{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/44 - 2025/37<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/44 <br>KARAR NO\t: 2025/37<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/708 Esas 2022/230 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 20/01/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 07/02/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI\t<br>Davacı vekili, 28.11.2019 tarihinde dava dışı sürücü ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile seyir halinde iken yaya olan davacının eşi ...’a çarpması sonucu ...'ın vefat ettiğini,  davacının eşinin ölümü ile destekten yoksun kaldığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya cevap verilmediğini, kazaya ilişkin Gölbaşı C.Başsavcılığının 2019/5964 sayılı soruşturmasında müteveffanın asli ve tam kusurlu olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de taraflarınca alınan uzman bilirkişi görüşünde sigortalı araç sürücünün tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı sigorta şirketi vekili, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kaza tespit tutanağında sürücüye kusur verilmediği gibi Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 30.12.2019 tarihli raporda da sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiğini, tazminat talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden kusur durumuna ilişkin alınan 22.02.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde müteveffa yaya ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in kusursuz olduğunun belirtildiği, kazanın tamamen müteveffanın kusuru ile meydana geldiği ve sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili, trafik kazası sonucunda meydana gelen ölüme bağlı maddi tazminat istemine ilişkin davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesi raporuna itiraz ettiklerini, raporda detaylı inceleme bulunmadığını, kazaya ilişkin görüntülerden bahsedilmediğini, raporun dikkatsiz ve özensiz şekilde hazırlandığını, ceza soruşturmasındaki tanık beyanının nazara alınmadığını, raporun trafik kaza tutanağındaki yazılan bilgilere dayanılarak hazırlandığını, sigortalı araç sürücüsünün 5237 sayılı Kanun’un 22. maddesindeki dikkat ve özen yükümlülüğü ve 2918 sayılı Kanun’un 52/a-b maddesini ihlal edip etmediğinin incelenmediğini, kusur durumuna ilişkin rapora itirazlarının nazara alınmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; <br>Davacı vekili, 28.11.2019 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın davacının eşi ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu, davacının eşinin desteğinden yoksun kaldığını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22.02.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde müteveffa yaya ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücü ...'in kusursuz olduğunun belirtildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Dosya içeriğinden, 28.11.2019 tarihinde saat 18;16'da  kaza tespit tutanağında sürücü ...'in beyanı ve kamera kayıtlarına göre ... idaresindeki ... plakalı aracı ile Ankara-Konya karayolu üzerinde seyir halinde iken sol şeritte Gölbaşı Sanayi sitesi Kavşağını yaklaşık 150 metre geçe otoban köprüsünün altına geldiği esnara aracının sol ön far kısmı ile gidiş istikametine göre yolun sağından soluna geçmeye çalışan yaya ...'a çarpması sonucunda kaza meydana geldiği, kazada yaya ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 68/b-2 maddesi kuralını ihlal ettiği, sürücü ...'in kural ihlali bulunmadığının belirtildiği, kazaya ilişkin Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/5964 Esas sayılı soruşturmasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 30.12.2019 tarihli raporda müteveffa yaya ...'ın olay mahalli yaya geçişine uygun olmayan ve oto korkuluk bulunan yolda kurallara aykırı ve tehlike arz eder biçimde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı, geçişi sırasında yaklaşan araçların seyir durumunu dikkate almadığı, geçiş hakkını sol tarafından yaklaşan araçlara vermediği, dikkatsiz ve kontrolsüzce kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, sürücü ...'in kusursuz olduğunun belirtildiği ve 15.01.2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara itirazın Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli ve 2020/1644 D.İş sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmıştır. <br>\tMahkemece yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22.02.2022 tarihli raporda, müteveffa ...'ın azami hız limiti \"70 km/s\" olan, 14 m genişliğinde, refüjle bölünmüş, dört şeritli yolda karşıdan karşıya geçmeye çalışmakla, can güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye düşürdüğü, sürücü ... yönetimindeki kamyonetin çarpmasına maruz kaldığı kazada % 100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in seyir yönüne göre yolun sağından karşısına, seyir halindeki araçların önünden geçmeye çalışan yayaya çarpmayı önleyebilmek için fren tedbirine başvurmasına rağmen çarpması sonucu meydana gelen kazanın oluşu üzerine etken hatalı herhangi tutum ve davranışı ya da kural ihlali görülmediği gibi oluş şartlarında çarpmayı önleyebilmek için alabileceği başkaca önlem bulunmadığından kusursuz olduğunun belirtildiği, kusura ilişkin raporun kaza tespit tutanağı, kamera görüntüleri, kazaya ilişkin daha önce düzenlenen rapor değerlendirilerek kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği, raporun hazırlık soruşturmasında düzenlenen kusur raporu ile uyumlu olup hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, buna göre kazanın meydana gelmesinde müteveffanın % 100 oranında kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.  <br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafça yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>5-Kararın taraflara tebliğine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 (iki) haftalık süre içinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 20.01.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br> <br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e6768df5a2d21f62","SID":"4c459ebd87375d38"}}