{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1042 <br>KARAR NO: 2024/1930<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/04/2024<br>NUMARASI: 2024/98 Esas -  2024/435 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  dava konusu şirket aleyhine kira alacağına ilişkin Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... takip ve Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyaları ile icra takibi yaptıklarını, ancak takip sırasında şirketin tasfiye sonucunda sicilden terkin edildiğini, bu nedenlerle icra takibine devam edebilmek için dava konusu şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle,  dava konusu şirketin sicilden terkin edilmesinin tasfiye sonucunda gerçekleştiğini, tasfiyenin mevzuata uygun olarak yapıldığını, bu nedenlerle müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tasfiye memuru olan davalı ... adına duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edildiği halde duruşmaya katılmamış, yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince davanın KABULÜ ile,  dava konusu ... sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Ticaret Limited Şirketi'nin Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... ve Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyalarına münhasır olmak üzere İHYASINA, Tasfiye memuru olarak ...'ün görevlendirilmesine, Kararın tescil ve ilanı için İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna gönderilmesine, Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü taraf yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri hükmedilmesine yer olmadığına,\"karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu tasfiye işlemi usulüne uygun eksiksiz tamamlanmış olduğundan davacının şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunmadığını, kararda bahsi geçen ve davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği icra takiplerine ilişkin ihyasına karar verilen şirkete ödeme emirleri tebliğ edilmediğini, iş bu sebeple ilgili takip dosyalarından tasfiye işlemleri esnasında ve sicilden terkin edildiği 17.10.2023 tarihinde şirketin haberdar olmadığını, bu sebeple tasfiye işleminin usulüne uygun olmadığından da söz edilmesinin mümkün olmadığını, kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğini, ihyasına karar verilen şirketten kira alacağı olduğunu iddia eden davacı şirketin herhangi bir hak ve alacağı da bulunmadığını, ihyasına karar verilen şirketin 01.11.2022 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiralamış olduğu taşınmazı tahliye edeceğini 3 ay önceden davacı şirkete bildirmiş olduğunu, davacı şirketin taşınmazı ve anahtarları teslim almaktan kaçındığını, bu sebeple de Beyoğlu ... Noterliği'nin 14.04.2023 tarihli ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile kiralanana ait anahtarlar ilgili noterliğe teslim edilmediğini, bu hususun da noter kanalı ile davacı şirkete bildirildiğini, açıklanan hususlardan da anlaşılacağı üzere ihyasına karar verilen şirkete sözleşmenin feshinden sonraki aylara ilişkin başlatılan icra takiplerinin kötü niyetli olduğunu ve davacı şirketin  ihyasına karar verilen  şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, kararın bu yönü ile de kaldırılması gerektiğini, açıklanan sebepler ile; ihyasına karar verilen davalı şirketten davacının alacağının bulunmadığının açıkça anlaşılmakta olduğunu, davacının ihya davası açmakta hukuki yararının bulunmadığından yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memurları tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince \" (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde \"şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir\" hükümleri düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran   fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına  olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir. TTK 547 maddesi uyarınca açılan  ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hak düşürücü süre düzenlenmemiştir. (Yargıtay 11. H.D'nin  28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557) Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul  Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı şirketin tasfiye memurları tarafından  şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının 12/05/2023 tarihinde terkin edildiği, ihyası talep edilen şirket aleyhine başlatılan Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve Büyükçekmece ...İcra  Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyalarının derdest olduğu anlaşılmıştır. Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584),  tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest takiplerin bulunması nedeniyle tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan icra  dosyaları  nedeniyle  şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır. Davalı tasfiye memuru davacının tasfiyenin sona ermesinden sonra açılan derdest  icra esasına ilişkin itirazlar nedeniyle  şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş ise de ileri sürülen bu husular eldeki davada  incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest dosyanın  konusunu oluşturduğundan, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve  şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde  ileri sürülen  istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Bu durumda  mahkemece davanın  kabulü ile davaya konu  şirketin  ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde bir  isabetsizlik bulanmamaktadır. Açıklanan nedenlerle   HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı  tasfiye memurunun  yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN RE DDİNE, 2-Tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  27/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"38f58df32b301a5d","SID":"bc2f9295efc5c83f"}}