{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 01/11/2023<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 27/12/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davacı müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia eden davalı ... tarafından müvekkili aleyhine Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, menfi tespit talep eden davacı müvekkili şirketin daha önce bulunduğu adresten aynı apartmanın başka bir dairesine taşınıp adres değişikliğini Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirdiğini, Belediye tarafından bina numaraları değiştirildiği için bina altındaki dükkanlara da numara verildiğinden dolayı müvekkili şirketin iç kapı numarası da yanlış kayda geçtiğini, bu sebeple tebligatın muhtara bırakıldığını, davacı müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu sebeple davalı ...'ya herhangi bir bono, senet de vermediğini, senet ve bono da verilmediği için bono altındaki imzanın da müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, davacı şirketin Antalya'da hatta Türkiye genelinde alanında tanınan ticari saygınlığının olduğunu, borçlunun haksız icra takibi sebebiyle müvekkilinin araçlarının haczedildiğini, davalı taraf bonolar altındaki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını bildiği halde takibe koyduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, icra takibine konu miktarın likit olduğunu, bu sebeple davamızın kabulü ile Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasındaki takibin durdurulmasına ve araçları üzerine konan hacizlerin kaldırılmasına, icra takibindeki borcun %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili,  Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 2019 yılında borçlu şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleşmesi ile borçlu şirket üzerine kayıtlı araçlara haciz konulduğunu, davacı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak huzurdaki menfi tespit davasını açtığını, davadaki ileri sürdüğü iddiaların gerçek dışı olduğunu, davalı müvekkili ... iş hayatında saygın bir itibara sahip olup kendisi ... Mezunu .... Mühendisi olduğunu, davacı borçlunun hacizli araçları satmak isteyince iş bu icra takibinden yeni haberdar olduğu şeklindeki açıklaması her şeyden önce hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı şirket yetkililerinin basiretli tacir sıfatını taşıma sorumluluğu ile hareket etme zorunluluğu olduğunu, takip konusu alacak davalı müvekkilin davacı müvekkilin davacı ...i'nin içine düştüğü maddi zorlukların aşılması için müvekkili ... tarafından verilen borç para karşılığı olduğunu, davacı borçlunun borca ve imzaya ait itiraz ve açıklamaları gerçeği yansıtmadığını bildirerek haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddi ile alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \" Dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan ... tarihli ATK Fizik İhtisas Dairesi raporu ile yine ATK'nın ... tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporlarında da belirlendiği üzere; inceleme konusu olan senetlerdeki davacı şirkete atfen atılmış imzalar ile davacı şirket yetkilisi ...'nin mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar bulunduğundan ve mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinden davacı yanın davaya konu icra takibi ve takibe konu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf, İİK'nın 72/5 maddesi gereğince, davalının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; davacı tarafın davaya konu bonolar ve takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tespit edildiği, yine davaya konu bonolarda, davacı şirketin keşideci, davalının ise, lehtar olarak göründüğü, bu nedenle; bonoları takibe koyan davalı lehtarın bonolar üzerindeki imzaların davacının eli ürünü olmadığını bilebilecek durumda olduğu, buna rağmen davaya konu bonoların icra takibine konu edildiği, bu bağlamda davalı takip alacaklısının bonoları icra takibine konu etmekte haksız ve kötüniyetli olduğu  anlaşılmış, bu nedenle davalı tarafın takibe konu bono bedelleri üzerinden hesap edilen %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş, buna ilişkin davanın kabulü\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; adil yargılanma hakkının engellendiğini, 17/08/2023 tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporu ile ATK tarafından düzenlenen .... tarihli raporun aynı uzmanların katılımıyla düzenlendiğini, müvekkili tarafından alınıp dosyaya sunulan uzman raporuna hiç değinilmediğini, uzman raporu ile çelişkinin giderilmediğini, .... Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nden çelişkinin giderilmesi amacıyla rapor alınması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ... tarihli ATK raporunda ve .... tarihili ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda senetteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edilmiş olması, raporların inceleme yöntemlerinin ve teknik yöntemlerin açıklanarak,  bilimsel yöntemlere ve oluşa  uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına göre; karar  usul ve esas yönünden hukuka uygun olmakla; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli  2.126,06 TL nispi karar  harcından peşin olarak yatırılan 531,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.594,51 TL  istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ecc43420c1e397d","SID":"98b98e59ea35e080"}}