{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/977 Esas  - 2024/1347 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/977 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1347<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ... \t      ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t      ...<br>KATİP\t\t: ...\t    ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 10/05/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/269 Esas 2024/356 Karar <br>DAVACI \t<br>VEKİLİ<br>DAVALI <br>DAVA\t : İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t : 12/02/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/12/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali  istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... arasında, davalının sahibi olduğu ... Spor Merkezi Anonim Şirketi'nin %25 oranındaki hisse payının devri için sözleşme yapıldığını, taraflar arasında yazılı sözleşme de hazırlandığını, ...'in müvekkilini sürekli ertelemesi sebebiyle işbu sözleşmenin imza altına alınamadığını, sözleşme her ne kadar imza altına alınamamış ise de müvekkilinin şirket ortaklığına ilişkin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, müvekkilinin, ... ile anlaşmasına güvenerek kendisine ait olan ... Spor Salonunu devrettiğini, akabinde daha önce görüştüğü ve ücret konusunda anlaştığı davalı ...'e ait ... Spor Merkezi Anonim Şirketi'nin %25'lik hisse bedeli ve hissesi oranında katıldığı şirket giderleri için sair tarihlerde toplam 765.600,00 TL değerinde parça parça ödeme yaptığını, bu sebeple müvekkilinin bahse konu şirketin %25 oranında ortağı olduğunu, müvekkili ile davalının, hisse bedelinin ödenmesine müteakip 10 iş günü içerisinde hisse devrinin yapılacağı konusunda anlaştıklarını fakat davalının sürekli şirkete ait vergi borcunu yapılandırdığını, kısa süre içinde vergi borcunun tamamını ödeyeceğini, akabinde devir işlemini yapacağını belirterek hisse devir işlemini sürekli olarak ertelediğini, müvekkilinin uzunca bir süre bekledikten sonra davalının resmi olarak hisse devrini gerçekleştirmemek için kendisini oyaladığını fark ettiğini, yine haricen öğrenilen bilgiye göre dava konusu şirketin bilinen adreste faaliyetine son verildiğinin ve kiralanan taşınmazda artık başka bir şirketin faaliyet göstereceğinin öğrenildiğini, davalı tarafın kötü niyetli olarak müvekkilinin güvenini kötüye kullandığını, hisse payı devrini gerçekleştirmediğini, müvekkilinin ... Spor Merkezi adına kayıtlı banka hesabına da şirketin ortak gider ve harcamaları için muhtelif zamanlarda ödemeler yaptığını, yine müvekkilinin spor merkezine ait 37.165,98 TL değerindeki doğalgaz faturasını 08/03/2023 tarihinde kendi banka hesabından ödediğini, müvekkilinin ödediği tutarların tahsili amacıyla davalı aleyhine Ankara 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/227900 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafça 04/10/2023 tarihinde icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalıya dava dilekçesinin henüz tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunun yapılması ve tutanağın dava dilekçesi ekinde sunulması gerektiği, davacı vekiline yapılan muhtıra üzerine; 15/03/2024 tarihli arabuluculuk son tutanak aslının mahkemeye sunulduğu, ancak dava tarihinin 12/02/2024 olduğu, bu nedenlerle davadan önce arabuluculuğa başvuru şartının gerçekleşmediği gerekçeleriyle TTK’nın 5/A maddesi ve HMK’nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki itirazın iptali davasının ilk aşamada asliye hukuk mahkemesinde açılmış olup, mahkemece görevsizlik kararının tebliğinin ardından arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve son tutanağın dosyanın görevli asliye ticaret mahkemesine tevzi tarihinden önce dosyaya sunulduğunu, arabuluculuk şartının yerine getirildiğinin kabulü gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının usul ekonomisi ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tEldeki dava ilk olarak Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, davacı yan dava dilekçesi ekinde arabuluculuk faaliyet sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini ibraz etmemiş, mahkemece verilen görevsizlik kararı üzerine Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 10/05/2024  tarihli karar ile arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle  davanın usulden reddine karar verilmiştir. \t<br>\tDava konusu anonim şirketi hisse devir sözleşmesinden kaynaklanmakla  ticari niteliktedir. <br>\t01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen 5/A maddesi, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı haline getirmiştir.<br>\tYine, 05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.<br>\t\t\t\t\t\t\tBu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır.<br>\t\t\t\t\t\t\t6325 sayılı kanunun dava şartı olarak arabuluculuğu düzenleyen 18/A maddesi; ''(1) ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması  dava şartı olarak  kabul edilmiş ise,  arabuluculuk sürecine  aşağıdaki hükümler uygulanır . (2 )  Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından  onaylanmış bir örneğini  dava dilekçesine eklemek zorundadır.  Bu zorunluluğa uyulmaması  halinde mahkemece davacıya, son tutanağın, bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği,  aksi takdirde  davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise  dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın  davanın usulden  reddine karar verilir.  Arabulucuya başvurulmadan  dava açıldığının   anlaşılması halinde  herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebi ile  usulden reddine karar verilir '', hükmünü içermektedir. <br>\tAnılan hükümden anlaşılacağı üzere arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmemiş olması dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini gerektirmemektedir. Mahkemece yapılması gereken iş davacıya, son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilerek sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. <br>\tÖte yandan, dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.<br>\tSomut olayda,  davacı vekili tarafından 12/02/2024 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış olup, Asliye Hukuk Mahkemesince Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle önce 13/02/2024 tarihinde davanın usulden reddine karar verilmesinden önce davacı vekilince önce 05/03/2024 tarihinde arabulucuya başvurulmuş ve görevsizlik kararın kesinleştiği 14/03/2024 tarihinden  sonra tarafların uzlaşmadığına dair 15/03/2024 tarihinde son tutanak düzenlenmiştir. Davacı vekilinin  27/03/2024 tarihinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi üzerine dosyanın Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edildiği, anılan mahkemece 2024/269 Esas sayılı dosyasında davacı vekilince 02/05/2024 UYAP tarihli dilekçe ile arabuluculuk son tutanağı ibraz edilmiş, mahkemece  dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 10/05/2024  tarihinde davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. <br>\tBu durumda, eldeki davada anonim şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmiş olmakla, istisnai olarak  görevsiz mahkeme aşamasında bu eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan ticaret mahkemesine dosya tevzi edilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı anlaşıldığından kanunun uygulanmasındaki amaç da gözetilerek arabuluculuğa ilişkin dava şartını gerçekleştiğinin kabulü gerekecektir (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/02/2021 tarih 2020/3187 Esas 2021/762 Karar sayılı ilamı ile  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  21/11/2024 tarih 2023/6639 Esas 2024/8166 Karar sayılı ilamı). \t<br>\tHal böyle olunca, ilk derece mahkemesince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilerek tarafların delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. \t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekillinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-a.6. maddesi gereğince KABULÜNE,<br>\t2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2024 tarih ve 2024/269 Esas 2024/356 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>\t4-Davacının yatırmış olduğu 427,60 TL nispi istinaf karar harcı ile 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>\t6-Davacının istinaf aşamasında yapmış oldukları yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına,<br>\t7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/12/2024<br><br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                            Üye - ...                 Zabıt Katibi -...<br>...              ...       ...                 ...<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3c15dd17b044cab","SID":"fc20b52f2fa74344"}}