{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/1136 - Karar No:2025/114<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2024/1136 <br>KARAR NO\t: 2025/114<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/605 E-2022/392 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat, Teminat Mektubunun İadesi <br>\t\t  (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:  29/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  29/01/2025<br><br>\t Eser sözleşmesinden kaynaklanan davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; müvekkili ile davalı ... arasında ... Termik Santrali'nde belirtilen imalatların yapılmasına ilişkin .... tarihli 693.600 TL + KDV birim fiyatlı sözleşmenin akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme imzalanabilmesi için gerekli harç ve pulları yatırdığını, 41.616 TL tutarlı kesin teminat mektubunu teslim ettiğini, teknik şartnamenin sözleşmenin eki olduğunu, yer tesliminden itibaren 60 gün içerisinde teslimin kararlaştırıldığını, iş yeri tesliminin teknik şartnameye göre yapılacağını, teknik şartnamede imalatın yapılacağı 5. Ünitenin 2014 yılı içerisinde revizyon için devre dışı bırakılmasının planlandığı, ancak program değişikliği nedeniyle 2015 yılına ertelenme ihtimalinin bulunduğunun belirtildiği, bu nedenle sözleşmeyi takiben yer tesliminin yapılamadığını, ancak davalı ...'ın 5.üniteyi 2014 ve 2015 yıllarında devre dışı bırakmadığını, yine 22.06.2015 tarihinde santralin özelleştirildiğini ve davalı ...... Şirketi'ne (...) devredildiğini ve devrin 23.06.2015 tarihli yazıyla müvekkiline bildirildiğini, ...'in muhatap kabul edilip edilmeyeceğinin ise 30.06.2015 tarihli yazıyla sorulduğunu, müvekkilinin cevabi yazısında ...'i muhatap kabul ettiğini bildirdiğini, \tyine ... tarafından gönderilen 18.09.2015/12441 yevmiye numaralı yazıda sözleşme ve protokollerden doğan hak ve yükümlülüklerin ...'e devredildiğini, ...'in 9 adet sözleşmenin devralınmasına ilişkin yazılara cevap vermediğini, bu itibarla taraflar arasındaki sözleşmenin ...'e devredildiği ile tüm işlemlerin müvekkili ile ... arasında yürütülmesi gerektiğinin bildirildiğini, müvekkilinin devrin usulüne uygun yapılıp yapılmadığını, devrin hangi tarihte gerçekleştiğini bilemediğini, müvekkilinin sözlü girişimleri dışında 01.11.2016 tarihli ihtarname ile yer tesliminin 60 gün içerisinde yapılmasını, aksi taktirde sözleşmeden cayma hakkını kullanacağını, menfi ve müspet zararlarını talep edeceğini bildirdiğini, davalı ...'ın cevabi ihtarında santralin özelleştirme nedeniyle devrinden bahisle sözleşmenin ... ile feshedilmesi veya ...'e süresiz kesin teminat mektubu verilmesi durumunda ...'ta bulunan teminat mektubunun iade edileceğini bildirdiğini, sözleşmenin müvekkili tarafından 13.02.2019 tarihinde yer tesliminin yapılmamış olması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, fesih tarihine kadar 5.ünitenin devre dışı bırakılmadığını, sözleşmenin feshi nedeniyle müvekkilinin menfi ve müspet zararlara uğradığını, müvekkilinin 10.521,92 TL karar pulu ödemesi yaptığını, sözleşmenin imzalandığı tarihe kadar ihale dosyası hazırlanması, sözleşmenin imzalanması, gerekli hazırlıkların yapılması için idari kadro oluşturduğunu, her an işe başlanabileceği düşüncesiyle kadroyu muhafaza ettiğini, personelin öğle yemeğinin verildiğini, maaşlarının ödendiğini, sigorta primlerinin yatırıldığını, 41.616 TL tutarlı kesin ve süresiz teminat mektubu verdiğini, teminat mektubu için bankaya masraf yaptığını, komisyon ödediğini, işin uzmanlık gerektiren oldukça yüksek kar marjlı bir imalat olduğunu, fesihle kardan mahrum kaldığını, müvekkilinin elde edeceği karın sözleşmenin feshedildiği tarihte geçerli eskalasyon katsayısı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerektiğini öne sürerek \tHMK 107 madde gereğince gerektiğinde artırılmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere menfi ve müspet zararlar için 260.000 TL zararın davalılardan avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, \t41.616 TL tutarlı kesin teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti ile ...'dan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>\tDavalı ... vekili özetle; müvekkili ile davacı arasında 16.05.2014 tarihli ... Termik Santralindeki 5.ünite kazanına ilişkin eser sözleşmesinin akdedildiğini, 22.06.2015 tarihinde santralin özelleştirildiğini ve ...'e devredildiğini, ... ile akdedilen sözleşmenin 8.maddesi gereğince devir tarihi öncesinde imzalanan sözleşmeler ile protokollerin Ek-4 olarak satış ve işletme hakkı devir sözleşmesinin eklendiğini, müvekkili ile davacı arasında akdedilen sözleşmenin de Ek-4 de yer aldığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili özetle; davacının ... ile akdettiği sözleşmenin üzerinden 4 yılı aşkın zaman geçtikten sonra müvekkiline yer teslimi yapılmasıyla ilgili 22.06.2018/10996 yevmiye numaralı ihtarnameyi göndererek yer tesliminin 60 gün içerisinde yapılmasını talep ettiğini, davacı ile ... arasındaki sözleşmeden çok sonra sözleşmeye konu santralin 22.06.2015 tarihinde müvekkiline devredildiğini, iddiayı kabul etmemekle birlikte davacının uzun süre bekleyerek zararın artmasına sebebiyet verdiğini, davacının müvekkili ile yaptığı sözleşme gereğince ... santralinde 2016 yılında 1.550.000 TL bedelli iş yaptığını, bu sözleşmenin 5.ünitede yapılan revizyon işlerini de içerdiğini, davacı ile ...'ın yaptığı sözleşmedeki işlerle neredeyse aynı olup, iş hacminin ise daha büyük olduğunu, kesin kabul yapılarak işin sonlandırıldığını, davacının dava konusu ettiği sözleşmede yüklendiği işin daha fazlasını 2 kat bedel elde ederek yaptığı halde kötü niyetle dava açtığını, dava konusu edilen teminat mektubunun ise ...'a teslim edildiğini, kaldı ki ... ile yapılan sözleşme gereğince davacının yer tesliminden önce iş programı sunması gerekirken iş programı hazırlamadığını, hiç kimsenin kendi kusuruyla hak elde edemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince;\" davacı ile davalı ... arasında yapılan 16/05/2014 tarihli eser sözleşmesi uyarınca davacı tarafın yükümlendiği işin yer teslimi yapılmaması nedeniyle tamamlayamadığı ve davacı tarafından sözleşmenin 22/06/2015 tarihinde feshedildiği anlaşılmıştır. Sözleşmenin ifa edilmemesinde davacı yüklenicinin kusuru bulunmadığından feshin haklı olduğu anlaşılmış, TBK'nın 112. Maddesine göre davacının sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle uğradığı zararı, sözleşme ifa edilseydi mal varlığındaki artış ile eylemli durum arasındaki farkı talep edebileceği kabul edilmiştir. Buna göre yapılan hesaplamada bilirkişi ek raporunda hesaplanan 71.675,17 TL'nin 2017 yılında yapılan yönetmelik değişikliğinin 2014 yılında yapılan sözleşme ve 2015 yılında işin tamamlanmasının öngörüleceği dava konusu sözleşme için uygulanmaması gerektiği kabul edilerek hükme esas alınması gerektiği kabul edilmiştir. Zarar sorumluluğu yönünden yapılan değerlendirmede; davalı ... ... A.Ş.'nin 22/06/2015 tarihinde santrali işletme hakkı devir sözleşmesiyle devraldığı bu nedenle sözleşmeden doğan sorumluluğun da devralındığı davanın açıldığı tarih itibariyle TBK'nın 202/2 maddesi gereğince devreden ve devralan yönünden 2 yıllık müteselsil sorumluluk süresinin de geçtiği dikkate alındığında davalı ... ... ...... A.Ş.'nin zarardan tek başına sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle belirlenen tazminat tutarının davadan önce davalının temerrüdü söz konusu olmadığından dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, geçerliliği devam eden teminat mektubunun davalı ...'de olduğu tespit edildiğinden ve davacının sözleşmeyi feshinde haklı olduğu anlaşıldığından anılan dava yönünden açılan teminat mektubunun iadesi isteminin kabulüne karar vermek\" gerektiği gerekçesiyle \"1-Davanın kısmen kabulüne; 2-Maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 71.675,17 TL’nin davalı ...… AŞ’den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, bu istem yönünden davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine 3-41.616,00 TL bedelli teminat mektubunun davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine\" karar vermiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında bilirkişi kök ve ek raporundaki görüş esas alınarak, maddi tazminat talebi yönünden davalı ...'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiği, mahkemenin bu kararı ile ilgili gerekçesinde; \"...davalı ... ... A.Ş.'nin 22/06/2015 tarihinde santrali işletme hakkı devir sözleşmesiyle devraldığı bu nedenle sözleşmeden doğan sorumluluğun da devralındığı davanın açıldığı tarih itibariyle TBK'nın 202/2 maddesi gereğince devreden ve devralan yönünden 2 yıllık müteselsil sorumluluk süresinin de geçtiği dikkate alındığında davalı ... ... ...... A.Ş.'nin zarardan tek başına sorumlu olduğu kabul edilmiştir.\" dendiği, ancak termik santralin davalı ... tarafından özelleştirilerek davalı ...... Şirketine (...)  devredilmesi ile dava konusu sözleşmenin davalı ... tarafından davalı ...'e teslim edilmesinin birbirinden farklı olgular olduğu, ... ... Termik Santralı İşletme Müdürlüğü'nün davalı ... tarafından 22.06.2015 tarihinde özelleştirildiği, özelleştirme kapsamında işletmenin bu tarih itibariyle davalı ...'e devredildiği, ... tarafından 23.06.2015/30182 sayılı yazı ile dava konusu sözleşmenin 36.1. maddesi gereğince sözleşmenin davalı ...'e devredildiğinin, yine 30.06.2015/31440 sayılı yazı ile de sözleşmenin yeni muhatabının işletmeyi devralan ... olduğunun müvekkiline  bildirildiğini ve müvekkilinin yeni muhataplığı kabul edip etmediğini sorduğu, bu hususta 7 takvim günü içerisinde cevap verilmesinin ... tarafından istendiği, müvekkilinin verdiği 10.07.2015 tarihli cevabi yazıda dava konusu sözleşmenin yeni muhatabı olarak davalı ...'i kabul ettiğini bildirdiği, davalı ...'a bağlı Özelleştirme ve Santrallar Takip Daire Başkanlığı tarafından müvekkiline gönderilen 18.09.2015/12441 yevmiye numaralı tebligat ile her iki davalı arasında özelleştirme kapsamında imzalanan 22.06.2015 tarihli Satış ve İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 8.4. maddesinde, sözleşmenin Ek-4 maddesinde belirtilen sözleşmelerden ve protokollerden doğan hak ve yükümlülüklerin Ek-4'de yazılı hususlar çerçevesinde devir tarihi ve sonrasında alıcıya, yani davalı ...'e ait olacağının, söz konusu sözleşmelerin ve protokollerin devir tarihinden itibaren 90 gün içinde alıcıya, yani ...'e devredilmesi için gerekli işlemlerin davalı ... tarafından yapılacağının düzenlendiği, buna istinaden davalı ...'e hitaben düzenledikleri 14.08.2015/39672 ve 39553 sayılı yazılarla dava konusu sözleşmenin de içinde yer aldığı 9 adet sözleşmenin devralınması için yazılara davalı ... tarafından cevap verilmediği, bunun üzerine dava konusu 2014/26022 ihale kayıt numaralı sözleşmenin tebligatname ile davalı ...'e devredildiği, bundan sonra bu sözleşme ile ilgili tüm iş ve işlemlerin müvekkili ile alıcı firma olan davalı ... arasında yürütüleceği, gerek sözleşmeden gerekse yasalardan kaynaklı bir zarar doğması halinde tüm sorumluluğun müvekkili ve ...'e ait olduğunun bildirildiği, müvekkilinin bu devir işlemi nedeniyle her iki davalı arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığını, devrin usulüne uygun yapılıp yapılmadığını, hangi tarihte devrin gerçekleştiğini bilmediği, dava konusu sözleşmenin ...'e ifade ettiği tarihe kadar, davalı ... işletmenin 5. Ünitesi'ni devre dışı bırakmadığı ve müvekkiline yer teslimi yapmadığı, dava konusu 15.05.2014 tarih ve 41.616 TL miktarlı kesin teminat mektubunun hala ...'de bulunduğunun mahkeme kararı ile sabit olduğu, müvekkilinin her iki davalıya karşı düzenlediği 13.02.2019/02938 yevmiye numaralı ihbar ve ihtarname ile dava konusu sözleşme ve eki niteliğindeki teknik şartname gereğince yer tesliminin yapılmaması ve yer teslimi ile ilgili başvuruların sonuçsuz ve cevapsız bırakılması nedeniyle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini bildirdiği ve feshin neticeleri olarak menfi ve müspet zararının tazmini ile birlikte 15.05.2014 tarihli ve 41.616 TL miktarlı kesin teminat mektubunun iadesi için davalı tarafa ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün süre verdiği, bu ihtarnameye rağmen davalı ...'ın elinde bulunan banka teminat mektubunu iade etmediği, mahkemenin gerekçeli kararında, banka teminat mektubunun davalı ...'ın elinde olduğu ve müvekkiline iadesinin gerektiği halde bu güne kadar iade edilmediğinin anlaşıldığı tespitinde bulunulduğu, bu durumun ...'ın da kabulünde olduğu, ... dava konusu sözleşmenin teminatı olan banka teminat mektubunu, sözleşmeyi devrettiğini iddia ettiği diğer davalı ...'e devretmeyerek, diğer davalı ... ile birlikte sözleşmenin tarafı olduğunu kabul ettiği, aksi takdirde, kendisinin tarafı olmadığı bir sözleşmenin teminatı olan banka teminat mektubunu elinde tutmaması gerektiği, bu nedenle her iki şirketin de müvekkiline karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, mahkeme tarafından, davalı ... ile davalı ... arasında akdedilen sözleşmenin yeterince incelenmediği, incelenmiş olsaydı, husumet konusunda kanaat oluşturulurken bu sözleşmenin 8.4 maddesine uygun bir sözleşme devrinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılacağı, müvekkilinin davalılar arasında akdedilen bu sözleşmenin tarafı olmadığı, bu sözleme müvekkiline tebliğ edilmediğinden, müvekkilinin bu sözleşmeden, ancak davalı ... ile olan yazışmalarında onların verdiği bilgi kadar bilgi sahibi olduğu, sözleşmenin bir sureti elinde olmadığından kendisine verilen bu bilgilerin ne kadar doğru olabileceğini de denetleme imkanına sahip olmadığı, ... tarafından bu sözleşmenin 8.4 maddesinde belirtilen işlemin yapıldığını gösteren bir tebliğnamenin müvekkiline ibraz edilmediği, ... tarafından müvekkiline gönderilen 18.09.2015/12441 yevmiye numaralı Tebligatnamede davalı ...'in sözleşmelerin devralınması için yazılan yazılara cevap vermediğinin, bir bakıma devralmaktan kaçındığının ifade edildiği, dava konusu sözleşmenin ve banka teminat mektubunun, davalı taraflar arasındaki satış ve işletme hakkı devri sözleşmesinin 8.4 maddesi gereğince devredilip devredilmediği açık olmadığından müvekkilinin her iki davalıya da husumet yöneltebileceği, banka teminat mektubunun davalılar arasında devrinin gerçekleşmediği, hala ... elinde olduğu, teminat mektubunu hala elinde tutan ve müvekkilinin  talep etmesine rağmen iade etmeyen ...'nin dava konusu sözleşme nedeniyle diğer davalı ile birlikte müvekkiline karşı müştereken  ve müteselsilen sorumlu olduğu, mahkemenin gerekçeli kararının dayanağı olan bilirkişi kök raporunda, sözleşmeye göre yer tesliminin en geç 2015 yılında yapılması gerekli olup, davacının 2015 yılında yer teslimi yapılmaması nedeniyle haklarını kullanması gerekirken kullanmaması sonucu daha sonraki senelere göre artan fiyatları talep edemeyeceği, mahkeme takdirini bu yönde kullanmış gibi sadece 2014 yılı fiyatını 2015 yılına güncellendiği ve 2014 yılında 693.600 TL olan iş tutarının 2015 yılında 735.130 TL olacağının hesaplandığı, mahkemenin takdirini ne yönde kullanacağı bilinemeyeceğinden terditli hesaplama yapılması gerektiği konusunda bilirkişi heyetini uyarıp, terditli hesaplama yapılması yönünde ek rapor alınması gerekirken, takdirin ne yönde kullanılacağı hususunda ilk derece mahkemesi ile bilirkişi heyeti anlaşmışcasına bilirkişi ek raporundaki tek yönlü takdir doğrultusundaki hesaplamaya itibar edildiği, mahkeme ile bilirkişi heyetinin karardan önce üzerinde anlaştıkları izlenimi veren, mahkemenin takdirine bırakıldığı halde mahkemenin aksi yöndeki takdiri düşünülmeden ve muhtemel aksi yöndeki takdire göre terditli hesaplama yapılmaksızın hazırlanan bilirkişi ek raporunda, şartnameye göre 2014 veya 2015 yılında yer teslimi yapılması gerekirken, yer tesliminin yapılmaması nedeniyle 2015 yılında sözleşmeyi feshetmemesinin iyi niyetli olmadığı tespitinde bulunulduğu, Şartnameye göre 2015 yılı içerisinde de yer tesliminin yapılması mümkün iken bilirkişi raporunda 2015 yılında müvekkil şirketin yer teslimi yapılmadığı için sözleşmeyi feshetmeyerek zararı arttırması nedeniyle iyi niyetli olmadığı iddiasının abesle iştigal olduğu, bilirkişi kök ve ek raporlarında, taraflı bir yaklaşım olduğu ve mümkün olduğunca davalı tarafa az miktarda tazminat yüklemeye çalışıldığı, müvekkilinin şartname gereğince yer tesliminin yapılabileceği 2015 yılı içerisinde, yer tesliminin yapılmamış olması nedeniyle, aynı yıl sözleşmeyi feshetmemesinin iyi niyetli bir yaklaşım olmadığı tespitinden hareketle, müvekkili tarafından 2019 yılında feshedilen sözleşmenin 2015 yılında feshedilmiş olduğu kabul edilerek, 2015 yılı itibariyle müvekkilinin zararını hesaplayan bilirkişi ek raporu doğrultusunda karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğu, mahkemenin, müvekkilinin sözleşmenin feshi konusundaki zamanlama bakımından iyi niyetli olup olmadığını değerlendirirken teknik şartnamenin \"Bölüm.4 - Yer Teslimi\" başlıklı bölümüne göre, işletmenin 5. Ünitesi'nin 2014 yılı içerisinde revizyon için devre dışı edilmesinin planlandığı, fakat programda değişiklik yapılması durumunda Ünitenin revizyonunun 2015 yılına ertelenebilme ihtimalinin olduğu, bu sebeple sözleşme imzalanmasına müteakip firmaya yer teslimi tarihinin, işin başlangıcından 10 gün önce bildirileceği, bildirime müteakip firmaya 10 gün içerisinde yer teslimi yapılacağı kayıt altına alınmışken, müvekkil şirketin 2015 yılı sonuna kadar bekleyip yer teslimi yapılmadığı için aynı yıl sözleşmeyi tek taraflı feshetmesinin mümkün olup olmadığını değerlendirmesi gerektiği, \tmüvekkili iyi niyetli olduğu için 2015 yılı sona erdiğinde 2016 yılında hemen sözleşmeyi feshetmeyerek sürekli davalı şirketlere gönderdiği ihtarnameler ile yer tesliminin yapılmasını sağlamaya çalıştığı, davalıların da yer tesliminin yapılacağı konusunda sürekli müvekkilini oyaladıkları, 2019 yılına gelindiğinde müvekkilinin davalıların iyi niyetli olmadıklarını, yer teslimini yapmayacaklarını anlayarak sözleşmeyi tek taraflı feshettiği, müvekkilinin sözleşmenin feshinin zamanlaması bakımından iyi niyeti sorgulanırken, yer teslimini zamanında yapmayan davalıların da bir an önce müvekkilinin zararlarını karşılayıp sözleşmeyi feshetmeyerek müvekkil şirkete ödeyecekleri tazminatın hesaplanmasında esas alınacak iş bedelinin artmasına kendilerinin yol açtığını da gözden kaçırmamak gerektiği, müvekkili tarafından dava konusu sözleşmenin feshedildiği 2019 yılına kadar, davalıların müvekkilinin ilerleyen yıllarda artan iş bedeline kıyasla zararının artacağını bilmelerine rağmen, önce müvekkilin zararını ödeyerek sözleşmeyi feshetmek yerine müvekkilinin feshetmesini beklemelerinin artan iş bedeline göre hesaplanacak zararı ödemeye razı olduklarını gösterdiği,  bu nedenle hesaplama yapılırken, iş tutarının  2014-2019 arası yıllara isabet eden eskalasyon katsayılarına göre tespit edilmesi gerektiği, bu tebliğe göre 2014 yılında alınan ihale için 2019 yılında uygulanması gereken katsayının 1,797 olduğu, buna göre 2014 yılında 693.600 TL olan iş turarının, 2019 yılında 1.246.399,20 TL'ye denk geldiği, mahkemenin kararına esas aldığı bilirkişi kök ve ek raporunda 2014 yılındaki iş bedelinin 2015 yılındaki karşılığının, toptan eşya fiyat endeksinden yola çıkılarak, 1,059 artış katsayısına çarpmak suretiyle bulunduğu, oysa fiyat farkının bulunması için toptan eşya fiyat endeksinin değil, eskalasyon oranlarının uygulanması gerektiği, ayrıca davalıların yer teslimi yapmadığı gibi biran önce müvekkilinin zararını ödeyip sözleşmeyi feshetmek yerine, müvekkilinin yer teslimi yapılması için gösterdiği çabaları sonuçsuz bırakarak, sözleşmenin müvekkili tarafından feshedilmesini bekleyerek, basiretli bir tacir gibi davranmadıklarının tespiti ile iş bedelinin artmasına razı oldukları, iş bedeli tespit edilirken sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiği 2019 yılı eskalasyon oranlarına göre hesaplama yapılması gerektiği, müvekkilinin 2015 yılında yer teslimi yapılmaması nedeniyle haklarını kullanması gerekirken kullanmaması sonucu daha sonraki senelere göre artan fiyatları talep edemeyeceği konusu irdelenirken bilirkişi heyetinin hataya düştüğü ve terditli hesaplama yapmayarak ilk derece mahkemesine de bu hatasını dikte ettiği, dava konusu sözleşmeye göre müvekkilinin yer teslimini talep etme yükümlülüğü bulunmadığı, yer teslimini yapmak üzere davalı tarafı harekete geçirme yükümlülüğü de  olmadığı, davalı tarafın herhangi bir talep beklemeden yer teslimini müvekkil şirkete yapması gerektiği, müvekkilinin sözleşmedeki yasal haklarını zamanaşımı süresi içerisinde kullanmakta özgür olduğu, sözleşmeden kaynaklı hakların talep edilmesinde zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, müvekkilinin bu süre içerisinde sözleşmeden kaynaklı haklarını dilediği zaman talep edebileceği, mahkemenin kararına esas aldığı bilirkişi kök ve ek raporunda, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, mülga BK 325 - 6098 sayılı TBK 408 maddesi ikinci cümlesi uyarınca kesinti yöntemiyle yapılacak kar kaybı hesabında, davacının işi tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf (malzeme, personel giderleri) boş kalması sonucu başka bir iş bularak elde ettiği kar ve böyle bir iş bulmaktan kasten kaçınmışsa kazanacağı miktar toplamının düşülerek yüklenicinin iş sahibinden isteyebileceği kar kaybının ortaya çıkartılması gerekeceği  şeklinde Yargıtay içtihatlarına atıfla bir açıklamaya yer verildiği, ancak bu açıklamada belirtilen hususların somut olaya uygulanmadığı, ayrıca bilirkişi raporunda, ihaleye hazırlık sürecinde ve sonrasında sözleşme konusu iş için idari kadroda personel çalıştırılmış olmasının da menfi zarar olarak dikkate alınması gerektiği yönündeki Yargıtay içtihatlarına ise hiç değinilmediği, mahkeme kararına esas bilirkişi ek raporunda bu yöndeki itirazlarının cevaplanmadığı, bilirkişi raporunda \"Hizmet Alım Sözleşmelerinde Yüklenici Karı\" yan başlıklı bölümde, 25.01.2017 tarihli resmi gazetede Hizmet Alımı İhale Uygulama Yönetmeliğinde Değişikliklerin Yapılmasına İlişkin Düzenlemeler'in yayımlandığı, 04.03.2009 tarihli ve 27159 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan \"%20\" ibaresinin \"%7\" olarak değiştirildiği, böylece %20 olan yüklenici karının %7'ye düşürüldüğü açıklaması yapıldığı ve müvekkilinin dava konusu sözleşmenin ifasının davalı tarafından imkansız hale getirilmesi nedeniyle uğradığı kar kaybı %7 oranı üzerinden hesaplandığı, bilirkişi heyetinin bu bölümde düştüğü hatayı görebilmek için sadece tarihlere bakmanın yeterli olacağı, nitekim bilirkişi raporunda bu değişikliğin, yani %20 olan yüklenici karının %7'ye düşürülmesinin, resmi gazetede yayımlandığı tarihin 25.01.2017 olduğu, müvekkilinin dava konusu işin ihalesini 2014 yılında aldığı, bu değişikliğin dava konusu sözleşme yönünden uygulanamayacağı, bu yöndeki itirazlarının ilk derece mahkemesi kararına esas bilirkişi ek raporunda değerlendirildiği ve bu defa %20 oranı uygulanarak hesaplama yapıldığı, takdirin mahkemede olduğu, ancak müvekkilinin 60 günlük iş süresinde başka, benzer bir işten elde edebileceği muhtemel karın iş süresinin kısalığı nedeniyle dava konusu işten elde edeceği karın %25'i oranında olacağı takdir edilerek, hesaplanan kardan takdiren %25 oranında indirim yapıldığı, mahkeme kararına esas bilirkişi ek raporunda, itirazları olan ve açıklama getirilemeyen konularda takdir mahkemeye bırakılmışken, hesaplanan tazminattan indirim yapılıp yapılmaması konusunda takdir bilirkişi heyeti tarafından kullanıldığı, bu konuda bilirkişi heyetinin takdir yetkisi bulunmadığı, mahkeme tarafından kullanılması gereken tazminattan indirim yapılıp yapılmaması, yapılacaksa oranı yönündeki takdir yetkisinin, bilirkişi raporundan bağımsız olarak mahkeme tarafından kullanılması yönündeki talepleri hakkında ilk derece mahkemesi tarafından herhangi bir karar verilmediği, gerekçeli kararda bilirkişi ek raporundaki indirim oranı esas alındığı, mahkeme kararına esas bilirkişi ek raporunda, müvekkilinin müspet zararı hesaplanırken bilirkişi kök raporundaki \"kuşa çevirme yöntemi\"nden nispeten ayrılındığı, ancak bilirkişi ek raporunda, bilirkişi kök raporundaki görüşlerden ayrılınmadığı, 2014 yılında imzalanan sözleşme için 2017 yılındaki yönetmelik değişikliğinin (%7 kar payı öngören), sözleşme 2019 yılında feshedildiği için, uygulanmasının hukuk tekniği açısından uygun olduğunun değerlendirildiği, ancak mahkemenin önüne seçenek olması için sözleşmenin imzalandığı 2014 yılında geçerli olan yönetmeliğe (%20 kar payı öngören) göre de hesaplama yapıldığı, dava konusu sözleşmenin feshedildiği tarih olan 2019 yılı eskalasyon katsayısı uygulanarak 2019 yılı fiyatları ile iş bedeli tespit edilmesi gerekirken, müvekkilinin sözleşmeyi feshetmekte geciktiğinden bahisle, teknik şartnameye göre 2015 yılı sonuna kadar yer tesliminin yapılması mümkün iken, 2019 yılında sözleşmeyi fesheden müvekkilinin 2015 yılında sözleşmeyi feshettiği kabul edilerek, 2015 yılı fiyatlarıyla iş bedeli 735.130 TL olarak tespit edildiği, ardından, bilirkişi kök raporunda, dava konusu sözleşme 2014 yılında imzalanmış olmasına rağmen, 2017 yılında yapılan değişiklik geriye yürütülerek, dava konusu sözleşmenin imzalandığı tarihte %20 olan asgari yüklenici kar oranının, 2017 yılındaki değişiklik esas alınarak asgari %7 olarak uygulandığı, buna göre müvekkilinin dava konusu sözleşmeden kaynaklı brüt karının 51.459,10 TL olabileceğinin hesaplandığı, bilirkişi ek raporunda ise, bu defa itirazları dikkate alınmak suretiyle, asgari %20 yüklenici kar oranı uygulanarak müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı brüt karının 147.026 TL olabileceğinin hesaplandığı, her tür masraf, gider, malzeme turarı, işçilik vb. kalemler düşürüldükten sonra çıkan miktarın kar olduğu, 2017 yılından önce %20, 2017 yılından sonra %7 olarak ifade edilen asgari yüklenici kar oranının net karı ifade ettiği, bu nedenle bu miktardan başkaca kalemler düşülemeyeceği, ancak bilirkişi ek raporunda hesaplanan kar için brüt kar ifadesi kullanılmakla ve 147.026 TL olarak bulunan bu kardan, vergi ve hizmet üretim giderleri, genel yönetim giderleri oranı yaklaşık %35 uygulanarak bulunan 51.459,10 TL düşülerek 95.566,90 TL'ye indirildiği ve en son davacının benzer, muhtemel bir işten elde edebileceği kar için de %25  uygulanarak 71.675,17 TL'ye ulaşıldığı, böylece müvekkili şirketin 2014 yılı fiyatlarına göre en az %25 net kar (173.250,00 TL net kar) hesabıyla aldığı işten 2015 yılı fiyatlarına göre net 71.675,17 TL kar  mahrumiyeti olacağının taktir edildiği, %20 olarak yola çıkılan kar oranının böylece yaklaşık %10'a düştüğü, bilirkişi raporundaki tespitlerde de belirtildiği üzere müvekkilinin dava konusu sözleşmenin imzalanması aşamasında, davalı ...'a 10.521,92 TL sözleşme karar pul bedeli ödediği, 15.05.2014 tarihi ile 15.11.2020 tarihleri arasında 27 adet dekont karşılığında ... Bankası ... Şubesine toplam 4.284,30 TL tutarında teminat mektubu komisyonu ödediği, bilirkişi ek raporuna göre 71.675,17 TL kar elde etmek için müvekkilinin sadece pul bedeli ve teminat mektubu komisyonu olarak toplam 14.806,22 TL harcama yaptığı, bilirkişi kök raporunda bu masraflarla ilgili olarak da \"kar kaybını elde edebilmek için yapılması gerekli fiili giderlerin talep edilemeyeceği\" görüşünün ileri sürüldüğü, bu görüşe yönelik itirazları hakkında, mahkeme kararına esas bilirkişi ek raporunda herhangi bir cevap verilmediği, ihale aşamasında çalıştırdığı personel giderlerinin ise hiç nazara alınmadığı, böylece netice itibariyle müvekkilinin kar oranının yaklaşık %8'e düşürüldüğü, yani bilirkişi heyeti, müvekkilinin yaklaşık %8 karla dava konusu işi üstlendiğini bilirkişi görüşü olarak sunduğu ve ilk derece mahkemesinin de çok büyük hatalar içeren bu görüş üzerine karar verdiği, bilirkişi heyetinin biraz daha ileriye gitse haklı bulduğu müvekkilini borçlu çıkartabileceği,\t2019 yılında feshedilen dava konusu sözleşmenin, 2019 yılı eskalasyon katsayısına göre iş bedelinin 1.246.399,20 TL olduğu, 2014 yılında imzalanan dava konusu sözleşme ile yüklenilinen işin ağır ve tehlikeli işler olduğu, bu konuda görüş bildirmesi gereken, heyette yer alan elektrik mühendisinin alanı olmadığı, konunun makine mühendisliği uzmanlık alanına girmesi nedeniyle, hiç görüş bildirilmediği, ancak elektrik mühendisi bilirkişi uzmanlık alanına girmemesi nedeniyle görevi iade etmek yerine genel itibariyle hukukçu bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda sadece imzası ile yer almayı tercih ettiği, müvekkili tarafından yüklenilen dava konusu iş ağır ve tehlikeli işler kategorisinde yer aldığından net %25 kar oranı altında bu işi hiç bir yüklenicinin yapmayacağı, sözleşmenin feshedildiği 2019 yılındaki iş bedeline göre müvekkilinin net karının 311.599,80 TL olması gerektiği, müvekkilinin sözleşmeyi feshetmek için neden 2019 yılına kadar beklediğinin sorgulanamayacağı, müvekkilinin sözleşme zamanaşımı süresi içerisinde sözleşmeden kaynaklı haklarını talep edebileceği, asıl sorgulanması gerekenin, davalı tarafın neden süresinde yer teslimi yapmadığı, yer teslimi yapmadığı halde daha fazla zarar görmemek için sözleşmeyi feshederek müvekkili zararlarını neden karşılamadığı olduğu, mahkeme kararına esas bilirkişi raporunda, müvekkilinin davasında haklı olduğu kanaatinin dile getirildiği,  ancak haklarına tam olarak kavuşmadığı, bilirkişi raporundan görüleceği, elektrik elektronik mühendisi bilirkişinin her iki rapora da imza atmanın ötesinde hiç bir katkısı bulunmadığı, termik santral bakım işinin alanında uzman makine mühendisleri tarafından yapıldığı, elektrik elektronik mühendisi bilirkişinin bu alanda uzmanlığı bulunmadığını ifade ederek görevi iade etmek yerine, rapora hiçbir katkı sunmadan sadece imza atıp bilirkişi ücretini almayı tercih ettiği, müvekkilinin 2015 yılı iş bedeline göre kök rapora göre yaklaşık %1, ek rapora göre yaklaşık %8 net kar oranıyla böylesine tehlikeli ve ağır bir bakım işini üstlenebileceğinin makul, dürüst, orta zekalı bir insan tarafından düşünülemeyeceği, mahkemesi gerekçeli kararında son derece eksik incelemeye dayalı gerekçesiyle faiz başlangıç tarihinin \"dava tarihi\" olacak şekilde hüküm altına alındığı,  feshin neticeleri olarak 450.000 TL menfi ve müspet zararının tazmini ile birlikte 15.05.2014 tarih ve A 801755 nolu 41.616 TL miktarlı kesin teminat mektubunun iadesi için davalı tarafa ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün süre verdiği, bu ihtarname davalı ...'a 18.02.2019 tarihinde, davalı ...'e 15.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği, hatta dava dilekçesinin \"sonuç ve istem\" bölümünde, davalıların temerrüt tarihleri ayrı ayrı belirtilerek, temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunulduğu, ihtarnamenin tebliğ tarihine göre, davalı ...'ın 22.02.2019 tarihinde, davalı ...'in ise 19.02.2022 tarihinde temerrüte düştüğü, bu hususun mahkemenin gözünden kaçtığı, bu nedenle mahkeme kararının faiz başlangıç tarihi yönünden de bozulmasına veya kaldırılarak doğrultusunda temerrüt tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. \t\t<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında akdedilen sözleşmenin davalı ...'e devredildiği, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceği, bu hususların bilirkişi raporu ile sabit olduğu, teminat mektubunun iadesi ile ilgili verilen hükmün hatalı olduğu nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ... ile yaptığı 693.600 TL bedelli, 16.05.2014 tarihli sözleşmenin akdinden yaklaşık 4 yıldan fazla zaman geçtikten sonra 22.06.2018 tarihinde müvekkiline yer teslimiyle ilgili ihtarname gönderdiği ve 60 gün içerisinde yer teslimi yapılmaması halinde sözleşmeyi feshedeceğini bildirdiği, akabinde sözleşmeyi feshettiği, davacının iyi niyet kurallarına aykırı davrandığı, 22.06.2018 tarihli ihtarnameye kadar müvekkiline hiçbir başvuruda bulunmadığı, müvekkili ile davacının 07.03.2016 tarihli sözleşmeyi imzaladıkları, ... santralinde 5.ünitede revizyon işlerini içeren 1.550.000 TL bedelli iş yapılmasının kararlaştırıldığı, bu sözleşmenin davacının ... ile yaptığı sözleşmeyle neredeyse aynı işe ilişkin olduğu, hatta iş hacminin daha fazla olduğu, müvekkilinin hem 4 hem de 5. Ünitelerin revizyon işini davacıya verdiği, müvekkili ile yaptığı sözleşmeden ... ile yaptığı sözleşmeye nazaran 2 katı kazanç elde ettiği, bu işlerin hakedişlerinin ödendiği, kesin kabullerinin yapıldığı, davacının bunun yanı sıra 2014-2019 döneminde başkaca işler de yüklenmiş olması gerektiği, kar kaybından bahsedilemeyeceği, bilirkişi heyetinin bu hususu irdelemediği, davacının müvekkili şirketin devraldığı ... santralinde 2016 yılında çalışma yaptığı, bu itibarla yer teslimi için müvekkili şirkete başvurması gerektiğini bilmediğine, 2018 yılında öğrendiğine dair iddiasının yaşamın olağan akışına aykırı olduğu, ... ile yaptığı sözleşmeyi feshetmek için 2019 yılına kadar beklediği, 2014 yılından itibaren sanki başkaca hiç iş yapıp gelir elde etmemiş gibi talepte bulunduğu, davacının yer teslimi talebinden önce sözleşmeye göre iş programını sunması gerektiği, iş programı sunmadığı, iş programının kontrol teşkilatınca onaylanmasından sonra ...'ın yer teslimi yapması gerektiği, kimsenin kendi kusuruyla hak elde edemeyeceği,\tbilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağı, yaptıkları itirazların mahkemece değerlendirilmediği, sözleşme ve eklerinde fiyat farkı ödenmeyeceği kararlaştırıldığı halde hesaplanmasının doğru olmadığı, itirazlarına rağmen 2016 yılında yapılan işin gelirlerinin değerlendirmeye alınmamış olmasının da hatalı olduğu, yine sözleşmenin 4.1 maddesinde işin 2015 yılına uzayabileceğinin belirtildiği, bu nedenle 2015 yılı için fiyat farkı hesaplanmasının doğru olmadığı, fesih tarihindeki yönetmelik gereğince hizmet işlerinde kar oranı %7 olduğu halde ek raporda %20 olarak hesaplandığı, mahkemenin ek rapor alınmasına ilişkin taleplerini değerlendirmediği, \tHaklılık durumuna göre hesaplanan vekalet ücreti, yargılama gideri ve harç bedelinin de hatalı hesaplandığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde  uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tSomut olayda davacı ... yüklenici olup, davalı ... ile ... Termik Santrali İşletme Müdürlüğü 5. ünite kazan + 51 m kotunda bulunan tekrar kızdırıcı 2. bölgesi giriş kolektörünün değişimi, kazan yakıcı ağızlarında bulunan ekran borularının kaynak ile kısmi kaplanması, 1. kızdırıcı paketleri iç \"u\" değişimi ve işletmeye verilecek olan 300 adet eko dirseği ve 350 adet tekrar kızdırıcı dirseğinin demontaj ve montajına ilişkin 693.600 TL + KDV birim fiyatlı eser sözleşmesinin akdedildiği çekişmesizdir. Yapım İşleri Genel Şartnamesi (YİGŞ) sözleşmenin eki olup, yüklenicinin 41.616 TL tutarlı kesin ve süresiz teminat mektubu verdiği, iş süresinin yer teslimi + 60 gün olduğu ile 36.1 maddede santralin özelleştirilmesi durumunda özelleştirmeye ilişkin devir sözleşmesinin imzalandığı tarih itibariyle sözleşmenin aynı şartlarda tesisi devralacak firmaya devredileceğinin kararlaştırıldığı ve sözleşmenin eki olan teknik şartnamenin yer teslimi başlıklı 4.1 maddesinde işletmenin 5.ünitesinin revizyon için 2014 yılı içerisinde devre dışı bırakılmasının planlandığı, fakat programda değişiklik yapılması durumunda ünite revizyonunun 2015 yılına ertelenme ihtimali bulunduğunun yazılı olduğu anlaşılmaktadır. <br><br>\tDavacı ... ile davalı ... arasındaki sözleşmenin akdinden sonra, sözleşmeye konu ... Termik Santralinin özelleştirildiği, davalı ... ile davalı ... arasında buna dair 22.06.2015 tarihli sözleşmenin akdedildiği, bu sözleşmenin 8.4 maddesinde santral ve ruhsatla ilgili olarak devir tarihi öncesinde imzalanmış olan sözleşmelerin ve protokollerin listesinin ek-4 olarak sözleşmeye eklendiğinin, ek-4'te belirtilen sözleşmelerden ve protokollerden doğan hak ve yükümlülüklerin ek-4'te yazılı hususlar çerçevesinde devir tarihi ve sonrasında alıcıya ait olacağının, ek-4'te belirtilen sözleşmelerin ve protokollerin devir tarihini müteakip 90 gün içerisinde alıcıya devredilmesi için gerekli işlemlerin ilgisine göre ... tarafından yapılacağının, devri yapılamayan sözleşme ve protokollerde ...'ın taraf olarak kalmaya devam edeceğinin, ancak bu sözleşmeler ve protokollere ilişkin her türlü hak ve yükümlülüklerin alıcıya ait olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin eki olan ... Termik Santrali Sözleşme Listesi başlıklı ekte 12 adet sözleşmenin sıralandığı, 12.sırada 16.05.2014 tarihli ... ve ... arasında akdedilen sözleşmenin de yer aldığı belirlidir. <br>\tDavalı ...'ın 30.06.2015 tarihli yazıyla santrallerin özelleştirildiğini belirterek sözleşme konusunda davalı ...'i muhatap olarak kabul edip etmediğini davacı ...'a sorduğu, davacı ...'ın 10.07.2015 tarihli cevabi yazısında davalı ...'i muhatap olarak kabul ettiğini bildirdiği, yine davalı ...'ın 12.11.2015 tarihli yazıyla ... ile akdedilen sözleşme dahil devredilecek sözleşmelerle ilgili olarak sözleşmeler, hakedişler vs... ...'e teslim edildiğinin davalı ...'e bildirildiği, ... Bankası'nın 09.04.2021 tarihli yazısıyla davaya konu teminat mektubunun paraya çevrilmediğini ve geçerli olduğunu bildirdiği, dosya kapsamından dava konusu teminat mektubunun halen davalı ...'ta olduğu anlaşılmaktadır. <br>\tDavalı ...'in cevap dilekçesi ekinde sunduğu 26.03.2016 tarihli, davacı ... ile akdedilen ek protokolün taraflar arasında akdedilen 07.03.2016 tarihli sözleşme kapsamında ek iş olarak ... ... Termik Santrali IV ünite kazana ait yapılacak işler ile ilgili olarak  düzenlendiği, ekte yer alan hakedişlerde yapılan işin \"... TERMİK SANTRALİ 5. ÜNİTEDE KAZAN BORU DEĞİŞİMİ SAC MONTAJ VE İZOLASYON İŞİ\" olarak belirtildiği, hakedişlerin davacı ... tarafından imzalandığı, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı ...'ın defterlerinde 31.12.2016 - 13.01.2017 döneminde davalı ...'e ilişkin ... ... ... EK vs açıklamasıyla fatura ve ödeme kayıtlarının bulunduğu, 2.488.500,67 TL tutarlı fatura ve aynı miktarda ödeme kaydının yer aldığı, davalı ...'in defter ve belgelerinde ise, davacı ...'a ilişkin hesapta 5. ünite kazan boru değişimi sac montaj işi, ek protokol vb. açıklamalarla toplam 2.493.692,67 TL tutarlı fatura ve aynı miktarda ödeme kaydının yer aldığı hususları tespit edilmiştir. <br>\tDavacı ve davalı ... arasında birden çok karşılıklı yazışma yapılıdığı, ihtarname ve cevabi ihtarname keşide edildiği, davacının 22.06.2018 tarihinde davalı ...'e keşide ettiği ihtarnamede 60 gün içerisinde yer teslimi yapılmasını, aksi halde sözleşmenin feshedileceğini bildirdiği, davacının 13.02.2019 tarihli ihtarnameyle yer teslimi yapılmaması nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini bildirerek 450.000 TL menfi ve müspet zararının ödenmesi ile 41.616 TL tutarlı teminat mektubunun iadesini davalılara ihtar ettiği anlaşılmaktadır. <br>\tDavacı 5. Ünitenin sözleşme kapsamında ifaya ilişkin yer tesliminin yapılmadığını, 2019 yılında iddia ederek  menfi ve müspet zararın tahsili ile teminat mektubunun iadesini dava etmiş; davalı ... sözleşmeye konu santralin özelleştirildiğinin ve onay verildiğinin davacıya bildirdiğini, davalı ... ise, davacı ... ile davaya konu sözleşmedeki imalatları da kapsar biçimde kendisi ile ... arasında sözleşme imzalandığını, sözleşmenin ifa edildiğini ve iş bedelinin ödendiğini savunmuştur. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde de davacı ile davalı ... arasında 2016 yılına ilişkin fatura ve ödemelerin olduğu belirlenmiştir. <br>\tTürk Borçlar Kanunu 125 madde gereğince temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeden dönen, sözleşmeyi fesheden taraf müspet zararın tazminini ve bu kapsamdaki kar kaybını talep edemez. Sözleşmeyi fesheden ve fesihte haklı olan taraf ise menfi zararının tazminini talep edebilir. Menfi zarar uygulanacağına ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin yerine getirilmemesi sonucu güvenin boşa çıkması ile uğranılan, sözleşme akdedilmeseydi uğranılmayacak olan zarardır. Sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler, sözleşmenin yerine getirilmesi ve karşılıklı edimlerin kabulü için yapılan masraflar menfi zarar kapsamındaki kalemlerdendir. <br>\tBu kapsamda davacı ... ile davalı ... arasında akdedilen dava konusu sözleşmenin hak ve yükümlülükleri ile birlikte davalı ...'e devredildiği dikkate alınarak öncelikle dava konusu sözleşmenin kapsamı ile davacı ... ile davalı ... arasında akdedilen sözleşme ve ek sözleşmenin kapsamı dikkate alınarak, dava konusu sözleşme kapsamındaki imalatların davacı ile davalı ... arasında akdedilen sözleşme kapsamında tamamlanıp tamamlanmadığının tespiti ve tamamlanmadığının anlaşılması halinde tarafların hukuk durumları değerlendirilerek davaya konu sözleşmenin feshinde tarafların kusur durumları ile feshin haklı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar  verilmesi, bu amaçla yeni bir bilirkişi heyetinden denetlenebilir nitelikte rapor ve taraflarca düzenlenecek rapora itiraz edilmesi halinde itirazları karşılar nitelikte ek rapor alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun yargılama yapılmak üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine  karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>   \t1-)\tTaraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,<br>\t2-)\tAnkara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/05/2022 tarih ve 2020/605 E-2022/392 K<br> sayılı kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince  kaldırılmasına,<br>\t3-)\tDavanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine  gönderilmesine,<br>\t4-)\tDavacı tarafça yatırılan 3.216,12 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, <br>\t5-)\tDavalı Elektrik Üretim Anonim Şirketi tarafından yatırılan 1.935 TL istinaf karar harcının talebi halinde  iadesine, <br>\t6-)\tDavalı ... ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi  tarafından yatırılan 1.934,75 TL istinaf karar harcının talebi halinde  iadesine,<br>\t7-)\tTaraflarca yatırılan istinaf başvurma harçları ile yaptıkları istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\t\t\t\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a madde gereğince KESİN olarak  29.01.2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>Başkan<br>e-imzalıdır <br><br>Üye <br>e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee299d7d0c21e915","SID":"59513e99def36349"}}