{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2682 <br>KARAR NO: 2025/575<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/04/2023<br>NUMARASI: 2020/302 Esas - 2023/222 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkiline ait ve servis taşımacılığı işinde kullanılan ..., ..., ... plakalı 3 adet otobüsün, 29.09.2017 tarihinde park halinde iken davalıya ait ... plakalı otobüste çıkan yangından dolayı zarar gördüğünü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı'ın Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğü'nün yangın raporunda, yangının davalıya ait ...  plakalı araçtan kaynaklandığı ve diğer araçlara sıçradığının tespit edildiğini, işbu yangından dolayı müvekkilinin araçlarında hasar oluştuğunu, araçlar kullanılamadığından dolayı kazanç kaybı da ortaya çıktığını, kazanç kaybının, Zorunlu Trafik Sigortası teminatı kapsamında olmadığını, teminat kapsamında olan hasar bedeli için davalı şirketten tahsil yoluna gitmeden önce, davalının aracının trafik sigortacısı olan ... A.Ş.'ye başvurulduğunu, başvuruya cevap verilmemesi üzerine hasar bedelinin tespiti ve tahsili için Sigorta Tahkim Komisyonu'nda dava açıldığını ancak yanan aracın park halinde olduğundan ve teminat kapsamı dışında olduğu değerlendirilerek red kararı verildiğini, bu sebeple hasar bedelinin sigorta şirketinden tahsilinin mümkün olmadığını, oluşan hasar bedelinden ve kazanç kaybından ruhsat sahibi davalı şirketin sorumluluğu olduğunu, hasar bedeli zararının tespiti için her araç için ayrı ayrı sigorta eksperinden alınan hasar ekspertiz raporunda tespit edilen zararların tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından araç sahibi şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin başlatılan işbu icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, hasar tamir bedellerinin sigorta şirketinden ve araç sahibi şirketten tahsil edilemediğinden halen hasarlı halde olduğunu ve kullanılamadığını, müvekkilinin servis taşımacılığı işinde kullandığı araçları işbu yangında hasar görmelerinden dolayı kullanamadığından dolayı uğradığı kazanç kaybının tespiti için sigorta eksperinden kazanç kaybı tespit raporu alındığını ve bu raporda belirtilen tutarın tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının işbu takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik, ...  plakalı araç için 1.000,00-TL hasar bedeli, 1.000,00-TL kazanç kaybı, ... plakalı araç için 1.000,00 TL hasar bedeli, 1.000,00-TL kazanç kaybı, ... plakalı araç için 1.000,00 TL hasar bedeli, 1.000,00 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 6.000,00-TL'nin zararın gerçekleştiği 20.09.2017 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile tahsilini, zararın tespiti amacıyla davadan önce yapılan delil tespiti niteliğindeki 4 adet eksper ücretinin de makbuzlarda yazan tutarlar üzerinden yargılama giderlerine davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Hasara sebep olduğu iddia edilen yangının gerçekleşme tarihinin 29.09.2017 olduğunu, işbu davanın tarihinin ise 15.11.2019 olduğunu, davacının hasar onarım bedeli ve kazanç kaybı zararına ilişkin taleplerinin zamanaşımına uğradığını, söz konusu yangının gerçekleşmesinde müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracı kasko poliçesi ile sigortalayan ... Sigorta A.Ş. tarafından haricen görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda aracın hatalı imal edildiğinin tespit edildiğini, yangının üretim hatasından dolayı meydana geldiğini, eğer bir kazanç kaybı ya da hasar onarım bedeli talep edilecekse işbu bedelin ... San. ve Tic. A.Ş.'den talep edilmesi gerektiğini beyanla, davanın ... San. ve Tic. A.Ş. ile müvekkili şirkete ait aracı Ticari Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alan ... Sigorta A.Ş.'ye ve ZMMS poliçesini düzenleyen ... A.Ş.'ye ihbarını, davacının haksız davasının reddini talep etmiştir. İhbar olunan ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; Davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, dava dışı ... A.Ş. tarafından tanzim edilen hatalı teknik incelemeler içeren ekspertiz raporu esas alınarak araçta meydana gelen yangının davalı tarafından üretim hatası kaynaklı olduğu iddia ediliyor olsa bile, 6098 Sayılı TBK'nun 229. maddesinde satıcının sorumlu olduğunun düzenlendiği, bu sebeple aracın hatalı üretildiğine yönelik iddiaların muhatabının müvekkili şirket olmadığını ve satıcının sorumlu olduğunu, yine davanın kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla, davalının iddia ve taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, esasa ilişkin olarak ise davalının iddia ettiği şekilde imalat hatası olması durumunda bu imalat hatasının yangına konu aracın dahil olduğu üretim bandındaki diğer bütün araçlarda da görülmesi gerektiğini, yanmanın, bir dış etkenden veya aracın üzerindeki orjinal olmayan donanım ve sonradan monte edilen orjinal olmayan malzemelerden kaynaklı olabileceğini, dolayısıyla davalının araçta orjinal olmayan aksesuar, cihaz veya tesisat ve elektrik işlemi yaptırmış olma ihtimalinin de değerlendirilmesi gerektiğini, davaya konu yangından sonra müvekkili şirket tarafından araç üzerinde yapılan inceleme esnasında aracın üzerinden tesisatlar, aküler dahil olmak üzere bazı hurda değeri olan parçaların çalındığının ve özellikle ana kablo tesisatlarının yerinde olmadığının görüldüğünü, bu sebeple yapılacak olan incelemelerden sağlıklı sonuç çıkarılmasının mümkün olmadığını, araçtaki yangının klima elektrik tesisatından kaynaklanmasının da mümkün olmadığını, bu araç modelinde kabin içi klima tipi kullanıldığını, tüm klima ünitesinin aracın tavanında bulunduğunu, davaya konu yangının sebebinin aracın elektrik sistemi ile de ilgili olmadığını, müvekkili şirket incelemesinde araçta kablo tesisatı üzerinde gerilimi yönlendirecek parçalar olan ana sigorta ünite dolaplarında, araç ...' sinde ve akü bölümünde herhangi bir yangın başlangıcı belirtisi bulunmadığını, inceleme sırasında aracın akülerinin yerinde olmadığının görüldüğünü, ilgili bölümde akülerin tablalarında herhangi bir erime / patlama ibaresi görülmediğini, olayın yaşandığı günün İstanbul hava durumu da göz önüne alınırsa aracın içinde güneş altında unutulan çakmak, kibrit, kolonya, deodorant gibi eşyaların yüksek ısıya maruz kalmasını takiben kendiliğinden parlama, patlama yaparak yanma oluşturması ile başlamış olabileceğini, davacının uğradığı zararın davalının kusurlu hareketleri neticesinde meydana geldiğini,  bu bağlamda müvekkili şirketin davaya konu olay ve zarar ile arasında illiyet bağı bulunmadığını ve araçta üretim hatasından kaynaklanan bir ayıbın da bulunmadığı da göz önüne alındığında işbu davada davacının veya davalının talepleri bakımından müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını beyanla, müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmamasını ve davanın reddini talep etmiştir.Usulüne uygun tebliğe rağmen ihbar olunan ... Şirketi ve ... Anonim Şirketi tarafından dosyaya herhangi bir dilekçesi sunulmamıştır. İlk Derece Mahkemesince; \"...davacının davaya konu araçlarının davalı firmaya ait ... plakalı otobüste meydana gelen yangının sirayet etmesi sonucu hasar gördüğü, dosyaya celp edilen tüm deliller ve açılan tüm davalardaki teknik bilirkişilerin görüşlerine göre yangının meydana gelmesine sebebiyet veren aracın davalıya ait ... plakalı araç olduğu sabit olup, TBK 49/1. md. gereğince haksız fiil neticesinde davalının davacının araçlarında meydana gelen zararlardan sorumlu olduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile; dava konusu ... plakalı araç yönünden KDV dahil 3.060,00-TL kazanç kaybı ve 9.735,00-TL hasar bedeli, ... plakalı araç yönünden KDV dahil 2.475,00-TL kazanç kaybı ve 7.080,00-TL hasar bedeli, ... plakalı araç yönünden KDV dahil 2.475,00-TL kazan kaybı ve 29.500,00-TL hasar bedeli olmak üzere toplam KDV dahil 8.010,00-TL kazanç kaybı ile 46.315,00-TL hasar bedelinin (kazanç kaybı ve hasar bedeli toplamı = 54.325,00-TL) haksız eylemin gerçekleştiği 20/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle (araçların ticari olması sebebiyle) birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Ayrıca davacı vekilinin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu eksper ücretine ilişkin 4 adet dosyaya makbuz sunduğu ve eksper ücret talebinin makul olduğu kanaatiyle toplam 998,34-TL ekspertiz giderinin yargılama gideri olarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.(1)Davanın KABULÜ İLE; dava konusu ... plakalı araç yönünden KDV dahil 3.060,00-TL kazanç kaybı ve 9.735,00-TL hasar bedeli, ... plakalı araç yönünden KDV dahil 2.475,00-TL kazanç kaybı ve 7.080,00-TL hasar bedeli, ... plakalı araç yönünden KDV dahil 2.475,00-TL kazan kaybı ve 29.500,00-TL hasar bedeli olmak üzere toplam KDV dahil 8.010,00-TL kazanç kaybı ile 46.315,00-TL hasar bedelinin (kazanç kaybı ve hasar bedeli toplamı = 54.325,00-TL) haksız eylemin gerçekleştiği 20/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,(2)998,34-TL ekspertiz giderinin yargılama gideri olarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ...\" karar verilmiştir.  Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Meydana gelen yangın neticesinde doğan zarardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bilirkişi raporunda onarım süresinin, kazanç kaybı süresinin ve bu tespitlere dayanarak yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, amortisman bedelinin hasar bedelinden düşülmediğini, müvekkili tarafından dava dışı anadolu ısuzu'ya yöneltilen uyuşmazlık Bakırköy 7. Asliye Ticaret mahkemesi'nde 2022/86 esas numarası ile görülen davanın işbu dosya için bekletici mesele yapılması gerektiğinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükellef olup, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda alanında uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin  hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, bekletici mesele yapılması istenen dosyanın bu dosya sonucuna bağlı olmasına göre hukuki yarar bulunmadığından  davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin  yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/302 Esas  2023/222 Karar sayılı 06/04/2023 günlü kararına yönelik davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.710,94 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 927,73‬ TL'nin mahsubuyla bakiye 2.783,21‬ TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5bc85ccc5bec0c25","SID":"6764cdde011553d6"}}