{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 04/05/2023<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ\t: 25/12/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davacı şirket ile davalı arasında sözlü taşeronluk ilişkisinden kaynaklanan hukuki ilişki bulunduğunu, müvekkilinin ..... tarihleri arasında davalı ...'ye sipariş ettiği iş ve giderleri mukabilinde 470.846,75 TL avans verdiğini, ancak davalının aldığı avans bedeliyle davacı ile aralarındaki hukuki ilişkiden doğan sorumluluğunu yerine getirmediğini, müvekkilinin 05/04/2021 tarihinde davalı ...'ye 15.000,00 TL tutarında fatura kestiğini, davacının cari hesap ekstrelerinde ...'nün davacıdan alacağı olarak görülen 5.900,00 TL fatura bedelinden mahsup edildiğinde davalının bakiye 9.100,00 TL borcunun kaldığını bu bedelin de müvekkiline ödenmediğini, avans bedeli olan 470.846,75 TL'nin davacı müvekkiline geri ödenmesi ve fatura tutarından davalının alacağı mahsup edildikten sonra kalan bakiye 9.100,00 TL'nin müvekkiline ödenmesi için toplam 479.946,78 TL tutarında Denizli 2. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takibe girişildiğini, borçlunun itiraz ederek takibi durdurduğunu, davanın kabulü ile Denizli 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, ihale teknik şartnamesi ve sözleşmesi gereği davacı şirketin ihale kapsamındaki işleri bizzat yapması gerektiğinden taşeron çalıştırmasına izin verilmediğini, ancak davacı şirketin ihale şartnamesine aykırı davranarak 1. Bölgenin yüksek gerilim taşeronluğunu ...'e, 2. Bölgenin yüksek gerilim taşeronluğunu ...'ya 3. Bölgenin yüksek gerilim taşeronluğunu ...'ya verip bölgedeki tüm iş ve işlemlerin taşeronlar aracılığıyla yapıldığını, ihale şartnamesine aykırı olduğundan işbu 3 taşeron ile taşeron işçilerinin davacı firma çalışanı olarak gösterilip SGK'ları ve maaşlarının davacı firma tarafından yatırıldığını, davacı şirket ile ihale kapsamında ...'den düzenli olarak hak ediş ödemelerini aldığını, ancak müvekkiline ödeme yapmadığını, öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"... 5521 Sayılı İş Kanununun 1. maddesinde; \"İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesinde iş mahkemelerinin görevli olduğunun\" belirtildiği, somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın işçi işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığına ilişkin olduğu, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ve bilirkişi raporu ile davalının davacının işçisi olduğu, uyuşmazlığın işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle somut olayda özel kanun niteliğindeki 5521 Sayılı İş Kanununun uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak mahkememizin görevsizliğine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,  taraflar arasında cari hesaptan kaynaklı ticari ilişkisinin bulunduğunu,  cari hesap ekstresinde avans bedeli ile işlem görüldüğünü ancak davalının müvekkile ödeme yapmadığını cari hesap dokümanlarından ve ticari defterlerinden anlaşıldığını,  dinlenen tanık beyanlarıyla da  taraflar arasındaki hizmet görünümüne dayanan sözlü  taşeronluk ilişkisinin bulunduğunu, işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığını ve taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine dayalı hukuki ilişkinin varlığının ispatlandığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, alacak istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dava dışı ...i'nden gönderilen  25/12/2019 tarihli görevlendirme yazısında davalının ihale konusu işte koordinatör olarak yetkilendirildiğinin yazılı olmasına ve  dinlenen tanık beyanlarıyla da  taraflar arasında işçi-işveren ilişkisinin olduğunun ifade edilmesine bu sebeplerle  uyuşmazlıkta görevli mahkemenin  iş mahkemeleri olduğuna yönelik görevsizlik   kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,90 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e17cd8cdaabac24","SID":"58c7c1f4f23107dc"}}