{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/195 <br>KARAR NO\t: 2025/101<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/772 ESAS 2021/870 KARAR<br><br>DAVACI\t: ...  -...-  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...- ...<br>DAVALI\t: ...  -...- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...-  ADANA<br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 15/01/2025\t<br>YAZIM TARİHİ                    : 15/01/2025<br><br>Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  14/10/2021 tarih ve 2018/772 Esas 2021/870 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİALARIN ÖZETİ                                                                                                 :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 09.05.2013 tarihinde davalı ...'ın sahibi ve hissedarı olduğu ... Transport...Ltd.Şti.'de uluslararası tır şoförü olarak işe başladığını, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca uluslararası tır şoförü olarak yurt dışına çalıştığını, müvekkilinin işe girerken işveren,  şirkete ait araca ve taşınan emtiaya kasten veya ihmal suretiyle herhangi bir zarar getirilmeyeceğinin teminatı olarak işverenin İstanbul Şube sorumlusu ...'ın denetim ve gözetimi altında toplam 35.000,00.TL bedelli 5 adet tarihsiz teminat senedi aldığını, müvekkilinin işçilik alacak ve haklarının ödenmemesi nedeniyle Kartal 3. Noterliği'nin 23 Ocak 2015 tarih ve 03144 yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek iş akdini haklı nedenle feshettiğini, bu ihtarında özet olarak ödenmeyen tüm işçilik alacaklarını ve kendisinden teminat olarak alınan 5 adet toplam 35.000,00.TL bedelli bononun da kendisine iade edilmesini talep ettiğini, bu ihtara rağmen müvekkiline işçilik alacaklarının ödenmediğini ve 5 adet bononun da iade edilmediğini, bu nedenle İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesi'nde 2017/662 Esas sayılı dosya ile işveren aleyhine dava açtıklarını, dava dilekçesinin davalı işverene tebliğ edilmesini müteakip işveren konumunda olan davalı ... tarafından müvekkili aleyhine dava konusu edilen 2 adet bononun Adana 11. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6169 Esas sayılı dosyası ile boş olan tarih kısımları gerçeğe aykırı olarak doldurularak işleme ve icraya konulduğunu, icraya konu edilen bonoların müvekkili tarafından iş akdi kurulurken işverene teminat olarak verildiğini, bonoların tarih kısımlarının kötüniyetli davalı tarafından sonradan doldurulduğunu, 21.03.2018 tarihinde borç alıp 24.04.2018 tarihinde de ödemesi gereken kişiye 20.04.2018 tarihinde tekrar borç verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili tarafından davalını hissedarı (aslında sahibi) olduğu şirkete karşı 2017 yılının ekim ayında işçilik alacakları için dava açılmışken davalının müvekkiline nakden para vermesinin mümkün olmadığını belirterek öncelikle tedbir kararı verilerek icra kasasına girecek paranın ödenmesi yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesini, müvekkilinin Adana 11. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6169 Esas sayılı dosyası ile ilgili borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin iptalini, icra takibine konu bonoların istirdatı ile müvekkiline iadesini, kötüniyetli davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile;  davacının bonoları boş şekilde teminat amacıyla verdiği iddiasının asılsız olduğunu, bononun alacaklı müvekkiline borcun karşılığı olarak verildiğini, davacının müvekkili şirkete karşı işçi alacağı olduğundan bahisle dava açmış olsa da müvekkilinin eski çalışanı ve güvenilir biri olduğu düşüncesiyle davacıya borç verildiğini, ancak borçlarını yerine getirmeyen davacı için icra takibi yoluna başvurulduğunu, kaldı ki davacının müvekkiline ait iş yerinde çalışmış olması müvekkilinin ona borç veremeyeceği anlamına gelmediğini, nihayetinde müvekkili ve müvekkiline ait şirketin birbirinden bağımsız olduğunu, davacının, müvekkiline hem borcunu ödemediğini hem de suç isnat ettiğini, bunun davacının kötüniyetinden kaynaklandığını belirterek davanın reddine, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                   :<br>Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  14/10/2021 tarih ve 2018/772 Esas 2021/870 Karar sayılı kararı ile; Dinlenen tüm tanık beyanları ile davalı şirkette bütün tır şoförlerine işe girerken senet imzalatıldığının beyan edildiğini, öte yandan mahkemece celp edilen yukarıda sıralanan icra takip dosyalarının incelenmesinde davalı alacaklı tarafından dava dışı ... Transport...Ltd.Şti. çalışanları olan takip dosyası borçluları hakkında farklı icra takip dosyalarından bir takım senetler ile icra takibi başlatıldığı da görülmekle, davacının iş akdinin kurulması sırasında davalı şirkete teminat olarak takip konusu bonoları verdiği sonucuna varılmakla, davalı tarafından davacının çalışma sırasında herhangi bir zararı veya davacı işçiden alacaklı olduğunu ispata yarar herhangi bir delil de sunulmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br><br>DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf talebi ile; Davacının bonoları boş şekilde teminat amacıyla verdiği iddiasının asılsız olduğunu, bono alacaklı müvekkiline borcun karşılığı olarak verildiğini, davacı, müvekkili şirkete karşı işçi alacağı olduğundan bahisle dava açmış olsa müvekkilin eski çalışanı ve güvenilir biri olduğu düşüncesiyle hareket etiğini ve borç verdiğini, borçlarını yerine getirmeyen davacı için icra takibi yoluna başvurulduğunu, davacının müvekkiline ait işyerinde çalışmış olması müvekkilinin ona borç veremeyeceği anlamına gelmediğini, müvekkili ve müvekkiline ait şirketin birbirinden bağımsız olup, müvekkilin şirketinin ayrı tüzel kişiliği bulunmadığını, takibe konu kıymetli evrak davalı müvekkilin şahsen alacaklı konumunda olduğu bonolar olduğunu, davacı borçlunun müvekkilin şirketiyle arasında olan iş akdinin davaya konu bonolarla herhangi bir bağı  bulunmadığını, bu nedenlerle; Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/772 Esas, 2021/870 Karar sayılı usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılarak, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br><br><br>DELİLLER                                                                                                                     :<br>Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/772 Esas 2021/870 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,<br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                         :<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br> Davacı vekili; davacının 09.05.2013 tarihinde davalının sahibi ve hissedarı olduğu ... Transport Ltd.Şti.'de uluslararası tır şoförü olarak işe başladığını, müvekkilinin işe girerken kendisinden teminat olarak toplam 35.000,00.TL bedelli 5 adet tarihsiz teminat senedi alındığını, bir müddet sonra müvekkilinin iş akdini feshettiğini ve teminat senetlerinin iadesini istediğini belirtir noter ihtarı düzenlediğini, bu ihtara rağmen müvekkiline işçilik alacaklarının ödenmediğini ve 5 adet bononun da iade edilmediğini, bu nedenle İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesi'nde 2017/662 Esas sayılı dosya ile işveren aleyhine dava açtıklarını, dava dilekçesinin davalı işverene tebliğ edilmesini müteakip işveren konumunda olan davalı  tarafından müvekkili aleyhine dava konusu edilen 2 adet bononun Adana 11. İcra Müdürlüğü'nün 2018/6169 Esas sayılı dosyası ile boş olan tarih kısımları gerçeğe aykırı olarak doldurularak  icraya konulduğunu iddia ederek takip konusu senetlerden kaynaklı menfi tespit talep etmiş, davalı vekili ise, davacı tarafın eski işçisi olduğunu kendisine güvendiği için borç para verdiğini, dava konusu senetlerin teminat senedi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile  davanın  kabulüne karar verilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Öncelikle belirlenmesi gereken husus uyuşmazlığın 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevli  olup  olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>Gerek mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda, gerekse 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda, kıymetli evraktan kaynaklanan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtilmiş ise de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde yer alan: “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmü, bu konuda ayrı bir düzenleme bulunup bulunmadığının göz önünde bulundurulmasını gerektirmektedir. <br>İşçinin haklarını adalet mercilerinde çabuk, kolay ve ucuz bir surette almasını temin etmek amacıyla özel İş Mahkemeleri Kanunu çıkarılmıştır. Ayrı bir iş yargılaması ve bu yargılamayı uygulayan özel mahkemelerin kuruluşu, esasen iş hukukunun işçiyi koruma hukuki niteliğinden kaynaklanmaktadır. <br>7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesi, “a)5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b)İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c)Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.” şeklinde düzenlenmiştir.<br>Şu halde, İş Mahkemeleri Kanunu ile işçi ve işveren arasında iş ilişkisi nedeniyle   doğan uyuşmazlıkları çözme görevinin iş mahkemesine verilmiş olması, Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesinde yer alan “aksine hüküm bulunmadıkça” ibaresinin karşılığıdır. Başka bir anlatımla, İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesi, Türk Ticaret Kanununun 4.maddesinde belirtilen ticari davalara bakma görevinin ticaret mahkemelerine ait olduğunu belirten 5.maddedeki 'aksine hükmü' öngören bir düzenlemedir. <br>Somut olayda, taraflar arasında işçi işveren ilişkisinin bulunduğu, bu sebeple dava konusu uyuşmazlığın İş  Mahkemesince incelenip sonuçlandırılması gerekmektedir.<br>Bu gerekçeler doğrultusunda, uyuşmazlığın İş Hukukundan kaynaklandığı anlaşıldığından davaya bakma görevinin İş Mahkemeleri olması sebebiyle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası incelenerek karar verilmesi doğru bulunmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki  hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                    \t\t\t\t\t            :<br>1-Davalı vekilinin Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  14/10/2021 tarih ve 2018/772 Esas 2021/870 Karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2-Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  14/10/2021 tarih ve 2018/772 Esas 2021/870 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi delaletiyle 353/1-a-3 maddesi gereğince re'sen KALDIRILMASINA,<br>3-6100 sayılı HMK.nun 353/1-a-3 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 427,00.TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıya İADESİNE,<br>5-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>6-6100 sayılı HMK.333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,<br>7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, <br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a/3 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 15/01/2025 tarihinde karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t  <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t  <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ea9afe27641da9b9","SID":"7f69c8c4d669068c"}}