{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/4 Esas<br>KARAR NO: 2025/172 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2024/858 Esas- 2024/841 Karar<br>TARİH: 20/11/2024<br>DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>KARAR TARİHİ: 06/02/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen ... Sultanbeyli ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 15.03.2025 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli çekin keşidecisi tarafından müvekkili şirkete ulaştırılmak üzere kargoya verildiğini, kargo poşeti bantlı şekilde müvekkili şirkete teslim edilmiş ise de içerisinde çekin bulunamadığını, bu nedenle söz konusu çekin, müvekkili şirket eline ulaşmayarak bilgisi dışında kaybolduğunu, müvekkili şirketin emrine yazılı işbu kayıp çekin bankaya ibrazı ile tahsili tehlikesinin bulunduğunu, huzurdaki davanın çek ile ilgili olarak herhangi bir icra takibi yapılmadan önce açıldığın, bu nedenle çeke ilişkin teminatsız olarak tedbir kararı verilmesinin usul, yasa ve hakkaniyete uygun olacağını beyanla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18. maddesi yollamasıyla uygulanacak 757. maddesi hükmü doğrultusunda söz konusu çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 20/11/2024 tarih 2024/858 Esas- 2024/841 Karar sayılı kararında \" Dava, TTK.nun 818/s,757-765. madde hükümlerine göre zayi nedeniyle çek iptali isteğine  ilişkindir. Kıymetli evrakın iptali, kıymetli evraka ilişkin “umumi hükümler” arasında TTK'nın 651 ve 652'de genel bir şekilde düzenlenmiş, ayrıca nama (TTK m. 657) ve hâmiline senetlerin iptali hakkında (TTK m. 661-668) özel hükümler öngörülmüştür. TTK’da emre yazılı senetlerin iptaline dair ayrık hükümler bulunmamaktadır. Bunun yerine poliçenin iptali için özel bir düzenleme (TTK m. 757-765) getirilerek bu hükümlerin TTK m. 778/1-ı yollamasıyla bonolar bakımından, 818/1-s yollamasıyla çekler bakımından da uygulanacağı öngörülmüştür. Dosyaya sunulan evrakların incelenmesinde; iptali istenen çekin; ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından ... Malzemeleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlenen ... Sultanbeyli ... Şubesi'ne ait ... Seri Numaralı 15.03.2025 keşide tarihli, 200.000,00-TL bedelli çek olduğu, söz konusu çekin keşideci şirket tarafından davacı şirkete teslimi için kargoya verildiği ve dava konusu çekin teslim edilmeden önce teslim aşamasında kaybolduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 788/1 hükmü uyarınca, emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çek, ciro ve teslim yolu ile devredilebilir. Emre yazılı senetlerin devri iki tasarruf işleminin bir arada yapılması ile gerçekleşir. Bu işlemlerin birincisi senedin ciro edilmesi, ikincisi de buna ek olarak senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesidir. Dolayısıyla, kambiyo senedinde mündemiç hakka sahip olmak için senet üzerindeki zilyetlik zorunlu olduğu gibi cironun varlığı veya bu yönde bir iddianın da yer alması  zorunludur (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 06.06.2012 tarih ve 2011/4524 Esas, 2012/9838 Karar sayılı kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2023/1568 E.; 2023/1432 K. Sayılı ilamları da benzer yöndedir). Somut olayda da, dava konusu çekin keşideci tarafından düzenlendikten sonra lehtara teslim edilmeden kargo teslim aşamasında kaybolduğu veya çalındığı ileri sürüldüğüne göre, davacının çekin hamili olmadığı dolayısıyla çekin iptalini talep edemeyeceği, iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... İnşaat Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen ... Sultanbeyli ... Şubesi'ne ait ... Seri Numaralı, 15.03.2025 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli çekin, keşideci tarafından müvekkili şirkete ulaştırılmak üzere kargoya verildiğini, kargo poşeti bantlı şekilde müvekkili şirkete teslim edilmiş ise de içerisinde çekin bulunamadığını; Müvekkili şirketin emrine yazılı işbu kayıp çekin bankaya ibraz ile tahsili tehlikesinin bulunduğunu, bu nedenle huzurdaki dava ikame edilmiş olup söz konusu çekin bankadan tahsil edilmesini engellemek için ödeme yasağı tedbiri talep edildiğini, ancak huzurdaki davanın 20.11.2024 tarihinde reddolunduğunu, dosya içerisinde mevcut çek görseli de incelendiğinde çekin müvekkili adına düzenlendiğinin açıkça görüleceğini, yine bahse konu çekin kargoya verilmekle keşidecinin elinden çıktığını ve müvekkilinin eline geçtiğini, dolayısıyla müvekkilinin hamil konumunda olduğunu; Gelinen noktada huzurdaki davanın reddedildiğini, halen ilgili banka şubesine ödeme yasağı konulmasına dair bir yazı yazılmadığını, bu süreçte müvekkili şirketin emrine yazılı işbu kayıp çekin bankaya ibraz ile tahsili tehlikesinin devam ettiğini, tüm bunlar göz önüne alındığında huzurdaki davanın kabulü gerekmekte iken reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 20.11.2024 tarih 2024/858 E., 2024/841 K. sayılı kararın kaldırılmasına ve davanın kabulü ile  zayi olan çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818/1. maddesinin atfı ile 757 vd maddeleri gereği zayii olduğu iddiası ile çekin iptali talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6102 Sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin atfı ile aynı kanunun 757/1 ve 759/1 maddeleri uyarınca; iradesi dışında çek elinden çıkan hamil, çekin kimde olduğu bilinmiyorsa, çekin ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerinden çekin iptaline karar verilmesini talep edebilir. Çekin zayii nedeniyle iptali davası açma hakkı hamile ait olup, zayi nedeniyle iptal talebinde bulunan kişi, çekin hamili olduğunu ve çekin kaybolduğunun \"kuvvetle muhtemel\" olduğunu ispata elverişli deliller sunmalıdır. 6102  TTK'nın 788/1 maddesi uyarınca, açıkça emre yazılı kaydıyla veya bu kayıt olmaksızın belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan çekin devri, ciro ve zilyetliğin devri ile mümkündür.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre; davacının çekin lehtarı olması ve çek henüz kendisine ulaşmadan (teslim edilmeden) yani zilyetliği devredilmeden kargoda kaybolduğunu iddia etmiş olması karşısında Mahkemece tespit edildiği üzere, yetkili hamil olmadığı ve TTK'nın yukarıda açıklanan maddeleri gereği zayi nedeniyle iptal davası açamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüş ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,  4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  06/02/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e886ab2db4ae49e1","SID":"347d1bc9d02761c6"}}