{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 09/11/2022<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 30/12/2024<br><br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı ...A.Ş'nin (....) ....(Eski adı ...) ruhsat sahibi olduğunu, ,....tarafından hastane açma ve doktor çalıştırma izni .,...'ye verildiğini, diğer davalı ..,.'nin paravan bir şirket olduğunu, ...ile 29/12/2016 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereği ....'nin hastanenin hizmet ünitelerinin tıbbi ve idari yönden personel istihdamını sağlayan taraf olduğunu, iş sözleşmesine istinaden SGK'dan tahsil edilen hak edişe göre müvekkili şirkete ücret ödendiğini, ödemenin paylaşımı tahsil edilen aylık hak edişin %35 i ... %65'i de müvekkil şirketle dava dışı ...ait olacak  şekilde olduğunu, ödemelerin 2017 'nin Kasım ayından itibaren aksaklık göstermeye başladığını, çoğu ödemenin de yapılmadığını ileri sürerek, davacı şirketin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin tespiti ile davacı şirkete ödenmemiş olan ve hak ettiği şimdilik 20.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... vekili, davacının, davasını dayandırmış olduğu sözleşmenin 24.12.2016 başlangıç tarihli, 2 yıl süreli iş sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmede; müvekkili şirketin taraf olmadığını, herhangi bir imzası yahut taahhüdü bulunmadığını, müvekkili dışında üç farklı tüzel kişiliğin kendi arasında yapmış olduğu sözleşme ile müvekkilinim borç altına sokulmasının da hukuken mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... Şirketinin davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Dosya kapsamından davacı ile davalı ...arasında hizmet sözleşmesi bulunduğu dosyada mevcut yazılı sözleşmeden sabittir. Buna göre davacının ....tarihinden itibaren 2 yıl süreyle .... Hastanesinin yenidoğan yoğun bakım ve Çocuk Sağlığı Hastalıkları ünitesini işleteceğinin kararlaştırıldığı ancak davacının ücretlerin ödenmemesi gerekçesi ile sözleşmeyi ....tarihinde feshettiği anlaşılmıştır. Davalı ...ticari defter ve kayıtlarını sunmamıştır. Davacının ticari defterlerinde ise davalı ...bir alacak kaydı bulunmamaktadır. Ancak somut olayda hizmetin davacı tarafından 03.05.2018 tarihine kadar verildiği sabit olup bilirkişilerden önceki yıllara göre ortalama bir hesap yapılması talep edilmiş olup bilirkişiler Şubat-Mart-Nisan-Mayıs 2018 dönemi için düzenlenmesi muhtemel fatura toplamının 222.747,27 TL olduğu tespitinde bulunmuşlardır. HMK' nun 220 ve 222 maddeleri uyarınca hesabın yapılabilmesi için davalı ...ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi zorunluluğu bulunmakta olup davalı ...ticari defter ve kayıtlarını sunmadığından mevcut verilere göre yapılan bu tespit Mahkememizce kabul edilmiştir. Buna göre davacının davalı... bu bedeli tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır. Ödenmeyen senetler yönünden ise senetlerin takibe konu edilmesi ile kesinleşmiş olması karşısında eldeki dosyada davacının davalı...olan alacağına dahil edilmemesi gerektiği bu noktada davalı ...yönünden davacının senet bedellerini talep etmede hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenler ile davacının davalı ...karşı açmış olduğu davanın harca esas değer üzerinden hüküm fıkrasında belirtildiği şekliyle kabulüne karar verilmiştir. Davacının davalı ...ye karşı açmış olduğu davada ise davacının davalı ...' nin hastanenin ruhsat sahibi olduğunu, davalı...deyim yerindeyse göstermelik paravan bir şirket olduğunu,  ...ve davalı ...arasındaki sözleşmenin muvaazalı olduğunu, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle davalı  ...' nin de ödenmeyen hakediş alacaklarından sorumlu olduğunu iddia etmiş ise de eldeki davada alt işveren asıl işveren ilişkisinin bulunduğunun iddiasının dinlenemeyeceği, davanın ticari dava olduğu sabittir. Muvaaza yönünden yapılan değerlendirmede ise davacının ...ve  ...arasındaki iş ilişkinin niteliğini bildiği bunu bilerek davalı ...,ile sözleşme imzalandığı dava dilekçesindeki \".,...ile anlaşma yapılırken  ... ve ... yetkilileri tarafından hastane çalıştırma ruhsatı ve doktor çalıştırma izninin davalı ...devir edileceği sözü verildiğinden\" ibarelerden, yapılan sözleşme içeriklerinden ve tüm dosya kapsamından sabittir. Bu nedenle davacının taraflar arasında muvazaa bulunduğu yanıltığı iddiasının dinlenemeyeceği, muvazaa var ise bir tarafınında davacı olduğu, dolayısıyla davacının bu noktada kendi lehine sonuç çıkaramayacağı anlaşıldığından davacının bu iddiası Mahkememizce kabul edilmemiştir. Davacı dava dilekçesinde açıkça organik bağ iddiasına dayanmamış olup dava dilekçesindeki davalı ... Şirketinin bir nevi paravan şirket işlevi gördüğü iddiası yönünden ise organik bağın uygulanabilmesinin temel nedeninin TMK 2 deki dürüştlük kuralına dayandığı, somut olayda ise davacının taraflar arasındaki ticari ilişkinin mahiyetini bildiği, davalılarca yanıltıldığına yönelik bir iddia bulunmadığı, davalılar arasında da ayrı bir cari hesap ilişkisi bulunduğu, faturalaşma olduğu, mal varlığının bir birine karışmadığı, sadece  aynı yerde faaliyet gösterilmesinin organik bağın uygulanması için yeterli olmadığı, davacıya yönelik bir yanıltılma, bir yanıltma bulunmadığı, davacının sözleşmesinin davalı ...ile olduğu anlaşıldığından somut olayda organik bağ iddiasının da dinlenemeyeceği ve ispatlanamadığı anlaşıldığından davacının davalı ...ye karşı açmış olduğu davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usule ve yasaya aykırı olup, istinaf incelemesi neticesinde davalılardan .,..bakımından da davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin taraflar arasında organik bağ olgusunu öne sürmedikleri nitelendirmesinin ve gerekçesinin açıkça haksız olduğunu, .,...'nin bugüne kadar davaya hiç cevap vermemesinin, davayı takip etmemesinin ve gelinen noktada davalı şirketin hiçbir şekilde ortada olmaması nedeniyle ilgili şirketin iddia ettikleri gibi paravan bir şirket olduğunu, diğer davalı ...ile arasında organik bağ ve muvazaa olduğunun da sabit olduğunu, şirketin kasten ve bilerek ticari defterlerini hiç sunmaması nedeniyle diğer davalıyla arasındaki hak ve borçların da bilirkişi incelemesiyle tespit edilemediğini,  davalıların aynı hastanede hizmet gösteren iki şirket olup ... SGK ile tüm resmi kayıtları ve ödemeleri aldığının sabit olması, ....'nin davayı başından sonuna kadar hiç takip etmemesi, cevap vermemesi, ticari defterlerini sunmamasının bir bütün halinde gözetildiğinde davalı ...de huzurdaki davada ödenmeyen alacaklardan diğer davalı gibi sorumlu olduğunun sabit olduğunu, buna rağmen ilk derece mahkemesince yanlış nitelendirme ile davanın ...bakımından reddine karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeple istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davalılardan .... bakımından da davanın kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesi nedeniyle verilen hizmetin karşılığının tahsiline dayalı alacak istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın davalı .... bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ...bakımından ise kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalılar arasında bulunduğu iddia edilen organik bağ ve muvazaa iddialarının ispatlanamamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70  TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.30/12/2024<br><br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72edf803b7af5b0e","SID":"12c2a7ca9d9ba2e6"}}