{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1906 - 2024/2126<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1906 <br>KARAR NO\t: 2024/2126<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/280 E.  -  2022/133 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/05/2022 tarih ve 2021/280 E. - 2022/133 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin 2017 yılından beri çeşitli kurum ve kuruluşlara medikal ürünler başta olmak üzere malzeme tedarik eden bir firma olduğunu, ticaret unvanının kılavuz unsuru da olan \"...\" markasını ticari faaliyetlerinde kullanarak ilgili sektörde tanınır hale getirdiğini, davalının ise ... şirketler grubu bünyesinde Covid-19 pandemisinden sonra ortaya çıkan medikal malzeme ihtiyacı dolayısıyla 2020 senesinde faaliyetlerine başladığını, taraflar arasında, davalının kurulduğu tarihten bu yana ticari ilişkilerinin olduğunu, ayrıca müvekkili ile davalının bağlı olduğu ... grup şirketlerinin uzun yıllardır birlikte iş yaptıklarını ve tarafların hissedarlarının birbirlerini tanıdığını, davalının, müvekkilinin marka olarak kullandığını ve ticaret unvanının kılavuz unsuru olduğunu bildiği \"...\" esas unsurlu markayı 09 ve 10. sınıflara giren mallarda kötü niyetli olarak kendi adına tescil ettirdiğini, davalının 2020/148791 sayı ile tescilli \"...\" markası mevcut iken, müvekkilinin ticaret unvanının kılavuz unsurunu da ihtiva eden ve huzurda davaya konu edilen 2021/031031 sayılı markanın tescilini de yaptırmasının, kötü niyetin açık bir tezahürü olduğunu, davalının bu markasının, müvekkilinin ticaret unvanı ve tescilsiz olarak kullandığı markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu ileri sürerek, davalıya ait 2021/031031 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili, davacının dava konusu edilen markaya, tescilsiz kullanımı sonucunda bilinirlik kazandırmadığnı ve ayırt edici hale getirmediğini, dava konusu markayı piyasada ve ticari faaliyetleri esnasında gerçek, aktif ve ciddi bir şekilde kullandığını ispatlayamadığını, müvekkilinin ise sağlık ve medikal alanlarında 22.06.2020 tarihinden beri faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin dahil olduğu ... grup şirketlerinin, 1971 tarihinden beri Türkiye çapında farklı birçok alanda faaliyette bulunduğunu, bu grup şirketlerinin 30 yılı aşkın süredir markalarını aynı stilde ve yazım karakterinde kullandığını, müvekkilinin  sosyal medya hesaplarında Temmuz 2020’de \"...+şekil\" ibareli markasal kullanımları mevcut iken davacının da Ekim 2020’de \"... ...\"  ve Kasım 2020’de  \"...+şekil\" şeklinde markasal kullanımlarda bulunduğunu, müvekkilinin, dava konusu edilen işareti davacıdan yaklaşık 4 ay önce kullanmaya başladığını, müvekkilinin dahil olduğu ... grup şirketlerine özgü bu markasal tasarımın özgünlük ve yaratıcılıktan uzak bir şekilde davacı tarafından taklit edildiğini, davacının markasal kullanımlarının, müvekkilinin ticari hayattaki tanınmışlığından yararlanmak için gerçekleştirildiğini, davacının \"...\" markalı hiçbir ürününün bulunmadığını, davacının, müvekkiline ait ürünleri kendisi üretiyormuş gibi sosyal medya paylaşımlarında bulunmasının, kötü niyetini gösterdiğini, her ne kadar davacı müvekkilinden önce kurulmuş ise de, davacının dava konusu edilen işareti, müvekkilinin markasal kullanımlarından daha sonraki bir tarihte kullanmaya başladığını, nitekim davacının 15.06.2020 tarihinde ticaret siciline yansıtılmış olan faaliyet alanı değişikliğinden sonra, Kasım 2020 tarihinde medikal sektöründe “...” markasını kullandığını, davacının satışa sunduğu hiçbir ürün bulunmazken dava konusu işaretin davalı tarafından medikal sektöründe tanıtıldığı ve bu işarete davacı tarafından ayırt edicilik kazandırıldığı iddialarının dinlenemeyeceğini, davacının web sitesinde müvekkilinin \"...\" markalı maskelerini kendi ürünü gibi sunması karşısında kendisine ihtarname keşide edildiğini, davacının “medikal maske” ürününde markasal bir kullanımı yokken huzurdaki davayı açmasının hukuken mümkün olmadığını, kullanmama definde bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının, dava konusu edilen \"...\" işaretini, Kasım-Aralık 2020 tarihlerinden itibaren, “Medikal malzeme, esasen cerrahi yüz maskesi tedariki ve satışı” hizmetlerinde markasal hüviyette kullandığı, ancak davacının gerçek hak sahipliğine gerekçe olarak gösterdiği bu kullanımların, SMK'nın 6/3 maddesi hükmünde aranan  \"yoğun\" ve \"sıkı\" kullanım niteliğinde olmadığı, dava konusu 2021/031031 sayılı marka üzerinde davacının SMK m.6/3 hükmü uyarınca gerçek hak sahipliği sıfatı bulunmadığından, davacının bu sebeple anılan markanın hükümsüzlüğünü talep edemeyeceği, SMK'nın m.6/6 uyarınca ticaret unvanlarına tanınan korumanın, fiilen kullanıldığı faaliyet konularını kapsadığı, dava konusu edilen 2021/031031 sayılı markanın esas unsuru olan \"...\" ibaresinin, dava konusu edilen markanın başvuru tarihi olan 26.02.2021 tarihinden önce 24.08.2017 tarihinde, ticaret siciline davacı adına usulünce tescil edildiği ve 11.06.2020 tarihinde değiştirilmiş olan \"... İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Makina Medikal İthalat İhracat Ticaret Ltd. Şti.\" şeklindeki ticaret unvanının ayırt edici unsuru olduğu, ayrıca davacının bu markayı \"medikal malzeme, esasen cerrahi yüz maskesi tedariki ve satışı\" hizmetlerinde fiilen kullandığı, dava konusu markanın kapsamına giren “tıbbi amaçlı ve koruyucu tıbbi cihaz, malzeme, teçhizat” şeklinde özetlenebilecek mallar  ile  “medikal malzeme, esasen cerrahi yüz maskesi tedariki ve satışı” hizmetlerinin benzer/ilintili hizmetler olduğu, bu halde, dava konusu edilen markanın birebir aynı biçimde, yani başkaca unsurlardan yoksun olarak ve davacının ana faaliyet alanları olan satış hizmetlerine konu ürünlerde marka olarak kullanılmak üzere tescil edildiği, bu durumun, SMK m. 6/6 hükmünde düzenlenmiş olan ticaret unvanı koruması kapsamına aykırı olduğu, bu nedenle davalının markasının kapsamına giren ve “tıbbi amaçlı ve koruyucu tıbbi cihaz, malzeme, teçhizat” şeklinde özetlenebilecek emtianın tamamı açısından, somut olayda, davacının ticaret unvanından kaynaklanan haklarının korunmasını talep edebileceği ve buna dayalı olarak da dava konusu edilen markanın hükümsüzlüğü nedeninin gerçekleştiği, davacı ve davalı ile davalının bağlı olduğu ... şirketler grubu arasında, 15.04.2020 tarihinden beri ticari bir ilişkinin kurulduğu, bu ilişkinin davacının, davalının bağlı olduğu şirkete “ateş ölçer” satışı, davalı/bağlı olduğu şirketlerin de davacıya “maske imalat makinası” ve “3 katlı maske” satışı yönünde olduğu, dava konusu markanın başvuru tarihi olan 26/02/2021 tarihinden iki gün önce davalı vekili tarafından düzenlenen ihtarname içeriğine göre, davalının, davacı yanın \"...\" esas unsurlu markasal kullanımlarından haberdar bulunduğu, yine bununla birlikte, dava konusu marka başvuru tarihinden önce, davacı ile davalı ve davalının bağlı olduğu ... şirketler grubu arasında, davaya konu emtianın ticaretini de içerecek şekilde ticari ilişki olduğu, buna göre tarafların birbirlerinin faaliyet gösterdiği ticari sektör ve ticari faaliyetlerinde kullandıkları markalardan haberdar bulundukları, davalı yanın, davacının ticari faaliyetlerinde \"...\" esas unsurlu markasal kullanımı bulunduğunu bilmesine rağmen, bu markasal kullanım ile ayırt edilemeyecek derecede benzer davaya konu markayı tescil ettirmek istemesinin ticari dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı, davalı yan her ne kadar davacının \"...\" esas unsurlu markasal kullanımlarının kendisine ait \"...\" esas unsurlu marka haklarını ihlâl ettiğini ileri sürse de, bu savunma argümanının karşılığının, davacının tescilsiz markasal kullanımına konu işaret ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bir işareti davacının ticari faaliyetlerinin bulunduğu emtia üzerinde davalının kendi adına tescil başvurusuna konu etmek olmadığı, başka bir deyişle davalının, davacıya ait \"...\" ibareli markasal kullanımlarının kendisine ait tescilli marka haklarına ihlal oluşturduğunu düşünüyorsa, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması gibi hukuki yollara tevessül etme imkanı varken, bu imkanı değerlendirmeyip, davacının önceki tarihli ticaret unvanının esas unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi ile iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer davaya konu ibareyi marka olarak tescil ettirmek istemesinin ticari dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığı, dolayısıyla, davalı yanın dava konusu marka tescil başvurusunda bulunurken kötü niyetli olduğu, bu nedenle SMK m.6/9 hükmü uyarınca da davacının, dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2021/031031 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine  karar verilmiştir.<br>          <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, somut olayda müvekkilinin değil, aksine davacının kötü niyetinin söz konusu olduğunu, 26.02.2021 tarihinde tescil başvurusuna konu edildiği ve 06.09.2021 tarihinde tescil edildiği bilinen ve dava konusu olan müvekkiline ait markaya davacı tarafından, ticaret unvanı olarak kullanıldığı gerekçesi ile hiçbir şekilde itirazda bulunulmadığını, bu durumun, davacı tarafın marka bültenini takip etmemesinden öte markalaşmak gibi bir amacının olmamasından kaynaklandığını, davacının üretimden ziyade medikal sektöründeki ismi ve tanınırlığı yüksek müvekkili gibi firmalardan aldığı ürünleri sattığını, davacının beyanının aksine 2017'den beri değil, 2020 yılında müvekkilinin ticaret unvanını almasından tam bir hafta önce ticaret unvanı değişikliğine giderek medikal sektörüne dahil olduğunu, davacının ve müvekkilinin sektör benzerliği haricinde yaptıkları işin hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, davacının, şirket ismi adı altında logosunu kullanacak bir faaliyet sergilemediğini ve yine bu logoyu kullandığı bir ürünü satışa sunmadığını, bu logoyu ticari faaliyetleri sırasında aktif, yoğun ve gerçek bir şekilde kullanmadığını, tescilsiz bir markanın yoğun, sürekli ve düzenli kullanımının yanında, ayırt edici nitelik taşıması ve hedef tüketici tarafından tanınması ve ayrıca, haksız rekabet hükümlerinin şartlarını tam olarak sağlaması gerektiğini, ticari itibarı yüksek bir firma olan müvekkil şirketin tescilli markasını, kötü niyetli olarak tescilsiz kullandığını iddia eden davacının, mesnetsiz iddiasının kabulü ile müvekkili markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin tamamen haksız olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>   <br>GEREKÇE\t: Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı Şirketin istinaf dilekçesinde, davacının dava konusu marka üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi anlamında hak sahibi olmadığı ileri sürülmüş ise de ilk derece mahkemesince, anılan hükümde öngörülen koşulların gerçekleşmediği ve SMK'nın 6/3 maddesi kapsamındaki hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı kabul edildiğinden, bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığı, dava konusu başvuru markanın asli unsuru olan \"...\" ibaresinin, davacının ticaret unvanının da çekirdek kısmını oluşturduğu, davacının fiili faaliyet alanı ile dava konusu marka kapsamındaki mallar arasında da benzerlik bulunduğu, dolayısıyla “tıbbi amaçlı ve koruyucu tıbbi cihaz, malzeme, teçhizat” malları yönünden SMK'nın 6/6 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, öte yandan ilk derece mahkemesince de kabul edildiği üzere taraflar ve davalının dahil olduğu grup şirketleri ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğu, dolayısıyla davalı tarafın, davacının ticaret unvanından ve markasal kullanımlarından haberdar olduğu, buna rağmen dava konusu markanın tescil ettirilmesinin kötü niyetli bulunduğu, dolayısıyla dava konusu markanın tümden hükümsüzlüğü koşullarının gerçekleştiği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2025  \t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a1a3a4dd8abf0926","SID":"e4fa89b4a6a3c4d5"}}