{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 30/12/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, takip konusu evrakın ...'ne ait ... seri numaralı, 125.000,00 TL bedelli, 30/10/2022 keşide tarihli çek olduğunu, söz konusu çekin ...'ne(VKN:..) ve sahibi ...'a(...) hatır çeki amaçlı olarak verildiğini, takibe konu çekin arka yüzünde ...'ın şahsi cirosu olduğunun görüldüğünü, söz konusu çek ile alakalı olarak ticari defterler incelendiğinde bu borcun bir ticaret karşılığı olmadığı, sadece hatır çeki olarak verildiği ancak müvekkilinin iyi niyetinin kurbanı olarak hatır çeki verdiği için icra takibine maruz kaldığını, çek üzerinde hatır çeki olduğuna dair bir ibare bulunmasa dahi ticari defterler ve diğer tüm deliller ile ispat olunacağı üzere iki ticari şirketin arasında ticari bir ilişki olmadan kambiyo senedi düzenlenmesinin hatır çeki olduğunun en büyük karinesi olduğunu, söz konusu çekin hatır çeki olarak kabulünün hukuki olarak zorunlu olduğu ile müvekkilinin borcunun olmadığını  beyan ederek, üzerine ihtiyati tedbir konulması talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacı tarafın, diğer dava dışı ... ve ...'a bu çeki hatır çeki olarak verdiklerini, bu nedenle borçlu olmadıklarının tespitini talep ettiğini, müvekkilinin, elinde bulunduğu ve davacının keşidecisi olduğu ... 30/10/2022 keşide tarihli 125.000,00TL bedelli ... seri nolu çekin süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz ettiğini, muhatap banka hesapta çek karşılığının bulunmaması sebebiyle çek bedelini müvekkiline ödenemediğini, müvekkilinin karşılıksız kalmış olan çekin Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu olduğunu, takibe konu borcun borçlu tarafından halen ödenmediğini, davacının üzerinde hiçbir mal varlığı bulunmaması sebebiyle kötü niyetli olarak borcu ödemediğini, bu sebeple davayı açma zorunluluğu olduğunu, davacı tarafın aleyhine dava ikame edebileceği tek tarafın ... firması olduğunu, dava dışı ...'nin ticari defterlerinin incelenmeden davacının iddialarının değerlendirilmesinin mümkün olmayacağını, müvekkilinin 3. şahıs olup bu davada taraf olmadığını, kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğuna dair hiçbir belge ve delil bulunmadığını, bu nedenle davacı iddialarının müvekkili açısından bağlayıcılığı bulunmadığını, bu nedenle davanın ve tedbir taleplerinin müvekkiline karşı yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili firmanın adresi Kocaeli olması sebebiyle davaya bakmaya yetkili olan mahkemenin Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini beyan ederek, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile, davanın yetki ve husumet itirazları sebebiyle reddini, davacının kötü niyetli olması sebebi ile % 20 oranında tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...Senet metninde yer almayan teminat fonksiyonuna dayalı bedelsizlik savunmasının üçüncü kişiye karşı ileri sürülme imkanı bulunmamaktadır. Bunun tek istisnası senedin kötü niyetli olarak iktisabının ispatlanmasıdır. Davalı dosya alacaklısının üçüncü kişi olduğu, senet metninde yer almayan ve mutlak bir defi de olmayan teminat senedi olgusunun ona karşı ileri sürülemeyeceği, iktisabında da kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın eksik incelemeyle karar verildiğini, müvekkili firmanın herhangi bir borcunun olmadığını, söz konusu çekin hatır çeki olarak verildiğini, müvekkili ile davalı arasında söz konusu çekin verilmesini gerektirecek herhangi bir ticari ilişki olmadığını, davalının bu iddialarının aksini ispatlayamadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, takip konusu çekin hatır çeki olduğu ve bu nedenle bedelsiz olduğu iddialarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br> TTK'nın 687. maddesi uyarınca; poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. <br>Dava konusu çek unsurları tam olduğundan kambiyo senedi vasfında olup, TTK'nın 818/1-e. maddesi uyarınca çeklerde de uygulama alanı bulunan 687. madde hükmü dikkate alındığında davacının, lehtar ... ile aralarındaki temel ilişkiden kaynaklı bedelsizlik defini, davalı 3. kişi ...'ne karşı ileri sürebilmesi için bu şirketin çeki iktisap ederken lehtar ile keşideci olan davacı arasındaki bu temel ilişkiyi ve çekin bedelsiz olduğunu bilmesi ve bile bile davacı borçlu zararına hareket etmiş olması gerekmektedir.<br> Çek hem bir kambiyo senedi hem de ödeme vasıtası olup, çekin hatır çeki olarak herhangi bir mal veya iş teslimi karşılığı düzenlenmediğini ispat yükü keşideciye aittir. Davalı hamile, bu çekin hatır çeki olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiğiyle ilgili isnat edilen herhangi bir iddia bulunmadığına göre;  çekin hatır çeki olarak düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti de eldeki dosya için gereksizdir. Davalı hamilin çeki iktisap ederken bunun hatır çeki olup bedelsiz olduğunu bildiğiyle ilgili ortaya atılan herhangi bir iddia olmadığına göre ilk derece mahkemesinin verdiği karar isabetli bulunmuştur.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8100765f5caa2c1e","SID":"e8d12d1e17319c18"}}