{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/89 <br>KARAR NO: 2025/126<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/12/2024 <br>NUMARASI: 2024/937  Esas  <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/02/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili  ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü'nce düzenlenen kapsamlı teminat sertifikası ile kapsamlı teminat kullanma izninin vermiş olduğu yetki dahilinde  Türkiye'nin 01.12.2012 tarihinde katıldığı AET ve EFTA üyesi ülkeler arasında imzalanan 20.05.1987 tarihli  Ortak Transit Sözleşmesi ve ilgili mevzuatlar uyarınca transit rejimine tabi eşya için tahakkuk edebilecek gümrük vergilerinin ödenmesini teminatlandırmak üzere, taşıyıcıların, lojistik operatörlerin, göndericilerin, gümrük müşavirlerinin vb... müvekkili tarafından kurulmuş olan ... isimli sistem üzerinden AB özet beyan, Gümrük Transit Rejimi beyanlarını on-line ve elektronik ortamda AB, EFTA ülkeleri ile Türk Gümrük Sistemine sunmalarını sağlayarak ticari hizmet verdiğini, davalı ile müvekkili arasında hizmetleri de kapsayan 27.09.2022 tarihli müşteri sözleşmesi imzalandığını ve sözleşme gereği taahhüt edilen hizmetler 28.09.2022 tarihinden itibaren ifa edilmeye başlandığını, davalı tarafından müvekkil tarafından verilen hizmetler için bir kısım ödemeler yapılmış ise de bakiye 1.442,46 EURO hizmet bedeli ile gümrük idaresi tarafından 5 adet beyanname için   2.615,00 TL tutarlı idari para cezası düzenlendiğini, idari para cezası kapsamında yer alan beyannameler davalının taşımasından kaynaklı olup, 1/4 erken ödeme indirimi ile davalının sorumluluğu 784,50 TL olduğunu, işbu  ceza müvekkilin iştiraki olan ...adına düzenlendiğini ve ödendiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereği müvekkil tarafından davalıya fatura edildiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek  ihtiyati haciz talebinin kabulü ile  borç miktarı olan 1.442,46 Euro ve 784,50 TL'nin teminatı amacıyla davalı borçlunun menkul ve gayrimenkul mallari ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine haczine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, 03/12/2024 tarihli ara kararı ile, \"Davacı vekili tarafından ihtiyati haciz talebinin dayanağı olarak davalı taraf ile yapılan sözleşme ve davacı tarafça düzenlenen fatura olduğu, borçluya elektronik ortamda tebliğ edilip edilmediğinin anlaşılamadığı, fatura içeriği hizmetin borçluya verilip verilmediğinin sabit olmadığı, ayrıca faturaya konu hizmetin davalı tarafa verildiği kabul edilse dahi bu kez de hizmet bedelinin borçlu tarafça ödenip ödenmediğinin belirlenemediği, dolayısıyla alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, yine talep edenin İİK 257. maddesindeki şartları taşıdığı da yaklaşık olarak ispat edilememiş olduğu\" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmiştir. Verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri olarak, İİK 257. maddedeki şartlar somut olayda gerçekleştiğini, taraflar arasındaki sözleşme ve faturalar birlikte değerlendirildiğinde alacağın varlığı noktasında yaklaşık ispat koşulu sağlandığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İhtiyati haciz, İİK'nin 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. İİK'nın 258/1 fıkrasına göre de, alacaklının, alacağı ve icabında haciz talepleri hakkında, mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamakta, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.HD. 23.01.2014 t. 2023/18723-2014/1804) Somut olayda, talebe konu alacağın, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında verildiği iddia olunan gümrük hizmeti ilişkisinden kaynaklanan bakiye hizmet bedeli ve idari para cezasına ilişkin fatura alacağı olduğu görülmüştür. Talep eden dilekçesinde sözleşme ve faturalara dayanmıştır. Ancak dayanak faturaların, davalı tarafa tebliğ edildiğine dair dosya kapsamında bir kayıt olmadığı gibi, davacının varsa bakiye hizmet bedeli alacağı ile kesilen idari para cezasından kimin sorumlu olacağı, yargılama aşamasında taraflarca sunulacak kayıtların incelenmesi, sözleşme hükümlerinin ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde tespit edilecek olup tek başına fatura düzenlenmesi ise alacağın yaklaşık ispatına yeterli değildir. Bu itibarla ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre,  İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257.madde ön görülen koşullar oluşmadığından ihtiyati haczin talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartları bu aşamada oluşmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf harcından, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6b42381130b1e933","SID":"5fbdd6ebd1550bc7"}}