emtianın gümrükten çekilip çekilmediği, çekilmiş ise ne kadar süre sonra çekildiğinin ve varsa Demuraj süresi ile taşıma dolayısı ile gerçekten demuraj ücreti ödenip ödenmediği, ödenmiş ise yapılan ödemenin rayice uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas  sayılı dosyası incelendiğinde; Alacaklı ... Nak. Ltd. Şti. tarafından borçlu  ... aleyhine 25/10/2017 tarihinde toplam 27.435,00.USD (101,803,05.TL)'nin  tahsili için ilamsız icra takibi yapılmış olduğu, borçluya ödeme emrinin 30/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu  vekilinin 03/11/2017 tarihli itirazı ile takibin durduğu, iş bu davanın 13/12/2017 tarihinde İİK md 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim edilen 03/02/2021 tarihli raporda, İncelenen davacı şirkete ait 2017 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2017 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2017 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,  Davacı şirketin davalı yan ile aralarında bulunan ticari ilişkide USD para cinsinden faturalar düzenlediği bu nedenle de USD para cinsinden cari hesap kullanarak davalı yandan olan alacağını takip ettiği, Davacı şirketin düzenlediği beş adet demuraj faturasından kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 25.10.2017 tarihi itibariyle davah ...'den 27.435,00 USD alacağının bulunduğu, (Davacı şirketin 09.10.2017 tarihinde alacağı olan 27.435,00 USD 'nin TL cinsinden ticari defterlerde kayıtlı olan değeri 96.847,96 TL'dir.) Dava dışı ... A.Ş. tarafından dava ve icra takibine konu olan faturaların dayanağı olarak davacı yana toplam 21.150,00 USD bedelinde oniki (12) adet fatura düzenlemiş olduğu, işbu faturaların dava konusu olan fatura bedellerinin toplamından 6.285,00 USD (27.435,00 USD-21.150,00 USD) eksik olduğu, Davacı şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasında cari hesaba istinaden ticari ilişkinin bulunduğu ve davacı yanın tarafına düzenlenen fatura bedelini cari hesaba istinaden ödediği, Davalı şirketin icra takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü, Dosyaya sunulan ve yukarıda özetlenen taşıma belgeleri ile navlun faturası dikkate alındığında davacının davalıya karşı taşıyan sıfatına sahip olduğunun kabul edilmesi gerektiği, navlun faturasının davalı aleyhine düzenlenmiş olması ve faturada yer verilen EXW kaydından davalının taşıtan sıfatına sahip olduğunun anlaşıldığı, dava konusu taşımanın asıl-alt navlun sözleşmeleri kurularak ifa edildiği ve davacının alt taşıyan/asıl taşıtan sıfatıyla dava dışı fiili taşıyana konteyner demurajı ödediğinin anlaşıldığı, ödenen konteyner demurajımn davacının davalı sebebiyle uğradığı zarar olarak nitelendirilmesinin gerektiği, dosyaya sunulan taahhütnamelerden davalının konteyner demuraj ücreti ödemeyi üstlendiğinin açıkça anlaşıldığı, bu sebeplerle dava konusu konteyner demuraj bedelinden davalının sorumlu tutulmasının gerektiğine ilişkin görüş ve tespitlerine yer vermişlerdir. Her ne kadar davalı vekilince icra dairesine sunulan borca itiraz dilekçesi ile icra dairesinin yetkisizliği ve Ankara İcra Dairelerinin yetkili olduğu belirtilmişse de, dav konusu alacak faturaya dayalı bir para alacağı olmakla BK 89 maddesi uyarınca davacının yerleşim yeri dikkate alınarak davalı borçlu vekilinin icra dairesi yetkisine yönelik itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Dünya deniz ticareti ve hukukuna girmiş bulunan, konteyner demurajı özünde, konteyner işgaliye bedeli olmakla;  konteyner üzerinde tasarruf hakkı bulunan kişi (Davacı), gönderilenin (alıcı) belli bir süre içinde konteyneri iade etmesini ister, çünkü konteyner başka taşımalarda kullanacaktır. Bu sebeple konteynerin gönderilen tarafından iadesi için genellikle belli serbest süreler ve bunun aşılması halinde aşamalı olarak yeni süreler kararlaştırılmakta, bu süreler için, artan oranlara göre ödemelerin yapılması istenmektedir. Söz konusu ücret dolu olarak gelen konteynerlerin gemiden tahliye edildiği gün ile içerisindeki eşyanın konteynerden boşaltılıp, taşıyanın deposuna iade edildiği güne kadar geçen süre, belirlenmiş gün sayısından fazla ise taşıyana ödenen bir ücrettir. Bu ödemelere de, gemilerin gecikmesi hâlinde ödenen \"demuraj\" teriminden türetilmiş olarak \"konteyner demurajı\" denilmektedir. Konteyner demuraj taleplerinde, talep edenin, iddiasını somut delillere dayandırması gereken ve bu şekilde hukuki olarak eksik olarak değerlendirilebilecek yönlerini miııimalize eden bir yaklaşım sergilemesi gerekir. Konteyner demuraj taleplerinde somutlaştırılması gereken yönler aşağıdadır: Taşıma sözleşmesi: Taşıtan ile gönderilen arasında yapılması gereken ve navlun, demuraj gibi somut verilerin yer aldığı bir sözleşme olabileceği gibi konteyner taşımasının doğası gereği elektronik ortamda yapılan slot/konteyner tahsisi ile, hat işleticisi firmanın gemisine yükleme yapılabilmesi sağlanmaktadır. Bu durumlarda, Konteyner taşımalarında, Konşimento da taşıma sözleşmesi olarak Türk ve uluslararası hukuk (İngiliz hukuku) tarafından kabul edilmiştir. Konşimento, kıymetli evrak olarak addedilip, konşimento üzerinde kayıtlı kurallar, taşıma sözleşmesi ve malı talep eden gönderilen - alıcı için de sözleşme olarak değerlendirilir. Demuraj birim bedeli ve demuraj hesaplama şekli: Konteyner demuraj birim bedeli ve demuraj sürelerinin nasıl hesaplanacağı ve tarifeler konşimento üzerinde kayıtlı olmalı veya gönderilenin ulaşabileceği bir web adresinde olduğunun bildirilmiş olması gereklidir. Çünkü, borçlandırılan tarafın, demuraj ile ilgili yaptırımları bilmesi gerekir. Varış ihbarı: Taşıyan veya taşıtan taraf konteynerin teslim limanına varış zamanını ve/veya vardığında gönderilene varış ihbarı göndermek zorundadır. Konteyner demuraj tarifesinin, konşimentoda kayıtlı olmaması halinde, vanş ihbarında bu tarifenin yer alması veya gönderilenin, konteyneri zamanında boşaltıp iade etmemesi sebebi ile demuraj ödeyeceği belirtilmesi halinde, gönderilenin demuraj ödemesi konusunda ihbar edildiği sonucuna ulaşılabilir. Dava konusu olay, davalının İngiltere'de mukim dava dışı ... Ltd. İle yaptığı anlaşma çerçevesinde ithalatını yaptığı sıfır motorların, ... numaralı konteyner ile taşınması sonrasında davalının sipariş etmediği bir kısım emtiaların konteyner içerisinde çıkması sonucu Gümrük Müdürlüğünce eşyalara el konulduğu ve bu nedenle de davacının demuraj alacağının tahsili talebinden kaynaklanmaktadır. Taraflar arasında taşımanın ifası hususunda bir çekişme bulunmamakla birlikte esasen uyumazlık, Gümrük Müdürlüğünce el koyma kararı nedeniyle davalının demuraj bedelinden sorumlu olup olmayacağı hususunda toplanmaktadır. Dava konusu taşımaya ilişkin dosyaya sunulan ... nolu deniz yük senedi dava dışı ... tarafından düzenlenmiştir. Deniz yük senedinde konteynerin yükleten tarafından yüklenmiş ve istif edilmiş olduğuna dair kayıt yer almakla birlikte konteyner muhteviyatı eşyanın 60 Pk olarak belirtildiği görülmektedir. Deniz yük senedinin yükleteni ... Ltd., gönderileni ise ... Ltd. Şti. olarak kayıtlıdır. Yine dosyaya dava dışı ... tarafından düzenlenmiş olan teslim ordinosu da sunulmuştur ve ordinoda davacı ...'a eşyanın teslim alınması hususunda yetki verildiği görülmektedir. Dosyaya dava konusu konteynere ilişkin bir de okyanus ve karma taşıma yük senedi sunulmuştur. Bu senette yükleten dava dışı satıcı ... İth. İhr. Ltd. Şti. olarak kayıtlıdır. Bu senette teslim için başvurulacak kişi olarak davacı kaydedilmiştir. Dosyaya davacı tarafından düzenlenmiş bir taşıma senedi sunulmamış olmakla birlikte varış ihbarının davacı tarafından yapıldığı ve yine teslim ordinosunun da davacı tarafından kendisine ... tarafından verilen yetkiye binaen düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davalı ... muhatap gösterilerek düzenlenen fatura ise dava konusu taşımanın navlun bedeline ilişkindir. Buna göre davacının davalıya karşı taşıyan sıfatına sahip olduğu, taşımanın fiilen dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Navlun faturası davalı aleyhine düzenlenmiş olduğundan ve fatura üzerinde teslim şekli olarak EXW ifadesinde yer verildiğinden davalının gönderilen olmanın yanında taşıtan sıfatına da sahip olduğu kabul edilmelidir. Şu halde konteynerin süresinde iade edilmemesinden kaynaklanan bir demuraj alacağı oluşmuşsa davacı taşıyanın bu bedeli davalı taşıtandan talep edebileceği mahkemece değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere ve dosyaya celp edilen Gümrük kayıtlarından tespit edildiği üzere, dava konusu konteynerin tamamen boşaltılarak iade edilememesinin sebebi konteynerde davalının satın almadığı eşyanın da bulunuyor olması ve bu eşyaya gümrük makamlarınca el konulmasıdır. Konteynerin süresinde boşaltılarak iade edilmemesi halinde ödenen konteyner demuraj bedeli konteynerin işgaliye bedelidir. Navlun sözleşmesinde veya konişmentoda konteyner demurajı ödeneceğina dair kayıt bulunması halinde veya ayn bir taahhütte bulunulmuşsa bu taahhüde göre taşıyan, taşıtandan veya (şartlan gerçekleşmişse) gönderilenden demuraj ücreti talep edebilir. Konteyner demurajının işlemesi ve talep edilebilmesi için taşıtanın/gönderilenin gecikmede kusurunun bulunması da gerekli değildir. Dosyaya davalı Motorsan Dizel tarafından imza ve kaşe edilmiş 21/03/2017 tarihli Demuraj Taahhütnamesi ile aynı içerikli ikinci bir taahhütname daha bulunmaktadır. Bu taahhütnameler gereği davalı ...'in konteynerin boşaltılarak iade edilmemesinden kaynaklanan gecikme bedelini ödemekle yükümlü olması gerektiği bilirkişilerce de açıklanmıştır. Dosyaya celp edilen Gümrük kayıtları incelendiğinde, davaya konu motor emtiasının bulunduğu  ... numaralı konteynerin 26/03/2017 tarihinde boşaltma limanı olan Gebze Limanına ulaştığı, davalının Gümrük Müdürlüğü nezdinde karşılaştığı problemler nedeniyle  davacı tarafınca serbest sürenin 6 gün  uzatıldığı anlaşılmaktadır. Dosyaya Varış ihbarnamesi de sunulmuş olmakla, varış ihbarının tarihi ise 27/03/2017; davalının Ordinoyu teslim alma tarihi ise 30/03/2017'dir. Dosyaya sunulan konteyner hareketlerini gösteren belgeye göre Konteynerlar 18/04/2019 tarihinde boş olarak iade edilmiştir.Buna göre bilirkişilerce yapılan hesaplamaya göre; Tahliye: 26.03.2017 Serbest süre Bitiş: 01.04.2017 Uzatma + 6 Gün: 07.04.2017 İlk 5 Gün : 75-USD x 5 Gün = 375.00 USD Kalan Günler: 120-USDx 225,5 Gün=27,060.00 USD Toplam: 27.435,00 USD demuraj bedeli hesap edilmiştir. Davalının ödemekle yükümlü olduğu konteyner demurajı esasen davacının fiili taşıyana ödediği bedel kadardır. Zira davalı ile davacı arasında ayn bir tarife belirlenmemiş olduğundan davacının konteynerin iade edilmemesinden kaynaklanan zaran dava dışı asıl taşıyan ... tarafından adına düzenlenen fatura ve ödediği bedelden ibarettir. Dosyada alınan bilirkişi raporundaki mali ve teknik değerlendirmede belirlendiği üzere; dava dışı ... AŞ tarafından dava va icra takibine konu olan faturaların dayanağı olarak davacı adına toplam 21.150,00 USD bedelinde 12 adet fatura düzenlendiği, bu bedellerin ise davacı ile dava dışı ... AŞ arasındaki cari ilişki kapsamında ödendiği  tespit olunmuştur. Bu tespit kapsamında mahkemece davacı vekiline  6.285,00USD bedel bakımından ayrıntılı delil ve açıklamaları sunmak üzere verilmiş olup, davacı vekilince bu hususta mahkemeye açıklama ile herhangi bir delil sunulmamıştır.  Davalının imzaladığı dosyaya sunulan demuraj taahhütnameleri de dikkate alındığında dava dışı ihbar olunanın bir eylemi veya uygulaması konteynerin iade edilememesine sebep olsa dahi davalının söz konusu taahhütlerden kaynaklanan sorumluluğunun ortadan kalkmayacağı, kaldı ki demuraj oluşumuna davacının kusurlu bir eyleminin sebep olmadığı da dosya kapsamında sabit olduğundan davalının davaya konu demuraj bedelleri nedeniyle davacıya karşı sorumluluğu bulunduğu mahkemece kabul edilmiştir. Bu aşamada davalı vekiline her ne kadar davalı şirkete ait ticari defterlerin incelenmesi talep edilmişse de, davalı vekilinin demuraj faturası bakımından bir ödeme iddiası bulunmadığı değerlendirilerek dava sonucuna  sonuca katkı sağlamayacağı değerlendirildiğinden reddine karar vemek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle ve dosyaya sunulan belgelere göre, davacının davalıya karşı taşıyan sıfatını haiz olduğu, navlun faturasının davalı adına düzenlenmiş olması nedeniyle ve faturada bulunan EXW kaydından davalının taşıtan sıfatını haiz olduğu, davacının dava dışı fiili taşıyana konteyner demuraj bedelini ödediği, ödenen bedelin davacı tarafça davalı sebebiyle uğranılan zarar olarak değerlendirilerek, davacı tarafça dava dışı fiili taşıyana ödediği tespit olunan bedel bakımından davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. \"  gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile  İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 21.150,00USD asıl alacak bakımından devamına, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  takdiren asıl alacağın %20 oranı üzerinden hesap edilen 15.696,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, reddedilen bedel bakımından şartları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı  vekilince ve  davalı vekilince ayrı ayrı  istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının da kabul ettiği üzere taraflar arasında bir taşıma sözleşmesi bulunduğunu,   davacının bu  sözleşme kapsamında tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, buna rağmen  konteynerlerin zamanında boşaltılmadığını, konteyner demurajı oluştuğunu,  gerekçeli kararda da demurajın oluştuğunun tespit edildiğini ancak  6.285,00.-USD'lik  demuraj alacağı kısmının reddinin hatalı olduğunu, davacının ticari defterlerinde davalının t27.345,00.-USD  borcu olduğunun sabit olduğunu, taleplerinin 27.435,00 USD olduğunu, ancak alt taşıyıcı ile müvekkili şirket arasında  cari hesap ilişkisi olmasından dolayı gerekli ödeme yapılmasına rağmen fatura sunulamadığını, bilirkişilerce yapılan hesaplamanın  toplam 27.435,00 USD demuraj bedeli  olduğunu, buna göre taşıma sözleşmesi, demuraj alacağı, davalının sorumluluğu dosyada sabitken mahkemece  6.285,00.-USD demuraj alacağının reddine yönelik karara itiraz ettiklerini, icra inkar tazminatına ve belirlenen vekalet ücretine de  itiraz ettiklerini, asıl alacağın %20'si oranı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedildiğini, işbu alacak oranına itirazları olmamakla birlikte  belirlene  tutara itirazları bulunduğunu, yabancı para cinsinden açılan davada karar tarihindeki efektif kur oranı belirlenerek tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin de  karar tarihindeki efektif kur oranı dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2019/6569 Esas,  2019/16794 Karar sayıl kararının emsal olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bu kapsamda kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının davacı şirkete ''Bakiye Demuraj Alacağı'' adı altında bir borcu bulunmadığını,   dava konusu olayda, davalı ve davacı  arasında  taşıma hususunda ticari ilişki kurulduğunu,  taşıma işinin gerçekleştirildiğini,  taşıma bedelinin tamamının  da davacı şirkete ödendiğini,  bilirkişi heyeti raporunun 11. sayfasında, davacı tarafından düzenlenmiş bir taşıma senedi sunulmamış olmakla birlikte sadece varış ihbarının davacı tarafından yapıldığı ve yine teslim ordinosunun da davacı tarafından dava dışı ...ping tarafından verilen yetkiye binaen düzenlenmiş olması nedeniyle müvekkilinin demuraj alacağında sorumlu olduğu değerlendirilmiş ise de, bu tespitlerin müvekkili şirketle davacı arasında demuraj alacağı olduğuna kesin gözüyle bakılması için yeterli olmadığını,  mahkemece hatalı değerlendirme içeren bilirkişi raporu benimsendiğinden, hükmün de hukuka aykırı olduğunu,  davalının  konteynerin  beklemesinden dolayı kusuru olmadığını,  sorumluluğu da bulunmadığını, davalının ... Ltd.ile yaptığı görüşme sonrasında bir kısım sıfır motorların ithali konusunda uzlaştığını, 31.03.2017 tarihinde sipariş edilen ürünlerin Derince Gümrük Müdürlüğüne ulaştığının bildirilmesi üzerine ... firmasının ... nolu konteynerinde  muayeneye geçildiğini, konteynerde davalının  sipariş ettiği ürünlere ilaveten  davalının siparişiyle ilgi ve irtibatı bulunmayan kullanılmış bir takım ürünlerin hatalı yüklendiğinin  görüldüğünü, hatalı yükleme olduğuna dair davalının önceden  bilgisinin olmadığının, davalıya ait olmayan, esasında Gürcistan yerine müvekkiline gönderilen ürünlere ilgili Gümrük Müdürlüğü'nce el konulduğunu, ... Ltd.'in davalının  sipariş etmediği ikinci el ürünleri sehven müvekkiline gönderdiğini yazı ile belirttiğini, davalının ithal ettiği ürünlerin de aynı (..., ... nolu) konteynere  yüklendiğini, el koyma kararı nedeniyle mahrece iade işlemleri yapılmadığından, konteynerin de  boşaltılamadığını,  idarece mahrece iade işlemleri yapılmayacak ise ürünlerin yediemin deposuna alınarak konteynerin iadesi gerekirken bu yapılmayarak ayrıca davacının zararınına sebep olunmuşsa bundan sorumlu olanın  idare olduğunu, zira idarenin yapmış olduğu el koyma işleminin hukuka aykırı olduğunu, konteynerin  bekleme süresi boyunca müvekkilin temerrüte düşmediğinden, sorumluluğu doğmayacağını, davanın ihbar edileni olan Ticaret Bakanlığı Doğu Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü'nce konteynere el konulması/iade edilmemiş olması sebebiyle söz konusu zararın doğduğunu, davacının zarara uğramasına sebep olanın esasında,  ihbar edilen idare olduğunu, raporda  davalının  21.03.2021 tarihli Demuraj Taahhütnamesi bulunması nedeniyle davacının zararına katlanmasına kanaat getirilmişse de davalının bekleme ve gecikmede herhangi bir kusur ve sorumluluğu olmadığını, bilirkişi raporunun, yalnızca davacı ve dava dışı ... AŞ 'nin defterleri üzerinde inceleme yapıldığını, davalı şirket defterleri üzerinde de inceleme yapılması gerektiğini,  faturaların iade edildiğini, davalının fatura konusu hizmetleri almadığını,  reddolunan miktar üzerinden, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,  davacının talep edebileceği alacağın, dava dışı fiili taşıyana ödediği bedel olabileceğinin belirtildiğini, davacının ise, ödediği bedel zaten belirli iken çok daha fazla tutarlı faturalar kestiğini,  bu haksız tutar için icra takibi başlattığını, ... şirketinin fatura tutarları ile davacı firmanın davalıya  kestiği fatura tutarları arasında fark bulunmadığını,  davacının esasen ödemesini yapmadığı tutarlar için müvekkiline fazladan fatura kestiğini, bu itibarla, davacının ödediği tutardan fazlasına ilişkin talepte bulunmasının açıkça kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, konteyner gecikme bedeli (konteyner demuraj bedeli) alacağının tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili ve  davalı vekilince, yasal süresi içinde ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 30.06.2017 tarihli ve 9.855,00 USD  bedelli, 28.08.7 tarihli ve 3.720,00 USD bedelli,  28.08.2017 tarihli, ve 3.600,00 USD bedelli,  26.09.2017 tarihli ve 6.540,00 USD bedelli, 09.10.2017 tarihli ve 6.540,00 USD bedelli olmak üzere toplam  27.435,00 USD (101.803,05 TL) alacak yönünden 25.10.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı,  takip dayanağı olarak   bu faturaların gösterildiği, ödeme emrinin 30.10.2017 tarihinde tebliğ edildiği,  davalı tarafından 03.11.2017 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Deniz yoluyla eşya taşınmasında kullanılan konteynerin taşıyan tarafından sağlanmışsa, taşıtan veya gönderilen tarafından konteynerin kararlaştırılan serbest süre sonunda, eğer kararlaştırılmış bir süre yoksa, makul süre sonunda taşıyana iadesi gerekir. Aksi takdirde bu gecikme nedeniyle taşıyanın gecikme bedeli talep hakkı doğar. Talep hakkının kapsamı, öncelikle taraflar arasındaki navlun sözleşmesinde veya konşimentodaki hükümlere göre belirlenr  (ALGANTÜRK LIGHT, Didem, \"Konteyner Taşımacılığında Uygulamada Ortaya Çıkan Hukuki Sorunlar\", İstanbul Kültür Ü.H.F.D, C:16, S:2-3, s.23-25).  Navlun sözleşmesinde ya da konşimentoda bu konuda bir düzenleme yoksa, konteyner gecikme bedeli genel hükümlere göre belirlenir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı uyarınca da konteyner demurajı ücretinin kaynağı genelde konişmento veya taşıma sözleşmesidir. Demuraj ücreti ödemekle yükümlü olanın sorumluluğunun öncelikle sözleşme veya konişmentoya göre belirlenmesi gerekir (Yargıtay 11. HD'nin 2008/10839 Esas - 2010/2527 Karar, 08.03.2010 tarihli kararı; aynı Dairenin 2015/1669 Esas - 2016/481 Karar, 19.01.2016 tarihli kararı ve aynı Dairenin 2015/2967 Esas - 2015/8406 Karar sayılı kararı).Dava, konteyner demuraj alacağına ilişkin olup, davacı, fiili taşıyana ödediğini iddia ettiği demuraj bedelinin davalı taşıtandan rücuen tahsili talebinde bulunmaktadır. TTK'nın 1200.maddesinde, navlunun borçlusunun taşıtan olduğu düzenlenmiştir.  Ödeme yükümlülüğünün doğması başlığını taşıyan TTK'nın 1203. maddesi \"(1) Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur\" şeklindedir. TTK'nın 1207. maddesinin başlığı \"Gönderilenin eşyayı teslim almaması hâlinde\"dir. Maddenin ilk fıkrasında, gönderilen, eşyanın teslimini isteme  hakkını kullanmazsa, taşıtanın navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamının ve bilirkişi raporunun incelenmesinde; ... numaralı konişmentonun dava dışı ... tarafından düzenlediği, yükletenin ... Ltd., gönderilenin ... Ltd.Şti.olarak belirtildiği,  davalının yurt dışından ithal ettiği emtiaların ..., ... numaralı konteynerle İngiltereden Türkiyeye taşındığı, ... numaralı  konişmetonun  ... Ltd.tarafından düzenlendiği, burada yükletenin  dava dışı satıcı ... olduğu,  teslim için başvurulacak kişinin davacı olarak belirtildiği,  davacının sunduğu bir taşıma senedi bulunmadığı, ancak varış ihbarının davacı tarafından yapıldığı, varış ihbarnamesinde alıcının davalı olarak belirtildiği,   teslim ordinosunun da davacı tarafından kendisine ... tarafından verilen yetkiye binaen düzenlendiği, navlun faturasının  davalı adına davacı tarafından düzenlendiği, zaten davalının da  davacı ile  taşıma konusunda ticari ilişki kurulduğunu kabul ettiği, bu bilgilere göre  davacının akdi taşıyan, davalının gönderilen ve taşıtan, dava dışı ...'in  ise fili taşıyan  olduğu,  dava konusu konteynerin  süresinde boşaltılıp teslim edilmemesinin sebebinin  konteynerde davalının satın almadığı eşyanın da bulunması ve   bu mallara gümrük müdürlüğünce  el konulması olduğu  anlaşılmaktadır. Bu bilgi ve tespitlere göre taşıtan ve gönderilen durumundaki  davalının demuraj ücretinden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı vekili,  davalının iade ettiği ürünlerin bulunduğu konteynerde  farklı ve ithal etmediği ürünlerin de bulunduğunu, bu sebeple Gümrük Müdürlüğünce el koyma kararı verildiğini ve davalının  konteyneri boşaltamadığını, konteynerin boşaltılamamasında kusuru bulunmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de,   yük alıcısından kaynaklanan sebeplerle konteynerin tesliminin gecikmesi, davacıya karşı ileri sürülemez.  Somut olayda, emtianın gümrükten çekilmemiş olduğu ve konteynerin bu şekilde bekletildiği dikkate alınarak, bilirkişi kurulunca, tahsis süresi (serbest süre) sonuna kadar konteyneri boşaltıp iade yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının bu nedenle ortaya çıkan ve fiili taşıyanın davacıdan tahsil ettiği  demuraj bedelini davacıya ödemek yükümlülüğü altında olduğu anlaşıldığından mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur. Davalı defterleri üzerinde de inceleme  yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacı, dava dışı fiili taşıyana ödediği demuraj bedelini davalının sorumlu olduğunu belirterek davalıdan talep etmekte olup somut uyuşmazlıkta davalın defterlerinin incelenmesinin sonuca bir etkisi olmayacağından bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı vekili, reddedilen miktar yönünden kötüniyet tazminatı hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, dosya kapsamı itibariyle davacının kötüniyeti sabit olmadığından bu talebin reddi de yerinde olmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davalının ödemekle yükümlü olduğu demuraj ücreti, davacı akdi taşıyanın fiili taşıyan dava dışı ...'in  ödediği miktar kadardır. Davacı taraf, dosyaya sunulan faturalara ve ödeme belgelerine göre dava dışı fiili taşıyan ...'e 27.435,00 TL ödemiştir.Bunu aşan miktarın davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşıldığından  mahkemece fazla istemin reddi yerinde olmuştur. Davacı vekili, müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretinin ve icra inkar tazminatının, dava değerinin  karar tarihindeki  TCMB'nin efektif satış kuruna göre belirlenmesi ve buna göre hesaplanması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; döviz üzerinden açılan davalarda dava değeri, dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığına göre tespit edilip belirlenir. Yani her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir. Yargılama sonunda dava tarihindeki kur dikkate alınarak kabul ve ret miktarına göre belirlenen değer üzerinden   vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı hesaplanır ve hükmedilir. Bu nedenlerle, mahkemece dava tarihindeki kur üzerinden TL olarak belirlenen değer üzerinden vekalet ücretine ve bu kapsamda kabul edilen alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya  uygun olup   davacı vekilinin istinaf sebepleri de  yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı ve davalı vekillerinin  istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 3.961,49‬ TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.29.01.2025<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ca441bc9c4313a4d","SID":"b277860c02fcb524"}}