{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/569 - Karar No:2025/150<br>                        T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ       <br><br>DOSYA NO\t: 2024/569 <br>KARAR NO\t: 2025/150<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/453 E-2022/124 K<br><br>DAVACI\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 05.02.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05.02.2025<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili: Taraflar arasında  akdedilen 07/08/2013 tarih ve 2013/47698 ihale kayıt numaralı “Karacabey TİM'de 2.000 Ana Başlık ... Tesis Yapım İşine ait Sözleşme” ile müvekkilinin söz konusu işin yapımını yüklenici olarak üstlendiğini, tesis ile amaçlananın hayvansal atıkların işlemden geçirilerek elektrik üretilmesi işi olduğunu, ancak davalı ... (...) Müdürlüğünün sözleşme gereğince edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, bu nedenle ortaya çıkan arızalardan ve yaşanan gecikmelerden müvekkilini sorumlu tutarak haksız yere müvekkilinin kesin teminat mektubunu paraya çevirdiğini, işin geçici kabul tarihinin davalının kusuruyla uzatıldığı için ödenmesi gereken fiyat farkını ödemediğini, son hakedişi (6.hakedişi) olması gerekenden ileri bir tarihte geç onaylayarak müvekkilini zarara uğrattığını, bu zararların davalıdan tazmini gerektiğini, davalı tarafından teslim edilecek hayvansal atığın içeriğinin %10 seviyesinde kuru madde (katı madde) olması gerektiğini, ancak davalının söz konusu katı madde oranını sağlamadığını, bu nedenle müvekkilinin temin ettiği pompanın sürekli tıkandığını, bu durumun sistemin işlevselliğini aksattığını, taraflar arasında gerçekleşen yazışmalardan da görüleceği üzere davalının müvekkilinin taleplerine karşı sessiz kaldığını, hakedişleri zamanında ödemediğini, sözleşmenin 07.08.2013 tarihinde imzalandığını, davalının 12.08.2013 tarihinde yer teslimini yapması gerekirken 19.08.2013 tarihinde yaptığını, müvekkilinin 01.10.2013 tarihinde işe başladığını ve imalat ile montaj işlerini 25.10.2014 tarihinde tamamladığını, tesisin devreye alınabilmesi için enerji ihtiyacının karşılanması gerektiğini, bu nedenle yer altı besleme hattının davalı tarafından tesis edileceğinin davalının 22.07.2014 tarihli yazısı ile belirtildiğini, müvekkilinin imalat ve montajı 25.10.2014 tarihinde tamamlamasına rağmen tesisin devreye alınabilmesi için gerekli olan ısıtma sistemi ve elektrik enerjisinin davalı tarafından temin edilemediğini, bu nedenle tesisin tam kapasite çalışmasının zorlaştığını, arıza ve gecikmelerin olduğunu, 21.10.2016 tarihinde 05.11.2014 tarihine itibarla geçici kabul tutanağının düzenlendiğini, geçici kabul itibar tarihi dikkate alındığında sözleşmenin 11.maddesi uyarınca müvekkilinin hakedişinin 20.12.2014 tarihinde ödenmesi gerekirken davalı tarafından haksız olarak 20.10.2016 tarihinde yani 2 yıl kadar geç hakedişin onaylandığını, bu nedenle şimdilik 10.000,00 TL talep ettiklerini, 06.11.2014 tarihinde davalı tarafından 31 günlük ek süre uzatımı verildiği müvekkiline bildirildiğini, süre uzatımı verilmesinın gecikmenin davalıdan kaynaklandığını ortaya koyduğunu, sözleşmenin fiyat farkına ilişkin 14/2 maddesi gereğince müvekkilinin fiyat farkı alacağının doğduğunu, 31 günlük fiyat farkı ödenmediğinden bu alacağa mahsuben şimdilik 5.000,00 TL talep ettiklerini, müvekkilinin 07.01.2015 tarihli yazısı ile iki adet ... kablodan bir tanesinin tesise geçici enerji beslemek üzere kullanılacağının bildirildiğini, 25.06.2015 tarihli yazı ile de davalı tarafından taahhüt edildiği bildirilen ... güç kablolarının iki tanesinin bağlanmasının yapılan testler sonucunda uygun bulunmadığının tekrar ölçülmesi gerektiğinin bildirildiğini, davalı tarafından kabloların tamir edildiği bildirilmesine rağmen izolasyon testi raporundan da görüleceği üzere kabloların bağlanmasının standartlara uygun olmadığını, bu durumun da tesiste davalının kusuru nedeniyle arızalar meydana geldiğini gösterdiğini, müvekkilinin 17.02.2015 tarihli yazı ile geçici kabule ek olarak tutulan eksik işlerin 16.02.2015 tarihinde tamamlandığını bildirdiğini, geçici kabulden itibaren başlayan işletme sürecinde %10 seviyede olması gereken katı maddenin ancak %3 ila %5,50 seviyesinde olduğunun tespit edildiğini, tam kapasite çalışabilmek için %10 katı madde atığın temin edilmesi gerektiğinin davalıya 24.06.2015 tarihli yazı ile bildirdiğini, davalının 26.06.2015 tarihli cevabi yazısında katı madde oranı ile ilgili araştırma yapılacağını ve kablo hattının tamiri yapıldığını belirttiğini, teknik şartnamenin 11.maddesi uyarınca geçici kabul tutanağının düzenlendiği 21.10.2016 tarihi itibariyle müvekkilinin 12 aylık işletme ve bakım döneminin başladığını, davalının temin ettiği katı atığın %10 oranı altında olması nedeniyle tesisin tam kapasite ile çalışamadığını, davalının tam kapasite çalışamayan tesis nedeniyle müvekkilini haksız yere sorumlu tuttuğunu, bu nedenle kesin kabulü gerçekleştirmeyerek müvekkilinin teminat mektubunu paraya çevirdiğini, haksız yere paraya çevrilen teminat mektubu nedeniyle şimdilik 80.000,00 TL talep ettiklerini, 11.09.2015 tarihinde müvekkilinin kendisinden kaynaklanmayan sebepler nedeniyle kojeneratör çalıştırılmasında tam verime ulaşılamadığını, bu nedenle kesin hakedişin yapılamadığını, ara hakedişin onaylanması gerektiğinin davalıya bildirdiğini, 29.12.2015 tarihli yazısında da garanti testlerinin daha önce yapılamamasının kojeneratörün çalıştırılması için TEDAŞ’tan proje onayı alınamaması sebebinin üretilecek elektriğin iletilebilmesi için davalı tarafından çekilen kablo kesitinin yeterli olmamasından kaynaklandığını bildirdiğini, geçici kabul eksikliklerinin tamamlanması nedeniyle hakedişin onaylanmasını  talep ettiğini, 12.01.2016 tarihli yazısında da davalının enerjinin aktarılacağı kabloyu çekmesi işleminin tamamlanmasının beklendiğinin belirtildiğini, davalının edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, bu hususun tespiti için Karacabey  Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/4 D.iş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırıldığını, tespit raporuyla da müvekkilince edimlerin yerine getirildiğinin belirlendiğini, tarafların 17.08.2016 tarihinde bir toplantı gerçekleştirerek yük bankası bağlantı kabloları ve kablo çekimi ile ilgili görüştüklerini, toplantıda idare tarafından başlatılan kablo çekim ve pano bağlantı işlerinin en geç 19.09.2016 tarihinde tamamlanması ve çalışır durumda hazır bulundurulması gerektiğine karar verildiğini, ardından müvekkilinin 03.10.2016 tarihli yazı ile faz kablolarının gerekli kontrollerinin yapılmasının önemli olduğunu bildirdiğini, davalının yükümlülüğünde bulunan kablolar ve besleme tesisinin sürekli arızalara sebebiyet verdiğini, arızaların tamir edildiği bildirilmesine rağmen giderilemediğini, gerçekleştirilen toplantıda belirli bir  tarih verilmesine rağmen arızaların devam ettiğini, davalının kendi yükümlülüğünü yerine getirmeyerek tesisin işlerini aksattığını, 21.10.2016 tarihli geçici kabul tutanağının imzalandığını, davalının 17.12.2016 tarihli yazısında geçici kabul tutanağının onaylandığını bildirdiğini, davalının temin ettiği katı atıkların içinden çıkan yabancı maddelerin müvekkilinin temin ettiği pompaları tıkayarak sistemin tam kapasite çalışmasını etkilemesine rağmen müvekkilinin sözleşme kapsamı dışında kalan bir edimi de fiilen üstlendiğini, iyiniyetle pompa tedarik ettiğini, 24.03.2017 tarihli yazı ile pompaların yurt dışından temin edilecek olması nedeniyle 4-6 hafta içinde teslim edileceğinin bildirildiğini, 03.04.2017 tarihli yazı ile de pompaların montajlarının tamamlanarak devreye alındığını, geçici kabul eksiklikleri tamamlandığından son hakedişten tutulan 21.000,00 TL'lik kısmen ödemenin talep edildiğini, 26.04.2017 tarihli yazı ile bu talebin yinelendiğini, davalının 08.05.2017 tarihli cevabi yazısında kostik sıvısının temininde gecikmeler yaşandığını, bu sıvının elektrik üretimini aksatmayacak şekilde temin edilmesini, aksi halde kostik sıvısı ihtiyacının son hakedişten kalan tutardan ve kesin teminatın nakde çevrilmesi yoluyla karşılanacağını bildirdiğini, davalının 22.05.2017 tarihli yazısı ile de arızalar tespit ettiğini bildirdiğini, müvekkilinin 24.05.2017 tarihli cevabi yazı ile söz konusu arızaların geçici kabul eksiği olarak tutulan 21.000,00 TL ile ilgili olmadığı, değişen pompaların sorunsuz çalışması nedeniyle bu alacağın talep edildiğinin bildirdiğini, yine müvekkilince gönderilen 05.06.2017 tarihli yazıda besi suyunun filtrelenmiş ve berrak olarak verilmesi için gerekli düzeneğin acilen kurulmasının talep edildiğini, davalının 08.09.2017 tarihli cevabi yazısında arızaların giderilmesi halinde son hakedişten kalan tutardan ve kesin teminatın nakde çevrilmesi yolu ile bahse konu arızaların müvekkili nam ve hesabına yapılacağının belirtildiğini, esasen davalının bildirdiği arızaların hepsini kendi edimlerini gereği gibi ifa etmemesinden kaynaklı  olduğunu, müvekkilinin sonraki 23.11.2017 ve 19.04.2018 tarihli yazıları ile kesin kabul işlemlerinin yapılmasını talep ettiğini, davalının cevabi yazılarında arızalar nedeniyle kesin kabulün yapılmasının mümkün olmadığını ve en son 04.07.2018 tarihli yazısında da arızaların 15 gün içerisinde giderilmesi aksi taktirde kesin teminatın nakde çevrilmesiyle nam ve hesaba  giderileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin cevabi yazı ile tesisin sorunsuz çalıştığını belirterek arıza konularına itiraz ettiğini, yani davalının kendisinden kaynaklanan arızaların giderilmesini müvekkilinden talep ederek kesin kabulün yapılmasını geciktirdiğini, müvekkilinin 20.07.2018 tarihli yazısı ile kesin kabul süresinin tamamlandığını, idarenin işletme personelinin bir aydır sahada olmadığı, sözleşme gereği işletme süresi dolduğundan müvekkili şirketin teknik personelinin 20.07.2018 tarihinde sahadan ayrıldığını ve tesisin kullanıma hazır vaziyette bırakıldığının davalıya bildirdiğini ve iş yerinden ayrıldığını belirterek, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla \thaksız yere paraya çevrilen teminat mektubu bedelinden şimdilik 80.000,00 TL, \tsürenin uzatılması nedeniyle doğan fiyat farkından şimdilik 15.000,00 TL ve hakediş bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme tazminatına ilişkin olarak 10.000,00 TL olmak üzere toplam 105.000,00 TL’nin  dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\tDavalı vekili: Taraflar arasında 07/08/2013 tarihli “Karacabey TİM'de 2.000 Ana Başlık ... Tesis Yapım İşine ait Sözleşme” imzalandığını, davacının sözleşmede kendisine yüklenen edimlerini yerine getirmediğinden sözleşmenin feshedildiğini ve teminat mektubunun irat kaydedildiğini, 08.05.2017 tarihli yazıyla sözleşmenin 33.2 maddesi gereğince davacı tarafından temin edilmesi gereken kostik sıvısının temininde gecikmeler yaşandığı belirterek söz konusu sıvının üretimi aksatmayacak şekilde temin edilmesi ve teminin devamlılığının sağlanması, aksi takdirde kostik sıvısı ihtiyacının son hakedişten kesileceği ve kesin teminatın nakde çevrileceğinin bildirildiğini, 22.05.2017, 08.09.2017, 02.11.2017,  11.12.2017, 05.02.2018  tarihli yazılarla da tespit edilen arızaların bildirilerek bu arızaların ivedilikle giderilmesinin istenildiğini, 04.07.2018  tarihli yazı ile de tespit edilen arızaların bildirilerek bunların 15 gün içinde giderilmesi gerektiği, aksi takdirde kesin teminatın nakde çevrilmesi yoluyla nam ve hesabına yaptırılacağının bildirildiğini, tüm ihtarlara rağmen edimin ifasını olması gereken şekilde yerine getirmediğinden yüklenicinin teminat mektubunun irat kaydedildiğini, davacıdan kaynaklanan sebeplerle son hak edişin geç onaylandığını, yükleniciye 22.07.2014 tarihinde proje onaylarını yaptırması için uyarı yazısının gönderildiğini, ancak buna rağmen davacının uhdesinde bulunan proje onay işlemini ancak 10.12.2015 tarihinde gerçekleştirdiğini, süre uzatımının davacının 25.09.2014 tarihli talebi ile verildiğini, ayrıca davacının süre uzatım talebinde fiyat farkı talep etmeyeceğini 14.10.2014 tarihli dilekçesiyle bildirdiğini, davacının yer tesliminin sağlanabilmesi için yerine getirmesi gereken yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 01.10.2013 tarihinde yer teslimi yapıldığını ve sözleşmedeki 360 günlük iş süresinin bu tarihten başladığını, uygulama projelerinin davacı tarafından ancak 07.11.2013 tarihinde müvekkiline sunulduğunu, tesisin sözleşme gereğince 1 yılda 8.000 saat çalışmasının öngörüldüğünü, ancak katı madde oranının %10’dan az olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için böyle olduğu düşünülürse davacının tesisi 1 yılda sadece 2.165 saat çalıştırmış olduğunu, bu durumda sözleşmeye göre minimum 225 kWe gücünde elektrik enerjisi üretmesi beklenen tesiste yüklenicinin bu miktara ulaşamadığını, katı madde oranının %1,3 olduğu Karacabey Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/4 D. iş sayılı tespit dosyası ile tespit edildiğini, ancak söz konusu tespit raporunu kabul etmediklerini, alınan  numunede kuru madde miktarının %1,3 olarak ölçüldüğü söylense de alınan numunenin korumasız ve mühürsüz olduğunu, bu nedenle katı madde oranının %1,3 olduğu iddiasını kabul etmediklerini, taraflar arasındaki sözleşmenin 33.2 maddesi gereğince yüklenicinin geçici kabulden itibaren 12 ay süreyle tesislerin işletme ve bakımı için bir teknik personelini görevlendirmesi gerektiğini, ancak yüklenicinin 30.01.2017-22.02.2017 tarihleri arasında tesiste teknik personel bulundurmadığının tespit edildiğini, müvekkili idarece sağlanan suyun şartlara uygun olduğunu, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirdiğini, davacı tarafın sözleşme konusu işte kendisinden kaynaklı eksiklikleri gidermekte çaba sarf etmediğini, yüklenicinin 24.03.2017 tarihli dilekçesinde pompaların temin süresinin 4-6 hafta olduğunu bildirdiğini ancak pompaların gelmesinin aylarca beklenildiğini, böylece müvekkili idarenin zarara uğradığını belirterek davanın reddine  karar  verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince: Davanın taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi kapsamında, teminat mektubu bedeli, fiyat farkı ve gecikme tazminatı istemine ilişkin olduğu, bilirkişi raporları ve ek raporların alındığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 07/08/2013 tarihli Karacabey TİM'de 200 ana başlık ... tesisi yapım işine ait sözleşme akdedildiğine ilişkin ihtilaf bulunmamakla birlikte uyuşmazlığın, sözleşme uyarınca tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşmeye konu işin uzamasında tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı, sözleşmenin uzaması neticesinde davacının fiyat farkı talep edip edemeyeceği, yer tesliminin usulüne uygun ve zamanında gerçekleşip gerçekleşmediği, tesiste meydana gelen arızadaki sorumluluğun kime ait olduğu, hakedişlerin süresinde onaylanıp onaylanmadığı, var ise gecikmenin kimden kaynaklandığı, davalı tarafından kesin teminat mektubunun paraya çevrilmesi işleminin haklı olup olmadığı, davacının hakediş bedelinin geç ödemesi iddiasına dayalı gecikme tazminatının, teminat mektubu bedeli ve fiyat farkı isteminin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporlarının hükme esas alındığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 14.1 maddesinde fiyat farkı verilmesi talebinde bulunamayacağının düzenlendiği, davacı şirketin süre uzatım talebinde bulunduğu dilekçesinde süre uzatımı zarfında fiyat farkı talep etmeyeceğini belirttiği, davalı idarece yer gösterme tarihi olan 19/08/2013 sonrası 01/0/2013 tarihi itibariyle davacı şirketin projeleri onay için teslim ettiği, sözleşme tanzim tarihi  07/08/2013 ile yer gösterme tarihi 19/08/2013 tarihleri hep birlikte göz önüne alındığında projelerin onay için davalı idareye teslimindeki gecikmeden davacı yüklenicinin sorumlu olduğu, projelerin onayı için geçen süre nedeniyle gecikmenin davacı yükleniciden kaynaklandığı ve bu doğrultuda 6 nolu kesin hesap hakediş onayının geciktiği, sözleşmede ya da  4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununda ve Yapım İşleri Genel Şartnamesinde kesin teminatın hangi durumlarda irat kaydedileceğinin hüküm altına alındığı, idarenin bu hükümler doğrultusunda herhangi bir işlem tesisine rastlanmadığı, davalı tarafından teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiği anlaşıldığından davacının fiyat farkı ve gecikme tazminatına yönelik isteminin reddine, teminat mektubu bedeline yönelik talebin kabulü ile, dava dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınarak 171.240,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının fiyat farkı ve gecikme tazminatına yönelik isteminin reddine, teminat mektubu bedeline yönelik talebin kabulü ile 171.240,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin hakedişinin davalı tarafından haksız yere geç onaylanması ve dolayısıyla geç ödenmesinden doğan gecikme tazminatına ilişkin alacağın müvekkiline ödenmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesi uyarınca müvekkili şirketin hakedişinin 20.12.2014 tarihinde ödenmiş olması gerekirken söz konusu ödemenin davalı tarafından haksız ve sözleşmeye aykırı olarak ancak 20.10.2016 tarihinde yani esasen ödenmesi gereken tarihten yaklaşık iki sene sonra onaylandığını, mahkeme kararının aksine, hakedişin geç onaylanmasının nedeninin davalının tamamen kendi edimlerini yerine getirmemesi ve bundan kaynaklanan arızaları da müvekkil şirkete izafe etmesi olduğunu, buna yönelik olarak müvekkili şirketin defalarca tesisteki arızaların kendisinden kaynaklanmadığını belirterek arızaların davalı idare tarafından düzeltilmesi çağrısında bulunduğunu ve idareyi edimlerini yerine getirmeye davet ettiğini, bu kapsamda davalı idarenin müvekkilinin TEDAŞ'tan proje onaylarını alması konusunda geciktiğini ve kusurlu olduğunu belirttiğini, kararda projelerin onay için gecikmeden davacı yüklenicinin sorumlu olduğunun belirtildiğini, ancak söz konusu gecikmenin müvekkilinden kaynaklanmadığını, TEDAŞ tarafından onaylanması gereken projenin işlev ve etkisi, geçici kabul dönemi sonrasına ilişkin iken, idarenin geç onayladığı hakediş ise geçici kabul öncesi ödenecek son hak ediş olduğunu, dolayısıyla TEDAŞ projesi ile 6 nolu hakediş arasında herhangi bir irtibat bulunmadığını, ayrıca müvekkili şirketin proje onayı konusunda sözleşmeden doğan yükümlülüğünü gereği gibi ifa ettiğini, zira projelerin TEDAŞ’a sunulabilmesi için öncelikle ...’tan enerji müsaadesi alınmasının gerektiğini, bu kapsamda projelerin TEDAŞ’ın onayına sunulmasına ilişkin sürecin müvekkili tarafından hiç vakit kaybedilmeden 18.04.2014 tarihinden itibaren başlatıldığını, ancak önceki dilekçelerinde de belirttikleri üzere, bu süreçte konu hakkındaki mevzuatın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca değiştirildiğini, değişikliğin 18.04.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandığını, işbu değişiklik üzerine tebliğin yürürlüğe girmesinin hemen ardından tebliğde belirtilen belgelerin temin edilmesi için gerekli hesaplamalar yapılarak davalı idareden veri talep edildiğini, bunun üzerine yeniden ...’a başvurulduğunu, dolayısıyla ilgili mevzuatın değişmesinin, müvekkilinin elinde olmayan nedenlerle söz konusu sürecin uzamasına sebep olduğunu,  esasen tesisin devreye alınamamasının davalının kendi kusurundan kaynaklandığını,  Teknik Şartname’nin “Tesiste Mevcut İmkanlar” başlıklı 4. maddesi uyarınca davalının, tesiste elektrik vermeyi taahhüt ettiğini, tesisinin ve kojeneratörün enerji ihtiyacını karşılamak için gereken yeraltı besleme hattının ... tarafından tesis edileceğinin müvekkiline  yazılı olarak bildirildiğini, imalat ve montaj işlerinin müvekkilince 25.10.2014 tarihinde tamamlanmasına rağmen, tesisin devreye alınabilmesi için gerekli olan elektrik enerjisinin davalı tarafından temin edilmediğini, tesise gelen enerji beslemesinde arıza olduğundan tesise enerji sağlanamadığının 07.01.2015 tarihli yazı ile davalıya bildirildiğini, davalı tarafından arızanın giderildiği belirtilse dahi, tamir edildiği bildirilen iki kablonun bağlanmasının yapılan testler sonucunda uygun bulunmadığını, izolasyon testi raporundan da görüleceği üzere kabloların bağlanmasının standartlara uygun olmadığının 25.06.2015 tarihli yazı ile davalıya bildirildiğini, Teknik Şartname uyarınca müvekkilince testlerin gerçekleştirilememesinin sebebinin davalı tarafından çekilen kabloların yetersiz oluşundan kaynaklandığını, TEDAŞ’tan proje onayı alındığı, üretilen elektriğin iletileceği kablo çekim işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerektiğinin 29.12.2015 tarihli yazı ile davalıya bildirildiğini, ... ile davalı arasındaki elektrik satım ilişkisine müvekkilinin taraf olmadığı, Şartname gereği ETKB ve TEDAŞ projelerinin onayının alındığı, böylelikle şartnameden doğan yükümlülüğün tamamlandığı, ...’in bağlantı iznini alması ve enerjinin aktarılacağı kablonun çekilmesi işlemlerinin gerçekleştirilmesinin beklendiği, tesisin tamamen hazır olduğu ancak müvekkilden kaynaklanmayan sebeplerle devreye alma sürecinin uzadığının 12.01.2016 tarihli yazı ile davalıya bildirildiğini, davalının 19.04.2016 tarihli yazısında bağlantıların tamamlandıktan sonra geçici kabulün yapılacağı belirtilerek, kendi yükümlülüğünde olan bağlantıların henüz tamamlanmadığının ikrar edildiğini, kablo bağlantılarının tamamlanması için davalı tarafından 15.06.2016 ihale tarihli, Elektronik Kamu Alımları Platformu üzerinden ihale ilanı verildiğini, ilan ile davalının, kendi yükümlülüğünde bulunan pano yapımı ve besleme kablosu çekilmesi işini 15.06.2016 tarihi itibariyle henüz yerine getiremediğini ve gecikmelere yol açtığını ikrar ettiğini, ek olarak, Karacabey Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/4 D.İş sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporunda da ... tarafından çekilen kabloların yetersiz olduğu, ...’in 26/06/2015 tarihli yazısında bu kablo hattının tamir edildiğini bildirmesine rağmen kablo iletim hattının henüz tamamlanmadığı, tesisin verimliliği için yeterli olmadığı kanaatlerine varıldığını, belirtilen sebeplerle davalının elektrik temini ve proje onaylarının alınması konusunda müvekkiline kusur atfetmesinin kabulü mümkün olmadığı gibi, müvekkilinin sözleşme ilişkisi içerisinde yüklendiği her bir edimi basiretli tacir olarak yerine getirdiğinin sunulan delillerle de ispat olduğunu, hakedişin geç onaylanmasının nedeninin, davalının tamamen kendi edimlerini yerine getirmemesinden kaynaklanan arızaları müvekkiline izafe etmesi olduğunu, müvekkilinin defalarca, davalıyı edimlerini yerine getirmesi için davet ettiğini, tüm bunlara rağmen davalının tesisteki arızalardan müvekkilini haksız ve sözleşmeye aykırı şekilde mesul tutarak hakediş onayını gerçekleştirmediğini,  20.12.2014 tarihinde ödenmesi gereken hakedişin onayını yaklaşık iki yıl sonra 20.10.2016 tarihinde gerçekleştirdiğini, davalının mevzuat değişiklikleri çerçevesinde ...’a gerekli proje dosyalarının iletilmesi için 30.10.2014 tarihli yönetim kurulu kararı ile 31 gün süre uzatımı verilmiş olmasına karşın, yine bu gecikmeyi gerekçe göstererek müvekkili şirketin 6 nolu hakedişini ödemekten kaçındığını,  davalı idarenin TEDAŞ’tan proje onayı alınması için ...’a başvurma konusunda müvekkiline süre uzatımı tanıyarak gecikmeyi onaylamış olmasının ve aynı zamanda TEDAŞ onaylarının geciktiğini ileri sürerek 6 nolu hak edişi onaylamaktan imtina etmesinin açıkça çelişkili davranış yasağına aykırılık oluşturduğunu, davalının  dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, üstelik söz konusu proje onaylarının alınması kapsamında ... ile bağlantı kurması gerekenin de davalı olduğunu, bu kapsamda davalının süresi içerisinde kendi adına bağlantı anlaşması yaptığına dair herhangi bir somut delil sunmadığı gibi, kendi nezdindeki şebeke bağlantı kablolarını süresi içerisinde çekerek kabloları hazır hale getirmediğini, çekilen kabloların ise olması gereken standardı taşımadığını, davalının hak edişi onaylamadığı iki senelik süreçte fazladan saha masraflarına yol açtığını ve müvekkili şirketin garanti sürelerini yok yere uzattığını, ayrıca her ne kadar mahkeme kararında “Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporları hükme esas alınmıştır.” şeklinde belirtmiş olmasına karşın, mahkemenin  6 nolu hak edişe ilişkin hususlar bakımından ne 29.03.2021 tarihli bilirkişi raporunu ne de 28.12.2021 tarihli bilirkişi ek raporunu dikkate almadığını, zira  bilirkişi raporu ve ek raporunda 6 nolu hakedişle TEDAŞ projesinin irtibatlandırılmasının doğru olmadığı ve bu çerçevede 6 nolu hakedişin ödenmesinin geç onaylanması sebebiyle davalı idarenin kusurlu olduğunun açıkça ifade edildiğini, 6 nolu hakedişin onaylanması gereken tarih olan 20.12.2014 tarihinden yaklaşık iki sene sonra 20.10.2016 tarihinde gerçekleşmesinin açıkça müvekkili şirket nezdinde fazladan saha masrafları oluşmasına sebep olarak garanti sürelerini uzattığını  ve bu kapsamda müvekkili şirkete büyük bir ekonomik külfet oluşturduğundan davalı idarenin 6 nolu hakedişi geç ödemesinden doğan gecikme tazminatının faizle birlikte davalıdan tazmini gerekirken reddinin hukuka aykırı olduğunu, davalının fiyat farkı ödemesi gerektiğini,  taraflar arasındaki 07.08.2013 tarihli sözleşmenin 14. maddesinin 2. fıkrasında“İdare’nin kusuru nedeniyle işin bitim tarihinin süre uzatımı verilmek suretiyle uzatılması halinde, ilan /davet tarihinde yürürlükte bulunan fiyat farkı esasları uyarınca fiyat farkı ödenir.” hükmün yer aldığını, açıklanan ve bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğu üzere, davalının kusurlu davranışları nedeniyle işin bitim tarihinin davalı tarafından iddia edildiği şekilde 31 günlük hesaplanan fiyat farkının da çok üzerinde bir şekilde, uzadığını  ve bu kapsamda müvekkili şirketin birçok fazladan gidere katlanmak durumunda kaldığını, bu nedenle oluşan fiyat farkının tazminine ilişkin taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu ve kabulü gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tüm talepler bakımından  kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Makine mühendisi olmadan teşkil eden bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda  bahsi geçen arızaların küçük çaplı arıza değil, direkt olarak ... Tesisinin ve kojeneratörün çalışmasını etkileyen majör arızalar olduğunu, söz konusu hususta tespit ve teknik incelemenin yapılabilmesi için bilirkişi heyetine makine mühendisinin görevlendirilmesinin talep edildiğini, ancak bu taleplerinin karşılanmadığını, oluşturulan bilirkişi heyetinde makine mühendisi bulunmadığından arızların büyüklüğünün heyetçe tespit edilemediğini, oysa arızaların sistemin çalışmasını etkileyecek nitelikte ve ihtarlara rağmen düzeltilmemiş olmalarının da sözleşmenin feshine sebep olacak nitelikte olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının uyuşmazlığın çözümüne yeterli nitelikte olmaması, heyette makine mühendisi olmaması nedeniyle mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi gerektiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin hukuka uygun olduğunu, dava konusu işin müvekkilince geçici kabulünün 21/10/2016 tarihinde, ... EDAŞ kabulünün 26/09/2016 tarihinde ve TEDAŞ kabulünün de 24/03/2017 tarihinde yapıldığını, TEDAŞ kabulünden sonra ... Tesisinde zaman içerisinde bazı arızalar meydana geldiğini, bu arızaların 08/05/2017, 22/05/2017, 08/09/2017, 02/11/2017, 11/12/2017, 05/02/2018, 11/05/2018, 04/07/2018 tarihlerinde olmak üzere giderilmesi için davacıya bildirildiğini, bu yazıların içeriğinde arızaların davacı şirketten kaynaklı olduğu ve bu nedenle davacı tarafından giderilmesi gerektiği, aksi takdirde söz konusu arızaların işe ait kesin teminatın nakde çevrilmesi yolu ile yüklenici nam ve hesabına yaptırılacağının yer aldığını, davacı yüklenici defalarca resmi yazı ile uyarılmasına rağmen arızaları gidermekten imtina ettiğini, en son 04/07/2018 tarihli yazı ile arızaların fotoğraflarıyla beraber davacıya bildirilmiş olmasına rağmen davacının itirazında sürekli üstlendiği edimi eksiksiz olarak yerine getirdiği savunmasını yaptığını, ancak bunun gerçeği yansıtmadığını, davacının hiçbir suretle 04/07/2018 tarihli yazı ekinde yer alan fotoğraflarla tespit edilmiş arızalardan bahsetmediğini, bu eksik ve arızaların ısrarla tamamlanmaması neticesinde yüklenicinin kesin teminatının nakde çevrilmesinin zorunlu hale geldiğini,  04/07/2018 tarihli yazılarında belirtilen ve kesin kabul yapılmasına engel arızaların ... Tesisinde devam ederken davacının kesin kabulünün yapılmadığını, yapılmayan iş için davacıya fazladan ödeme yapılmayarak kamu yararı gözetildiğini, davacının söz konusu eksik ve arızaları gidermemesinden dolayı, arızaların giderilmesi amacıyla ... Yönetim Kurulu Kararı ile davacının kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesi yoluna gidildiğini, davacının kesin teminat mektubunun 171.240,00 TL tutarında olduğunu, arızalı işlerin giderilmesi amacıyla yapılan ihale neticesinde dava dışı yüklenici ile 143,900,00 TL bedel üzerinden sözleşme imzalandığını, sözleşme bedeline KDV tutarı eklendiğinde ödenecek tutarın toplamda 169.802,00 TL olarak hesaplandığını, dosyaya sunulan sözleşme ile davacı nam ve hesabına yapılan işlerin açıkça kanıtlandığını, işe ait teknik şartnamede giderilmesi gereken arızalı işlerin 04/07/2018 tarihli davacıya gönderilen yazıda bahsedilen arızalar ile uyumlu olduğunu ve bu ihalenin farklı bir ihale olmayıp yüklenicinin nam ve hesabına yaptırılan işleri kapsadığını, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “Kesin Kabul” başlıklı 44. maddesinde yer alan hükümler gereğince arızalı işlerin davacı nam ve hesabına yaptırılması yoluna gidildiğini ve hukuka aykırı bir işlem yapılmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup,  mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tDavacı ile davalı arasında 07.08.2013 tarihinde Karacabey TİM'de 2.000 Ana Başlık ... Tesis Yapımı işini konu alan eser sözleşmesinin imzalandığı ihtilafsız olup davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.<br>\tTaraflar arasındaki sözleşmenin 2.854.000,00TL anahtar teslimi götürü bedel üzerinden akdedildiği, KDV'nin sözleşme bedeline dahil olmayıp ayrıca yükleniciye ödeneceği, sözleşme eklerinin 8.maddede yer aldığı, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin(YİGŞ) sözleşme eki olup öncelik olarak ilk sırada yer aldığı (md.8.2.1), sözleşme tarihinden itibaren 5 gün içinde yer teslimi yapılarak işe başlanacağı, yüklenicinin işyeri teslim tarihinden itibaren 360 takvim günü içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getireceği(md.9), yüklenicinin işe ilişkin olarak 171.240,00TL'lik kesin teminat mektubu verdiği, kesin ve ek kesin teminatın geri verilmesi hususunda YİGŞ hükümlerinin uygulanacağı(md.10),  ödemelerin YİGŞ'deki esaslar çerçevesinde düzenlenecek hakedişlerle yapılacağı  (md.11),  fiyat farkının 14.maddede, montaj, işletmeye alma, eğitim, bakım onarım, yedek parça gibi destek hizmetlerine ait şartların 16.maddede, teminat süresinin 20. maddede düzenlendiği görülmüştür. <br>\tTaraf beyanları ve dosya kapsamıyla sözleşmeye konu işin geçici kabulünün 05.11.2014 tarihine itibarla 21.10.2016 tarihinde yapıldığı ve 09.12.2016 tarihinde onaylanmış olduğu anlaşılmıştır.<br>\tYargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere ve sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri gereğince geçici kabulü yapılan imalâtın getirildiği seviye itibarıyla büyük oranda sözleşmenin tamamlandığı anlaşılmakla fesihten sözedilmesi Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi hükmünce iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz. Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri gereğince, eksik ve kusurların sözleşme bedelinin yüzde beşinden fazla olmaması ve kullanıma engel durumun bulunmaması halinde geçici kabulün yapılabileceği kabul edilmektedir. Bu nedenle fesih hükümleri uygulanmayarak uyuşmazlığın tasfiye hükümlerince çözümlenmesi gerekir.(Yargıtay 15.HD. 2014/3930E,- 2014/6183K\t) <br>\tBu kapsamda; geçici kabul aşamasına gelmiş, somut olayda olduğu gibi geçici kabulü yapılmış bir sözleşmenin feshedilmesi mümkün olmayıp mahkemesince kesin hesabın çıkartılması gerekir. Buna göre de sözleşmedeki garanti süresi ve garanti süresi içerisindeki kusurlu imalatlar bakımından herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın yüklenicinin sorumlu olacağı hususu da değerlendirilerek eksik ve kusurların giderilmesi için yükleniciye tanınması gereken makul sürenin belirlenmesi, yine bu süre sonunda eksik ve kusurların giderimi için gereken makul sürenin ve giderim bedelinin belirlenmesi gerekir. <br>\tBu şekilde mahkemesince çıkartılacak kesin hesaba göre sözleşmedeki kesin teminat mektuplarının iadesine ilişkin hüküm de değerlendirilmek suretiyle davadaki talepler hakkında sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, belirtilen ilkelere uygun düşmeyen ve davalının makine mühendisi bilirkişinin heyette bulunması gerektiğine ilişkin itirazı da değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. <br>               HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,<br>\t2-Ankara 6. Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 15.02.2022 tarih, 2019/453 E- 2022/124  K sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi  gereğince kaldırılmasına,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t5-Davalı tarafından yatırılan 2.924,35 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve ödedikleri istinaf başvuru harçlarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 05.02.2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>Başkan<br> <br>Üye<br> <br>Üye<br> <br>Katip<br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cdb3c0c674d53c14","SID":"18f9c2d838345a5e"}}