{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2023 Esas<br>KARAR NO: 2025/52 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2024/234 Esas- 2024/900 Karar<br>TARİH: 10/10/2024<br>DAVA: Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Alacak)<br>KARAR TARİHİ: 23/01/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketlere, kullanılan genel banka kredisinin teminatı olmak üzere dava dışı ... A.Ş.'ye bir kısım taşınmazlar üzerine ipotek tesis edildiğini, ipotek tesis işleminin akabinde dava dışı ... bank A.Ş. tarafından müvekkili aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesinin ... E. (Eski esası Küçükçekmece ... İcra Dairesi.. E.) sayılı dosyadan hukuka aykırı şekilde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığını,  müvekkili şirketler ile davalı/alacaklı şirket ve davalı şirketin grup şirketlerinden olan ... Ticaret A.Ş. arasında kira sözleşmesinden kaynaklı ihtilaflar da bulunduğundan dolayı bu ihtilafları sonlandırmak ve ... Otelcilik'in kira ödemeden işgal ettiği otelleri geri alabilmek için, davalı tarafla taraflara karşılıklı borç ve edim yükleyen 21.04.2022 tarihli Sulh ve Ödeme Protokolü düzenlendiğini, bu protokole göre müvekkili şirketlerin de bulunduğu borçlu şirketler tarafından yapılacak bir kısım ödemeler ve bu ödemeler karşılığında davalı şirketlerin üstlendiği edim ve yükümlülüklerin belirlendiğini, müvekkilinin borçlu şirket ilgili protokole uygun şekilde edimlerini ifa edip ödemelerini yaptığını, yükümlülükleri yerine getirmesine karşın, davalı/alacaklı tarafın protokol gereği yerine getirilmesi gereken karşı edimleri ve yükümlülükleri olmasına rağmen buna riayet etmediğini ve protokol gereklerinin yerine getirilmediğini, Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Ada, ... Parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki ipoteklerin kaldırılmadığını, bu yöndeki taleplerinin sürekli ötelendiğini ve karşılıksız bırakıldığını, taraflar arasında yapılan 21.04.2022 tarihli protokol içeriği ve taraflarınca 22.04.2023 ve 09.05.2023 tarihlerinde yapılan ödemeler ile konusuz kalan Aydın İli, Didim İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Ada ... Parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki ipoteğin de kaldırılmadığını, davalı tarafça Kuşadası’ndaki ipoteğin kaldırılmaması nedeniyle ilgili taşınmaz için üçüncü şahıslar ile yapılan satış ve pazarlama işlemlerinin tamamlanamadığını, ipoteğin kalkmaması sebebiyle bu konuda 3. şahıslarla yapılan sözleşmeler gereğinin ve taahhütlerin yerine getirilemediğini, davalı tarafça maddi zararlara sebep olunduğunu beyanla sonradan telafisi imkansız sonuçların önlenmesi bakımından, Küçükçekmece İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında Aydın İli, Kuşadası İlçesi ... Mahallesi ... Mevkii, ... Ada, .. Parselde Kayıtlı ipotekli taşınmazın icra - satış işlemlerinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, Aydın İli, Kuşadası İlçesi ... Mahallesi ... Mevkii, ... Ada, ... Parselde Kayıtlı Taşınmaz hakkında yapılan İpoteğin Paraya Çevrilmesi hakkındaki Küçükçekmece İcra Dairesinin ... E. sayılı takibin bu taşınmaz bakımından iptaline, takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine haksız ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 10/10/2024 tarih 2024/234 Esas- 2024/900 Karar sayılı kararında; \"HMK'nın 120/2 maddesi uyarınca avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde davacıya 2 haftalık süre verileceği, 2 haftalık süreye rağmen harcın yatırılmaması halinde ise dosyanın işlemden kaldırılacağı açık olup, 26/03/2024 tarihinde tebliğin yapıldığı 26/03/2024 tarihinden itibaren 2 haftanın sürenin dolduğu, 09/07/2024  tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığı ve bu tarihden itibaren HMK'nın 150/5 maddesi uyarınca 3 aylık süreninde dolmuş olması nedeni ile davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir...\"gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Bölge Adliye Mahkemesinin, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/234 E., 2024/900 K.sayılı menfi tespit davasındaki gerekçeli kararda %20 icra inkar tazminatı yönünden ve HMK'nın 329. maddesindeki yasal düzenleme uyarınca kötüniyet tazminatı yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu; Mahkeme gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kararın onanması gerektiğini, ancak Mahkemece HMK 329.maddesi yönünden talepleri bulunmasına rağmen kötüniyetle haksız dava açılması sebebiyle hiçbir değerlendirme yapılmadığını ve tazminat yönünden bu durumun hükümsüz bırakıldığını, yine haksız yere menfi tespit davası açan taraf aleyhine talepleri doğrultusunda %20 icra inkar tazminatı verilmesi gerektiğini, Yerel mahkemece de bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmadığı gibi gerekçeli kararda değerlendirip tartışılmadığını, bu hususta hüküm kurulmadığını; Dolayısıyla usul ve yasaya uygun gerekçeyle davanın açılmamış sayılması kararının usul ve yasaya uygun olması sebebiyle onanması, hükümde tartışılmayan HMK'nın 329. maddesine ilişkin kötüniyet ve haksız dava tazminatına ilişkin talepleri ve icra inkar tazminatı yönünden de değerlendirme yapılması gerektiğini beyanla Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/234 E., 2024/900 K.sayılı dosyanın usul ve yasaya uygun kısmı yönünden onanmasını, icra inkar tazminatı ve HMK 329.maddesinde düzenlenen kötüniyet ve haksız dava tazminatı yönünde değerlendirme yapılarak hüküm kurulmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin kısmen iptali ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi taleplerine ilişkindir. Mahkemece, tensip tutanağının 11 nolu ara kararı ile davacı vekiline eksik peşin harcın tamamlanması konusunda süre verilmiş, 09/07/2024 tarihli 1 nolu celsede peşin harcın tamamlanmadığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılmasına ve 10/10/2024 tarihli karar ile HMK'nın 150/4. maddesi uyarınca üç aylık süre içerisinde dosya işleme konmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebebi; Talep edilmiş olmasına rağmen Mahkemece davacı aleyhine İİK'nın 72. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına ve HMK'nın 329. maddesi uyarınca disiplin para cezasına hükmedilmediğine ilişkindir. İİK'nın 72. maddesi uyarınca menfi tespit davasının alacaklı lehine sonuçlanması ve alacaklı tarafça cevap dilekçesi ile talep edilmiş olması halinde, Mahkemece yargılama sırasında tedbiren takibin durdurulmasına karar verilmiş ise alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesi mümkündür. Somut olayda, Mahkemece davalı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmediği gibi davanın esasını çözer mahiyette bir karar da verilmemiştir. Bu nedenle davalı lehine İİK madde 72 uyarınca tazminata hükmedilmemiş olması usul ve yasaya uygundur. HMK'nın 329/2. maddesi uyarınca; kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı halde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkum edilir. Somut olayda Mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılarak işin esasını çözer mahiyette bir karar verilmemiş olduğundan disiplin para cezasına hükmedilmesi de mümkün değildir. Davalının aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,  5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 23/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"549ba1190e1bf83d","SID":"6991437982e4cd6e"}}