{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/131 <br>KARAR NO\t: 2025/109<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/606 ESAS 2021/915 KARAR<br><br>DAVACI\t: ...  -...-Seyhan/ADANA<br>VEKİLİ\t: Av. ...- Seyhan/ADANA<br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...  Seyhan/ADANA<br>İHBAR OLUNAN\t: ... ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...  Seyhan/ADANA<br>\t  Av. ... Sarıyer/İSTANBUL <br>DAVANIN KONUSU\t:Misli ile Değişim- Bedel İadesi ( Ayıplı Mal Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 17/01/2025<br>YAZIM TARİHİ                    : 17/01/2025<br><br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2021 tarih ve 2020/606 Esas, 2021/915 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİALARIN ÖZETİ                                                                                                 :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava konusu otomobilin, 27.06.2019 tarihinde davalı olan ... ... A.Ş.  firmasından, RNA2019000000110 seri numaralı fatura ile ÖTV muaf, diğer tüm vergiler dahil olmak üzere 136.250,00.TL bedelle satın alındığını, araç kullanılmaya başlandıktan sonra, düzelmeyen ve sürekli tekrarlayan farklı türde aksaklıklar meydana geldiğini, kullanım amacı ticari olan araçta ortaya çıkan arızalar yüzünden araç sahibinin araçtan beklediği faydaların azaldığını ve maddi zarara uğradığını, davacı 20.08.2019 tarihinde, aracın 1.vitesten 2. vitese geçerken zorlanması ve ses çıkarması nedeniyle yetkili servise gittiğini, burada araçta bir arıza olmadığını, bu nedenle yapılacak bir işlem olmadığının dile getirildiğini, davacı 08.01.2020 tarihinde, aracın sol arka ve sağ ön tavan tutamağının düşmesi, arka park sensörünün çalışmaması, hava menfezinin yönlendirme yapmaması ve 1.vitesten 2.vitese geçerken zorlanması ve ses çıkarması nedeniyle yetkili servise gittiğini, burada araçta bir arıza olmadığını, bu nedenle yapılacak teknik bir işlem olmadığının dile getirildiğini, davacı 06.03.2020 tarihinde, hava yastığı uyarı lambasının yanması nedeniyle yetkili servise gittiğini, burada araçta bulunan yaya koruma tetikleyicisi değiştirildiğini, davacı 18.05.2020 tarihinde, el freni hata uyarısı nedeniyle yetkili servise gidildiğini, burada araçta bulunan el freni butonunun değiştirildiğini, davacı 11.07.2020 tarihinde, aracın 2 vitese geçerken silkelemesi nedeniyle yetkili servise gittiğini, burada araçta bir arıza olmadığını, bu nedenle yapılacak bir işlem olmadığının dile getirildiğini, davacı 25.09.2020 tarihinde, debriyajın sertleşmesi nedeniyle yetkili servise gittiğini, burada baskı balatanın değiştirildiğini ancak arızanın devam ettiğini, davacı 01.09.2020 tarihinde, aracın 1.vitesten 2.vitese geçerken zorlanması ve ses çıkarması nedeniyle yetkili servise gittiğini, burada araçta bir arıza olmadığını, bu nedenle yapılacak bir işlem olmadığının dile getirildiğini, sorunların kalıcı olarak çözülememesi nedeniyle davacı tarafın mahkemeye başvurarak, aracının ayıpsız 0 km aynı özelliklere haiz bir benzeri ile değişimini veya bedel iadesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davada, araç malikinin şirket ve aracın da ticari nitelikte olduğunun sabit olduğunu, iddiaların, 6098 sayılı TBK'nun 219 ve devamı maddeleri uyarınca ayıba karşı tekeffül hükümleri ışığında irdelenmesi gerektiğini, TBK'nun 219 ve devamı madde hükümlerine göre ayıplı mal nedeniyle şartları var ise satıcının sorumluluğuna gitmek mümkün olsa da ithalatçının, satılan üründe var olan ayıplara ilişkin alıcıya karşı sorumlu olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığını, dava her ne kadar müvekkili şirkete ihbar edilmişse de; ... Otomotiv Servis ve Tic. A.Ş., dava konusu aracın ithalatçısı olup, satıcı konumu bulunmadığını, 6502 sayılı kanunlara göre de sorumluluğu bulunmadığından talebin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu  ... şasi ve ... plaka no’lu ... araç 29.06.2019 tarihinde trafiğe çıkmış olup, 30.09.2020 tarihindeki son servis kaydına göre toplam 61.512 km yol yaptığını, davacı tarafından, “Araçta çok sayıda arıza meydana geldiği, defalarca servise girmesine rağmen arızaların çözülemediğini, özellikle 1.vitesten 2.vitese geçerken zorlanma ve ses yapması arızasına çok sayıda onarım uygulandığı halde halen arızanın devam ettiği”  şeklinde iddialar sunulduğunu, davacının iddiası haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan etmekle davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                   :<br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2021 tarih ve 2020/606 Esas, 2021/915 Karar sayılı kararı ile; Davacı tarafından 27.06.2019 tarihinde davalı olan ... ... A.Ş. firmasından ... 1.6 ... marka model ... şasi ve ... plaka no’lu aracın RNA2019000000110 seri numaralı fatura ile ÖTV muaf, diğer tüm vergiler dahil olmak üzere 136.250,00.TL bedelle satın alınması sonrasında aracın birden fazla kez arızalanması ve bu arızalar nedeni ile yetkili serviste tamir görmesi üzerine arızaya dair şikayetlerin devam etmesi üzerine davacı tarafından Adana 4 Sulh Mahkemesi tarafından tespit yaptırılarak aracın iadesine hazır oldukları belirtilerek ödenen bedelin satış tarihinden itibaren avans faizi ile tahsili ve ayrıca aracın ticari taksi olarak kullanılması nedeni ile 3 yıllık ÖTV'ye dair menfi zarardan dolayı belirsiz olarak 100,00.TL bedelin tahsili talebine ilişkin olduğunu, aracın trafik kaydının celp edilmesinde davacı adına ve ticari kullanımda olduğunun belirtilmesine göre görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunun değerlendirildiğini, aracın arızalarının satıcı tarafından taahhüt edilen garanti süresi içerisinde meydana gelmesi ve davanın da aynı süre içerisinde ikame edilmiş olmasına göre ihbar önelinin gerekmediği ve satılanın ayıplı olması nedeni ile zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşıldığını, dava öncesinde yaptırılan tespit dosyası kapsamına göre aldırılan bilirkişi raporunda aracın imalat hatasından kaynaklı ve 6.500,00.TL tamir bedeli karşılığında tamirinin mümkün olacağına dair görüş bildirilmesine ve mahkemece yapılan keşif sonrası aldırılan teknik bilirkişi raporuna göre aracın rayiç değeri 25.000,00.TL olan orjinal şanzımanının değiştirilmesi ile kullanımının mümkün olacağına dair görüş bildirilmiş raporlar arasındaki kısmı çelişki ve itirazlar üzerine mahkemece talimat aracılığıyla 3 kişilik makine mühendisleri bilirkişiler kurulundan aldırılan raporda aracın 0 parça değişimi (şanzıman değişimi) halinde normal kullanımının mümkün olduğunu, bu işlemin yapılmaması halinde kullanımın alıcıdan beklenemeyeceğine dair görüş bildirilmiş olmasına göre ve 6098 sayılı TBK'nın 227/4 mad. Öngörülen \"... Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir...\" hükmü birlikte olarak değerlendiriliğinde çelişkiler giderilecek şekilde alınan raporda da açıklandığı üzere aracın orjinal şanzımanının yeni bir parça ile değiştirilmesi durumunda kullanılabileceğinin mümkün olduğunun tespitine dair teknik bilirkişi raporu üzerine alıcının sözleşmeden dönmesinin somut olaya göre ve hakkaniyet gereği gerekmeyip 25.000,00.TL bedel karşılığı olan parça değişimi üzerine kullanımının mümkün olduğunun tespit edilmiş olmasına göre mahkemece imalat hatası bulunan araç nedeni ile yerinde görülmeyen davacının sözleşmeden dönme hakkı yerine onarım bedeline yönelik olarak fazlaya dair aracın kullanımının mümkün olmasına göre ÖTV zararına ilişkin menfi tespit talebine dayanan 100,00.TL'lik belirsiz alacak yönü ile ilgili talebin  reddi ile davanın kısmen kabulüne 25.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf talebi ile; Dava konusu  araç ile ilgili müvekkili  tarafından 6 defa aynı şikayet ile servise gidildiğini, arızaların bir türlü giderilemediğini, aracın 1 yıl içerisinde 5 defa aynı problem nedeniyle servise gittiğini, Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/52 D.İş sayılı dosyasından alınan 11.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu araçta yapılan test sürüşünde müşteri şikayetlerinin devam ettiğini, aracın vites geçişlerinde ses ve uğultu duyulduğunu, araçtaki sorunun alım tarihi olan 27.06.2019 tarihinden 1 ay geçmeden 775 km iken hissedildiği ve araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğu ve yetkili servis tarafından sorunun giderilmediğini, aracın 5 defa aynı arıza dolayısıyla servise gittiği ve arızanın giderilmediğini, arızaların kullanım hatasından kaynaklanmadığı ve sürücü kusuru bulunmadığını, aksine fabrikasyon kaynaklı olduğu ve aracın ayıplı olduğunun tespit edildiğini, arızaların kullanım hatasından değil imalat hatasından kaynaklandığını, Adana 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/606 Esas sayılı dosyanın 26.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda  \" araçta imalattan kaynaklı gizli ayıp bulunduğunu, araçta bulunan sesin halen devam ettiğini, bu sesin hem kullananı hem de iştigal konusu nedeniyle otomobil içeirisinde bulunan yolcuları tedirgin ettiğini, ayrıca bu sorun nedeniyle davacının maldan sürekli olarak yararlanamadığı kanaati oluşmuştur.\" davacı müvekkili, aracı kendi şahsi kullanımı için değil ticari taksi olarak kullanıp geçimini sağlamak için satın aldığını, müvekkilinin özelllikle uzun yolculuk yapmak isteyen müşterilerin araçta duydukları ses ile araca binmekten vazgeçmesiyle, çoğu kez müşteri kaybı yaşadığını, bu durumun  araçtan beklenen faydanın ne derece azaldığını açıkça gösterdiğini, müvekkilinin maddi olarak çok zarar ettiğini, dava konusu araçta, imalattan kaynaklı gizli ayıbın var olduğunu, esasen derece mahkemelerinin de kabulünde olduğunu, araçtaki bu ayıbın yetkili servis tarafından yapılan tüm tamir işlemlerine rağmen giderilemediğini, bu nedenle duyduğu güvenin sarsılması nedeniyle araçtan beklediği yararı sağlayamayan davacının seçimlik hakkını kullanmış olduğu da dikkate alındığında,  aracın misli ile değişim koşulları oluştuğunu, bu nedenlerle; Mahkemenin 2020/606 Esas, 2021/915 Karar sayılı kararının  istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talebin \"aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesini\"  doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf talebi ile; mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın zaman aşımı süresi içinde açılmadığını esasa ilişkin olarak da aracın ayıplı olmadığından, tüketicinin ayıba karşı sorumluluktan doğan seçimlik hak kullanmasının mümkün olmadığını, 6502 Sayılı Kanunun 8. maddesinde ayıplı mal “Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır… muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.” olarak düzenlendiğini, ayıba karşı sorumluluktan alıcı lehine doğan seçimlik hakların kullanılabilmesi için önkoşulun malın ayıplı olması olduğunu, dava konusu araçta, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir ayıp bulunmadığından davacı tüketicinin seçimlik hak kullanmasını haklı gösterecek hukuki ve teknik koşullar oluşmadığını,değişim talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğu gibi, MK. 2’de belirtilen iyiniyet kurallarına da aykırı olduğunu, davacı yanın araçta var olduğunu iddia ettiği söz konusu durum nedeni ile taleplerde bulunması iyiniyet kurallarına ve hakkaniyet gereklerine aykırı olduğunu, feshin satıcı aleyhine doğurduğu sakınca, alıcı lehine doğurduğu faydadan çok büyük olduğunu, davacının talebi olan aracın değer kaybı hususunun müvekkili şirket aleyhine doğuracağı sakınca ile davacı lehine doğuracağı fayda kıyaslanamayacak derecede büyük olduğundan davacı talebinin reddi gerektiğini,  davacı yanın huzurdaki davanın nedeni olarak gösterdiği maddi vakıa, olsa olsa ücretsiz onarıma yol açacak nitelikte olduğundan davacı taleplerinin  reddi gerektiğini,  davacı tarafından iddia edilen şikayetlerin varlığının belirlenmesi, bu şikayetlerin ne şekilde giderilebileceğinin tespiti, eğer böyle bir tespit yapılırsa, aracın kıymetinde herhangi bir değişikliğe yol açıp açmadığı, açıyorsa miktarının ne olduğunun tespiti gibi konular, takdir edileceği gibi uzmanlık gerektiren konular olduğunu, bu gerekçelerle, konusunda uzman en az üç bilirkişiden oluşacak heyetten rapor alınmasına karar verilmesinin talep edildiğini, bu nedenlerle; istinaf itirazların kabulü ile mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, tehir-i icra taleplerinin kabulüne yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER                                                                                                                     :<br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/606 Esas, 2021/915 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,<br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                         :<br>Dava, hukuki niteliği itibarıyla ayıplı araç satımından kaynaklı aracın misli ile değişimi olmadığı takdirde bedel iadesi istemine ilişkinidir.<br>       Davacı taraf, 27.06.2019 tarihinde davalıdan, ÖTV muaf, diğer tüm vergiler dahil olmak üzere 136.250,00.TL bedelle araç satın alındığını, araç kullanılmaya başlandıktan sonra, düzelmeyen ve sürekli tekrarlayan farklı türde aksaklıklar meydana geldiğini, aracın vites arızası sebebiyle 1 yıl içinde 5 defa servise gittiğini ancak sorunun çözülmediğini, başkaca arızalar sebebiyle de servise bırakıldığını, sorunların kalıcı olarak çözülememesi nedeniyle kullanım amacı ticari olan araçta ortaya çıkan arızalar yüzünden araç sahibinin araçtan beklediği faydaların azaldığını ve maddi zarara uğradığını bu sebeple aracının ayıpsız 0 km aynı özelliklere haiz bir benzeri ile değişimi veya bedel iadesi talep etmiş, davalı taraf ise, araçta ayıp olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince ayrı ayrı  istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Dava konusu aracın trafik tescil kaydına göre ticari olduğunun belirtilmesine göre görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davalı tarafın görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu yönündeki istinaf sebebi, yine araçtaki ayıbın garanti süresi içerisinde ortaya çıkması ve davanın da bu süre içinde açılmış olmasına göre davalı tarafın zaman aşımı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında  hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, Mahkemece hükme esas alınan ve Dairemizce de açık, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunan bilirkişi raporlarına göre araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğu ancak bu ayıbın tamirinin mümkün olduğu, aracın orjinal şanzımanının 25.000,00 TL bedel karşılığında yeni bir parça ile değiştirilmesi durumunda aracın kullanılabileceği, 6098 sayılı TBK'nın 227/4 mad. öngörülen \"... Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir...\" şeklinde düzenleme gereği, alıcının  sözleşmeden dönmesinin hakkaniyet ile bağdaşmadığı bu sebeple davacının sözleşmeden dönme hakkının bulunmadığı ancak davacının  onarım bedeline yönelik talebinde haklı olduğu anlaşılarak mahkemece verilen kısmen kabul kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu,  taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, taraf vekillerinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br><br><br>  HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                   :<br>1)Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2021 tarih ve 2020/606 Esas, 2021/915 Karar  sayılı kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,<br>2)a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 615,40.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 556,10.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken . 1.707,75.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan toplam 156,00.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 1.551,75‬.TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3)a-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>b-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 544.000,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 17/01/2025 tarihinde karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t  <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t  <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t  <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e7d275436a214f44","SID":"0ea52669debab68e"}}