{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/2674 <br>KARAR NO: 2025/87<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/10/2024<br>NUMARASI: 2020/137 E. 2024/909 K.<br>2020/137 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA:<br>DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), <br>DAVA TARİHİ: 18/02/2020<br>BİRLEŞEN 2020/600 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan), <br>DAVA TARİHİ: 18/09/2020<br>BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ATM'NİN 2020/169 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)|(Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 15/01/2025\t\t<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 07/10/2024 tarih ve 2020/137 E - 2024/909  K kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>2020/137 Esas sayılı asıl dava dosyasında: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 31/12/2018 tarihine kadar ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişki kapsamında davacının davalı firmaya taşıma hizmeti verdiğini, yapılan hizmet karşılığının faturalara bağlandığını ve faturaların davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, söz konusu faturaların davacının ticari defterlerine kaydedildiğini, davacının yaptığı inceleme neticesinde davalının yaptığı ödemelerin faturalardan mahsubu ile 657.000,00-Euro alacağı kaldığının anlaşıldığını, söz konusu tutarın davalıdan talep edilmesine rağmen ödenmediğini, arabuluculuk için yapılan müracaatın da sonuçsuz kaldığını, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde hesaplanan tutar üzerinden davayı ıslah yoluna başvuracaklarını belirterek şimdilik 1.500,00-Euro alacağın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde iddia edilen hizmetin bitiş tarihi belirtilmesine rağmen başlangıç tarihinin belirtilmediğini, başlangıcı belli olmayan iddia ile ilgili zamanaşımı itirazını şimdiden beyan ettiklerini, davacıya 18/10/2018 tarihinde 400.000,00-Euro avans ödemesi yapıldığını, bu tarihten önce zaten davacının davalıya bakiye borcu olduğunu, bu tarihten sonra da değişik zamanlarda davacıya havaleler yapıldığını, tarafların ticari kayıtları incelendiğinde bunun açıklığa kavuşacağını, davacının iyi niyetli olmadığını, davalı aleyhine Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davacının takipteki belgeye itiraz etmediğini, dosyanın Yargıtay 12. H.D.'nin 2019/13437 Esas sayısında kayıtlı olduğunu, davacının 18/12/2018 tarihinde verdiği dosyaya sunulan belgede davalıya 1.918.304,20-TL borçlu olduğunu kabul ettiğini, davacının davalıya elektronik yoldan hesap mutabakatı gönderdiğini ve 31/12/2018 tarihi itibariyle davalının 235.647,78-Euro alacaklı olduğu konusunda mutabık olunup olunmadığının sorulduğunu, davalının buna mutabakat verdiğini, bu belgenin Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında dayanak olduğunu, davacı ile hisse yapısı idare ve temsili aynı şekilde olan ...Ltd. Şti.'nin alacaklı olduğu Kayseri 2. ATM'nin 2020/169 Esas sayılı dosyasına sunulan belgede virman yolu ile davalıya olan borçtan mahsup talep edildiğini, tüm bu belgeler ortada iken davacının belirsiz bir tarihten başlayan ve hangi yılda hangi hizmete karşılık geldiği antaşılmayan alacak talebinin iyi niyetli olmadığını, davacı iddiaları bilirkişi marifeti ile araştırılacaksa; a) tüm faturaların açık veya kapalı olup olmadıklarının tek tek tespiti, b) tüm bu faturaların ilişiği ödeme dekontlarının değerlendirilmesi ve c) sunulan belgeler karşısında bu kayıtların hukuki durumunun incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Birleşen 2020/600 Esas sayılı dava dosyasında: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firmaya müvekkili firmanın ihraç ettiği ürünlerin taşınması için varılan anlaşmaya uygun olarak 18/10/2018 tarihinde 400.000,00-Euro ödeme yapıldığını, davalının taşıma işine başladığını ancak taşıma işinde aksamalar olması üzerine taşıma ilişkisinin sonlandırıldığını, hesapların kontrolü sonunda 18/12/2018 tarihinde müvekkili şirket ile bağımsız denetim ilişkisi olan ... Şirketi'ne hitaben borç miktarının 1.918.304,20-TL olarak bildirildiğini, aynı şirketin 30/01/2018 tarihinde borç miktarını 235.647,78-Euro olarak bildirdiğini ve Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün ... (Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...) Esas sayılı dosyasına itiraz edilmediğini belirterek müvekkili şirketin alacağına yetecek kadar davalı şirket menkul ve gayrımenkul ile hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, müvekkili şirket alacağı olan 235.000,00-Euro alacağın 30/01/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödeme günündeki kur üzerinden davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının haksız olduğunu, müvekkilinin sağladığı hizmetlerin parça başı hizmetler olduğunu, bir cari hesap sözleşmesine yahut cari hesap ilişkisine dayanmadığını, ... şirketinin hazırladığı belgenin cari hesap incelemesi olduğunu, bu konuda yazılı bir sözleşme bulunmadığını, müvekkilinin davacıdan yaklaşık 657.000,00-Euro alacaklı olduğunu, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, müvekkilinin borcu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Birleşen kayseri 2. ATM 'nin 2020/169 Esas sayılı dava dosyasında: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; müvekkili ile davalı arasında 31/12/2018 tarihine kadar ticari ilişki bulunduğunu, davalıya ait ürünlerin davacı firma tarafından nakliyesinin yürütüldüğünü, yapılan hizmetin faturalandırıldığını ve davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, faturaların davalı ve davacı tarafça ticari defterlere kaydedildiğini, davacı tarafından yapılan inceleme neticesinde davacının 99.000,00-Euro alacağı kaldığının anlaşıldığını, bunun üzerine davalıdan bu tutarın ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalının alacağı ödemekten imtina ettiğini, yapılan arabuluculuk görüşmesinin uzlaşma ile sonuçlanmadığını, tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi neticesinde hesaplanan tutar üzerinden ıslah yoluna başvuracaklarını belirterek şimdilik 1.500,00-Euro alacağın her bir fatura için fatura tanzim tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davacının hizmetin bitiş tarihini belirttiğini, ancak başlangıç tarihini belirtmediğini, iddia edilen 99.000 Euro alacağın hangi yıllara ait olduğunun belirtilmesi gerektiğini, başlangıcı belli olmayan iddia ile ilgili zamanaşımı itirazını şimdiden beyan ettiklerini, davacının 12/12/2018 tarihli dilekçesi ile hissedar yapısı ile idari ve temsili aynı olan Kayseri 1. ATM'nin 2020/137 Esas  sayılı dosyada görülen davacısı ...Ltd. Şti., davalısı... A.Ş. olan şirke hesabına 1.702.989,35-TL'nin virman yapılmasını talep ettiğini, dolayısıyla davacının bu işlemden sonra alacak iddiasında bulunmasının mümkün olmadığını, davacının 18/12/2018 tarihli hesap mutabakatında 18.836,34-TL bakiye alacağı olduğunu bildirdiğini, bahse konu hesap mutabakatını dosyaya sunduklarını, davacının iddialarının iyi niyetli olmadığını, davacının virman talebi, sunulan mutabakat ve şirketlerin yapısı dikkate alındığında davacının haksız ve yersiz iddiası olduğunu davacının her fatura alacağı için faiz talep ettiğini, bunun hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında kararlaştırılmış bir ödeme tarihi olmadığını, davalının temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...2020/137 Esas sayılı asıl dava dosyasında ve birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/169 Esas sayılı dava dosyası hakkında yapılan incelemelerde: Mali Müşavir Bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 06/07/2023 tarihli ek raporda asıl dava dosyasında davacının 2007 yılı ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 84.127,57 Euro alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Dava tarihi dikkate alındığında yukarıda anılan TTK'nun 855/1. maddesi ile  CMR Konvansiyonu'nun 32/1. fıkrasına göre eldeki asıl dava 1 yıllık zaman aşımı süresinden sonra açılmıştır. Yine birleşen 2020/169 Esas sayılı dosyada tarafların 2010 ila 2018 yılları arasında taşıma sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu, 08/12/2018 tarihinden sonra taşıma sözleşmesi çerçevesinde taraflar arasında fatura düzenlenmediği, Mali Müşavir Bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen raporda  anılan dönem ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 14.700,00 Euro alacağının bulunduğu tespit edilmiş olup  eldeki  birleşen 2020/169 Esas sayılı dava 1 yıllık zaman aşımı süresinden sonra açılmıştır. Davalı tarafından cevap süresi içinde hem asıl hem de  birleşen 2020/169 Esas sayılı davada yasal süresi içinde zaman aşımı def'inde bulunmuştur. Bu nedenle anılan davaların zaman aşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen 2020/600 Esas sayılı dava dosyası hakkında yapılan incelemelerde; Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK'nun 233. maddesi) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez.<br> Açıklanan bu nedenlerle mahkememizce; davacının yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak davalı şirketten takibe konu nedenlerle alacağı olduğuna yönelik davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceğini, yemin teklif edecekse yemin metnini sunması için kesin süre verilerek, kesin süreye uyulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan ve yemin teklif etmekten vazgeçmiş sayılacakları davacı vekiline usulünce ihtar edilmiştir. Davacı kesin süre içinde yemin teklif edeceğini bildirmemiş ve yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; birleşen 2020/600 Esas sayılı dosyada davacının davalıdan alacaklı olduğunu yasal delillerle usulünce ispatlayamaması nedeniyle  davanın reddine karar vermek gerekmiştir.  2020/137 Esas sayılı asıl dava dosyasında; Davanın zaman aşımı nedeni ile reddine,  Birleşen 2020/600 Esas sayılı dava dosyasında; Davanın reddine, Birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/169 Esas sayılı dava dosyasında; Davanın zaman aşımı nedeni ile reddine, ...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı taraflarca yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemece zaman aşımına dayanak olarak gösterilen TTK 855/1 maddesi lafzından da anlaşılacağı üzere taşımadan kaynaklı zararlara ilişkin hükümler ifade ettiğini, ilgili kanun maddesinin tamamının incelendiğinde ticari alacakları içerir bir hükme rastlanılmadığını,  6762 sayılı TTK madde 767 yeni düzenleme ile mülga edilmiş olup eski TTK madde 767 taşıma ücretlerini açık ve net şekilde düzenlediğini,  Kanun koyucu konuya ilişkin ilk defa düzenleme yapmadığını, mülga edilen kanun maddesinde bulunan ve açıkça ifade edilen ücret alacağı zaman aşımının, yeni düzenleme ile TTK 855 maddesi kapsamına dahil edilmediğini,  Kanun koyucu tarafından yapılan yeni düzenlemenin taslağında da eski TTK 767 maddesinde olduğu gibi alacak zaman aşımını da bulunmasına rağmen ilgili kısım kanunlaşma aşamasında yeni düzenlemeden kaldırıldığını ve mevcut hali ile kanunlaştığını, yerel mahkemece verilen kararda TTK 855. Maddesinin alacak zaman aşımı için açık bir düzenleme yapmadığının farkında olması sebebiyle kanun gerekçesi ile geniş bir yorum yaptığını, ilgili kanun gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere taslak aşamasında tüm alacaklara yönelik hazırlanan lakin kanunlaşma aşamasında alacak zaman aşımı kaldırılan kanun taslağının içeriği olduğunu, bu kapsamda kanun koyucunun geçmişte olduğu gibi açıkça düzenleyip yoruma gerek bırakmayacağı söz konusu alanı, yeni kanun maddesi içeriğine koymaması korunması gereken irade olduğunu, geniş bir yorum ile madde içeriğinde bulunmayan zaman aşımının, madde gerekçesine dayanılarak uygulanmasının yasaya aykırı olduğunu, taşıma işlerinden kaynaklanan alacaklarda uygulanacak zaman aşımı genel hükümlere tabi olup 10 yıl olduğunu, bir an için aksi düşünülse bile yapılan yargılamada zaman aşımı ne zaman dolduğunun belirtilmediğini, TTK 855. Maddesinde bulunan yolcu yada eşya zararlarında zaman aşımı eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağının belirtildiğini, müvekkili şirketlerin yapmış olduğu taşımalarda eşya tesliminin tarihlerinin belirlenmesinin de dayanak yasaya göre tespit edilmesi gerektiğini,  gerekçeli kararda güncel bilirkişi raporları görmezden gelinerek ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 14.700,00 Euro alacağının bulunduğu tespit edilmiş ifadesine yer verildiğini, eski tarihli bilirkişi raporundan alıntı yapılarak hatalı ifadeye yer verildiğini, Birleşen ... A.Ş. Yönünden, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'Nin 2020/169 Esas sayılı dosyası kapsamında 08.06.2022 tarihli bilirkişi raporu sonucunda  262.139,06 EURO alacağı bulunduğu ortaya koyulduğunu ve ıslah edildiğini, Esas dosya davacısı müvekkili ... Ltd. Şti.'nin 06.07.2023 tarihli bilirkişi raporu ile 84.127,57 Euro alacaklı olduğu tespit edildiğini ve taraflarınca ıslah edildiğini, hükme el verişli bilirkişi ek raporları doğrultusunda müvekkili şirketlerin alacak miktarlarının belirtildiğini ileri sürerek  usul ve yasaya aykırı, kanuni düzenlemeye dayanmayan  eksik inceleme ve hatalı yorum sonucu verilen yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini beyan ederek İlk derece mahkemesi tarafından 2020/137 Esas sayılı asıl dava dosyası ve birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/169 Esas sayılı dava dosyası yönünden hukuka ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Birleşen dosya davacısı / asıl dosya davalısı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Birleşen 2020/600 Esas Sayılı Dava Yönünden karara çıkan davada mahkemece davacısı oldukları birleşen 2020/600 esas sayılı dosya yönünden taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, dava dışı ... Danışmanlık ve ...A.Ş.'nce hazırlanmış olan 18/12/2018 tarihli belgeye dayanıldığı ancak taraflar arasında düzenlenmeyen bu belgenin cari hesap mutabakatı koşullarını taşımadığı, TTK'nın cari  hesap ile ilgili düzenlemelerinin bu davada uygulanmayacağı, ihtilafın tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesiyle çözümlenmesi gerektiği, yaptırılan bilirkişi incelemesinde ticari defter ve kayıtlara göre davalının davacıya borcu olmadığının görüldüğü, yemin deliline dayanan davacının kesin süre içinde yemin teklif edeceğini bildirmemesi sebebi ile yemin delilinden vazgeçmiş sayıldığı, davacının davasını yasal delillerle usulünce  ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın hukuka aykırı ve haksız olup kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemenin gerekçesinde taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi olmadığını, bu nedenle TTK'nın cari hesap sözleşmesine ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağının belirtildiğini, zaten davanın dayanağı cari hesap sözleşmesi olmadığını, davanın dayanağı ... Danışmanlık ve ...A.Ş.'ye  davalı tarafça verilmiş 18/12/2018 tarihli davalının müvekkili şirkete borcu olduğu ikrar  edilmiş belge ve dava dilekçe ekinde sunulan diğer belgeler olduğunu, 18.12.2018 tarihli  yazılı belge mahkeme dışı ikrar ve yazılı kesin delil olduğunu,  mahkemenin gerekçesinde davanın bir diğer  dayanağı olan  30.01.2019 tarihli mutabakat belgesi ile ilgili olarak, \"davacı tarafından delil olarak dayanılan 30/01/20219 tarihli belgenin incelenmesinde belge üzerinde davacı şirketin imza ve kaşesinin ve ayrıca \"...\" isminin yazdığı, bu isim altında imza bulunmadığı, belge üzerinde davalının kaşe ve imzasının da bulunmadığı görülmektedir. Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden celp edilen ticaret sicil kayıtlarına göre ... davalı şirket yasal temsilcisi değildir.\"  değerlendirmesi yapılmış ise de bu değerlendirmenin hatalı olduğunu, zira kaşede üzerinde yer alan imza  müvekkili şirket yetkilisi ...'a  ait olduğunu, ...'ın  temsile yetkili olduğu 23/07/2020 tarihli  beyan dilekçe ekinde mahkemeye sunulan ... tarih... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile sabit olduğunu, kaldı ki davanın dayanağı 30.01.2019 tarihli mutabakat belgesi dava evvel  davalı aleyhine  Kayseri 5.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından başlatılan takibe dayanak yapıldığını ve davalı icra takibinin dayanağı bu belgeye itiraz etmediğini,  yalnızca \"takibe,borca,ödeme emrine,faiz oranına,işlemiş faize ve tüm ferilerine açıkça itiraz ediyoruz…”  demek sureti ile borca itiraz ettiğini, davalının takibin dayanağı belgeye itirazının olmaması belgeyi kabul ettiğini gösterdiğini, mahkemenin gerekçesinde davanın dayanağı bir diğer belge olan 12.12.2018 tarihli virman yazısı hiç değerlendirilmediğini, oysa davalı ile  dava dışı ... Anonim Şirketi aynı ortaklık yapısına sahip olup temsilcisinin de aynı şahıs olduğunu, bu hususun ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılmakta olup  dava dışı şirketin müvekkili şirkete hitaben düzenlediği belgenin müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olduğunu,  başka bir deyişle davalının borçlu olduğunu kabul ettiğini gösterdiğini, davalı vekilinin Kayseri 1.ATM ‘nin 2020/137 esas sayılı dosyasına sunduğu 29.06.2020 havale tarihli dilekçede :\"Davalı tarafça dilekçe ekinde sunulan belgelerden ek-4'te bulunan belge altındaki imza ve kaşe müvekkile aittir.\" demek sureti ile imza ve kaşenin müvekkili şirkete ait olduğunu kabul ettiğini, yine davalı şirket yetkilisi... Kayseri  2.ATM’nin 2020/169 esas sayılı dosyasının 19.03.2021 tarihli celsesinde dosyaya sunulan belgeler ve hesap mutabakatlarında yer alan imzalar hakkında isticvap edildiğini ve “sözleşme altında ki imza bana aittir, davacı tarafla uzun süredir bir ticari ilişkimiz mevcuttur, evrak bana getirilmiştir, bende imzaladım,…” dediğini, HMK 188/1:\"Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez.\" hükmüne amir olup davalı şirket yetkilisi ve vekili tarafından yapılan ikrar  tarafları ve hakimi bağlayan kesin delil olup ikrar ile ispatlanan husus takdir yetkisine mahal bırakmaksızın doğru kabul edilmesi gerektiğini, tüm bu ikrarlarla müvekkili şirketin davalıdan alacağı olduğunun tartışmasız ve kesin olarak kabul edildiği halde davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bunların yanında mahkeme dosyasında davacının tam ıslahı öncesinde alınan tüm raporlarda müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, mahkemenin ıslah sonrası  aldığı bilirkişi raporuna göre  davacının alacaklı olduğunu kabul ettiğini, oysa davalının  Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin  2020/137 esas sayılı dosya davacısı olarak  mahkemeye sunduğu 12.03.2021 tarihli beyan dilekçesinde \"Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki fasılalı dönemlerle daha evvelde yapılmış olsa da TİCARİ KAYITLARDA 2008 YILI İTİBARİYLE DEVİR BAKİYESİ OLMAMASI ve düzenli olarak ticaret yapılmış olması nedeniyle taraflar arasındaki ticari ilişki 01.01.2008 yılı itibariyle başlamıştır.\" demek sureti ile 2008 yılı öncesine ait alacağının olmadığını  ikrar ettiğini, yine davalı tarafça işbu dosyaya sunulan muavin defter Euro ve TL ekstresinde 01.01.2008 tarihi  itibariyle önceki dönemden devreden bir alacağın gözükmediğinin anlaşıldığını, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin  2020/137 esas sayılı dosyasından alınan 11.05.2022 tarihli bilirkişi raporunun davacı itirazları ve değerlendirme başlıklı bölümünde \"davacı tarafça incelememize sunulan Euro ekstrede ve TL ekstrede 1.1.2008 tarihi itibariyle önceki dönemden devreden bir alacak gözükmemektedir.\" denilerek davacının 2007 yılından devreden alacağının olmadığının tespit edildiğini, kaldı ki; zamanaşımına uğramış bir alacak başka bir alacakla takas ya da mahsup edilemeyeceğini, mahkeme gerekçesinde her ne kadar bundan bahsedilmese de  yapılanın  bu olduğunu ve kabul edilemez olduğunu, mahkemece yemin deliline dayanıldığı hatırlatılmış olmasına rağmen yemin teklif edilip edilmeyeceğinin bildirilmemesi sebebi ile bu delile dayanılmamış sayıldığı belirtilmiş ise de kesin delillerle ispat ettikleri bir hususta yemin hatırlatması yapılmasının da doğru olmadığını,-2020/137 Esas Sayılı Asıl Dava Ve Birleşen Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/169  Esas Sayılı Dava Dosyası Yönünden ise mahkemece davalı tarafça açılan işbu davalarda zamanaşımı sebebi ile davanın reddine karar verilmiş olup red kararı sebebi ile lehlerine maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, verilen red kararının usule ilişkin olmayıp esasa ilişkin olduğunu, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek  Birleşen Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/600 esas sayılı dosyası yönünden hukuka aykırı olarak verilen red kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesine, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/137 Esas Sayılı Asıl Dava Ve Birleşen Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/169  Esas Sayılı Dava Dosyasında lehlerine hükmedilen maktu vekalet ücreti yönünden verilen hükmün kaldırılması ve lehimize nispi vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>2020/600 Esas sayılı dosya yönünden :  <br> Eldeki dava 18.09.2020 tarihinde açılmıştır.<br>Davacı ...A.Ş davalı ... Limited Şirketi ile  kendilerine ait yüklerin taşınması için  anlaşma yapıldığını anlaşmaya uygun olarak 18/10/2018 tarihinde davalıya  400.000,00-Euro ödeme yapıldığını, davalının taşıma işine başladığını ancak taşıma işinde aksamalar olması üzerine taşıma ilişkisinin sonlandırıldığını, davalının  bağımsız denetim ilişkisi olan ... Şirketi'ne hitaben borç miktarının 1.918.304,20-TL olarak bildirildiği, aynı şirketin 30/01/2018 tarihinde  borç miktarını 235.647,78-Euro olarak bildirdiğini davalının 30.01.2018 tarihli belgeye Kayseri 1. ATM 2020/137 Esas sayılı dosyasına sunduğu dilekçede kabul ettiğini 30.01.2019 tarihli belgeye  ise  Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün ... (Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...) Esas sayılı dosyasına itiraz edilmediğini belirterek  davalıdan  235.000,00-Euro alacak talep etmiştir.<br>Dava dilekçesi davalı ... şirketine  16.10.020 tarihinde tebliğ olunmuş olup  davalı taraf 27.10.2020 tarihli cevap dilekçesinde; Taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, dava dışı ... şirketince sunulan belgenin cari hesap incelemesi olduğunu,belgenin  ilk sayfası dışında imzanın bulunmadığını, bu belgede borç kabulü anlamına gelen bir irade açıklaması bulunmadığını, belgede incelemesi yapılan ticari işlemlerin hatalı hazırlandığını,  235.647,78 € bedel içeren belgenin şirketle ilgilerinin bulunmadığını, şirketin yetkilisine ait isim ve imza bulunmadığını, tek taraflı düzenlendiğini, belgenin Kayseri 5.  İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip dayanağı yapılmadığı gibi taraflarına tebliğ edilmediğini, söz konusu  alacak iddialarına  karşı  zamanaşımı define bulunduklarını beyan ettiği görülmüştür.<br>Davacı tarafından dava dilekçesini ekli olarak sunulan 30.01.2019 tarihli \"mutabakat mektubu\" isimli belge incelendiğinde: isim yazan bölümün altında ... isminin bulunduğu kaşe ve imza   bölümün altında...... Anonim Şirketi  kaşesi ve imzası ile imzalandığı  ...Ltd Şti ve ...A.Ş tarafından davacı... A.Ş 'ye hitaben \"Şirketimizdeki cari hesabınız 31.12.2018 tarihi itibariyle aşağıda çıkarılmıştır. Bakiyede mutabık iseniz aşağıda ayrılmış bölümü kaşeleyip imzalanarak tarafımıza en geç bir ay içerisinde ulaştırmamız aksi takdirde TTK 92 maddesi gereğince bakiyeyi kabul etmiş sayılacağını bildiririz. Bakiye de mutabık değilseniz en geç bir ay içerisinde farkın nedenlerini gösteren bir hesap ekstresinin tarafımıza gönderilmesini rica ederiz. Euro bakiyeniz 235.647,78€ Alacak \" şeklinde belirtildiği  görülmüştür.<br>Davacı tarafından dosyaya sunulan dava dışı ... A.Ş'nin davalı ... Limited Şirketine  gönderdiği ve şirketçe doldurulan şirketin  imza ve kaşesinin bulunduğu 18.12.2018 tarihli belge incelendiğinde: ... Anonim Şirketine olan borçlarımızıza ilişkin bilgiler aşağıdaki sunulmuştur.  Bakiye  1.918.304,20 TL   Borç mutabakat: Evet - Hayır Sorusunun \"evet\" olarak işaretlendiği görülmüştür.     <br>...Anonim Şirketi imza ve kaşeli 12.12.2018 tarihli belge incelendiğinde; sayın ... A.Ş nezdinizde bulunan cari hesabımızdan alacağımız olan 30.11.2018 tarihli 1.702.989,35 Türk lirasının ...  A.Ş nezdinde bulunan borçlu şirketimiz ...limited şirketi hesabına virman edilmesini arz ederiz.\" şeklinde ibarelerin olduğu görülmüştür. <br>Davalı ...  Ltd Şti vekili mahkemeye sunduğu 29.06.2020 tarihli dilekçede dava dışı ... A.Ş'nin davalı  ... Limited Şirketine  gönderdiği ve şirketçe doldurulan şirketin  imza ve kaşesinin bulunduğu 18.12.2018 tarihli belgedeki imzanın ve kaşenin ... Limited  şirketine ait olduğunu kabul etmiştir.  <br>Davalı ...  Ltd Şti ve ...  A.Ş vekili mahkemeye sunduğu 29.06.2020 tarihli dilekçede \"Mutabakat Mektubu\" başlıklı 30.12.2019 tarihli belgedeki yazıların kendi şirketlerine ait olmadığını, belgenin kendileri tarafından düzenlenmediğini belgede ismi yer alan ...'ın davalı şirket yetkilisi olmadığını beyan ederek belgeyi kabul etmemiştir.<br>Kayseri 5. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ...A.Ş. vekili tarafından borçlu ...Ltd. Şti. aleyhine 28.02.2019 tarihinde 27/02/2019 tarihli ... Cari Hesap Nolu Alacak 235.647,78 EUR alacak dayanak yapılarak toplam 242.823,74 EURO nun tahsili için ilamlı icra takibi başlatıldığı görülmüştür.<br>Kayseri BAM 5. H.D 2019/15 Esas  2019/20  Karar sayılı ilamında; Takibe dayanak Kayseri 5.İcra  dairesinin  ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklı (... A.Ş)  tarafından takibe dayanak yapılan belgenin 31/12/2018 ... cari hesap nolu alacak olup, bu alacak niteliği itibariyle İİK'nun 68.Maddesinde sayılan belgelerden birisi değildir.Bu durum karşısında incelenen icra dosyasına göre; davacı alacaklınını (... A,Ş) dava dilekçesinde her ne kadar takibe dayanak belgenin 30/01/2019 tarihli mutabakat mektubu  olduğu belirtilmiş ise de; yukarıda da  belirtildiği üzere takibe dayanak belgenin 31/12/2018 tarihli cari  hesap ekstresinin olduğu  bu belgenin de İİK'nun  68.maddesindeki belgelerden olmadığı davacı alacaklının iddia ettiği alacağın  varlığının yargılamayı gerektirdiği böylelikle iddiaların  genel mahkemelerde değerlendirilebileceği anlaşılmakla;Dosya kapsamı delil durumu ve takip dosyası içeriğine göre Kayseri 1.İcra Hukuk Mahkemesine 2019/283 E. ve 2019/640 K. Sayılı KARARININ KALDIRILMASINA karar verildiği kararın temyizi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin  2019/13437 Esas  2020/5522 Karar 24.06.2020 tarih  sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi Kararının onanmasına karar verildiği görülmüştür.<br>Dava dışı ...'ın  27.08.2022 tarihine kadar... Anonim Şirketi Genel Müdür Yardımcısı, Mali İşler ve Muhasebe Müdürü olarak atandığı şirket iç yönergesi dahilinde 4. derecede işlerde(Muhasebe ve Mali işler) şirketi temsil ve ilzam etmeye yetkili kılındığı Kayseri 8. Noterliğini ... tarih...yevmiye numaralı imza sirküsünden anlaşılmaktadır.<br>Davacı davalı şirket ile 31.12.2018 tarihinde ticari ilişkilerinin son bulduğunu iddia etmiş davalı da bu durumu kabul etmiştir. Fatura her zaman düzenlenmesi mümkün olup davacı ve davalının ticari ilişkinin 31.12.2018 tarihinde  sona erdiğini kabul ettiklerine göre taraflar arasında kurulan ticari ilişkinin 31.12.2018 tarihinde son bulduğunun kabulü gerekmektedir.<br>Buna göre; <br>Davacı taraf birleşen  2020/137 Esas sayılı dosyaya sunduğu  06.03.2020 tarihli cevap dilekçesinde; davacıya 18.10.2018 tarihinde 400.000 Euro \"Avans\" ödemesi yaptığını ileri sürmüştür.<br>1- Davacı... Mobilyaları tarafından birleşen dava davacısı ... firmasının 12.12.2018 tarihli  talimatı doğrultusunda  1.702.989,35 TL meblağı  ... firmasına olan borcuna mahsuben   davalı ... şirketi  borcuna  virman yaptığı  başka bir deyişle bu tarih itibariyle davalı ... Şirketinin 1.702.989,35 TL tutarında davalıya borçlu olup  bu oranda  borcundan kurtulduğu 13.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Mahkemece bu delil dikkate alınmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. <br>2-Davacı davalı tarafından sunulan dava dışı ... A.Ş atentli 18.12.2018 tarihli belgedeki imzayı kabul etmiş olup Kayseri 2. ATM 2020/169 Esas sayılı dosyasında dava dışı ... A.Ş'ye müzekkere yazıldığı müzekkereye cevap verilmediği, müzekkere akıbetinin sorulmadan yargılamaya devam edildiği görülmüştür.<br>Mahkemece ilgili şirkete müzekkere yazılarak belge aslının istenmesi belge geldiğinde davacının imzaya ve kaşeye itirazı olmadığı gözetilerek  davacı belgenin  anlaşmaya aykırı şekilde şekilde doldurulduğunu iddia ediyorsa ispat külfetinin davacıda olduğu gözetilip davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı dikkate alınarak   belgenin düzenlediği tarih itibariyle alacak borç durumunun bu tarih   esas alınıp bu tarihten sonra davalının varsa ödemeleri  tespit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken  eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.<br>Açıklamalar ışığında davacı  ... Limited şirketinin  istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>2020/169 Esas sayılı dosya yönünden yapılan inceleme:<br>Davacı  ...A.Ş  birleşen davada davalı şirket ...A.Ş  arasında 31.12.2018 Tarihine kadar davalı şirkete ait ürünlerin nakliyesi hususunda ticari  ilişki bulunduğunu ticari faaliyet kapsamında kendileri  tarafından nakliye hizmeti verildiği verilen  hizmetin faturalandırıldığını  faturaların davalı şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini bahse konu faturaların davalı firma  tarafından  ticari defterlere işlendiğini yapılan inceleme neticesinde davalı firma tarafından ödenen bedellerin mahsup edilmesi suretiyle davalı şirket nezdinde bakiye 99.0000 euro fatura alacağının kaldığı belirtilerek dava açıldığı görülmüştür.<br>Dava dilekçesi davalı ...A.Ş'ye 24.2.2020 tarihinde tebliğ olunmuş olup  davalı taraf 06.03.2020 tarihli cevap dilekçesinde;  ...A.Ş'nin 12/12/2018 tarihinde kendilerine başvuru yaparak kendi  şirketlerinden  alacaklı olduklarını bildirdikleri 1.702.989.35 TL'nin  şirketlerine  borçlu olan bu davanın davacısı ... Şirketinin  şirketteki borçlarından virman yolu ile düşürülmesini istediklerini bu işlemden sonra alacak talep etmelerinin mümkün olmadığını davacı şirketin 18.12.2018 Tarihli hesap mutabakatında 18.836,34 TL bakiye alacağının olduğunu bildirdiği bundan dolayı alacaklarının bulunmadığın,ı söz konusu  alacak iddialarına  karşı  zaman aşımı define bulunduklarını beyan ettiği görülmüştür.<br>Davalı tarafından dosyaya sunulan dava dışı ... A.Ş'nin davalı  ...Anonim Şirketine  gönderdiği ve şirketçe doldurulan şirketin  imza ve kaşesinin bulunduğu 18.12.2018 tarihli belge incelendiğinde: \"... Anonim Şirketine olan borçlarımızıza ilişkin bilgiler aşağıdaki sunulmuştur.  Bakiye  18.836,34  TL   Borç, mutabakat: Evet - Hayır Sorusunun \"evet\" olarak işaretlendiği\" görülmüştür. <br>Davacı  ...Anonim Şirketine  mahkemeye sunduğu 29.06.2020 tarihli dilekçede dava dışı ... A.Ş'nin  kendilerine  gönderdiği ve şirketçe doldurulan şirketin  imza ve kaşesinin bulunduğu 18.12.2018 tarihli belgedeki imzanın ve kaşenin kendi şirketlerine  ait olduğunu kabul etmiştir.<br>...Anonim Şirketi imza ve kaşeli 12.12.2018 tarihli belge incelendiğinde; sayın ... A.Ş nezdinizde bulunan cari hesabımızdan alacağımız olan 30.11.2018 tarihli 1.702.989,35 Türk lirasının ... A.Ş nezdinde bulunan borçlu şirketimiz ... limited şirketi hesabına virman edilmesini arz ederiz.\" şeklinde ibarelerin olduğu görülmüştür. <br>Eldeki dava 18.02.2020 tarihinde açılmıştır.<br>TTK'nun  855/1.maddesi“(1) Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar.<br>(2) Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşımasında, yolcunun varma yerine ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise, zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar\"  hükmünü düzenlemiştir. <br>Davacı davalı şirket ile 31.12.2018 tarihinde ticari ilişkilerinin son bulduğunu iddia etmiştir. Eldeki dava 18.02.2020 tarihinde açılmış olup  davacı 30.09.2019 tarihinde ara buluculuya baş vurmuş ara buluculuk faaliyeti 07.10.2019 tarihinde anlaşamama ile sonuçlanmıştır.<br>6102 sayılı TTK'nın 855/1. maddesinde taşıma sözleşmesinden kaynaklanan istem haklarının 1 yılda zamanaşımına uğrayacağının düzenlenmiştir. Bu durumda taraflara arasındaki ticari ilişkinin 31.12.2018 tarihinden sonra devam edip etmediği hususu araştırılarak ticari ilişkinin son bulduğu tarih somut şekilde belirlenerek zaman aşımı definin ticari ilişkinin son bulduğu tarihte başlayacağı gözetilmek kaydıyla  karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9974 E., 2014/20309 K., 23/12/2014 T.-Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2020/8412 Esas  2022/3712 Karar-11. Hukuk Dairesi  2017/4710 Esas  2019/1550 Karar )<br>Davalı... Mobilyaları tarafından virman işlemi doğrultusunda işlem yapıldığı 13.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Davalı... şirketi bu belgeye dayanarak birleşen dosyada davacı ... Nakliyat firmasından alacaklı olduğunu ileri sürdüğü görülmüştür. Başka bir deyişle davalı davacının alacaklı olduğunu kabul ederek virman yapmıştır.<br>6098 sayılı TBK 154. Maddesinde  zamanaşımının borçlunun borcu ikrar etmesi  özellikle faiz ödemesi veya kısmen ifada bulunması halinde   kesileceği düzenlenmiştir.<br>Bu durumda mahkemece davalının davacının talimatı doğrultusunda virman yaptığı tarih belirlenip virman tarihine göre zaman aşımının kesildiği dikkate alınarak davacının davada dilekçesi ile  ve ıslah dilekçesi ile talep ettiği alacağın dava tarihi ve ıslah tarihi itibariyle  6102 sayılı TTK'nın 855/1. Maddesi uyarınca zaman aşımına uğrayıp uğramadığı belirlenerek oluşacak sonuca  göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9974 E., 2014/20309 K., 23/12/2014 T-Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2020/8412 Esas  2022/3712 Karar-11. Hukuk Dairesi  2017/4710 Esas  2019/1550 Karar ) <br>Kabule göre de;<br>Mahkemece yapılan  yargılama sonucu   2020/137 Esas sayılı dosyalarda  zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiği görülmüş olunup bu değerlendirme işin esasına yönelik bir değerlendirme olup, doğrudan dava şartı yokluğu nedeniyle usulden verilmiş bir ret kararı niteliğinde değildir. <br>Mahkemece verilen karar esastan verilmiş bir ret kararı niteliğinde olduğundan, yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmiş davalı yararına hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekâlet ücreti verilmesi gerekir.  <br>Yerel mahkemece hatalı değerlendirme ile ön şart yokluğundan ret kararı verildiği gerekçesi ile davalı yararına maktu vekâlet ücreti verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. \t(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu  2017/4-3013 Esas 2018/47 Karar sayılı ilamı\t11. Hukuk Dairesi 2020/1477 Esas  2021/320 Karar-3. Hukuk Dairesi   2021/7011 Esas  2021/11003 Karar )<br>Yargıtay 6. Hukuk 2023/1605 Esas  2024/2907 Karar sayılı ilamı ,  Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/4379 Esas 2024/2297 Karar, Yargıtay  11. Hukuk Dairesi   2023/2463 Esas  2024/4957 Karar sayılı ilamları doğrultusunda mahkemece yabancı para veya yabancı paranın Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla açılan davalarda vekâlet ücretinin, yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre, ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edileceği benimsenmiş olup bu doğrultuda vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir. <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1993/13-41 Esas 1993/145 karar sayılı 07.04.1993 tarihlikararı ile Yargıtay 11. Ve 3. Hukuk Daireslerinin istikrar kazanan uygulamalarına göre yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen \"yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz satış kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden\" karar tarihindeki tarifeye göre nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekir. (11. Hukuk Dairesi   2017/119 Esas - 2018/7808 Karar-2021-8284 Esas 2022/9092 Karar  3.  Hukuk Dairesi  2022/7313 Esas  2022/9077 karar, 2022/4588 Esas  2022/63693Karar)  <br>Açıklamalar ışığında; ...Nakliyat Şirketinin   bu yöndeki istinaf  talebinin kabulüne davalı ...A.Ş vekilinin  esasa dair  sair istinaf nedenlerinin  şimdilik incelenmesine yer olmadığına  karar vermek gerekmiştir.<br>2020/137 Esas sayılı dosya yönünden :<br>Davacı ... Limited Şirketi  esas davada davalı şirket ...A.Ş  arasında 31.12.2018 Tarihine kadar davalı şirkete ait ürünlerin nakliyesi hususunda ticari  ilişki bulunduğunu ticari faaliyet kapsamında kendileri  tarafından nakliye hizmeti verildiği verilen  hizmetin faturalandırıldığını  faturaların davalı şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini bahse konu faturaların davalı firma  tarafından  ticari defterlere işlendiğini yapılan inceleme neticesinde davalı firma tarafından ödenen bedellerin mahsup edilmesi suretiyle davalı şirket nezdinde bakiye 657.0000 euro fatura alacağının kaldığı belirtilerek dava açıldığı görülmüştür.<br>Davacı 04.07.2022 tarihli tam ıslah dilekçesi ile  taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair faturalar ve ödemeye ilişkin belgeler 01.01.2007 yılından itibaren değerlendirilerek,  fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak şartıyla 30.000 Euro luk ticari ilişkiden doğan fatura alacaklarını tahsilini talep ettiği 05.06.2024 tarihli dilekçe ile dava değerini 84.127,57 Euro'ya yükseltikleri görülmüştür.<br>Dava dilekçesi davalı ...A.Ş'ye 02.3.2020 tarihinde tebliğ olunmuş olup  davalı taraf 06.03.2020 tarihli cevap dilekçesinde; davacıya 18.10.2018 tarihinde 400.000 Euro \"Avans\" ödemesi yaptığını, davacının kendilerine borcu bulunduğunu  18.10.2018 tarihinden sonrada davacıya havaleler yapıldığını,  davacının  bağımsız denetim ilişkisi olan ... Şirketi'ne hitaben borç miktarının 1.918.304,20-TL olarak bildirildiği, aynı şirketin 30/01/2018 tarihinde  borç miktarını 235.647,78-Euro olarak bildirdiğini davacının 30.01.2018 tarihli belgeye Kayseri 1. ATM 2020/137 Esas sayılı dosyasına sunduğu dilekçede kabul ettiğini, 30.01.2019 tarihli belgeye  ise  Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün ... (Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...) Esas sayılı dosyasına itiraz edilmediğini, Davacı şirket ile hisse yapısı idare ve temsili aynı şekilde yapılan yine Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/169 Esasında davacı olan ...A.Ş'nin 12/12/2018 tarihinde kendilerine başvuru yaparak kendi  şirketlerinden  alacaklı olduklarını bildirdikleri 1.702.989.35 TL'nin  şirketlerine  borçlu olan bu davanın davacısı ... Şirketinin  şirketteki borçlarından virman yolu ile düşürülmesini istediklerini  söz konusu  alacak iddialarına  karşı  zaman aşımı define bulunduklarını beyan ettiği görülmüştür.<br>Eldeki birleşen dava yönünden esasa ilişkin şimdilik istinaf incelemesi yapılmamıştır.<br>Kabule göre de;<br>Mahkemece yapılan  yargılama sonucu   2020/137 Esas sayılı dosyalarda  zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiği görülmüş olunup bu değerlendirme işin esasına yönelik bir değerlendirme olup, doğrudan dava şartı yokluğu nedeniyle usulden verilmiş bir ret kararı niteliğinde değildir. <br>Bu durumda mahkemece verilen karar esastan verilmiş bir ret kararı niteliğinde olduğundan, yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmiş davalı yararına hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekâlet ücreti verilmesi gerekir.  <br>Yerel mahkemece hatalı değerlendirme ile ön şart yokluğundan ret kararı verildiği gerekçesi ile davalı yararına maktu vekâlet ücreti verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu  2017/4-3013 Esas 2018/47 Karar sayılı ilamı\t11. Hukuk Dairesi 2020/1477 Esas  2021/320 Karar-3. Hukuk Dairesi   2021/7011 Esas  2021/11003 Karar )<br>Yargıtay 6. Hukuk 2023/1605 Esas  2024/2907 Karar sayılı ilamı ,  Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/4379 Esas 2024/2297 Karar, Yargıtay  11. Hukuk Dairesi   2023/2463 Esas  2024/4957 Karar sayılı ilamları doğrultusunda mahkemece yabancı para veya yabancı paranın Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla açılan davalarda vekâlet ücretinin, yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre, ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edileceği benimsenmiş olup bu doğrultuda vekalet ücreti takdir edilmiştir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1993/13-41 Esas 1993/145 karar sayılı 07.04.1993 tarihlikararı ile Yargıtay 11. Ve 3. Hukuk Daireslerinin istikrar kazanan uygulamalarına göre yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen \"yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz satış kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden\" karar tarihindeki tarifeye göre nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekir. (11. Hukuk Dairesi   2017/119 Esas - 2018/7808 Karar-2021-8284 Esas 2022/9092 Karar  3.  Hukuk Dairesi  2022/7313 Esas  2022/9077 karar, 2022/4588 Esas  2022/63693Karar)  <br>Açıklamalar ışığında;  ... Nakliyat Şirketinin bu yöndeki istinaf  talebinin kabulüne davalı ...A.Ş vekilinin  esasa dair  sair istinaf nedenlerinin  şimdilik incelenmesine yer olmadığına  karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı ... Nakliyat Şirketinin  istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 07/10/2024 tarih ve 2020/137 E - 2024/909 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davalı ...A.Ş'nin esasa dair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>5- Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , <br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>7-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>8-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.15/01/2025  <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3466307494d76223","SID":"7ff817c8d65836ec"}}