{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1392 Esas<br>KARAR NO:2025/131<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:23/12/2021<br>NUMARASI:2020/7 E. - 2021/946 K.<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/01/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı-alacaklı müvekkilim tarafından davalı-borçlu aleyhine ...Sayılı dosyası ile girişilen takipte, davalı-borçlu tarafça borca itiraz etmekle takip durduğunu, davalının itirazı haksız ve mesnetsiz olduğunu,  itirazın iptali gerektiğini,  davacı müvekkilinin takip konusu çekin iyi niyetli, yasal ve meşru hamili hak sahibi olduğunu, davalı şahıs ise takip konusu çekin keşidecisi-borçlusu olduğunu, müvekkilinin takip konusu çeki ciro yoluyla aldığını,  ancak çeki yasal süresi içerisinde bankaya ibraz edemediğini,  arkasına karşılıksız  şerhi alamadığını, çek bedeli bugüne kadar ödenmediğini, bu hususta müvekkilinin davalı borçlu ve çekte cirosu bulunan diğer cirantalarla yapılan görüşmelerden de olumlu bir netice elde edilemediğini, çek bedeli bugüne kadar ödenmediğini, taraflarca  haklı olarak davalı aleyhine .... sayılı dosya ile takibe girişildiğini,  davalı taraf bu dosyaya itiraz etmekle takip durduğunu, davalı borçlu tarafın takip konusu çeki bildikleri kadarıyla çekte lehtar olan şirkete keşide edip verdiğini, şirket tarafından da sonraki cirantalara ciro yoluyla devredildiğini, son olarak da müvekkilinin alacaklarına istinaden bu çeki aldığını, davalı şahıs ve ilk ciranta olan şirket defter, banka ve kayıtlarından ve davalının banka hesap kayıtlarından çekin bedelinin ödenmediği, bu çekten dolayı davalı borçlunun halen borçlu bulunduğu açıkça görüleceğini,  davalı taraf itiraz dilekçesinde ödeme itirazında bulunmadığını, sadece soyut bir şekilde borcunun olmadığını beyan etmekle yetindiğini, ödeme veya başkaca bir itirazda bulunmadığını, ödeme veya başkaca bir hususa dair somut delil de sunmadığını, çekin vasıf ve mahiyeti ve tutarı itibariyle davalı tarafın borçlu olmadığını ispat etmesi ve bu hususta somut deliller sunması yani ödendiğine veya başkaca bir şekilde çekin bedelinin ödendiği ya da başka bir nedenin ispatına dair somut yazılı delil ve belge sunulmasıgerektiğini, davalı tarafın yazılı bir delil sunmayıp sadece soyut bir şekilde borcunun olmadığını iddia ettiğini, davalı tarafın işbu çekten dolayı bir borcu bulunmadığını, çekin kendisinde veya bankasına iade edilmiş olması gerektiğini,  somut bir delil ile sabit olacak şekilde borcu olmadığına dair yazılı delili bulunduğunu, çekin ciro yoluyla el değiştirmiş ve müvekkiline kadar gelmiş, ancak müvekkilime keşideci davalı taraf veya diğer cirantalar tarafından ödeme yapılmadığını, davalı tarafın çekten dolayı borçlu olmadığını somut delillerle ispat etmesi gerekli olup bu husustaki ispat külfeti davalı tarafa ait olduğunu, takip konusu yapılan çek hakkında ne davalı taraf ve ne de çekte cirosu bulunan diğer kişi veya şirketlerce herhangi bir yasal başvuru yapılmadığını,  zayi, bedelsizlik vs. gibi davalar ikame edilmediğini,  davalı tarafça borcuna karşılık olmak üzere keşide edilip tedavüle çıkarılmış, ciro yoluyla da el değiştirerek müvekkilime kadar geldiğini, gerek davalı taraf ve gerekse de ciranta olan şirketlerin kayıtları incelenir ise takip konusu çekle ilgili ödemelerin yapılmadığı, çekten dolayı davalı şahsın borçlu olduğu sabit olacağını, davalı taraf itiraz ederken çekin varlığına, sıhhatine veya başkaca bir nedenle çeke dair bir itirazda bulunmamış, müvekkilinin yasal ve iyi niyetli hamil olduğuna dair de bir itirazda bulunmadığını, çekin müvekkil yedinde bulunması tek başına alacağın varlığını ve davalının bu çekten dolayı borçlu olduğunun açık bir delil olduğunu, davalı tarafça, borca itiraz edildiğini,  fakat itirazlarında somut bir delil veya gerekçe gösterilmediğini, davalı tarafın itiraz gerekçesi de açıkça haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafça sunulan itiraz dilekçesindeki itirazları tahdidi olarak sunulmuş olup bundan böyle davalı tarafın itirazlarını ve savunmalarını genişletmesine bundan böyle muvafakatleri bulunmadığını, davalının borcunu 20.07.2018 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi oranından hesaplanacak faizi ile birlikte ödemek zorunda olduğunu,  davalı itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, itirazın iptali gerektiğini, davalının, müvekkiline olan borçlarını ödemek yerine soyut ve mesnetsiz bir şekilde borca itiraz etmekle haksız ve kötü niyetli hareket ettiğini, açıklanan nedenlerle davalı taraf itirazının hem haksız hem de kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, 83.206,25 TL alacağının varlığının kabulü ile takibin devamına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili tarafından keşide edilen çekin süresinde bankaya ibraz edilmemekle birlikte kambiyo niteliği vasfını kaybettiğini, bu itibarla, davacı tarafından icra takibine konu edilen çek adi belge niteliğinde olduğunu, müvekkili aleyhine yapılan söz konusu takibe, çekten dolayı herhangi bir borcu olmaması nedeniyle haklı olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin, çeki keşide ettiği şirket olan ... Şti ye herhangi bir borcu bulunmadığını, ayrıca davacı şirket ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki, alacak-borç ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle, davacı şirketin kendisine söz konusu çeki ciro eden cirantaya müracaat hakkı olmakla birlikte, bankaya ibraz edilmeyen ve kambiyo niteliğini kaybeden çek sebebiyle müvekkiline müracaat hakkını kaybettiğini, zira, icra takibinde konu edilen çek kambiyo niteliği vasfını kaybettiğinden davacı tarafın müvekkilinden alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, kısaca, müvekkilinin çeki ciro ettiği dava dışı şirkete herhangi bir borcu olmaması, davacı şirket ile ise; herhangi bir ticari ilişkisi bulunmaması sebebiyle davacıya borçlu olmadığını, kambiyo niteliğini kaybeden çek sebebiyle davacı müvekkilime müracaat hakkını da kaybettiğini, çek sebebiyle borcu bulunmayan müvekkiline yöneltilen işbu davanın esasdan reddi ile davacının asıl alacağın %20 si oranında talep ettiği icra inkar tazminatının reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Davanın hukuki nitelendirmesinde doğru bir tespit yapılmadığını, Davanın niteliğinin, çek nedeniyle  sebepsiz zenginleşmeye dayanan itirazın iptali olduğunu, Davanın niteliğinin ne olduğunun, dava dilekçesindeki taleplerden anlaşıldığını,-İlk derece mahkemesince sürelerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, İcra takibine konu edilen çekin, 13/02/2019 tarihli olduğunu, bu tarih baz alınarak gerekli \"karşılıksızdır\" işlemleri yapılmadığını, ancak anılan çeke dayalı olarak ... Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin 02.04.2020 tarihli olduğunu, yani çekin ibraz süresi üzerinden 2 aylık bir süre dahi geçmeden icra takibi başlatıldığını, zamanaşımına uğrayan çekte TTK 732. Maddesine göre talep hakkının, çekin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıl olduğunu, çekin ibraz süresinin dolduğu gün itibariyle zamanaşımına uğramış sayıldığını,  dolayısıyla çekin, 22.02.2019  tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış sayıldığını, eldeki davanın ise 02.01.2020 tarihinde ikame edildiğini, 1 yıllık  zamanaşımı süresi içinde ikame edildiğini, bu nedenle \"1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığından bahisle davanın reddine\" hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, -TTK 732/4 maddesine göre \"ispat yükü sebepsiz zenginleşmediğini iddia eden kişiye\" yani düzenleyene yüklendiğini; Banka kayıtları üzerinden görüldüğü gibi, keşidecinin anılan çek dolayısıyla herhangi bir ödeme yapmadığını, keşidecinin zenginleşmediğini iddia ediyorsa bunu ispatla mükellef olduğunu, Müvekkilinin söz konusu çeki, ...Şti.'den ciro yoluyla devraldığını, iyiniyetli 3. Şahıs alacaklı konumunda olan müvekkilinin hakları göz ardı edildiğini, Müvekkiline ait defter ve belgeler incelenmediğini ancak; müvekkili ile ... İnşaat arasında ticari ilişki bulunduğunu ispata yarayan evrakların dosyaya sunulduğunu, çekin paraya çevrilememesi nedeniyle müvekkilinin alacağından mahrum kaldığını,-Davalı tarafça ... Sayılı dosyasında borca ve yetkiye itiraz edildiğini, davalı taraf için dosya ayrılarak ... sayılı dosyasına kaydı yapıldığını ve bu dosyada da borçlu tarafça borca itiraz edilmekle takip durduğunu, Yerel Mahkeme'nin her iki dosya birlikte incelenmeyerek eksik ve hatalı değerlendirme yaparak hukuka aykırı karar verildiğini,  işbu itirazın iptali davası dilekçesinde sehven ... Sayılı dosyası yer aldığını, oysa davalı hakkında yürütülen icra takibi, ... sayılı dosyası üzerinden olduğunu,  işbu davanın konusu da ... sayılı dosyası olduğunu, bu hatanın taraflarınca sehven yapıldığını, Mahkemece de re'sen gözetmesi gereken bu durumu gözden kaçırdığını, dava dilekçesindeki sehven yapılan hatayı ıslahen düzelttiklerini ve davaya konu icra dosyasının ... sayılı dosyası olarak kabulüyle yargılamaya devam edilmesini talep ettiklerini,-Davalı taraf ve ciranta olan şirketlerin kayıtları incelenir ise takip konusu çekle ilgili ödemelerin yapılmadığı, çekten dolayı davalı şahsın borçlu olduğu sabit olacağını,Davalı taraf itiraz ederken çekin varlığına, sıhhatine veya başkaca bir nedenle çeke dair bir itirazda bulunmadığını, müvekkilinin yasal ve iyi niyetli hamil olduğuna dair de bir itirazda bulunmadığını, çekin bedelinin ödendiği ya da başka bir nedenin ispatına dair somut yazılı delil ve belge sunulması gerektiğini, kararın kaldırılması ve davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasını kıymetli evraktan kaynaklanan itirazın iptali olarak ikame ettiğini, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı olduğuna dair hiçbir ibarede bulunmadığını, kambiyo vasfını kaybetmiş olan çekin ilamsız icra takibine konu edilmesi ve bu takibe yapılan itiraz neticesinde açılan itirazın iptali davası olduğunu,Davacı tarafından dava dilekçesinde ki ifadeler , kendi ticari defterlerini delil olarak göstermesi ve dava dilekçesinde ticari defterlerde ki alacağın varlığından bahsedilmesi  davanın temel borç ilişkisine dayalı bir dava olduğunu gösterdiğini, bu durumda genel hükümler çerçevesinde açtığı sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir dava olsa dahi taraflar arasında herhangi bir temel ilişki olmadığından bu davayı keşideci olan müvekkiline yöneltemeyeceğini, çekte sebepsiz zenginleşme davası, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, 1 yıllık zamanaşımına tabi olup, çek keşide tarihi 20.07.2018 olup süresinde ibraz edilmediğini, Davacı icra takibine konu edilen çekin 13.02.2019 tarihli olduğunu iddia ettiğini, dava açılma süresi 02.04.2020 olup,  dava her halükarda TTK 644. madde de belirtilen 1 yıllık sürede açılmadığını, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, Müvekkiline ait Çekin aralarında hiç bir ticari ilişki kurulmayan ...Şti.’ni lehine verildiğini,Davacı yan ile ...Şti. aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın müvekkilini bağlamadığını,  ... İnşaat dava dışı olup, defterleri incelenmediği gibi alacaklının defterlerinde de ... İnşaatın ne kadar borçlu olduğu tespit edilmediğini,Davacı davasını ... sayılı dosyasına yönelik açtığını, istinaf aşamasında ıslah yapılabilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi incelemesinde de takip konusu alacağa ilişkin olarak müvekkilinin ticari defterleri incelendiğini defterlerde davacıya 13.02.2019 tarihi itibari ile herhangi bir borç yada alacak bakiyesi görülmediğini, Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Zamanaşımına uğrayan çeke dayalı ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Teknik  bilirkişi  ayrıntılı  raporunda; \"...Tacir olan taraflardan davalının defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulduğu, takip konusu çekin kayıtlarında yer almadığı, davacının alacağını olduğu yönünde, usulüne uygun ihtarat yapılmasına rağmen defter, belge ibrazında da bulunmamasının yanı sıra çekin kendisine geçtiğine ilişkin belge sunmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, huzurdaki itirazın iptali davasında,  Davacı “... Şti’nin 13.02.2019 takip tarihi itibariyle ticari defterleri ibraz edilmediğinden incelenememiş ve Davalı firma ...’nin BORÇU olduğuna dair bir donenin olmadığı, Davalı ...’nin İlgili dönemlere ait ticari defterlerinde, açılış ve kapanış yevmiye maddelerinde Davacı .... Ltd. Şti’ne ve Davadışı ...Şti.’ne ait her hangi bir cari hesap yada dava konusu çeke ait kayda rastlanılmamış olduğu, Çekin hatır çeki olabileceğini bildirir görüş ibraz etmiştir.Teknik bilirkişi Ek raporunda;\"... Verilen yetki ile tacir olan Davacının ve Davalının defter kayıtları incelenmiş, TTK ve VUK hükümlerine uygun tutulduğu, Davalının defterlerinde takip konusu çekten kaynaklı alacağını oluşturan icra takip tarihi 13.02.2019 itibari ile davacıya herhangi bir borç yada alacak bakiyesi olmadığı,  Davacının defterlerinde takip konusu çekten kaynaklı alacağını oluşturan icra takip tarihi 13.02.2019 itibari ile davalıya ait doğrudan kaydın bulunmadığı ancak dava dışı ...Şti.’nden kaynaklı Davalı ...’nin dava konusu 75.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı çek bedelinin vadesinde ödenmemesi üzerine icra takibi başlattığı ve bu minvalde Davacı’nın Davalı’dan 75.000,00 TL alacağı olduğu, Tacir olan taraflardan davacının defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulduğu, takip konusu çekin kayıtlarında yer aldığı, davalının borcunun olmadığı yönünde sunmuş olduğu defterlerinde kayda rastlanmadığı ancak dava konusu çekin “...tarafından ...Şti.’ne düzenlenmiş olduğu ... Şti ile davacı arasındaki ticari işle alakalı borcuna karşılık ciro edilmiş olduğu ve davacı ... Şti.’nin ticari defterlerinde 101.18.007 Alınan Çekler koduna işlenerek kayıt altına alınmış olduğu, çekin vadesinde karşılıksız çıkmış olduğu” Davacının “... Şti’nin 13.02.2019 takip tarihi itibariyle ticari defterleri incelendiğinde Davalı firma ...’den düzenlemiş olduğu çekten kaynaklı Davacıya BORÇ bakiye tutarının 75.000,00 TL davacının asıl alacağının olduğugörülmüş,Davacının takip öncesi faiz talebi mevcut olduğu, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında Ticari defter kapanış yevmiyelerinde asıl alacak bakiyesinin olması hasebiyle asıl alacağı için Yıllık % 19,50 Ticari Faizi 8.254,11 TL tutar olup hesaplaması aşağıdaki gibi olduğu, Talebe bağlılık ilkesi gereğince 8.206,25 TL Faiz isteyebileceğini\" bildirir görüş ibraz etmiştir. 6102 sayılı TTK.nun 796. ve 808. maddeleri gereğince; çekin yasal süresinde ödenmek üzere muhataba ibraz edilmesi zorunludur. Süresinde ibraz edilmiş olan çekin ödenmediğinin, aynı Kanunun 808/1-b maddesi gereğince; \"muhatap tarafından, ibraz günü de gösterilmek suretiyle çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla\" belirlenmesi halinde, hamilin, cirantalar, keşideci ve diğer çek borçlularına karşı müracaat hakkının varlığından söz edilebilir.  TTK.nun 809/1.maddesine göre de; çekin ibraz müddeti içinde muhatap bankaya ibrazı, protesto veya buna denk olan işlemle tespit edildiği takdirde, yasal şekilde ibraz edildiğinin kabulü gerekir. İbraz süreleri hak düşürücü nitelikte olup,  çek süresinde ibraz edilmediğinde  kambiyo senedi özelliğini yitirir ve   kambiyo senetlerine özgü yasal düzenleme gereği  ciro ile devir ve teslim edilemeyeceği gibi  kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkı  kalmadığından kambiyo senetlerine özgü icra yoluyla takip konusu  edilemez. Süresinde ibraz edilmeyen çekler yönünden taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde böyle bir çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacaklı alacağını her türlü delille kanıtlayabilir. Taraflar arasında temel ilişki bulunmaması halinde ise TTK 732.maddeye göre  hamil keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak talebinde bulunabilir.Davacı her ne kadar, Mahkemenin hukuki nitelendirme hata yaptığını ileri sürmüş ise de, davanın itirazın iptali davası olduğu, itirazın iptali davasının icra takip dosyasına bağlı bir dava türü olduğu, temeldeki alacağın varlığının olup olmadığının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre incelenebileceği, ispat yükünün sebepsiz  zenginleşmediği iddia eden davalı  ... da olduğu, Davalı ...’nin ilgili dönemlere ait ticari defterlerinde, açılış ve kapanış yevmiye maddelerinde Davacı ... Şti’ne ve Dava dışı ...Şti.’ne ait her hangi bir cari hesap yada dava konusu çeke ait kayda rastlanılmamış olduğu, ...'ın çek bedelini ödediğini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ispat edemediği, buna göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, ancak senet kambiyo vasfının kaybetmiş olması nedeniyle işlemiş faizin istenemeyeceği, buna göre Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden davanın kısmen kabulüne yönelik yeniden hüküm kurulmasına kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/12/2021 tarih, 2020/7 E., 2021/946 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın kısmen kabulü ile;... Sayılı dosyasındaki takibin 75.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin reddine,75.000,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatı olan 15.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.123,25‬ TL karar harcından peşin alınan 1.004,93 TL'nin mahsubu  ile 4.118,32‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 1.004,93 TL başvurma harcı, 54,40 peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.067,13‬ TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 900,00 TL bilirkişi reddiyatı, 53,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 953,00 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle(%90), 857,7‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre  13.206,25‬ TL TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 78,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 298,7‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/01/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a76954ce5150598f","SID":"b2e56b063f44ee75"}}