{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 27/12/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  müvekkil aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile davalı tarafından Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkil tarafından bu icra dosyasında takibe konulan senedin sahte olarak düzenlendiği için suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı hakkında Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik suçuyla ilgili kamu davası açıldığını, davalının sahte senet düzenlediği için ceza aldığını, davalının takibe konu senedi sahte olarak düzenlediğinin mahkeme kararıyla ortaya konulduğunu, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunun da açık olduğunu belirterek; müvekkilin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedenyile ilgili senette yazılı miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine öncelikle icra dosyasındaki icra takibinin tedbiren durudurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı ile davalı arasında alacak borç ilişkisi bulunduğunun  Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesi ...-E. sayılı dosyasında yer alan ekspertiz raporunda da açıklandığını,  Bu sebeple davacı ile davalı arasında alacak borç ilişkisi olduğunun tartışmasız olduğunu,  takibe dayanak senedin 01/02/2011 tarihinde düzenlenip davacı ... tarafından borçlarına karşılık davalı ...'a verildiğini,  davacı borçlunun ise borcu olmadığını iddia ettiğini, borçlunun davacı bu iddiasını ispatlamak zorunda olduğunu, belirterek; müvekkilin alacağını sürüncemede bırakmak nedeniyle açılmış bulunan işbu davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davacı borçlunun tahrifat iddiası öncesi rakam üzerinden borçlu olduğunun tespitine, huzurdaki davanın kötü niyetli olarak açılması sebebiyle uğrayacakları herhangi bir zararda dava açma haklarının saklı kaldığını belirterek, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...davalının davaya konu senet üzerindeki TL yazısını Euro ile değiştirerek 7.500-Euro üzerinden senedi takibe koyduğu ve gerçek borç miktarının 7.500-TL olduğunun Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşen 16/05/2013 tarih ... E. ... K. sayılı ilamı ile sabit olması, takip dayanağı bonoda tahrifat yapıldığının saptanması halinde senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılmasının gerekmesi karşısında davacının davaya konu senet nedeniyle davalıya borcunun 7.500-TL ve ferileri olup bakiye miktar yönünden davalıya borcunun bulunmadığı kabulü gerekmiştir. Davacının 7.500-TL yönünden bir talebi bulunup bulunmadığının tespiti açasından davacı vekiline dava değerine ilişkin beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, davacı vekilinin beyan dilekçesine göre takibe konulan senet bedelinin tamamı yönünden talepte bulunulduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında 7.500,00-TL asıl alacak ve fer'ileri dışında kalan kısım yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalı tahrifat yaparak senedi takibe koyduğundan davacı lehine İİK 72/5 maddesi gereğince tazminata hükmedilmesi gerekmiş, dava değeri, takip talebinde ve ödeme emrinde toplam alacağın takip tarihindeki karşılığı olarak belirtilen 19.732,77-TL olarak kabul edilmiş ve bu miktar üzerinden hesaplama yapılarak ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından bu icra dosyasında takibe konulan senedin sahte olarak düzenlendiği için suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı hakkında Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik suçuyla ilgili kamu davası açıldığını,  ceza mahkemesinin ... Karar sayılı kararı ile davalı sahte senet düzenlediği için ceza aldığını bu nedenle davalının düzenlediği senedin sahte olduğunun ortaya konulması hasebiyle Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespiti amacıyla işbu davanın açıldığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının vekil edene olan borçlarından dolayı verdiği senet sebebiyle Alanya İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla aleyhine icra takibi başlattığını, davacı borçlu borcu olmadığının ve takibe konu senedin tahrifata uğradığını iddia ederek huzurdaki davayı açtığını, davalı ile davacı arasında alacak borç ilişkisinin olduğunu ve davacının davalıya huzurdaki menfi tespit davasına konu senedi verdiğinin sabit olduğunu, ancak mahkeme Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/05/2013 tarih ... E. Ve ... K. Sayılı kararı resmi belgede sahtecilik suçu işlendiğinin sabit olduğu gerekçesiyle, yeni bir inceleme yapmadan davacının Alanya İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasında 7.500,00-TL asıl alacak ve fer'ileri dışında kalan kısım yönünden müvekkiline borçlu olmadığının tespitine karar verdiğini, yerel mahkemece eksik incelemeyle karar verildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava,  menfi tespit  istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacının istinafı yönünden değerlendirme:<br>Dava,  menfi tespit istemine ilişkin olup; istinafa konu kararda reddedilen miktar 7.500,00 TL'dir. Davacı bu miktar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>02 Aralık 2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00 TL, 2022 yılı için 8.000,00 TL, 2023 yılı için 17.830,00 TL, 2024 yılı için 28.250,00 TL'dir. <br>İstinaf başvurusunun kesin nitelikte bir karara yönelik olup olmadığını denetleme görevi öncelikli olarak ilk derece mahkemesine aittir. Ancak ilk derece mahkemelerinin bu hususu gözetmeden dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermesi halinde, bölge adliye mahkemesi tarafından ne şekilde bir karar verileceği 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde gösterilmemiş, sadece gerekli kararın verileceği ifade edilmiştir.<br>Bu konuda kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 01/06/1990 tarih ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın bu tür olaylarda kıyasen uygulanması mümkündür. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, ilk derece mahkemelerinden verilen bir kararın kesin nitelikte olmasına rağmen temyiz edilmesi ve ilk derece mahkemesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde Yargıtay'ın, ilk derece mahkemesine bu konuda geri çevirme kararı verilmeksizin, temyiz talebinin reddine karar vermesinin mümkün olduğu yönündedir.  <br>İlk derece mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 8/11 maddesi gereğince kanun yolu formu hazırlanmak suretiyle istinaf dilekçesiyle birlikte dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesi halinde, ilk derece mahkemesinin istinaf kanun yoluna başvurulan kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşarak dosyayı bölge adliye mahkemesine göndermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira ilk derece mahkemesince kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşılması halinde ayrı bir karar yazılmamaktadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaştığı kabul edilerek, bölge adliye mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince gerekli kararın (ret kararının) verilmesi gerekecektir. <br>İlk derece mahkemesince davacı aleyhine  verilen karar 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan, davacının karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın miktar itibariyle  kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>Davalının  istinafı yönünden değerlendirme:<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dava konusu bonoda davalı tarafından  tahrifat yapıldığının kesinleşen ceza dosyasıyla sabit olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b. maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>3-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 835,62 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 209,00 TL TL harcın mahsubu ile bakiye ‭626,62‬ TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>5-Taraflarca istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>6-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"269e72c31a1b37cc","SID":"c93d8c1087947da3"}}