{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 13/10/2022<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 30/12/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili şirket sahibi ...'ın, şirket hesabından davalı şirkete aralarında yapılacak olan ticarete istinaden para gönderdiğini, müvekkilinin davalıdan borcunu geri ödemesini istemesine rağmen, davalının ödeme yapmadığını, bunun üzerine müvekkilinin Aksaray İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip talebinde bulunduğunu, davalının takibe ve yetkiye itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, davalının yetki itirazı üzerine dosyanın Antalya Genel İcra Dairesi'ne gönderilerek, ... Esas sırasına kaydının yapıldığını, davalının işbu dosyaya da itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin sonucunda da anlaşmaya varılamadığını, davalının takibe itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek, davalının takibe itirazının reddi ile icra takibinin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacının müvekkiline \"emanet \" açıklaması ile gönderdiği ve müvekkilinin geri ödemediğini iddia ettiği paranın, müvekkili tarafından \"27/12/2019 - ... tarafından ...'ne 10.000 TL - Emanet İadesi \" açıklaması ile ödediğini, ancak davacının alacağın tamamını almamış gibi 15.000,00 TL bedel üzerinden icra takibi başlattığını, iddia edildiği gibi müvekkilinin davacıya borcunun 15.000,00 TL olmadığını, ödenmiş olan borca istinaden yapılan icra takibine müvekkilinin itirazında haklı olduğunu beyan ederek, davanın reddini, davacı hakkında %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...davacının davalıya 28/11/2019 tarihinde emanet açıklaması ile ... aracılığıyla 15.000,00 TL gönderdiği, davalının ise 27/12/2019 tarihinde ... cevabi yazısına göre; 10.000.00 TL'yi emanet iadesi olarak belirterek davacıya gönderdiği sabittir. 10.000,00 TL yönünden davalı itirazında haklı olup, ödeme iddiasını ispatlamıştır. Bakiye 5.000,00 TL yönünden yapılan değerlendirmede, davalı yanca sunulan mesaj kayıtlarının en son 21/11/2019 tarihine ilişkin olduğu, bu tarihte henüz uyuşmazlık konusu olan paranın davalıya emanet olarak gönderilmediği, kayıtların delil niteliği bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle 5.000,00 TL yönünden davalıya yemin deliline dayanma hakkı hatırlatılmış, davalı bu delile başvurmadığını beyan etmiş olmakla, bu kısım yönünden emanet paranın iade edilmediği vicdani kanaatine varılarak itirazın iptali davası haklı görülmüştür. 5.000,00 TL yönünden alacağın İİK'nın 67/2 koşullarını haiz ve likit olduğu anlaşılmakla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, 10.000,00 TL yönünden ise takip tarihi itibari ile borcun ödendiği kabul edilmekle, kötü niyetli olarak takip yapıldığı açık olduğundan koşulları oluşan kötü niyet tazminatına hükmedilmesine\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, itirazın 5.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmolunan alacağın (5.000,00 TL) %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddolunan (10.000,00 TL)  alacağın %20'si tutarında  kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında borç ilişkisinin bulunduğunu ve davalının müvekkiline borcunun bulunduğunu, 28/11/2019 tarihli .... Bankası dekontundan da görüldüğü üzere müvekkilinin, davalıya 15.000,00 TL miktarı EFT yoluyla borç olarak gönderdiğini, WhatsApp mesajlarından anlaşılacağı üzere, müvekkili ile davalının aralarındaki ticari ilişki nedeni ile para alışverişinin bulunduğunu ve buna ilişkin taraflar arasında başkaca dava ve icra takiplerinin bulunduğu aşikar olup, davalının iddia ettiği 10.000,00 TL tutarın, müvekkilinin davalıya borç olarak gönderdiği 28/11/2019 tarihli borca karşılık yapmış olduğu bir ödeme olmadığını, borçlunun borcunu öderken açık bir şekilde hangi tarihli borca karşılık ödeme yaptığını net olarak belirtmesi gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, TBK'nın 386 ve devamı maddeleri gereğince tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda davacı, banka yoluyla \"emanet\" açıklamasıyla davalıya 15.000,00 TL  para havalesi yaptığını,  söz konusu ödünç olarak verilen paranın iade edilmediğini belirterek, bu borcun davalıdan tahsilini talep etmekte, davalı ise davacıya \"emanetin iadesi\" açıklamasıyla 10.000,00 TL olan borcunu ödediğini savunmaktadır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davaya konu 28 Kasım 2019 tarihinde \"emanet\" açıklamasıyla davacı tarafça davalıya gönderilen paranın taraflar arasındaki mesaj kayıtlarından sonraki tarihe ilişkin olmasına, dolayısıyla mesajlara yansıyan borçlardan sonra davacının tekrar davalıya davaya konu ödünç parayı verdiğinin anlaşılmasına, davalının \"emanetin iadesi\" açıklamasıyla davacıya gönderdiği 10.000,00 TL'nin de davaya konu bu son gönderilen ödünçten sonra olması sebebiyle, TBK’nın 102. maddesinde belirtilen karine gereğince, yapılan ödemenin mevcut davaya konu borca istinaden yapılmış sayılmasına, aksinin davacı tarafça kesin delillerle ispatlanamamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br><br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e967fb785b0c5eaf","SID":"b5cb1754556c8982"}}