{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 22/05/2023<br>DAVANIN KONUSU: Kayyım Atanması<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 26/12/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davacının ... tarihinde kurulan ...'nin kurucu ortağı ve %50 ortağı olduğunu, ...nin Antalya İli, ... İlçesi, ... parsel üzerinde kain akaryakıt ve servis istasyonunun sahibi olup, akaryakıt alanında faaliyet göstermekte olduğunu, yönetim kayyımı atanmasını talep etmiş oldukları ...nin 11/11/2022 tarihinde genel kurul toplantısının gerçekleştiğini, yapılan toplantıda şirket müdürü seçilemediğinden şirkette organ eksikliği söz konusu olduğunu, müvekkilinin Alanya 7. Noterliği'nin 21/09/2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini şirket müdürler kurulu başkanı ...'na gönderdiğini ve şirketin 7 yıldır genel kurul toplantısının yapılamadığını, bu nedenle gündem maddeleri ile genel kurul toplantı çağrısının yapılmasını talep ettiğini, 16/11/2022 tarihinde ... merkezinde yapılan toplantıyı müvekkilinin asaleten, ...'nun vekalet ...'in katıldığını, toplantının ifa edilip edilmediğinin tespiti amacıyla Alanya 7. Noteri ...'ın gerekli tespitleri yaptığını ve Alanya 7. Noterliği'nin 11/11/2022 tarih ve ... yevmiye sayılı tespit tutanağını hazırladığını, gündemin 1. maddesinde ...'in toplantı başkanlığına seçilerek tutanakları imza yetkisi verildiğini, gündemin ikinci maddesinde ...'ın ve ...'nun şirket müdürü olmak için aday olduğunu, yapılan oylamada ne davacının ne de ...'nun yeterli oyu alamadığını, şirket müdürünün seçilememesi üzerine tarafların anlaşarak diğer gündem maddelerini görüşemediğini ve toplantının sona erdiğini, 11/11/2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirket müdürü seçilememesi nedeniyle ...'nun görev yetkilerinin sona erdiğini ve şirket yönetim kurulu seçilemediğinden şirketin kilitlendiğini, ...'nun başkanlığı döneminde şirketin uğradığı zararlarının hesaplanmasını, dağıtılmayan kar paylarının hesaplanmasını, şirketin mali durumunun tespiti ile şirketin uğradığı zararlarını tespitine ihtiyaç olduğunu belirterek davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacının benzer iddialarla sürekli dava açtığını, davacının iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davalı şirketin kuruluşunda ...'nun şirkete 500.000,00 TL borç verdiğini, şirketi zor durumundan kurmaya çalıştığını, şirket müdürü ...'ın birçok usulsüz işlem yaptığını, şirket paralarını eşinin üzerine ve ...'nun ortak olmadığı ... aktardığını, davacının tefecilikten yargılandığını, davacının şirketi zarara uğrattığını ve gerçekler ortaya çıkınca bu kez şirket yönetimini ...'na bıraktığını, şirkette organ boşluğu bulunmadığını, hakkında yürütülen soruşturmadan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, davalının şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \".... davacı, davalı şirketin organsız kaldığından bahisle limited şirkete kayyım atanması istemi ile dava açmıştır. Alanya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ...'nin sicil dosyası incelendiğinde, davacı ile ... %50'şer ortak olduğu, davalının şirketin tek müdürü olduğu görülmüştür. ... 2009 yılında şirkete müdür olarak atandığı ve görev süresi dolmuş ise de bu tarihten sonra şirket ortaklar kurulunca müdür görevlendirmesi yapılmadığı da sabit olduğuna göre, bu tarihten sonra her iki ortakta ....olarak müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdur. Şirketlerde görev süresi biten şirket müdürünün bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine dair bir hüküm bulunmaması nedeniyle şirket müdürünün yeni müdür seçilene kadar olağanüstü ve acil durumlar için görevlerine devam edeceklerinin kabulü gerekir. Bu nedenle, şirket müdürünün görev süresinin bitmesiyle şirketin kendiliğinden organsız kaldığından söz edilemeyeceğinden davalı şirketin organsız kaldığından ve kayyım atanması gerektiğinden söz edilmesi mümkün değil ise de mahkememizin 22/05/2023 tarih ...E. ...K. sayılı kararı ile şirket müdürünün azline ve şirkete kayyım atanmasına karar verilmekle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş ....\" gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin ortağı olduğu davalı  ... 'ne  Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.- ... K. Sayılı müdürün azli davasında karar kesinleştikten sonra Mali Müşavir ...'ın yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verildiğini, fakat ilgili mahkeme kararının henüz kesinleşmemesi sebebiyle işbu istinaf dilekçesine konu Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.- ... K. Sayılı mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu ...'nin 11.11.2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirket müdürünün seçilememesi nedeniyle şirkette organ eksikliği söz konusu olduğunu, somut olayda, şirket müdürler kurulu başkanlığı yapmakta olan ...'nun 2014 yılından 2022 yılına kadar şirket genel kurulunu toplantıya çağırmadığını, müvekkili ...'ın, Alanya 7. Noterliği'nin 21.09.2022 Tarih ... Yevmiye sayılı ihtarnamesi ve ihtarnamedeki gündem maddeleri ile toplantı yapılması  talebi üzerine 11.11.2022 tarihinde genel kurul yapılması yönünde çağrıda bulunduğunu, yapılan genel kurul toplantısında davalı ... ve müvekkil ...'ın eşit oy alması nedeniyle şirket müdürü seçilemediğini ve şirkette organ boşluğu söz konusu olduğunu, ilk Derece Mahkemesi kararında her ne kadar, şirketlerde görev süresi biten şirket müdürünün bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine dair bir hüküm bulunmaması nedeniyle şirket müdürünün yeni müdür seçilene kadar olağanüstü ve acil durumlar için görevlerine devam edeceklerinin kabulü gerekir, şeklinde hukuki görüş belirtse de söz konusu durumun seçimli genel kurul toplantısının gerçekleşmesine kadar olduğunun su götürmez bir gerçek olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, davalı şirketin organsız kaldığından bahisle limited şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Kayyımlık müessesesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun İkinci Kitabının Üçüncü Kısmında düzenlenmiştir. TTK’de kayyıma ilişkin hükümler sınırlı sayıda yer almıştır. Bununla birlikte, TTK’nin 1. maddesinde “Türk Ticaret Kanunu, 22/11/2001 tarihli ve... sayılı Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçasıdır.” denilmiştir. Böylece, Yasa Koyucu, TTK’da kayyım atanmasına dair ayrı hükümlere yer vermeyi gerek görmemiş, mükerrerlik ile karmaşa oluşturmamak için, genel bir yollama ile Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümleri ticaret şirketlerine, dolayısıyla bir ticaret şirketi türü olan limited şirketlere de uygulanmasına imkan tanımıştır.<br>6102 Sayılı TTK'nın 636. maddesinde;<br>\"... (2)Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. <br>(3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir.<br>Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.<br>(4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir.<br>(5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.\" hükmü düzenlenmiştir. <br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı 08/03/2018 tarihli ilamında da açıklandığı üzere; TMK'nın 427/4. maddesine göre bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka bir yoldan sağlanamamış ise vesayet makamınca yönetim kayyımı atanması gereklidir. Anılan düzenlemeye göre yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan sözetmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK'nın sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur.<br>Limited şirketlerde yasal olarak bulunması zorunlu olan organlar, genel kurul ve yönetim organıdır. Mülga 6762 sayılı eski Ticaret Kanunu’nun 540. maddesinde “Aksi kararlaştırılmış, olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar. Şirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabilir.” hükmü yer almakta idi. Dolayısıyla, aksine bir düzenleme bulunmadığı takdirde, limited şirket müdürü olmak, kurucu ortaklar açısından hem bir hak hem de bir yükümlülük idi. Ancak, eski kanun, şirket sözleşmesi veya ortaklar genel kurulu kararı ile şirketin yönetim ve temsilinin ortaklardan birine yahut birkaçına bırakılmasına da izin veriyor idi. Özden organ ilkesi olarak ifade edilen bu sistemden, 6102 sayılı TTK, limited şirketler için vazgeçmiş, seçilmiş organ sistemini benimsemiştir(..., 2017/11-126 E, 2020/60 K;  2017/11-21 E, 2020/142; ..., ..., ..., Şirketler Hukuku, C III, Ekim 2022, ... yayınları, s. 96; ..., ..., Limited Ortaklıklar Hukukunun Temel İlkeleri, 2. Bası, 2023, N. 302;).<br>TTK’nin 623. maddesi ise limited şirketin yönetiminin ve temsilinin şirket sözleşmesi ile düzenlemesini şart koşmuştur. Bu itibarla, şirket sözleşmesinde yapılacak düzenleme ile şirketin yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa ya da tüm  ortaklara veyahut ortak olmayan üçüncü kişilere verilebilecektir. TTK, ayrıca, en azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunmasını zorunlu kılmıştır. TTK’nin 616. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile de “müdürlerin atanmaları ve görevden alınmaları” genel kurulun devredilemez yetkileri arasına dahil edilmiştir. TTK, müdürlerin birden fazla olmaları durumunda ise onların bir kurul olduğunu belirterek anonim şirketteki yönetim kuruluna özgü bir işleyiş kuralını hükme bağlamıştır. Buna göre, şirketin birden fazla müdürü bulunduğu takdirde, bunlardan biri, şirketin ortağı olup olmadığına bakılmaksızın, genel kurul tarafından “müdürler kurulu başkanı” olarak atanır (TTK, m.624/f.1). Bu açıdan bakıldığında, TMK’nin m.427/4’de belirtilen “gerekli organlardan yoksun kalma” hali, limited şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını vurgular.<br>Bu açıklamalar ışığında anlaşılmaktadır ki, özden organ ilkesi, 6102 sayılı TTK gereği, limited şirketlerde terk edilmiş bir ilkedir. İlk derece mahkemesinin gerekçesinde özden organ ilkesine yönelik açıklamalar yerinde değildir. <br>Limited şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesiyle düzenlendiğine göre (TTK m. 623/1), şirketin yönetimine müdahale yetkisinin kullanılması, şirket sözleşmesine müdahale etme şeklinde de gerçekleşebilir. Bununla birlikte, mahkemenin müdahale yetkisi sınırsız değildir. Yetki, kanunun izin verdiği hususlarda (kanuna uygunluk), haklı sebep teşkil eden vakıaların şirket açısından olumsuz etkisini ortadan kaldıracak nitelikte (gereklilik) ve ölçüde (ölçülülük) kullanılabilir (CENKCİ, Esra, “Limited Şirket Yönetimine Müdahale: Mahkemenin Müdürün Yetkilerini Kaldırma Ile Sınırlandırma Yetkisinin Kapsamı”. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 73, sy. 1 (Nisan 2024), s. 97).<br>Yönetim kayyımı atanması talebi ile nihai bir hukuki koruma amaçlanmamaktadır. Yönetim kayyımı atanması talebi, hukuki niteliği itibariyle geçici hukuki himaye tedbiridir (..., ...; Anonim Şirkette Kayyımlık, ... yayınları, Kasım 2024, 1. Baskı, s. 172-173 ve dpn. 217,218 de anılan eserler ve Yargıtay 11. HD'nin 2004/1500 E, 2004/2826 K; 1982/5597 E, 1982/151 K sayılı ilamlar). Öğretide, ..., anonim şirketlerde kayyımlığı incelediği eserinde, kötü yönetime ilişkin kanunda öngörülen başta TTK m. 530 olmak üzere ilgili davaları açmaksızın salt şeklinde şirkete yönetim kayyımı tesisine ilişkin talepte bulunulabilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki TMK m. 427 uyarınca yönetim kayyımlığının temel amacının, şirketi yönetim kayyımı ile birlikte daha iyi bir yönetime kavuşturmak ve şirkete bu sayede işlerlik kazandırma değil, şirkette karşılaşılan çeşitli sorunlar veya davalar kapsamında şirket yönetiminin geçici süre yönetim kayyımı tarafından sağlanması olduğunu belirtmiştir (..., s. 147). Limited şirketlerde sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır ve limited şirketlerin niteliği gereği yukarıdaki açıklamalar açıklamalar limited şirketler için de uygundur. <br>Uyuşmazlığa konu ilk derece mahkemesi dava dosyasında da salt yönetim kayyımı talepli dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu taleple nihai olarak hangi sonuca varılacağı ise belirtilmemiştir. Zira, dosya kapsamından da anlaşıldığı üzere, davacı tarafça müdürün azline ilişkin Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasında dava açılmış, bu davada kabul kararı ile birlikte yönetim kayyımı atanmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle, esasen, yönetim kayyımlığının geçici hukuki himaye tedbiri olması da dikkate alınarak, salt bu davanın açılamayacağı düşünülerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E, ... K sayılı dosyasında yönetim kayyımı atandığı gerekçesine de dayanılarak, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması yerinde değildir.<br> Bunun yanında ayrıca, kabule göre de; Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E,  ... K sayılı dosyasının da kesinleşmediği görülmekle, kararın kesinleşmesi beklenmeden ve kararda kesinleştikten sonra kayyım atanması hususunun da bu dosyaya etkisi değerlendirilmeden, davanın konusuz kaldığına dair hüküm kurulması da usulen doğru olmamıştır. <br>Her ne kadar karar yerinde olmasa da istinaf kanun yoluna gelen davacı olduğundan, Yargıtay incelemelerinde geçerli olan aleyhe bozma yasağının, usul kuralı olması ve istinaf kanun yolu incelemelerinde de kıyasen uygulanmasının mümkün olması karşısında, ilk derece mahkemesince verilen hüküm davacının daha lehine olduğundan, davacının istinaf talebinin reddi gerekmiştir.<br>Tüm bu genel açıklamalar da göz önüne alınarak; HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere,  HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,  talebin niteliği ve istinaf edenin sıfatına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dc249c57cbf66514","SID":"90cbab6472fd1810"}}