{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/2083 <br>KARAR NO: 2025/77<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 27/6/2024<br>NUMARASI: 2020/796 (E) - 2024/693 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 21/1/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ...'ın yönetimindeki davalı işleten ...'a ait davalı ... Sigorta AŞ'ye (eski unvanı ... Sigorta AŞ) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobil ile 27/6/2020 günü seyir halinde iken, basınekspres yolunun asfalt çalışmalarından dolayı trafik işaret levhalarıyla ayrılıp trafik akımının verildiği ... istikametindeki şeride kural ihlali yaparak girmesi sonucu karşı yönden gelen davacıların desteği ...'ın yolcu olarak bulunduğu davalı ...'e ait davalı ... Sigorta AŞ'ye (eski unvanı ... Sigorta AŞ) ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı taksiye çarparak, adı geçen desteğin ölümüne neden olduğunu belirterek, her bir davacı için ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacılar için 50.000 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ve ...'den alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; 4/3/2024 günü sunduğu bedel artırım dilekçesi ile davacı ...için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 2.613.952,56 TL'ye, davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 456.290,43 TL'ye, davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 435.100,83 TL'ye, davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 157.968,33 TL'ye yükseltmiştir. Davalılar ... Sigorta AŞ ve ... vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, davacılar ... için 2.613.952,56 TL, ... için 435.100,83 TL, ... için 456.290,43 TL ve ... için 157.968,33 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta AŞ'den temerrüt tarihi olan 5/8/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ve poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere, (eş ... bakımından 292.555,07 TL, ... bakımından 51.068,29 TL, anne ... bakımından 48.496,73 TL, ... bakımından 17.769,91 TL) davalılar ... ve ... ise kaza tarihi olan 27/6/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine; davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından açılan maddi tazminat davalarının reddine; davalı ... ve ... Sigorta AŞ'ye karşı açılan davanın reddine; davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile her bir davacı için 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 5/8/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine;  davalı ... ve ... Sigorta  AŞ'ye karşı açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçelerinde özetle; manevi tazminat davalarının kısmen reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davacıların desteğinin herhangi bir kusurunun bulunmadığının kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, oldukça düşük miktarda manevi tazminat hükmedildiğini, kabul edilen maddi ve manevi tazminat davaları bakımından her bir davacı için ayrı ayrı nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumlu olduğu maddi tazminata ilişkin vekâlet ücretinin dahi eksik takdir edildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Suriye Arap Cumhuriyeti uyruklu davacıların teminattan muaf olup olmadıklarının Adalet Bakanlığından sorularak alınacak yanıta göre davacının teminat göstermesi gerekti sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması durumunda istemin usulden reddine, yatırılması durumunda ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini; kusura ve destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin bilirkişi raporlarına itirazların göz ardı edildiğini; ölenin destek oranlarının ve desteklik sürelerinin genel uygulamanın çok üzerinde hesaplandığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı ayrıklı durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu ayrıklı koşullardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un (MÖHUK) 48 inci maddesinin, 1 inci fıkrasına göre; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda \"yabancılık\" ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava; dava şartı eksikliğinden HMK'nin 114'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının ğ bendi uyarınca reddedilir. MÖHUK'un 48'inci maddesinin 2'nci fıkrasında ise; \"Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar\" hükmü yer almaktadır. Bu madde uyarınca dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf olup olmadığını mahkemenin kendiliğinden incelemesi gerekmektedir.Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile ... arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri olan 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesinin 17'nci maddesinde, âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. [Aynı yönde Yargıtay 4'üncü Hukuk Dairesinin 20/9/2022 gün ve 2021/13714 (E) - 2022/10635 (K) sayılı kararı] Eldeki davada ise, davacılar vekili tarafından sunulan vekâletnameye dayanak Hatay Valiliği İl Göç İdaresinden verilen yabancı kimlik belgelerinde yer alan bilgilere göre Suriye Arap Cumhuriyeti uyruklu oldukları anlaşılan davacılar ..., ..., ..., ...'ın; İstanbul Valiliğinden verilen yabancı kimlik bilgilerinde yer alan bilgilere göre Suriye Arap Cumhuriyeti uyruklu olduğu anlaşılan ..., ..., ...'ın; Bursa Valiliği İl Göç İdaresinden verilen yabancı kimlik belgelerinde yer alan bilgilere göre Suriye Arap Cumhuriyeti uyruklu olduğu anlaşılan ...'nun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı konusunda hükme esas oluşturacak biçimde araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, öncelikle Suriye Arap Cumhuriyeti uyruğundaki davacıların teminattan muaf olup olmadığının Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak, alınacak yazı yanıtına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması durumunda istemin usulden reddine; yatırılması durumunda ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, doğrudan esas hakkında nihai karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Kararın kaldırılma nedenine göre davalı ... Sigorta AŞ vekilinin dilekçesinde ileri sürüdüğü diğer istinaf nedenleri ile davacılar vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf nedenleri inceleme dışı bırakılmıştır. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusu hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,4-İstinaf başvurusu için davalı ... Sigorta AŞ tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davalı ... Sigorta AŞ tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 7-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,8-İstinaf kanun yolu incelemesinin sonucuna göre icranın geri bırakılması kararı kapsamında davalı ... Sigorta AŞ tarafından Bakırköy ... İcra Dairesinin ... (E) sayılı dosyasına sunulan ... Bankası AŞ Çağlayan Şubesi tarafından düzenlenen 5/8/2024 gün ve ... sayılı 1.020.000,00 TL bedelli teminat mektubunun İİK'nin 36'ncı maddesinin 5'inci fıkrası uyarınca geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/1/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a657764375518f81","SID":"82a6cdbbd51f2bc0"}}