{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2025/31 - 2025/39<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2025/31 <br>KARAR NO\t: 2025/39<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/90 Esas 2023/713 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALILAR\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 15/01/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07/02/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde;19.05.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ... Turizme ait ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını belirterek, davacıdaki maluliyet sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 100.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ... Sigorta Şirketi'nden tahsilini istemiştir.<br>\tDavalı ... Turizm vekili,  usule ilişkin olarak yetki ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, esas yönünden de meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını davanın da derdest olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ...  Sigorta Şirketi vekili, ... plakalı aracın  sigortacı şirket tarafından tanzim edilen, 28.01.2013- 2014 vadeli 125090013 poliçe no’lu birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirket tarafından 28.02.2017 tarihinde Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2017/4057 E. nolu dosyasına 17.685,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme yapılarak sorumluluk yerine getirildiğinden ve sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusuru bulunmaması nedeniyle davanın reddi istemiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş.vekili, huzurdaki dava öncesinde davacı tarafından müvekkili şirkete 15.08.2014 tarihli Ankara Eğitim ve  Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenmiş, %22 meslekte kazanma gücü kaybı oranlı rapor ile kalıcı sakatlık tazminatı talebi ile başvuru yapıldığını, bu başvuru üzerine 2130883-1 hasar dosyası açılmış ve yaptırılan tıbbi incelemesi neticesi başvuranın özür oranının %22 olabileceği tespit edilerek bu kapsamda %22 özür oranı, sigortalının % 100 kusur oranı, CSO Yaşam Tablosu, % 3 teknik faiz oranı kullanılmak suretiyle yapılan hesaplama uyarınca 11.12.2014 tarihinde 58.032,00 TL ödeme yapıldığını, sorumluluklarının son erdiğini, aksi durumda davacının kusuru, zararı ve maluliyetini kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlığın öncelikle görev yönünden değerlendirilmesi gerektiği, dosyanın incelenmesinde; davacının İstanbul İş Mahkemesi 2023/207 E sayılı dosyasında davalı ... Turizm şirketi aleyhine dava açtığı dava dilekçesinde davaya konu kaza tarihinde araçta muavin olarak çalıştığını beyan ettiği, aynı kaza ile ilgili yapılan ceza soruşturması sırasında alınan ifadesinde davacının olay günü araçta muavin olarak çalıştığını beyan ettiğinin görüldüğü, \t 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağının düzenlendiği, davalının tacir olmadığı taraflar arasındaki ilişkinin işçi işveren ilişkisi olduğunun  anlaşıldığı, davacının talep sonucunun mutlak ticari dava da oluşturmadığı. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi hükmü uyarınca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemesinin görevli olduğu, (aynı yönde Yargıtay 17. HD 2011/4042 E ve 2012/4079 K sayılı ilamı), davanın daha özel görevli mahkemenin görev alınına giren hususlarda aynı kaza ile ilgili davalı sigorta şirketlerine de yöneltilmiş olması nedeniyle davalı sigorta şirketleri yönünden de iş mahkemelerinin görevli olduğunun kabulü gerektiği gerekçeyle;\"1.-Davacının işveren ve onun sorumluluğunu üstlenen davalı sigorta şirketleri hakkında açtığı işbu davaya bakmaya iş mahkemeleri görevli olduğundan mahkememizin görevsizliğine, <br>Süresinde başvuru olduğunda dosyanın görevli Ankara İş Mahkemesine gönderilmesine, \" karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ilk derece mahkemesi tarafından, davacının İstanbul İş Mahkemesi 2023/307 E. Sayılı dosyasındaki davasına ve bu davasındaki beyanına göre kazanın iş kazası olduğu kabul edilerek, mahkemenin görevsiz olduğuna karar verildiğini, kararın hatalı olduğunu, olay tarihinde müvekkilinin  tatil için gittiği Ayvalık’tan döndüğünü ve otobüs bileti bulamaması nedeniyle, kendisine hostu bulunmayan otobüslerde muavin koltuğunda gidebileceğinin teklif edilmesi üzere araca bindiğini, bilet mukabilinde otobüse bindiğini ve müşterilere çay doldurma ve ikramları yapması ve 20 TL bilet fiyatı ödenmesi konusunda anlaşmaları üzerine otobüse bindiğini, daha önce Sigorta Tahkim Komisyonuna müracaatının da, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından, davacının ilk ifadesinde kendisine mauavin demesi nedeniyle ZMMS’ye açılan davanın reddine karar verildiğini, İstanbul 23. İş Mahkemesinin 2023/207 E. sayılı dosyasında da, müvekkilinin işçi sıfatı olmadığına karar verildiğini söz konusu dosyanın müvekklinin hak kaybı olmaması için açıldığını, İş mahkemesinin de gerekçesinde, müvekkilinin araçta yolcu olduğuna yönelik olarak ticaret mahkemesinde açılan eldeki davadaki beyanına dayanarak davanın reddine karar verildiğini, \tmüvekkilinin salt kolluğa verdiği ifade kapsamında işçi kabul edilmesinin hatalı olduğunu, araç sürücüsünün \"polis çevirirse muavin gibi davran, başımıza iş almayalım.\" demesi üzerine ilk ifadesinde bu şekilde beyan bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece, davacının trafik iş kazası neticesinde yaralandığı ve işvereni hakkında da dava açtığından davanın görülmesinde iş mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından, müvekkili muavin koltuğunda oturmakta ise de, biletli yolcu olduğundan bahisle usulden ret kararının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavacı vekili, 07/02/2020 tarihinde Karayolları Taşımacılık Mali Sorumluluk sigortacısını da davalı olarak göstererek açtığı davada, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı kazada, yaralandığından bahisle maddi ve 100.000,00 TL  manevi tazminat talep etmiştir.<br>\tAynı davacının daha önce de Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1022 E. 2017/11 K. sayılı dosyasında ... Tur. Sey. Org. Ve Tic. A.Ş. hakkında, araçta yolcu olduğundan bahisle 50.000,00 TL manevi tazminat talep ettiği, söz konusu davanın Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan bahisle dava şartı yokluğundan reddedildiği görülmüştür.<br>\tDavacının, olaya ilişkin yürütülen soruşturmada, kolluk ifadesinde ise araçta muavin olarak görev yaptığını belirttiği, yine bu beyanları doğrultusunda Sigorta Tahkim Komisyonuna  başvurusunda da \"araçta muavin olarak görev yaptığını\" belirterek, zararlarını Taşımacılık Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasından değil, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasından talep ettiği, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacının, zararın Taşımacılık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası tarafından karşılanması gerektiği yönündeki itirazlarına rağmen, davacının araçta muavin olduğuna yönelik delilleri çerçevesinde, ZMMS sigortacısının sorumluluğuna karar verildiği, ZMMS sigortacısının bu yöndeki temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2021/1267 E. 2021/906 K. Sayılı ilamı ile  \"araçta yolcu konumunda olmayan\" \"muavin olarak bulunan\" davacının zararlarından ZMMS sigortacısının sorumlu olduğundan bahisle kararın onandığı görülmüştür.<br>\tDavacı vekili, ... Turizm ...A.Ş. hakkında, müvekkilinin araçta yolcu olduğundan bahisle eldeki davayı açmış iken, aynı talepler çerçevesinde fakat bu kez Yargıtay'dan onanarak kesinleşen tahkim başvurusunda ve kolluk ifadesinde açıkladığı üzere araçta muavin olarak çalıştığını belirterek İstanbul 23. İş Mahkemesine 2023 yılında dava açtığı, 2023/207 E. 2023/536 K.   29/09/2023 tarihli karar ile dava şartı yokluğundan  davanın usulden reddine karar verildiği görülmüştür. <br>\tDosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının kolluk ifadesi, ZMMS'nin sorumluluğuna gidilmesi için yapmış olduğu Sigorta Tahkim Başvuru dilekçesi, dilekçe çerçevesinde iddialar değerlendirmek suretiyle Yargıtay  17. Hukuk Dairesi tarafından da, davacının araçta yolcu olmaması, muavin olması nedeniyle ZMMS kapsamında sigortanın sorumluluğuna karar verilmiş olmasına, eldeki davadan sonra aynı talepler çerçevesinde derdest talep içerir şekilde iş mahkemesine açılan davanın eldeki davada bekletici mesele olarak görülemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin  tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden,  istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar  verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı  vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t 2-Davacıdan  alınması gereken 615,40 TL  maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>\t5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br><br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e016dd6c2d47838","SID":"b1e58c1cdfeb3bd3"}}