{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ....  (.......)<br>ÜYE\t\t: ....  (.......)<br>ÜYE\t\t: ....  (.......)<br>KATİP\t\t: ....  (.......)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/10/2024<br>NUMARASI\t\t: ....... Esas - ....... Karar<br>DAVACI\t\t: ....... <br>VEKİLLERİ\t\t: Av. .... AK & Av. ....<br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ....... ....<br>VEKİLLERİ\t\t: Av. .... Av. ....<br>DAVA\t\t\t: Tanıma ve Tenfiz<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 21/01/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 23/01/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile açılan tanıma ve tenfiz davasında 22/10/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İsviçre’de mukim müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Rusya veya Ukrayna’dan ithal edilecek buğdayın satışına ilişkin 01.12.2021 tarihli ....... sayılı sözleşmenin akdedildiğini, sözleşme kapsamında tarafların, sözleşme konusu edimlerin ifasından veya ifa edilmemesinden doğacak uyuşmazlıkların İngiltere’nin Londra kentindeki Hububat ve Yem Ticaret Birliği’nin (“GAFTA”) ....... No’lu Tahkim Kuralları uyarınca çözüme kavuşturulacağı hususunda mutabık kaldıklarını, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında üstlendiği tüm yükümlülükleri gereği gibi ifa etmesine karşın, davalı şirketin, müvekkili şirkete ödemekle yükümlü olduğu tutarları ödemediğini, bu nedenle müvekkili şirketin sözleşmede uyuşmazlık çözüm yolu olarak belirlenen tahkim şartını dikkate alarak GAFTA nezdinde tahkim yoluna başvurduğunu, yapılan tahkim yargılaması neticesinde, müvekkili şirketin taleplerinin kabulü ile davalı şirketin itirazların reddine karar verildiğini, davalı şirketin yine GAFTA nezdinde temyiz yoluna başvurulması üzerine, bu kez 5 hakemden oluşan temyiz kurulu tarafından ilgili mevzuatın, GAFTA ....... No’lu Tahkim Kurallarının 12. maddesi ile adil yargılanma ilkeleri dikkate alınarak temyiz incelemesinin yapıldığını, temyiz incelemesi neticesinde hakem heyeti tarafından davalı şirketin itirazlarının yerinde olmadığının tespit edildiğini ve müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olduğu tutarın 8.241.350,44 ABD Doları ve 44.107,50 İngiliz Sterlini ile bunların yanında söz konusu karar kapsamında hükmedilen her bir ödeme kalemine işletilecek faizlerin toplamı olduğunu, <br>GAFTA tahkim usulü uyarınca kararın kesinleştiğini, kararın kesinleşmesinin ardından hem GAFTA’nın 19.02.2024 tarihli yazısı hem de İngiliz Yüksek Mahkemesi’nin İngiliz Tahkim Yasası uyarınca kesinleşme şerhi niteliği taşıyan 04.03.2024 tarihli yazısı ile karara karşı başka bir itiraz merci olmadığını, yargılamanın neticelendiği ve kararın kesin ve bağlayıcı olduğu açıkça ortaya konulduğunu, davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle kararın icrası için tenfiz talebinde bulunduklarını, 29.09.2023 tarihli kararın esastan inceleme yasağı prensibi de dikkate alınarak New York Konvansiyonu ve İlgili Mevzuat tahtında tenfizine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek 29.09.2023 tarihli ....... sayılı Gafta Hakem Kararı’nın tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşması bulunmadığını, zira, MÖHUK 30/2 maddesi gereğince tahkim sözleşmesini akdeden temsilcilerin işyeri hukuku uyarınca tahkim sözleşmesini akdetmeye yetkilendirilmesinin gerektiğini, Türk Hukuku bakımından tahkim sözleşmesi yapma bakımından ehliyetli olunması için sözleşmeyi akdedecek kişiye bu hususta özel yetki bahşedilmesi gerektiğini, ancak somut olayda böyle bir durumun bulunmadığını, müvekkilinin gerçek işyerinin Türkiye'de olduğunu, yetkinin var olup olmadığının hangi hukuka göre inceleneceği değerlendirildiğinde, bu hususun net bir şekilde Türk Hukuku'na tabi olduğunun görüleceğini, davanın New York Konvansiyonu uyarınca ve konu kararın tenfizinde tenfiz engeli bulunması nedeniyle reddi gerektiğini, satış sözleşmesinin Gafta formu kullanılarak akdedildiğini, bu hususta müvekkilinin tahkim şartının değerlendirme, müzakere etme yahut değiştirme imkanının bulunmadığını, davacı şirketin piyasadaki konumu nedeniyle hiçbir zaman tahkim şartını müzakere imkanının bulunmadığını, bu şartın sözleşmeyle birlikte müvekkiline dayatıldığını, müvekkilinin savunma ve hak arama haklarının zedelendiğini, genel işlem şartı niteliğindeki tahkim kayıtlarının tacirlerin işlerini zorlaştırdığını, savunma haklarını ve hak arama özgürlüklerini elden aldığını, tahkim kararının kamu düzenine aykırı olduğunu, hakem kararının, İngiliz Hukukunda mücbir sebep kurumunun kanunen tanınmamasından bahisle, olayda gerçekleşen ve sözleşmenin ifasını imkansız hale getiren mücbir sebep hali nazara alınmadan karar verildiğini, zira, dava konusu ticari işin gerçekleştiği esnada Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın patlak verdiğini, malların yüklendiği liman olan Nikolaev'in Ukrayna'da savaştan en çok etkilenen bölgelerden biri olduğunu, sözleşme konusu emtianın taşınacağı geminin limanında hazırlık bildirimi verilmesinin ardından üç gün sonra limanın kapatıldığını, yükleme limanının bombardımana tabi tutulmasının ödeme için gerekli evrakların toplanmasını imkansız hale getirdiğini, üstüne üstlük konişmentonun tanzim edilemediğini,  bu nedenle sözleşme uyarınca ödeme yükümlülüğünün doğmadığını, geminin yükleme limanının hemen 20 mil ilerisinde askeri kuvvetlerce alıkonulduğunu,  yükün hiçbir zaman teslim edilmediğini, bu durumun mücbir sebep teşkil ettiğinin bariz olduğunu, hal böyle olmasına karşın ingiliz hukukunun mücbir sebep kurumunu tanımaması nedeniyle müvekkilinin hiçbir kusuru olmamasına rağmen sözleşmenin ifa edilmemesinden sorumlu tutulduğunu  beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Dava; 29.09.2023 tarihli ....... sayılı Gafta Hakem Kararı’nın Tenfizi istemine ilişkindir.<br>Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde;  Davacının,  29.09.2023 tarihli ....... sayılı Gafta Hakem Kararı’nın tenfizine karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalı tarafın davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Yabancı Hakem Heyeti Kararlarına ilişkin yasal düzenlemenin 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu 60-63 maddelerinde düzenlendiği, 5718 sayılı MÖHUK'un 60.maddesinde;\"  (1) Kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararları tenfiz edilebilir. (2) Yabancı hakem kararlarının tenfizi, tarafların yazılı olarak kararlaştırdıkları yer asliye mahkemesinden dilekçeyle istenir. Taraflar arasında böyle bir anlaşma olmadığı takdirde, aleyhine karar verilen tarafın Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu, bu da yoksa icraya konu teşkil edebilecek malların bulunduğu yer mahkemesi yetkili sayılır.\" şeklinde,  5718 sayılı MÖHUK'un 61.maddesinde;\" (1) Yabancı bir hakem kararının tenfizini isteyen taraf, dilekçesine aşağıda yazılı belgeleri, karşı tarafın sayısı kadar örnekleriyle birlikte ekler: a) Tahkim sözleşmesi veya şartının, aslı yahut usulüne göre onanmış örneği. b) Hakem kararının usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış aslı veya usulüne göre onanmış örneği. c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan belgelerin tercüme edilmiş ve usulen onanmış örnekleri. (2) Mahkemece hakem kararlarının tenfizinde 55 inci, 56 ncı ve 57 nci madde hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.\" şeklinde, 5718 sayılı MÖHUK'un 62.maddesinde;\" (1) Mahkeme, a) Tahkim sözleşmesi yapılmamış veya esas sözleşmeye tahkim şartı konulmamış ise, b) Hakem kararı genel ahlâka veya kamu düzenine aykırı ise,  c) Hakem kararına konu olan uyuşmazlığın Türk kanunlarına göre tahkim yoluyla çözümü mümkün değilse, ç) Taraflardan biri hakemler önünde usulüne göre temsil edilmemiş ve yapılan işlemleri sonradan açıkça kabul etmemiş ise,  d) Hakkında hakem kararının tenfizi istenen taraf, hakem seçiminden usulen haberdar edilmemiş yahut iddia ve savunma imkânından yoksun bırakılmış ise, e) Tahkim sözleşmesi veya şartı taraflarca tâbi kılındığı kanuna, bu konuda bir anlaşma yoksa hakem hükmünün verildiği ülke hukukuna göre hükümsüz ise,  f) Hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usul, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği ülke hukukuna aykırı ise, g) Hakem kararı, hakem sözleşmesinde veya şartında yer almayan bir hususa ilişkin ise veya sözleşme veya şartın sınırlarını aşıyor ise bu kısım hakkında,  h) Hakem kararı tâbi olduğu veya verildiği ülke hukuku hükümlerine veya tâbi olduğu usule göre kesinleşmemiş yahut icra kabiliyeti veya bağlayıcılık kazanmamış veya verildiği yerin yetkili mercii tarafından iptal edilmiş ise,  yabancı hakem kararının tenfizi istemini reddeder.  (2) Birinci fıkranın (ç), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yazılı hususların ispat yükü, hakkında tenfiz istenen tarafa aittir.\" şeklinde düzenlemelerin yapıldığı görülmüştür.<br>Yargıtay 11. HD.nin 03/11/2016 tarih ve ....... Es. .... Kar. sayılı ilamında; \"Dava, yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 60-63. maddeleri arasında yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi düzenlenmiştir. Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmalar kapsamında bulunmayan uyuşmazlıklarda adı geçen  kanun hükümlerinin uygulanması söz konusu olmakla birlikte, “Türkiye’de Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki 10 Haziran 1958 tarihli New York Sözleşmesi” 08.05.1991 tarih ve 3731 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiş olduğundan ve yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde, bu sözleşme hükümlerinin öncelikle uygulanması gerekli olduğundan, MÖHUK kapsamına giren hakem kararlarının alanı oldukça daralmıştır. Bununla beraber, Türkiye’nin New York Sözleşmesine taraf olduğu 08.05.1991 tarihinden itibaren ve bugün itibariyle, bu sözleşmeye taraf olmayan bir devlet ülkesinde verilen ve yerli olmayan hakem kararları, MÖHUK kapsamına giren hakem kararlarıdır. (Banu Şit, Kurumsal Tahkim ve Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi, Ankara 2005, sh.194)  <br>Öte yandan 21.06.2001 tarihinde 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) kabul edilmiş ve 05.07.2001 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tahkim usulüne uygulanacak kuralları düzenleyen söz konusu kanunun, “amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesi gereğince, yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya anılan kanun hükümlerinin taraflar ya da hakem veya hakem kurulunca seçildiği uyuşmazlıklarda, MTK’nın uygulanması zorunludur. 05.07.2001 tarihinden itibaren yasa kapsamına giren uyuşmazlıklarda MTK uygulanacaktır. (“Yabancılık Unsuru Kavramı ve ICC Tahkimi” Prof. Dr. Ziya Akıncı, 6.4.2004 Milletlerarası Tahkim Semineri, Ankara 6.4.2004 sh.39.) Tahkim şartını içeren sözleşme tarihinin, MTK’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce olması halinde ise uyuşmazlığın söz konusu kanun kapsamına girmediği kabul edilmektedir.(Yargıtay HGK. 08.02.2012 tarih, 2011/13-658 E. 2012/47 K.) <br>Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinin yürürlük tarihleri ve kapsamları dikkate alındığında dava konusu olayda, tenfizi talep edilen hakem kararı taraflar arasındaki 01.01.2009 tarihli sözleşmeye ilişkin olup, New York Sözleşmesine taraf olan İsviçre'de verilmiş olduğundan, uyuşmazlığa tenfiz şartları bakımından Türkiye’nin de taraf olduğu “New York Sözleşmesi” hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır... <br>Yabancı hakem kararlarının Türkiye’de icra edilebilmesi, tenfiz prosedürüne tabi olduğundan, MTO Hakem kararının New York Sözleşmesine göre, tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesine gelince; yabancı hakem kararlarının tenfizini engelleyen haller New York Sözleşmesinin (V). maddesinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin (V). maddesindeki şartlardan bir kısmını tenfiz mahkemesi re’sen dikkate almak zorundadır. Diğer şartları ise tarafların iddia ve ispat etmesi gerekir.<br>Mahkeme tarafından re’sen dikkate alınacak şartlar şunlardır: 1- Hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması, 2- Hakem kararının kamu düzenine aykırı olmasıdır.<br>Taraflarca iddia ve ispat edilecek tenfiz engelleri ise 1- Tahkim anlaşmasının taraflarının ehliyetsiz olması  veya tahkim anlaşmasının geçersiz olması, 2- Hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından  usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından mahrum edilmesi, 3- Hakem kararının, tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa  ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, 4- Hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması, 5-Hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olmasıdır (Nuray Ekşi, Yargıtay Kararları Işığında ICC Hakem Kararlarının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi, 25.11.2008 tarihinde İstanbul Sanayi Ticaret Odası'nda yapılan ICC Tahkimine İlişkin Milletlerarası Seminer'de sunulan tebliğ, Ankara Barosu Dergisi, Yıl:67, sayı:1,Kış 2009, sh.58,59)\" şeklinde kabul edilmiştir.<br>Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 04/02/2020 tarih ve ....... Es.... Kar. Sayılı ilamında;\"Dava, yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 60-63. maddeleri arasında yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi düzenlenmiştir. Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası antlaşmalar kapsamında bulunmayan uyuşmazlıklarda adı geçen kanun hükümlerinin uygulanması söz konusu olmakla birlikte, “Türkiye’de Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki 10 Haziran 1958 tarihli New York Sözleşmesi” 08.05.1991 tarih ve 3731 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiş olduğundan ve yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizinde, bu sözleşme hükümlerinin öncelikle uygulanması gerekli olduğundan, MÖHUK kapsamına giren hakem kararlarının alanı oldukça daralmıştır. Bununla beraber, Türkiye’nin New York Sözleşmesine taraf olduğu 08.05.1991 tarihinden itibaren ve bugün itibariyle, bu sözleşmeye taraf olmayan bir devlet ülkesinde verilen ve yerli olmayan hakem kararları, MÖHUK kapsamına giren hakem kararlarıdır. (Banu Şit, Kurumsal Tahkim ve Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi, Ankara 2005, sh.194)  <br>Öte yandan 21.06.2001 tarihinde 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK) kabul edilmiş ve 05.07.2001 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tahkim usulüne uygulanacak kuralları düzenleyen söz konusu kanunun, “amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesi gereğince, yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya anılan kanun hükümlerinin  taraflar ya da hakem veya hakem kurulunca seçildiği uyuşmazlıklarda, MTK’nın uygulanması zorunludur. 05.07.2001 tarihinden itibaren yasa kapsamına giren uyuşmazlıklarda MTK uygulanacaktır. (“Yabancılık Unsuru Kavramı ve ICC Tahkimi” Prof. Dr. Ziya Akıncı, 6.4.2004 Milletlerarası Tahkim Semineri, Ankara 6.4.2004 sh.39.) Tahkim şartını içeren sözleşme tarihinin, MTK’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce olması halinde ise uyuşmazlığın söz konusu kanun kapsamına girmediği kabul edilmektedir.(Yargıtay HGK. 08.02.2012 tarih, 2011/13-658 E. - 2012/47 K.) <br>Tenfizi talep edilen Tahıl ve Yem Ticaret Birliği Kurumunun (GAFTA) kararında geçerli bir tahkim sözleşmesinin mevcut olup olmadığı tartışılmış, söz konusu kararda taraflar arasındaki sözleşmenin ticari kurallar başlığı altında sözleşme ile çelişmediği hallerde GAFTA 24/86/....... ticari ve tahkim kurallarının uygulanacağunın düzenlendiği, taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunduğu gerekçesiyle uyuşmazlığın esası incelenerek tenfizi talep edilen karar verilmiştir.<br>Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi’nin II. maddesine göre, “1.Akit devletlerden her biri, tarafların akde müstenit olan veya akdî olmayan, muayyen bir hukuk münasebetinden aralarında doğmuş veya ileride doğabilecek, hakemlik yolu ile halledilmesi mümkün bir meseleye taalluk eden ihtilafların tamamını veya bir kısmını hakeme hallettirmek üzere birbirlerine karşı taahhüde girişmelerini mutazammın yazılı anlaşmalarını muteber addeder. 2. “Yazılı anlaşma” teriminden karşılıklı olarak teati edilmiş mektup veya telgraflarda mündemiç bulunan veya taraflarca imzalanmış bir mukaveleye dercedilmiş olan bir hakem şartı veya bir hakem mukavelesi anlaşılır.” Bu hüküm uyarınca tahkim sözleşmesi yazılı olarak yapılmalıdır. Bu konuda taraflara iki olanak tanınmış olup, taraflar yapmış oldukları sözleşmeye tahkim şartı koyabilecekleri gibi ayrı bir tahkim sözleşmesi de yapabilirler. <br>Bir tahkim sözleşmesinden söz edebilmek için öncelikle tarafların bu konuda birbirine uygun irade beyanında bulunmaları gerekir. New York Sözleşmenin II/2. maddesinde yazılı tahkim sözleşmesi dışında  karşılıklı olarak alıp verilen mektup veya telgraf içeriğinde bulunan ya da taraflarca imzalanan sözleşmede bulunan tahkim şartı da yazılı anlaşma olarak kabul edilmiştir. Somut olayda davacı tahkim iradesini bildirmiştir. Ancak davalı taraf ise aynı iradeyi gösterdiğine ilişkin New York Sözleşmesinin II/2. maddesi kapsamında tahkim şartını kabul ettiğine dair herhangi bir irade açıklamasında bulunmamıştır. Bu durumda tarafların tahkim sözleşmesi konusunda birbirine uygun irade beyanında bulundukları kabul edilemez. Özellikle Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi’nin II. maddesinde “yazılı şekil” koşulunun öngörülmesinin temel nedenlerinden birisinin de tarafların gerçek iradelerinin somut olarak belirlenmesi ve güvenli şekilde delillendirilmesi olduğu ve bu şekilde olası ihtilaflarda tarafların hukuki güvenliklerinin sağlanmasının amaçlandığı gözetildiğinde taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesinin mevcut olduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır.\" şeklinde kabul edilmiştir.<br>Davanın yetkili mahkemesinde (davalı şirketin merkezinin bulunduğu Konya'da) açıldığı (5718 sayılı MÖHUK. md. 60/2) görülmüştür.<br>Davacının, İsviçre Ülkesi firması olduğu, İsviçre Ülkesinin 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesine taraf olan devletlerden olduğu, 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi gereğince davacıdan  teminat alınmadığı görülmüştür. <br> Davacı tarafça;  Davaya konu, 01/12/2021 tarihli ve ....... sayılı sözleşmenin noter ve apostil tasdikli sureti ile noter tasdikli yeminli Türkçe tercümesi, GAFTA’dan temin edilmiş olan kesinleşme şerhi ile 29.09.2023 tarihli ....... sayılı GAFTA Hakem Kararı’nın noter ve apostil tasdikli sureti ile noter tasdikli yeminli Türkçe tercümesi İngiliz Yüksek Mahkemesi’nden temin edilmiş olan kesinleşme şerhinin noter ve apostil tasdikli sureti ile noter tasdikli yeminli Türkçe tercümesi dosyamıza sunulmuştur.<br>Duruşma açılmış ve usulüne uygun taraf teşkili sağlanmıştır (5718 s. MÖHUK m. 61/2, 55)<br>Taraflar arasındaki 01.12.2021 tarihli ....... sayılı sözleşmenin \"TAHKİM\" başlıklı maddesinde; \"Tahıl ve Ticaret Birliğinin ....... numaralı Tahkim kuralları uyarınca , Londrada tahkime bağlıdır. İngiliz hukuku uygulanacaktır\" hükümünün (tahkim şartının) bulunduğu anlaşılmıştır.<br>New York Sözleşmesine ülkemiz ve İngiltere taraf olduklarından dava konusu hakem heyet kararı diğer yasal koşulları içermesi halinde ülkemizde tenfiz edilebilir niteliktedir. <br>Davalının görev itirazının; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari satım sözleşmesinden kaynaklandığı, tarafların tacir oldukları uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nun 4.maddesi ve 5/3. Maddesi gereğince görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğundan reddine karar verilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15/06/2016 tarih ve 2014/19-1090 Es.2016/819 Kar. Sayılı içtihadı)<br>Davalı taraf tahkim anlaşmasının geçersiz olduğunu, hak arama özgürlüğünün kısıtlandığını, kamu düzenine aykırı olduğunu beyan etmişse de; tarafların  sözleşme serbestisi  kapsamında yazılı sözleşme yaptıkları, 01.12.2021 tarihli ....... sayılı sözleşmenin \"TAHKİM\" başlıklı maddesinde tahkime dair açık düzenleme bulunduğu, davacının başvurusu üzerine davalının tahkim mahkemesinde savunma yaptığı, davalının bu iddiaları ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması kapsamında dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 13/03/2018 tarih ve .... Es..... Kar. Sayılı ilamı ve bunun temyizi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 20/05/2019 tarih ve ....... Es.... Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır.) dolayısıyla tahkime konu  01.12.2021 tarihli sözleşmenin New York Sözleşmesi’nin II. Maddesinde ki şartları taşıdığı mahkememizce kabul edilerek davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir<br>Yasal düzenleme ve yüksek mahkeme kararları ve dosya kapsamından Hububat ve Yem Ticaret Birliği (GAFTA)'nin Tahkim Mahkemesi'nin 23 Eylül 2023 tarih ve ....... sayılı temyiz kararının tenfizine ilişkin şartların bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulününe,  492 sayılı Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifenin \"A) Mahkeme Harçları\" başlıklı bölümünün \"III- Karar ve ilam harcı\" başlıklı alt bölümünün birinci fıkrasının (a) bendindi gereğince maktu karar ve ilam harcı ile maktu vekalet ücretine hükmedilmesine (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/06/2019 tarih ve .... Es. .... Kar. Sayılı içtihadı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 11/10/2018 tarih ve .... Es .... Kar.sayılı ilamı) karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\" gerekçesiyle, davanın kabulüne, Hububat ve Yem Ticaret Birliği (GAFTA)'nin Tahkim Mahkemesi'nin 23 Eylül 2023 tarih ve ....... sayılı Temyiz kararının tenfizine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmekle, taraflar arasındaki sözleşmeye konu malların yükleneceği limanın bombardımana tabi tutulduğunu ve giriş çıkışlara kapatıldığını,  geminin halen Ukrayna'da mahsur bulunduğunu, bu durumun müvekkili şirket bakımından mücbir sebep teşkil ettiğini, tenfizi istenen hakem kararında mücbir sebep hususunun hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, bu nedenle tenfizi istenilen hakem kararının Türk kamu düzenine aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan tahkim şartının sözleşmenin yetkisiz temsilciler aracılığı ile imzalanması nedeniyle geçersiz olduğunu, yine tahkim şartının genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, mahkemece delillerin toplanmadığını, bilirkişi incelemesi yapılması talepleri dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini,  müvekkilinin anılan gerekçelerle reddedilmesinin müvekkilinin adil yargılanma hakkına ve hak arama hürriyetine halel getirdiğini, mahkemece davayı doğrudan etkileyecek önemli deliller toplanmaksızın eksin incelemeyle hüküm kurulduğunu, müvekkilinin iddialarının aydınlatılmak üzere bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; Tahıl ve Yem Ticaret Birliği (GAFTA) Tahkim kararının tanınması ve tenfizi talebine ilişkindir.  <br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3731 nolu Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun 08.05.1991 tarihinde kabul edilerek 21.05.1991 tarihli Resmî Gazetede yayınlanmıştır. Yasanın 1. maddesinde, 10 Haziran 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesinin, ikinci maddedeki beyanın yapılması suretiyle onaylanmasının uygun bulunduğuna yer verilmiştir. 2. maddede, Türkiye Cumhuriyetinin sözleşmenin 1. maddesinin 3. paragrafına uygun olarak sözleşmeyi sadece karşılıklılık esasına göre bu sözleşmeye taraf olan bir devlet ülkesinde verilmiş olan hakem ve tenfizi hakkında uygulanacağı, ayrıca sözleşmeyi yalnız akdi veya akit dışı hukuki münasebetlerden kaynaklanan ve kendi iç hukukuna göre ticari mahiyette sayılan uyuşmazlıklar hakkında uygulanacağının beyan edildiği belirtilmiştir. Tahkimin yapıldığı ülke olan İngiltere de Sözleşme'ye taraftır. Bu Sözleşme 5718 sayılı MÖHUK'un 1. maddesinde, Kanun'un uygulama alanı düzenlenmiştir. Anılan maddede, yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukukun, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, yabancı kararların tanınması ve tenfizinin bu kanunla düzenlendiği, Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası özel hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. Bu düzenlemeye göre MÖHUK hükümlerinin ve New York Sözleşmesi'nin yarıştığı durumlarda Sözleşme hükümleri uygulanmalıdır (AKINCI, Ziya, Milletlerarası Tahkim, İstanbul, 2020, s.450-451). Bu açıklamalar ışığında, iş bu istinaf incelemesine konu davada MÖHUK hükümleri değil, New York Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmiştir. <br>  Prensip olarak yabancı hakem kararlarının tenfizi istemlerinde tenfizi istenen kararın şeklî ve maddi anlamda kesinleşmesi gerekir. New York Sözleşmesi'nin IV/1-e maddesinde de yabancı hakem kararının tenfizi için,  kararın taraflar açısından bağlayıcı hâle gelmiş olması şartına bağlanmıştır. New York Sözleşmesi'nin IV. maddesine göre,  Türk mahkemelerinde açılacak tenfiz davasında, dava dilekçesi ile birlikte hakem kararının onaylanmış aslı veya aslına uygunluğu onaylanmış bir suretinin, hakem kararının dayandığı tahkim şartı veya sözleşmenin usulüne uygun aslı veya aslına uygunluğu onaylanmış bir suretinin, şayet karar ve tahkim şartı ya da sözleşmesi tenfiz ülkesinin resmi dilinde değilse, hakem kararı ile tahkim sözleşmesi veya şartının usulüne uygun ve onaylı tercümelerinin eklenmesi zorunludur. Davacı tarafça usulüne uygun şekilde onaylanmış kesin olarak verilen hakem kararının onaylı örneği, tercümesi ve tahkim şartı içeren sözleşmenin onaylı örneği  dosyaya ibraz edilmiş, ilk derece mahkemesince muhafaza altına alınmıştır.<br>Yabancı hakem karalarının Türkiye’de sonuç doğurabilmesi o kararın Türk Mahkemelerinde tanınmasına veya tenfizine karar verilmiş olmasına bağlıdır. New York Sözleşmesi’nin 1. maddesinde uygulama alanı gösterilmiştir. 2. fıkrada ,yabancı hakem kararının tanımı yapılmıştır .Sözleşmenin V. maddesinde tenfiz engelleri ( tenfiz talebinin reddi sebepleri ) sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar ; a) Sözleşmeye uygulanacak hukuka göre ehliyetsiz olduğunu ya da anlaşmanın tabi olduğu hukuka göre ve böyle bir seçim yapılmamışsa hakem kararının verildiği yer kanunlarına göre hükümsüz olduğu; b)Hakemin/ hakem  heyetinin seçiminden veya hakemlik prosedüründen usulü dairesinde haberdar edilmediğini ya da diğer bir sebeple iddia veya savunma hakkından yoksun bırakıldığını; c) Hakem kararının, tahkim sözleşmesinde ya da şartında yer almayan bir uyuşmazlığa İlişkin olduğunu ya da tahkim anlaşmasının veya tahkim şartının sınırlarını aşan hükümler içerdiğini, tahkim anlaşmasının ya da şartının sınırlarını aşan kısmın ayrılması mümkünse, tahkim anlaşması içinde kalan kısmın tanınmasına ya da tenfizine karar verilebileceği; d) Hakem heyetinin oluşumumun veya hakemlik usulünün tarafların anlaşmasına veya anlaşma olmayan hallerde tahkim yeri kanun hükümlerine uygun olmadığını; e) Hakem kararının taraflar için henüz mecburi olmadığı veya verildiği memleket kanunlarına göre ya da tahkimin tabi olduğu hukuk kurallarına göre yetkili bir merci tarafından iptaline karar verildiği yahut icranın geri bırakıldığı iddiası ve  mahkemece; a) Tanıma ve tenfiz talebinin yapıldığı ülke kanunlarına göre hakem kararına konu uyuşmazlığın tahkime elverişli olmadığı; b) Hakem kararının kamu düzeni kurallarına aykırı olduğudur .<br>Görüldüğü üzere Sözleşme, iki grup tenfiz engeli düzenlemiştir. Birinci gruptakiler davalı tarafından savunma olarak ileri sürülüp ispat edilmesi gereken tenfiz engelleri, ikinci gruptakiler ise mahkemece resen gözetilecek tenfiz engelleridir.<br>Esasen tanıma ve tenfiz davalarında taraflar, maddi vakıaların yeniden tartışılmasını isteyemez ve tenfiz davasında mahkemece yapılacak inceleme, tanıma ve tenfiz engellerinin mevcut olup olmadığıyla sınırlıdır. Mahkeme, hakem kararının maddi hukuk yönünden isabetli olup olmadığı denetleyemez. Aleyhine tanıma ve tenfiz talep edilen taraf, ancak tenfiz şartlarının bulunmadığını (tenfiz engellerinin mevcut olduğunu) öne sürerek itiraz edebilir. Yani uyuşmazlığın esasına ilişkin savunma sebeplerine dayanamaz ve bunlara ilişkin olarak delil gösteremez. Bu nedenlerle, davalı vekilinin hakem kararının esasına dair iddialarının dinlenmesi mümkün değildir.  Bu husus, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun.... Esas, .... Karar ve 21.06.2000 tarihli emsal ilamında; \"...Tanıma ve tenfiz hakiminin prensip olarak yabancı hakem kararının doğruluğunu inceleyemeyeceği, gerek yabancı karara uygulanmış usul, gerekse kararda yer alan maddi ve hukuki tespitlerin tanıma ve tenfiz hükmünün inceleme konusu dışında olduğu, bu sistemin  (revision aufonal) yasağı olarak ifade edildiği, usulde veya kararın hükmünde yapılmış olan hataların tanıma ve tenfiz kararına kural olarak etkili olamayacağı...\" şeklinde ifade edilmiştir.<br>Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde;  dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği,  yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre; taraflar arasında düzenlenen 01.12.2021 tarihli sözleşmenin her iki tarafın yetkili temsilcisi tarafından imzalandığı, sözleşmede   taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda Londra'da tahkim yoluna başvurulmasının kararlaştırıldığı,  bu nedenle davalının sözleşmenin ve sözleşmedeki tahkim şartının geçersiz olduğu yönündeki istinaf talebinin yerinde olmadığı, dava konusu somut olayda Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesinde belirtilen tenfiz engellerinden hiçbirisi gerçekleşmediğinden mahkemece  davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olduğu,  buna göre  davalı tarafça ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece  delillerin  takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği,  davanın kabulüne ilişkin kararda  kamu düzenine aykırı  herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına, <br>6- Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  21/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br>     Başkan .......                    Üye .......                       Üye .......                   Katip .......<br>         e-imzalıdır                      e-imzalıdır                        e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br>....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a48dba4301b78f46","SID":"5c08fcf605e2bf0e"}}