{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 21/03/2023<br>DAVA: Tespit<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 30/12/2024<br><br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 08.06.2012 tarihli Yönetim Kurulu kararı uyarınca ...'ne kayıtlı Müflis ...yönetim kurulu üyeliğine atanmış olup, müvekkilinin atama kararının 13.06.2012 tarihinde tescil edildiğine ilişkin ilanın 25.06.2012 Tarih ve ...Sayılı .,..yayınlandığını, müvekkilinin yönetim kurulu üyeliği görevinden gördüğü lüzüm üzerine, 12.12.2014 tarihinde şirkete gönderdiği istifaname ile görevinden istifa ettiğini, müvekkilinin mezkur istifanamesinin şirkete 25.12.2014 tarihinde, ...Memurluğu'na ise 26.12.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, şirketin ilgili dönemdeki Yönetim Kurulunun yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve müvekkilinin istifasının tescili için ...başvuruda bulunmadığını, ne var ki müvekkilinin şirkete göndermiş olduğu istifaname halihazırda \"Bilgi Verilecek Olan\" sıfatıyla .... de bildirildiğini, ne var ki müvekkilinin istifasının tescil edilmediğini, aradan geçen süreçte şirket hakkında Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyasından iflas kararı verilmiş olup, bu nedenle bu konuda bir muhatap da kalmadığını, müvekkilinin 12.12.2014 tarihinde istifa etmesine rağmen, ticaret sicil kayıtlarına göre Yönetim Kurulu Üyesi görünen müvekkilinin bu nedenle büyük zarar görmüş olup, en büyük zararın da şirket'in Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan borçlarından dolayı müvekkili aleyhine uygulanmakta olan hacizler nedeniyle yaşandığını ve halen yaşanmaya devam etmekte olduğunu, şirket tarafından gerçekleştirilmesi gereken tescil işleminin yerine getirilmemesi nedeni ile müvekkilinin kamu kurumları nezdinde sorun yaşamakta olduğunu, davalılarının aynı olduğu ve fakat davacısının ...olduğu ve huzurdaki uyuşmazlık ile birebir emsal nitelikteki Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E ve ...K. Sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, mezkur kararın istinaf incelemesinde bir takım usuli hatalar düzeltilmek suretiyle işin özü bakımından kararın onanmış olup halen Yargıtay incelemesinde olduğunu belirterek, müvekkilinin Müflis ...Yönetim Kurulu Üyeliği'nden 25.12.2014 tarihinde istifa ettiğinin ve istifanın iş bu tarih itibari sonuç doğuracağının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, müflis şirket hakkında Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyasında iflas erteleme davası devam ederken, istifa işlemlerinden bahsedilmesinin ve bu hususun müflis şirkete veya ...müflis şirket dosyasına bildirimi olup olmadığının mahkemece de özellikle dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafından müflis şirketin Yönetim Kurulundan istifa ettiğini ve buna bağlı olarak yetkisinin kalmadığının belirtilmekte olduğunu, davacı tarafın Yönetim Kurulundan istifasının geçerliliğinin ancak ve ancak müflis şirketin diğer Yönetim Kurulu üyelerince yapılacak toplantıda karar defterine yazılacak karar ile birlikte kararın noter tasdikli suretinin ...ibrazı ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanı ile geçerli hale gelebileceğini, aksi yöndeki adi bildirim ile istifanın tek başına yeterli olmadığını, aynı mahiyette olduğu bildirilen Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..E. sayılı dosyası ile birlikte aynı mahkemenin ...E. sayılı dosyalarının celbi ile görüleceği üzere davacı tarafın usul farklılıkları söz konusu olmakla işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"....Dava; Yönetim kurulu üyesi istifasının şirketçe herhangi bir işleme tabi tutulmaması, sicile tescil ve ilana ilişkin işlemin yerine getirilmemesinden dolayı davacının YK üyeliğinin tespiti ile ticaret siciline tesciline ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ticaret siciline tescil ile ilgili 34. maddesi; “(1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. (2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir.” şeklindedir. İlgililerin ticaret siciline kaydedilecek hususlar ile ilgili başvuruda bulunabilecekleri, başvurunun reddi halinde ise kararın tebliğinden itibaren 8 gün içinde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemelerine dilekçe ile itiraz edebileceği hususu düzenlenmiştir. Eldeki davada davacı 6100 sayılı TTK. 34. maddesi 1. bentte öngörülen bu süreci işletmeden doğrudan dava açtığından davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine \" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın TTK. 34. madde kapsamında \"itiraz\" niteliğinde olmayıp, \"tespit\" istemine ilişkin olduğunu, bu ayrımın temel sebebinin esasen dava konusu olayın tescilinin kurucu etkisi olmamasından kaynaklanmakta olup bildirici etkisi olması hasebiyle olduğunu, bilindiği üzere istifanın tek taraflı bir irade beyanı olup, karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığını, istifa eden yönetim kurulu üyesinin görevinin, istifa beyanının şirkete ulaşmasıyla sona ereceğini ancak anıldığı üzere bu durumun sonuca etkili olmadığını, zira ikame edilen huzurdaki davanın TTK. 34. md. kapsamında itiraz davası olmayıp, herhangi bir sınırlama konulması mümkün olmayan ve hatta genel kurul ve/veya esas sözleşmeye bu konuda kısıtlama getirilse dahi geçersiz sayılan \"istifa\" iradesinin tespitini istediklerini, şirket tarafından gerçekleştirilmesi gereken tescil işleminin yerine getirilmemesinin nedenin müvekkilinin kamu kurumları nezdinde sorun yaşadığını, Yargıtay'ın benzer durumlarda verdiği kararlar ile kamu borçlarından doğan sorumluluk bakımından Yönetim Kurulu Üyeliğinden istifa tarihinin tespitinin istenmesinde hukuki yarar bulunduğu ve mahkemece gerekli inceleme yapılarak bu tespitin yapılması gerektiğine hükmettiğini, hal böyleyken bidayet mahkemesince hatalı nitelendirme ile huzurdaki davayı TTK 34. md. hükümleri uyarınca itiraz davası ve/veya tescile ilişkin bir eda davası olarak nitelendirmek suretiyle usulden reddine dair hüküm kurmasının hatalı olduğunu, hukuken var olan bir olgunun tespiti istenen dava kapsamında davanın kabulü ile müvekkilin istifa ettiğinin tespitine karar vermesi gerektiğinden işbu istinaf başvurusunu yapmak zorunda kaldıklarını, yerel mahkemenin  ...Esas ...Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davalarının kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, anonim şirket yönetim kurulu üyesinin 25/12/2014 tarihinde istifa ettiğinin tespiti istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın  hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın yönetim kurulu üyesinin istifasının şirketçe herhangi bir işleme tabi tutulmaması, sicile tescil ve ilana ilişkin işlemin yerine getirilmemesinden kaynaklı olmasına, 6100 Sayılı TTK 34/1 maddesindeki başvuru süreci işletilmeksizin doğrudan dava açılmış olmasına ( aynı yönde Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 20/09/2022 tarih 2021/2123 Esas 2022/6066 Karar sayılı ilamı ), HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1. bendi gereğince aynı kanunun 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere  karar verildi. 30/12/2024<br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8e2c32a505dab99","SID":"03aefa674709a3d7"}}