{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1261 <br>KARAR NO:2025/134<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:14/03/2024<br>NUMARASI:2021/297 Esas - 2024/264 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/02/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş. Nezdinde ZMM sigortalı, davalı ... A.Ş nezdinde de kasko sigortalı olan, davalı ... Şirketi'nin maliki, diğer davalıların da sürücüsü bulunduğu ... plaka sayılı araç ile ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması neticesinde meydana gelen 09/05/2014 günlü trafik kazasında hayatını kaybeden ...'in anne ve babası olan vekil edenlerinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla davacı anne ... ile davacı baba ...'in her biri için ayrı ayrı 5.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, ayrıca davacı anne ve babanın her biri için ayrı ayrı 200.000,00-TL ve davacı kardeş  ... için de 100.000,00-TL olmak üzere toplam 500.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... A.Ş dışında kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; 05/06/2018 günlü ıslah dilekçesi ile; davacı baba için olan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin istek miktarını 172.166,04-TL'ye, davacı anne için olan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin istek miktarını da 215.675,14-TL'ye çıkarttıklarını açıklamış; daha sonra dosyaya sunulan 23/11/2023 günlü dilekçe ile de;12/09/2023 tarihli aktüer bilirkişi heyet raporundaki üçüncü seçenek (müteveffa gelirinin asgari ücretin 2 katı olduğu varsayımıyla düzenlenen) doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre davacı annenin destek tazminatına ilişkin istek miktarını 1.049.346,97-TL'ye, davacı baba ... için olan istek miktarını da 577.725,19-TL'ye arttırdıklarını bildirmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı ileri sürülen ... plaka sayılı aracın, vekil edeni şirket nezdinde 20/02/2014-20/02/2015 tarihleri arasını kapsar biçimde ... sigortalı olduğunu, ihtiyari mesuliyet teminatının maddi/bedeni ayrımı yapılmaksızın 50.000,00-TL ile sınırlı olduğunu ve manevi tazminata ilişkin olarak herhangi bir teminat içermediğini, bu durumda  müvekkili sigorta şirketinin sadece maddi tazminata yönelik talepler bakımından ve zorunlu mali sorumluluk sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmına ilişkin olarak,  poliçede belirtilen teminat miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla sorumluluğu yoluna gidilebileceğini, ayrıca kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini, davacının faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalılar ..., Şti, ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden husumet itirazları olduğunu, davalı sürücü müvekkilinin kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğuna ilişkin iddiayı kabul etmediklerini, kazanın dava dışı bir minübüsün sıkıştırması üzerine meydana geldiğini, dolayısıyla minübüs şoförününde kusurlu olduğunu, ayrıca istenen tazminat miktarlarının fahiş bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı ileri sürülen ... plaka sayılı aracın vekil edeni şirket nezdinde ... sigortalı bulunduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kusur durumunun usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerektiğini, ayrıca desteğin kaza anında kask takmaması nedeniyle oluşan müterafik kusur durumunun da  tazminat miktarının belirlenmesinde gözetilmesini istediklerini, dava tarihinden önce sigorta şirketine yapılmış bir başvuru olmadığından faiz başlangıcının dava tarihinden başlatılması gerektiğini ve faiz cinsinin de yasal faiz olarak uygulanmasını istediklerini bildirmiştir.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları olayla ilgili olarak İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılan 2014/237 E.,2015/287 karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin ceza dosyası ile tüm dosya kapsamı gözetilerek; davacıların desteği ...'in ölümü ile sonuçlanan 096/05/2014 günlü trafik kazasının oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğu, kaza tarihinde müteveffa ...'in ... isimli işyerini işlettiği ve 3.000,00-TL gelir elde ettiği varsayımıyla düzenlendiği anlaşılan  30/04/2018 günlü ek  aküter bilirkişi raporu doğrultusunda;\"1-)Davanın maddi tazminat yönünden kabulü ile; davacı baba ...için 172.166,04 TL ve davacı anne ... için de 215.677,14 TL olmak üzere toplam 387.843,18 TL maddi tazminatın davalılardan (davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı tutulmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, bu miktarlara davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 09.05.2014 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine,2-)Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile  taktiren; davacı baba ... için 45.000,00 TL, davacı anne ... için 45.000,00 TL ve davacı kardeşi ... içinde 30.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ...,... Şti, ... ve ...’dan (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı tutulmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, bu miktarlara davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise 09.05.2014 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine,Fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin taktiren reddine,\" karar verilmiş; davalı... A.Ş vekilinin 08/10/2018 günlü tavzih istemli dilekçesi değerlendirilerek;\"Maddi Hatanın Düzeltilmesi Kararıdır\" başlıklı 30/10/2018 günlü kararla;\" Davalı ... A.Ş. Vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi talebinin kabulüne, 1-)Mahkememizin  2015/995 Esas, 2018/701 Karar sayılı ve 05/07/2018 günlü kararın hüküm kısmının (maddi tazminata dair 1 numaralı bendinin; 1-a), 1-b) ve 1-c) bölümlerinin aşağıdaki şekilde düzeltilmesine;1-a) Alınması gereken 26.493,56 TL harçtan peşin alınan 3.034,95 TL (peşin+ıslah) harcın mahsubu ile bakiye 23.458,61 TL harcın davalılardan (davalı sigorta şirketlerinden ... A.Ş bu miktarın 18.307,08 TL'sinden davalı ... A.Ş.'nin 380,6 TL'si  ile sınırlı tutulmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Davacıların peşin olarak yatırdığı 3.034,95 TL (peşin+ıslah) TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile  davacılara VERİLMESİNE,1-b) Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 29.220,59 TL ücreti vekaletin davalılardan (davalı sigorta şirketlerinden ... A.Ş bu miktarın 22.030,00 TL ile davalı ...  sigorta A.Ş. 5.850 TL'si ile sınırlı tutulmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, 1-c) Davacının yaptığı ilk masraf 35,60 TL, bilirkişi ücreti 1.600,00 TL, posta gideri 366,10 TL olmak üzere toplam  2.001,70 TL'nin ( Davalı ... A.Ş.'nin 258,1 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara VERİLMESİNE,2-a-) Hüküm fıkrasının 2-) maddesinde  manevi tazminat ile ilgili olarak davalı ... A.Ş.'nin bu maddeden tamamen çıkartılmasına, 2-b-) Hüküm fıkrası 2-a ve 2-b bentlerinin aşağıdaki şekilde düzeltilmesine: 2-a-)  Alınması gereken  harç bölümünden aynı şekilde ... A.Ş.'nin çıkartılarak, yerine  alınması gereken 8.197,20 TL harcın davalılardan ... , ....Şti., ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir yazılmasına.2-b) Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan  12.350,00  TL ücreti vekaletin davalılardan ... , ...Şti., ...'tan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,2-c-) Hüküm fıkrasının  (2d) maddesinin hükümden tamamen çıkartılmasına, 2-d-)Hüküm fıkrasının 2-e bendinin aşağıdaki şekilde düzeltilmesine; 2-e)Davalılar ..., ... Şti, ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan  12.350,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile   bu davalılara  VERİLMESİNE,\" karar verilmiştir. Mahkemece verilen 05/07/2018 günlü asıl karara yönelik olarak davalılar ... Şti. ... ve ... vekili ve davalı ... A.Ş vekili tarafından; asıl karara ve  30/10/2018 günlü ek karara yönelik olarak da davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairece istinaf incelemesi neticesinde verilen 16/04/2021 gün, 2019/542 esas - 2021/662 karar sayılı ilamla; Mahkeme kararlarının nasıl olması, hangi unsurları barındırması gerektiği hususunda açıklamalarda bulunulduktan sonra;\"1-Somut olaya dönüldüğünde, davacılar, ... plaka sayılı araç ile ... sayılı motosikletin çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında , ... plaka sayılı araç sürücüsü destek ...'in hayatını kaybettiğini belirterek,... plaka sayılı karşı aracın maliki, sürücüsü (sürücüleri),... Sigortacısı ve  kasko sigortacısı olduğu ileri sürülen sigorta şirketlerine yönelik olarak görülmekte olan davayı açmışlardır.Dosya kapsamından kazaya neden olduğu ileri sürülen ... plaka sayılı aracın, davalı ....Şti. Adına kayıtlı olduğu, davalı ... A.Ş nezdinde ZMM sigortalı bulunduğu ve ayrıca davalı ... A.Ş nezdinde de ... poliçesi  ile sigortalı bulunduğu anlaşılmakta ise de kaza anında ... plaka sayılı araç sürücüsünün kim olduğu yolundaki bir takım duraksamalar nedeniyle araç sürücüsü olarak davalılar ... ve davalı ...'a davanın yöneltildiği görülmüştür.Mahkemece verilen kararın gerekçe bölümünde; kazanın oluşumunda araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğu belirtildiği, diğer bir ifadeyle ...'ın söz konusu aracın sürücüsü olduğu kabul edildiği halde, diğer davalı ...'ın hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlar bakımından neden sorumluluğu yoluna gidildiği konusunda herhangi bir açıklama ve değerlendirme yapılmış değildir.Yine karar yerinde ... A.Ş'nin trafik sigorta limitinin 268.000,00-TL olduğu belirtilerek sorumluluğunun bu limitle sınırlı olduğu açıklandığı halde diğer davalı ... Sigortanın sorumluluğunun kapsamı hakkında herhangi bir belirlemede bulunmaksızın, maddi ve manevi tazminatlar bakımından sorumluluğu yoluna gidilmiş ve yine ... Sigorta şirketinin  sorumluluk nedeni, kapsamı ve miktarı açısından  somut bir tespitte bulunulmaksızın sözü edilen sigorta şirketinin yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine ilişkin olarak diğer davalılarla birlikte sorumlu olduğuna hükmedilmiştir.Davalı ... SigortaA.Ş'nin talebi üzerine de 05/07/2018 günlü kararın hüküm  fıkrasının bazı bölümlerinde  yapılan hataların maddi hata kapsamında  olduğu görüşünden hareketle verilen ek kararla düzeltilmesi yoluna gidilmiş ise de;  HMK'nun Hükmün Tashihi Ve Tavzihi Başlıklı  bölümdeki 304.madde hükmüne göre; tashih yolu ile düzeltebilecek maddi hatalar sadece yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar olup, önceki kararla tarafla yükletilen sorumlulukların değiştirilmesi, kaldırılması veya azaltılıp çoğaltılması mümkün değildir. HMK'nun 305.maddesinin 2. Fıkrasında da; \"Hüküm yeterince açık değilse ve icrasına tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilirler\" denilmekte ise de aynı maddenin 2.fıkrasında açıkça \" hüküm fıkrasının taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez\" denilmektedir.Hal böyle olunca mahkemece verilen 05/07/2018 günlü esas kararın hüküm bölümünde yapıldığı kabul edilen yanılgılar, maddi hata kapsamında  değerlendirilebilecek yanılgılar niteliğinde olmadığı belirgin olduğundan, 30/10/2018 günlü ek kararla yapılan düzelmenin usul ve yasaya aykırı olduğu, dolayısı ile de geçersiz bulunduğu  açıktır.  Bu durumda,  az yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece  verilen her iki karar da yasa yolu incelemesine olanak sağlayacak nitelikte olmadığından ve yasanın amir hükümlerine aykırı olarak düzenlendiklerinden istinaf edenlerin sıfatı ve istinaf nedenleriyle bağlı olunmaksızın, davalılar vekillerinin ve davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulü gerekmiştir.2-Bundan ayrı kabule göre de dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin bulunmaktadır. Destekten yoksun kalma tazminatının amacı, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Bu durumda desteğin gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru şekilde tespiti bakımından temel ögelerden biridir.Dosya kapsamından destek ...'in kazanın meydana geldiği 09/05/2014 tarihi itibariyle İstanbul İli Fatih İlçesi ... Meydanında bulunan ve faaliyet alanı olarak \"Çay ocakları, kıraathaneler, kahvehaneler, kafeler, meyve suyu salonları ve  çay bahçelerinde içecek sunum faaliyeti\" olarak gösterilen  bir iş yeri sahibi olduğu ve adına vergi levhası düzenlendiği anlaşılmaktadır.Hükme esas alınan 30/04/2018 günlü hesap bilirkişi raporunda; önceki kök raporda destek ...'in gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de mahkemenin ara kararı uyarınca  İstanbul Umum Kıraathaneci, kahveci ve içkisiz gazinocular esnaf odasının 29/01/2018 gün 2018/86 sayılı yazısıyla bildirilen 3.000,00-5.000,00-TL kazanç arası kazanç unsuruna göre tazminat hesaplaması yapılacağı açıklandıktan sonra esnaf odası yazısında bildirilen kazançların hangi yıllara ait olduğu bildirilmeden, 2014 yılı için 3.000,00-TL, 2015 yılı için 3.500,00-TL, 2016 yılı için 4.000,00-TL, 2017 yılı için 4.500,00-TL ve 2018 yılı için de 5.000,00-TL gelir elde edilebileceği varsayımıyla bir hesaplama yapıldığı ve bu hesaplamanın hükme esas alındığı görülmüştür. Oysa ticari bir alanda çalışan kişinin tazminata esas alınacak geliri, işletmenin gelirine göre değil, kişinin kişisel yetenek ve emeğinin işletme gelirine katkısı belirlenerek,bu katkının parasal değeri üzerinden destekten yoksun kalma zararının tespit edilmesi gerekir.  (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 16/05/2017 tarih ve 2015/17437 E., 2017/5520 K. Sayılı emsal içtihadı) Bu durumda mahkemece gerekirse taraflara yeni delil sunma imkanı verilerek, desteğin davaya konu trafik kazasından önce kişisel özellikleri nedeniyle işine bedensel katkısının ne oranda olduğu belirlenerek, bu işin yürütülmesi için desteğin yerinde başka birisinin ne kadar ücretle çalıştırılabileceği hususunda konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak desteğin kaza tarihindeki gelirinin usulüne uygun şekilde belirlenmesi ve ondan sonra belirlenen bu gelirlere göre davacıların destek tazminatı zararlarının hesaplanması yoluna gidilmesi gerekirken bunun yapılmamış olması da HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamındaki hali oluşturacağı...\" şeklindeki gerekçeyle,  ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırıldığı, kaldırma gerekçesine göre tarafların sair istinaf itirazlarının da değerlendirme dışı bırakıldığı görülmüştür.Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2021/297 esasına kayıtlanan davanın yargılaması sonucunda mahkemece; iddia, savunma, kaldırma kararı, kaldırma kararından önce ve sonra temin edilen deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek; \"...Mahkememizce verilen 05/07/2018 tarih ve 2015/995 E., 2018/701 K.Sayılı ilk kararın, davacılar tarafından sadece manevi tazminat yönünden istinaf edildiği, maddi tazminat yönünden istinaf talebinde bulunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce verilen ilk karar, davacılar tarafından maddi tazminat yönünden istinaf  edilmediğinden, tazminat miktarı, hesaplamaya esas yöntem, ücrete ilişkin veriler ve temerrüt tarihi bakımından davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş bulunmaktadır(Yargıtay(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14/09/2021 tarih, 2021/2403 Esas 2021/4658 Karar sayılı ilamı). Bu kapsamda Mahkememizce verilen ilk karar öncesi temin edilen ve hükme esas alınan 30/04/2018 tarihli ek rapor tarihi itibariyle uygulanan veriler ile PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant yöntemine göre müteveffanın gelirinin seçenekli olarak değerlendirilerek tazminat hesabı yapılması amacıyla bilirkişi heyetinden 06/02/2024 tarihli ek rapor temin edilmiştir. Bilirkişi heyeti 06/02/2024 tarihli ek raporlarında, desteğin gelirinin asgari ücretin 2 katı olması halinde, 30/04/2018 tarihi itibariyle uygulanan veriler, yaşam tablosu ve hesap yöntemi esas alınması halinde, davacı ...'in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 109.809,30-TL, davacı ...'in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 137.294,76-TL olduğunu tespit etmişlerdir. Mahkememizce de, dosya kapsamı, davalılar lehine oluşmuş usuli kazanılmış haklar dikkate alındığında davacı ...'in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 109.809,30-TL, davacı ...'in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 137.294,76-TL olabileceği sonucuna varılmıştır. <br>... sayılı dosyasının incelenmesinden; davacılar tarafından, Mahkememizin 05/07/2018 tarih ve 2015/995 esas ve 2018/701 karar sayılı kararı sonrasında, bu karara dayalı olarak 01/10/2018 tarihinde, borçlu mahkememiz dosyası davalıları aleyhine, 387.843,18-TL asıl alacak, 156.719,04-TL 09/05/2014-01/10/2018 tarihleri arasında işlemiş yıllık %9 faiz, 2.001,70-TL yargılama gideri, 42,54-TL yargılama gideri faizi, 41.570,59-TL ilam vekalet ücreti, 883,38-TL ilam vekalet ücreti faizi, 120.000,00-TL manevi tazminat, 48.090,00-TL manevi tazminat faizi, 3.034,95-TL nispi harç ve 64,49-TL nispi harç faizi olmak üzere toplam 760.249,86-TL alacağın; asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren işleyecek yasal değişken yıllık %9 faizi, icra harç ve masrafları, vekalet ücreti ile birlikte, kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsup edileceği, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak, sigorta şirketleri asıl alacak ve ferileri ile 23/06/2014 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve poliçe limitiyle müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu, diğer borçluların asıl alacak ve feriler ile 09/05/2014 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, manevi tazminat miktarından, ... Şirketi hariç diğer borçluların(... Şirketi poliçe limitiyle) sorumlu olmak kaydıyla tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçlu ... Şirketi tarafından 15/10/2018 tarihinde dosya kapsamına alacaklılara verilmek üzere 452.137,83-TL ödendiği ve aynı tarihte davacı/alacaklılar vekilinin hesabına 422.522,80-TL'nin reddiyatının yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, Mahkememiz dosyası kapsamında temin edilen 06/02/2024 tarihli ek rapor ile, davacı ...'in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 109.809,30-TL, davacı ...'in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 137.294,76-TL olabileceği tespit edilmiş ise de, Mahkememizce verilen ilk karar üzerine başlatılan icra takibi sonrasında, davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... A. Ş. tarafından davacılara ödenmiş olduğu, bu anlamda, davacıların maddi tazminat taleplerinin, yargılama sırasında yapılan ödeme ile konusuz kaldığı anlaşılmış, davacılar  ... ve ... tarafından davalılar ... A. Ş., ... Şirketi ve ... aleyhine açılan maddi tazminat davalarının konusuz kalması nedeniyle bu davaların davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ... A. Ş., kazaya karışan ...plakalı aracın kaza tarihi itibariyle Kasko poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olup, maddi tazminat talebinden, ZMMS poliçe limitini aşan kısım itibariyle, kasko poliçe limiti ile sorumlu bulunmaktadır Mahkememizce temin edilen 06/02/2024 tarihli ek rapor ile, davacı ...'in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 109.809,30-TL, davacı ...'in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 137.294,76-TL olduğu, her iki davacının talep edebileceği toplam tazminat miktarının 247.104,06-TL olduğu, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limitinin 268.000,00-TL olduğu, bu anlamda, ZMMS poliçe limitini aşan bir zarar bulunmaması nedeniyle, davalı ... A. Ş.'nin kaza nedeniyle bir sorumluluğunun doğmayacağı anlaşıldığından, davalı ... A. Ş. aleyhine, davacılar ... ve ... tarafından maddi tazminat talebiyle açılan davaların reddine karar verilmiştir. ... A. Ş.'nin sorumluluğunun ZMMS poliçe limitini aşan kısım ile sınırlı olması, davacılar tarafından, tazminat miktarının ZMMS poliçe limitini aşıp aşmayacağının önceden bilinmesinin mümkün bulunmaması nedenleriyle, davacılar ... ve ... aleyhine, ... A. Ş. aleyhine maddi tazminat talebiyle açılan davanın reddi nedeniyle vekâlet ücretine hükmedilmemiştir.  Yine davacılar tarafından, ... plakalı aracın kasko poliçesini düzenleyen ... A. Ş. Aleyhine, manevi tazminat talebiyle dava açılmış ise de, Kasko poliçesinin incelenmesinden, manevi tazminat klozu bulunmadığı anlaşıldığından, davacılar tarafından davalı ... A. Ş. aleyhine açılan manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.Davacıların bir diğer talebi manevi tazminata ilişkin bulunmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Davacıların, manevi tazminat talebi yönünden, kaza tarihi, kazanın gelişim şekli, kusur durumu, müteveffanın yaşı, davacıların yaşı, davacıların müteveffaya olan yakınlıkları, davacıların yaşadıkları acı ve üzüntünün büyüklüğü, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ve yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutularak, davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmiştir.\" gerekçesiyle;-Davacılar tarafından davalı ... aleyhine maddi ve manevi tazminat talebiyle açılan davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle ayrı ayrı REDDİNE,-Davacı ...tarafından davalılar ... A. Ş., ... Şirketi ve ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,-Davacı ... tarafından davalılar ... A. Ş., ... Şirketi ve ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, -Davacılar ... ve ... tarafından davalı... A. Ş. aleyhine, maddi tazminat talebiyle açılan davaların ayrı ayrı REDDİNE, -Davacılar tarafından davalı ... A. Ş. aleyhine, manevi tazminat talebiyle açılan davaların ayrı ayrı REDDİNE, -Davacılar tarafından davalılar ... Şirketi ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davalarının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davacı ... için takdir edilen 125.000,00-TL, davacı ... için takdir edilen 125.000,00-TL, davacı ... için takdir edilen 60.000,00-TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 09/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve  ... Şirketi  vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalılar vekilinin istinaf nedenleri; hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğu, önceki kararla belirlenen manevi tazminat miktarını çok aşar biçimde hüküm tesis edilmesinin bir anlamı bulunmadığı, ayrıca vekil edenlerine yönelik olarak açılan maddi tazminat talepli davanın konusuz kaldığı kabul edilerek esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmolunduğundan, davanın aşamaları ve talep arttırım dilekçesi gözetilerek davanın devamına sebebiyet verenin davacılar olduğu gözetilerek vekil edenleri yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bunun yapılmamış olmasının doğru olmadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın manevi tazminat ve  maddi tazminat bakımından da vekalet ücretleri yönünden kaldırılması gerektiğine ilişkindir. Davacılar vekilinin istinaf nedenleri ise; ilk derece mahkemesinin maddi tazminata ilişkin olarak davalılar yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu yönündeki kabul şeklinin doğru olmadığı; TRH 2010 yaşam tablosu doğrultusunda düzenlenen 12/09/2023 günlü bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve bu rapor doğrultusunda dosyaya sunulan 23/11/2023 günlü bedel arttırım dilekçesi uyarınca davanın sonuçlandırılması gerekirken, PMF yaşam tablosunun baz alınmasıyla düzenlenen 05/02/2024 günlü raporun hükme esas alınması ve bu suretle de davacıların borçlu çıkartılmış olmasının isabetsiz bulunduğu, ayrıca davacı ... Sigorta şirketine yönelik olarak dava açılmasında müvekkilleri haklı olduğundan, ... Sigorta lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken, tam aksine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve dahi her davalı için ve her sebep için  ayrı ayrı ret vekalet ücreti takdir edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu, kabule göre de hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının da son derece yetersiz olduğuna  yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup; taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçelerinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;1-Dosyadaki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, Dairece verilen kaldırma kararı doğrultusunda inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılarak karar verilmiş olması ve dahi kaldırma kararına konu 05/07/2018 günlü önceki kararla davacılar yararına hükmolunan maddi tazminatlara ilişkin olarak davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmadığı, aksine sadece manevi tazminatların yetersiz olduğu ileri sürülerek hükmün diğer bölümlerinin aynen korunması istenildiğine ayrıca mahkemece verilen 30/10/2018 günlü maddi hataların düzeltilmesine ilişkin ek karara karşı yapılan istinaf başvurusunda da aynı taleplerin tekrarlandığı dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince önceki kararın ve bu karara dayanak bilirkişi raporundaki maddi tazminata ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin davalılar bakımından usulü kazanılmış hak oluşturacağı şeklindeki kabul şeklinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hal böyle olunca da önceki karara dayanak bilirkişi raporundaki hesap yöntemi ve hesap dönemi aynı kalmak suretiyle sadece kaldırma kararından sonra yapılan inceleme ve araştırma neticesinde doğru biçimde belirlenen ve davacı tarafça da karşı konulmayan müteveffa gelirinin asgari ücretin 2 katı olabileceği varsayımıyla düzenlendiği anlaşılan 05/02/2024 günlü raporun hükme esas alınmasında da bir yanılgı tespit edilememesine göre; davacılar vekilinin açıklanan hususu  amaçlayan istinaf başvurusunun yerinde olmadığı reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.2-Davacılar vekilinin davalı ... A.Ş yararına hüküm altına alınan  vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazı ile  yine vekalet ücretlerine ilişkin sair istinaf itirazları birlikte değerlendirildiğinde;a-Dosya kapsamından; davalı ... şirketine dava yöneltilmesine neden olan poliçenin ... Sigortası'na ilişkin olduğu ve söz konusu poliçenin manevi tazminatları teminat altına almadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesi tarafından ... A.Ş 'ye yönelik olarak açılan manevi tazminat talepli davaların reddine karar verilmesi  ve bu  ret kararına bağlı olarak da ... lehine ret vekalet ücreti takdir edilmesi kural olarak doğru bulunmakla birlikte;  davalı ... nezdinde düzenlenen böyle bir poliçenin manevi tazminatlar bakımından güvence sağlayıp sağlamadığı, yani poliçenin içeriğinin ve  kapsamının ne olduğunun bilinmesinin, davacı taraf yönünden hakkaniyete uygun olmadığından, davalı... aleyhine açılan manevi tazminat talepli  davanın  reddi nedeniyle  iş bu davalı yararına ret vekalet ücreti takdir edilmemesi ( maddi tazminata ilişkin olarak yapılan doğru değerlendirme gibi) gerekirken, bunun yapılmamış olması isabetsiz olmuştur. b-Bunun yanında; görülmekte olan davada davacılar zorunlu dava arkadaş olmayıp ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulunduklarından, ilk derece mahkemesince, her bir davacının maddi ve manevi  tazminat talepleri bakımından ayrı ayrı değerlendirilerek, vekalet ücretleri yönünden taraf sorumluluğu da buna göre ayrı ayrı belirlenmesi ve dahi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2 madde hükmü gözetilerek ret sebebi aynı olan davalılar bakımından tek, ret sebebi farklı olan davalılar bakımından ise ayrı ret vekalet ücreti takdir  edilmiş bulunması gerekmektedir.Bu kapsamda davalı ... hakkında açılan maddi ve manevi tazminat talepli davaların pasif husumet yokluğu gerekçesiyle verilen ret kararı  nedeniyle, görülmekte olan davada esasen birden çok davacı olduğu, dolayısı ile de birden çok  dava bulunduğu gözetilerek ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10. madde hükmü dikkate alınarak reddedilen maddi ve manevi tazminatlar bakımından davalı ... yararına her bir davacı bakımından ayrı ayrı ret vekalet ücretine hükmedilmesinde kural olarak bir yanılgı bulunmamakla birlikte; olaydan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlenen kaza tespit  tutanağında  ...'in ölümüyle sonuçlanan trafik kazasına karışan ... plaka sayılı araç sürücüsünün kim olduğunun tespit edilemediği açıklanmış  olup, bu nedenle  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan 2014/66552 sayılı soruşturma kapsamında hem ... hem de ... hakkında işlem başlatıldığı ve soruşturma sonucunda araç sürücüsünün ... olduğu kabul edilerek, bu kişi hakkında kamu davası açıldığı, iddianamenin 17/07/2014 tarihinde düzenlendiği, bu iddianame üzerine İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/237 esas sayılı dosyasında görülen ceza yargılaması neticesinde sanık ...'ın cezalandırılması cihetine gidildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.Görülmekte olan dava ise 23/06/2014 tarihinde yani iddianamenin düzenlenme tarihinden (14/07/2014) önce açılmıştır. Bu nedenle kaza anında araç sürücüsünün gerçekte  kim olduğu dava tarihi itibariyle  bilmeyen ve araç sürücüsünün kim olduğunu bilmesi de esasen kendilerinden beklenilemeyecek olan  davacıların, hem ...,  hem de ... aleyhine araç sürücüleri olduklarına varsayımıyla birlikte dava yöneltmiş olmasında davacı tarafa yükletilebilecek  herhangi bir kusur olmadığından; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde  araç sürücüsü olmadığı anlaşılan davalı ...' hakkında açılan davaların husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olması doğru ise de;  kaza anında kazaya sebebiyet veren araçta diğer davalı ile beraber bulunduğu ve  her iki davalının kolluk kuvvetleri gelmeden  yerinden ayrıldıkları  dosya kapsamından sabit olmakla, davalı  ...'ın aleyhine dava açılmasına kendisinin sebebiyet verdiği gözetilerek, lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken, bu hususun atlanılması neticesinde yazılı biçimde lehine vekalet ücretlerine hükmedilmiş olması  doğru olmamıştır.c-Tüm bunlardan ayrı; az yukarıda da kısaca işaret edildiği üzere görülmekte olan dava teselsül hükümlerine dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup, davacıların  uğradığı zarar, tek bir olaydan kaynaklanmaktadır. 2918 sayılı KTK'nun 88 ve TBK'nun 61 ve devamı madde hükümleri ile  yine TBK'nun 162 ve devamı madde hükümlerine göre; sigortacı dahil, haksız eylem sorumlularından her biri teselsül hükümleri uyarınca tam tazminatla yükümlüdürler. AAÜT'nin 3/2 maddesinde de \" Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekiline tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.\" denilmektedir.Somut olayda davacılar tarafından açılan manevi tazminat talepli davada, davanın kısmen kabulü ile davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminatların, davalılar...Şirketi ile ...'dan birlikte tahsiline karar verildiğine ve davacıların manevi tazminat talepleri bakımından fazlaya ilişkin istemleri de reddedildiğine  ve bu  ret nedeni aynı olduğuna göre; müteselsil sorumlular davalı...Şirketi ile davalı ... yararına tek ret vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, davaya ve davalıların hukuki konumlarına yanlış anlam verilmesi neticesinde  adı geçen her iki davalı yararına  ayrı ayrı ret vekalet ücretlerine hükmolunmuş olması da hatalıdır,3-Taraf vekillerinin manevi tazminatın miktarının takdirinde hata yapıldığına ilişkin istinaf itirazları birlikte değerlendirildiğinde;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hal böyle olunca; zararlandırıcı eylemin tarih(09/05/2014), olayın meydana geliş şekli, sonuçları, davalı araç sürücüsü kazanın oluşumunda tam kusurlu oluşu, müteveffaya atfedilebilecek herhangi bir kusurunun bulunmayışı, ölenin kaza tarihindeki yaşı (26), davacılarla yakınlığı, davacıların evlat ve kardeş kaybına bağlı olarak duyacakları elem ve ızdırabın ağırlığı, kaza tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyo-ekonomik durumları ile manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması gereği yanında, manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde, yaralanma ile sonuçlanan taksirli bir eylem nedeniyle, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanmasına ilişkin kurala ve  ayrıca önceki kararla hüküm altına alınan manevi tazminata ilişkin olarak davacılar tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu anncak kaldırma gerekçesi  nedeniyle manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf itirazlarının değerlendirme dışı bırakıldığı dikkate alındığında,  kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucunda manevi tazminat miktarlarının arttırılmış olmasını engelleyen bir düzenleme bulunmadığına  göre;   davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları az olmamakla birlikte bir miktar fazla olduğu, daha az manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacılar vekilinin manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.4-Davalılar vekilinin konusuz kalan maddi tazminat talepli dava bakımından davacılar aleyhine vekalet ücreti takdir edilmiş olmasının isabetbiz olduğuna yönelik istinaf itirazlarına gelince;Dosya kapsamından;  maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin 05/07/2018 günlü önceki kararın davalı taraf yararına kaldırıldığı ve ilk derece mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda usulü kazanılmış haklar da gözetilerek yapılan yargılama neticesinde davacıların talep edebilecekleri maddi tazminat miktarlarının belirlendiği, bu şekilde belirlenen tazminatların yargılama devam ederken zarar sorumlularından olan ZMM sigortacısı davalı ... şirketi tarafından ödendiği gerekçesiyle maddi tazminata ilişkin talepler bakımından davanın konusuz kaldığına karar verildiği ve bu karara bağlı olarak da davacıların görülmekte olan davada ihtiyari dava arkadaşı konumunda oldukları gözetilerek her bir davacı yararına ayrı ayrı maktu vekalet ücreti takdir olunduğu anlaşılmaktadır.Davacıların böyle bir davayı açmakta haklı oldukları sabit olmakla, yargılama sırasında zarar sorumlularından biri tarafından yapılan ödeme nedeniyle konusuz kalan bir davada HMK'nın 331/1 madde hükmü ile karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT dikkate alınarak davacı taraf yararına  vekalet ücreti takdir edilmiş olmasında  bir yanılgı mevcut değil ise de; ilk derece mahkemesince verilen önceki karardan sonra davacı tarafça başlatılan icra takibi neticesinde, zarar sorumlularından birisi (... A.Ş) tarafından yapılan maddi tazminata ilişkin olarak  ödeme içerisinde davacı taraf lehine hüküm altına alınan vekalet ücretinin de bulunması ve davacı tarafça tahsil edilmiş olması karşısında konusuz kalan maddi tazminat talepli dava bakımından vekalet ücretinin de yapılan ödemeyle konusuz kaldığı düşünülerek davacı taraf yararına yeniden vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken, bunun yapılmamış olması da isabetsizdir.Ancak, yukarıda 2, 3 ve 4 nolu bentlerde işaret edilen biçimde kısmen davacı taraf, kısmen de davalı taraf aleyhine gerçekleştirilen hatalı uygulamaların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalılar ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlere; davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise (2) nolu bentte gösterilen sebeplere münhasır kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar ( - kamu düzeninden olan harç hariç) gözetilerek, maddi tazminata ilişkin hükmün esasına dokunulmaksızın sadece vekalet ücretlerine ilişkin hatalı olduğu sonucuna varılan uygulamalar düzeltilmek ve ayrıca davacı ... yararına 100.000,00-TL, davacı .... yararına 100.000,00-TL, davacı ... yararına da 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmek ve  hüküm altına alınan manevi tazminata ilişkin harç ve vekalet ücretleri  yeniden belirlenmek suretiyle esas hakkında hüküm tesis edilmesi sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜDÜ/Gerekçe uyarınca,1/İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2024 tarih ve 2021/297 Esas 2024/264  Karar sayılı kararına karşı davalılar ... Şirketi ile ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle; davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise (2) nolu bentte işaret edilen sebeplerle KABULÜNE, davacılar vekilinin öteki istinaf itirazlarının ise (1) ve (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle REDDİNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından ilk derece mahkemesince verilen önceki karara karşı yapmış oldukları istinaf başvuru sırasında peşin olarak yatırıldığı ve kendilerine iade edilmediği anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,b/İstinaf yasa yoluna birlikte başvuran davalılar ...ve ... tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 5.615,00-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde adı geçen davalılara iadesine, c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,d/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren yapan taraf üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2024 tarih ve 2021/297 Esas -2024/264 Karar sayılı kararının  HMK. m.353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,   a/Davacılar tarafından davalı ... aleyhine maddi ve manevi tazminat talebiyle açılan davaların pasif husumet yokluğu nedeniyle ayrı ayrı REDDİNE, b/Davalı ..., yargılama sırasında vekille temsil edilmiş ise de hakkındaki davanın açılmasına kendisi sebebiyet verdiğinden  lehine vekalet ücreti takdir edilmesi yer olmadığına,c/Davacı ... tarafından davalılar ... A. Ş., ... Şirketi ve ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,    ç/... tarafından davalılar ... A. Ş., ... Şirketi ve ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, d/Davacılar ... ve ... yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirmiş iseler de yargılama sırasında yapılan ödeme nedeniyle konusuz kaldığı anlaşılan maddi tazminat talepli dava bakımından yapılan ödeme ve tahsilat içerisinde vekalet ücretleri de bulunduğundan, davacılar yararına  yeniden vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,e/Davacılar ... ve ... tarafından davalı ... A. Ş. aleyhine, maddi tazminat talebiyle açılan davaların ayrı ayrı REDDİNE, f/Davacılar tarafından davalı ... A. Ş. aleyhine, manevi tazminat talebiyle açılan davaların ayrı ayrı REDDİNE,g/Davalı ... A.Ş yararına ret vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, h/Davacılar tarafından davalılar ... Şirketi ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davalarının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davacı ... için takdir edilen 100.000,00-TL, davacı ... için takdir edilen 100.000,00-TL, davacı ... için takdir edilen 50.000,00-TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 09/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,-Davacı ..., manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, -Davacı ..., manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,-Davacı ..., manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden, kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,-Davalı ... Şirketi, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden ve karar tarihininde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacı ...'den alınarak ret sebebi ortak olan davalılar ..., ... ve ... Şirketi'ne verilmesine, -Davalı ... Şirketi, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden ve karar tarihininde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacı ...'den alınarak ret sebebi ortak olan davalılar ..., ... ve ... Şirketi'ne verilmesine,-Davalı ... Şirketi, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden ve karar tarihininde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacı ...'den alınarak ret sebebi ortak olan davalılar ..., ... ve ... Şirketi'ne verilmesine,ı/Maddi tazminat davası yönünden ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulunan davacılar (..., ...) bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 1.230,80-TL (615,40*2-TL) karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin harç (1.741,95-TL), talep artırım harcı(1.293,00-TL), ıslah harcı(3.588,00-TL), ıslah harcı(1.975,00-TL) olarak yatırılan toplam 8.597,95-TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.367,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.230,80-TL harcın, davalılar  ... A. Ş., ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, i/Tüm davacılar açısından, manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli 10.246,50-TL karar ve ilam harcının, davalılar ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, (ilk derece mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yapılmış ve tahsilat yapılmış ise mükerrer ödemeye neden olunmaması için bu durumun dikkate alınması kaydıyla) j/Davacılar tarafından yapılan, 25,20-TL'si başvurma harcı, 1.220,50-TL'si posta ve tebligat gideri ve 7.100,00-TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.345,7‬0-TL yargılama giderinin, davanın kabul red oranına göre belirlenen 1.748,66-TL'sinin (davalı ... A. Ş.'nin sorumluluğu 1.267,46-TL ile sınırlı olmak kaydıyla)  davalılar ... A. Ş., ... Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, artan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,k/Davalı ... Şirketi tarafından yapılan 140,00-TL yargılama giderinden, davanın kabul red oranına göre belirlenen 124,00-TL'sinin davacılardan alınarak davalı ... Şirketi'ne verilmesine, artan kısmın davalı ... Şirketi üzerinde bırakılmasına,l/Davalı ... A. Ş. tarafından yapılan 50,00-TL yargılama giderinin, davacılardan alınarak davalı ...A. Ş.'ye verilmesine, 3/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın karar kesinleştiğinde ilgilisine  iadesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda manevi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin; maddi tazminata ilişkin hüküm bölümü bakımından ise HMK.m.361 hükmü uyarınca tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık  olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1877aafc8bcd2b99","SID":"f714c55e2f73a7d5"}}