{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/2120 - 2025/66<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/2120 <br>KARAR NO\t: 2025/66<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>ÜYE\t\t: ...(...)<br>KATİP\t\t: ...(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t:05/09/2024<br>NUMARASI\t:2023/277 Esas - 2024/444 Karar<br><br>DAVACI\t:GÜVENAL GAZ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.<br>VEKİLLERİ\t:Av. ...<br>DAVALI \t:YURTPET AKARYAKIT LPG DAĞITIM PAZARLAMA SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.<br>VEKİLİ\t:Av....<br>DAVA\t:Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas , İİK 156<br>DAVA TARİHİ\t:15/05/2023<br><br>KARAR TARİHİ\t:16/01/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:14/02/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı şirketten aralarındaki ticari ilişki sebebi ile kambiyo senet  kaynaklı olarak 1.414.333,05 TL alacaklı olduğunu, çekin ödenmemesi üzerine Sakarya 4.  İcra Dairesi 2023/2275 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü  iflas yolu ile  takip başlatıldığını, borçlu davalının 13.03.2023 tarihinde imzaya itirazı olmaksızın borca ve takibe itiraz ettiğini belirterek davalı borçlunun itirazının kaldırılarak depo kararı verilmesini ve borcun yine ödenmemesi halinde iflasına karar verilmesini talep ve etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya cevap verilirken icra ödeme emrine itiraz ederken bildirilmiş olan itiraz sebepleriyle bağlı olmadıklarını, bu kapsamda dayanak çekteki imzaya da itiraz ettiklerini,  Sakarya 4. İcra Müdürlüğü 2023/2275 E. sayılı icra takibinin dayanağı Yapı Kredi Bankası 04.07.2021 keşide tarihli 1.125.000-TL bedelli çekteki imzanın davalı  şirket yetkilisine ait olmadığını, 25.05.2021 tarihli ticaret sicil gazetesinde de görüleceği üzere şirketin tek yetkilisinin ... olduğunu, davalının davacıya borçlu olmadığını aksine alacaklı olduğunu, dayanak çekin karşılıksız olduğuna dair bir şerhin çekin arkasında yer almadığını,  çekin arkasında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/358 E. Sayılı dosyasından verilen konkordato şerhinin olduğunu, davacıya yaptığı LPG satışları sebebiyle davacıdan aldığı çekleri davalının faktoring şirketine verdiğini, bu çeklerin davacı tarafça ödenmediğini, davacı tarafından Adıyaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/264 E. sayılı dosyasında konkordato talep edildiğini ve ayrıca Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/414 E. sayılı dosyasında bu çekler sebebiyle menfi tespit davası da açtığını, ticari defter ve kayıtlara ve LPG satışı kaynaklı bu çeklere göre davacıya borçlu değil aksine ondan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddi ile tazminata hükmolunmasını talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın HMK nun 114/1g ve 120/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece davacı müvekkile dava için eksik avansın tamamlanması için muhtıra gönderilmiş, eksik avans yatırılmadığından bahisle davanın reddedildiğini, dava, borcunu ödemeyen şirket hakkında iflasın açılması davası olup müvekkil şirketin ekonomik durumu masrafı karşılamaya yetmediği noktada kamu adına suçüstü ödeneğinden kullanılmak suretiyle davaya devam olunması gerektiğini, kaldı ki müvekkil şirket hakkında devam eden konkordato davası bulunduğunu, bu dava  dosyası kapsamında yapılacak tüm ödemeler komiser denetiminden geçmektedir ve komiser onayı olmadan firmadan 1 TL bile çıkmamakta, komiser onayının oluşu ödemelerde gecikmelere sebep olmakta, kaldı ki  mahkeme dosyasına daha evvel bilirkişi masrafları yatırılmış, mahkemeye bilirkişi raporu sunulduğu, huzurdaki mevzu bahis bilirkişinin raporunu dosyaya sunduktan sonra kendisine yeterli gelmeyen ek rapor ücretinin tahsilinin istemi olduğunu, Mahkemece duruşma günü olarak 02.10.2024 tarihine verilmiş olmasına rağmen, duruşma günü beklenmeksizin mahkemece ara karar oluşturulup, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, taleplerinin kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Konkordato talebinde bulunan kişilerin taraf oldukları dosyalarda gider avansının geç ödenmesi ya da ödenmemesine ilişkin hiçbir düzenleme bulunmadığı, davacının bu iddiasının hukuken hiçbir geçerliliği bulunmadığını, komiser denetimi anlatıldığı kadar uzun bir süreç olmayıp 2 haftalık bir süre gider avansının yatırılması için yeterli bir süre olduğu, davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması dava şartlarından olup Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davayı reddetmesi yerinde bir karar olduğunu beyan ederek, davcının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 05/09/2024 tarih, 2023/277 Esas - 2024/444 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; iflas istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İİK.160. maddede  \"masrafların peşin verilmesi \" üst başlığı ile iflas isteyen alacaklının ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumlu olduğu, mahkemenin, bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini isteyeceği düzenlenmiştir. İİK'nun 160. maddesi kamu düzenindedir. İflas isteyen alacaklının, alacaklılar toplantısına kadar gerekli giderleri ödemek zorundadır.<br>İflas isteyen alacaklı İİK'nun 181. maddesi yollamasıyla 160. maddesi uyarınca, gerekli masrafları avans olarak mahkeme veznesine peşin olarak yatırmak zorunda olup, söz konusu husus özel olarak düzenlenmiş bir dava şartıdır.<br><br>Somut olayda; Mahkemece 19.07.2024 tarihli muhtıra ile \"Bilirkişi ödemesi için eksik kalan bakiye 100,00-TL gider avansı ile posta ve tebligatlar için 1.000,00-TL gider avansını (toplam 1100,00-TL)  mahkememiz veznesine 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırmanız gerektiği, davanın basit yargılama usulüne tabi olması itibariyle sürelerin adli tatil içinde de işleyeceği, belirtilen toplam 1.100,00 TL gider avansını muhtıranın teliğinden itibaren başlayacak iki haftalık kesin süre içerisinde yatırmamanız halinde davanın usulden reddedileceği hususu tarafınıza ihtar ve tebliğ olunur\" şeklinde gider avansının tamamlanması için ihtarda bulunulduğu görülmektedir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “delil ikamesi için avans” başlıklı 324. maddesi ile; “(1)Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak  zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2)Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3)Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır.” hükmü getirilmiştir.<br>Anılan Kanunun 325’inci maddesinde ise; “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir.” hükmü yer almaktadır.<br>03/04/2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 45. maddesinde: “(1)Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak  zorundadır. Gider  avansı, her  türlü  tebligat  ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2)Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Kanunlardaki özel hükümler saklıdır. (3)Gider avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Dava şartı olan gider avansının yatırılmaması veya tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğundan reddedilir. (4)Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Delil avansı, tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade eder. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmediğinde, diğer taraf bu avansı da yatırabilir. Delil avansını yatırmayan taraf, o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır. Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır…” hükmü getirilmiştir. <br>Burada gider avansı ve delil avansı birlikte düzenlenmiş olup; gider avansının, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade ettiği, davacının, her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, delil avansının ise tarafların dayandıkları delillerin giderlerini karşılamak üzere mahkemece belirlenen kesin süre içinde ödemeleri gereken meblağı ifade ettiği vurgulanmıştır. Yönetmelikte gider avansının içinde delil avansı için gerekli giderler de gösterilmiştir. Gider avansının yatırılmaması halinde açılan dava, dava şartı yokluğundan reddedilir (Yön. m. 45/3), delil avansının yatırılmaması halinde ise, o delilden vazgeçilmiş sayılır (Yön. m. 45/3). (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2020/6744  Esas, 2020/6361 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere). <br>01/10/2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 120. maddesi “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığı dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir” hükmünü içermektedir. Aynı kanunun 448. maddesi “Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır” biçimindedir. Ancak kanunun 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise; re'sen yapılması gereken işlemlere ilişkin giderler düzenlenmiştir.<br>   HMK’nın 120. maddesindeki gider avansı ile ilgili düzenlemenin 324. maddedeki delil ikamesi için avans kuralı ile birlikte değerlendirilmesi ve dava şartı olan gider avansının delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderleri için dikkate alınması gerekir. Dolayısı ile delil ikamesi için alınacak avans ile dava şartı olan gider avansının birbirinden ayrılması, delillerin ikamesi için alınacak avansın gider avansı içinde yer almaması zorunludur. <br>   Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi olanağı HMK’nın 324. maddesi düzenlemesi karşısında yoktur. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması davanın dava şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmez. Taraf belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır. <br>Mahkemece 19.07.2024 tarihli muhtıra ile \"Bilirkişi ödemesi için eksik kalan bakiye 100,00-TL gider avansı ile posta ve tebligatlar için 1.000,00-TL gider avansını (toplam 1100,00-TL)  mahkememiz veznesine 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırmanız gerektiği, davanın basit yargılama usulüne tabi olması itibariyle sürelerin adli tatil içinde de işleyeceği, belirtilen toplam 1.100,00 TL gider avansını muhtıranın teliğinden itibaren başlayacak iki haftalık kesin süre içerisinde yatırmamanız halinde davanın usulden reddedileceği hususu tarafınıza ihtar ve tebliğ olunur\" şeklinde aynı muhtıra ile hem delil avansı hem de gider avansının tamamlanması için ihtarda bulunulduğu görülmektedir. Mahkemece açıkça mevcut delillere göre karar verilip, gerektiğinde ret kararı verilebileceği ihtar edilmemiş olup delil ve gider avanslarına ilişkin ihtarların doğru olmadığı (Yargıtay 3. HD. 2021/4728 Esas, 2021/9473 Karar), bu ihtarlara ve verilen süreye sonuç bağlanıp karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmış ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.<br>O halde Mahkemece yapılacak iş, yukarıda ayrıntısıyla açıklandığı üzere, delil avansı ile gider avansı ve eldeki dava yönünden İİK'nın 160. maddesi kapsamında iflas avansının davacı tarafça yatırılması için ayrı ayrı ve usulüne uygun şekilde davacıya süre verip ihtarda bulunmak, eksiklik giderildiğinde oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraflar ile vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın  353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,<br>\ta-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 05/09/2024 tarih, 2023/277 Esas - 2024/444 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\tb-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br>4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br><br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/01/2025\t\t<br><br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8b3d7d21583a22d","SID":"7b80d43aa5fec7da"}}