{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1223 <br>KARAR NO: 2025/157<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/01/2024<br>NUMARASI: 2014/2408 Esas - 2024/68 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik kazasından kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/02/2025<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi  kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/10/2012 tarihinde, davalı ...'nın işleteni, davalı ... ın  sürücüsü ve ... Sigorta AŞ'nin trafik sigortacısı olduğu  ... plakalı aracın  müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen kazada  müvekkilinin yaralandığını, kalıcı sakatlığa uğradığını, aracının da pert olduğunu, her ne kadar aracı kullananın ... olduğu iddia edilmiş ise de bunun doğru olmadığını, araç sürücü ...'in olay yerinden kaçtığını, ...'in suçu üstelendiğini  ileri sürerek  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000-TL maddi tazminat ( belirsiz alacak) ile 50.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,  karar verilmesini talep ve dava etmiş; 30/11/2023  tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini  62.000-TL'si araç hasarı  olmak üzere toplam   84.185,00 -TL olarak artırmıştır.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın Karayolları Trafik Mali sorumluluk Sigortası ile 30.05.2012-30.05.2013 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe limiti sakatlanma ve ölüm kişi başına 225.000-TL ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, davacı tarafça kusur ve zararın kanıtlaması gerektiğini, belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkillerinden ...'ı gördüğü ve ayakta duramayacak kadar sarhoş olduğu yönündeki beyanlarının yanıltıcı olduğunu, aracı kullananın ... olduğunu, kaza mahallini korktuğu için terk etiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''.. mülkiyeti davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın davaya konu 28.10.2012 trafik kaza tarihini kapsayan 30.05.2012 / 30.05.2013 tarihleri arası davalı ... Sigorta AŞ.’ye ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, araç hasarı nedeniyle teminat limitinin 22.500,00 TL olduğu,makine mühendisi bilirkişi tarafından ... plakalı aracın hasar bedelinin  43.569,05 TL. olduğu tespit edilmiş ise de, davacı vekilinin 28.05.2015 Uyap giriş tarihli beyan yazılarında davaya konu 28.10.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının aracının perte çıkması sebebiyle, araç bedelinin kendi kasko sigorta şirketinden tahsil ettiğini beyan ettiği anlaşılmakla, bu nedenle araç hasarı sebebiyle davacının maddi zararının bulunmadığının değerlendirildiği; ceza yargılamasının sonuçlanmasının beklenildiği, kaza sırasında davalı aracı kullananın kesinleşen mahkeme kararı ile davalı ... olduğunun belirlendiği,  davalı ...'in kaza günü aracı kullanmadığı belirlenerek beraatine karar verildiği ancak hakkında \"suç üstlenme suçundan\" dolayı suç duyurusunda bulunulduğu,  bu halde davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerektiği; Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 22.09.2022 tarihli raporuna göre davacının kalıcı maluliyetinin olmadığı, geçici iş görememezlik süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, İyileşme (geçici iş göremezlik) süresi içerisinde 1(bir) ay süreyle başka birinin yardımına gereksinim duyabileceğinin tespit edildiği, aktüerya hesabı sonucunda davacının geçici İşgöremezlik sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararının 20.725,20-TL, 1 aylık geçici bakım gideri zararının 940,50- TL, cep Telefonunun hasar görmesi nedeniyle maddi zararının 520-TL olmak üzere toplam maddi zararının 22.185,70- TL olduğunun belirtildiği anlaşılmakla bu zararın hüküm altına alındığı; davacının manevi tazminat talebi ile ilgili olarak davacının duyduğu acı ve elem, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davacının maluliyet oranı, davalı sürücünün % 100 kusurlu olması göz önünde bulundurularak istemin kısmen kabulüne karar verildiği'' gerekçesiyle, Davanın  KISMEN KABÜLÜ ile, 1-22.185,70-TL'nin davalı sigorta yönünden 31/12/2014 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden 28/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine,  3-15.000,00-TL manevi tazminatın 28/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili  tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: davacı vekili; müvekkilinin pert olan aracı yönünden gerçek zararın giderilmesine yönelik talebinin yerel mahkemece red edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin aracının 2. el rayiç değerinin 128.000-TL olup müvekkilinin sigortacısından aldığı 66.000-TL bedel düşüldüğünde müvekkilinin karşılanmayan 62.000-TL araç zararı kaldığını, yerel mahkemece hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, müvekkilinin gelirinin düşük esas alındığını, müvekkilinin gelirinin asgari ücretin 5 katı değil 45 katı olduğunu, suçu üstelenen davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan red kararı verilmesinin doğru olmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat ile cismani zarar nedeniyle maddi, manevi tazminat ve  geçici bakıcı gideri istemine istemine  ilişkindir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle;  dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacının aracında meydana gelen hasar tutarı toplam 43.569,05-TL, aracın hasarsız 2. el değeri ise 128.000-TL olup, aracın tamirinin mümkün olduğu,  pert-total olmadığı tespit edilmiş olmakla, davacının kendi kasko sigortacısı dava dışı ... Sigorta AŞ'ye başvurarak  aracının tamir edilmemesi, pert-total kabul edilerek ödeme yapılmasını istemesi üzerine ... Sigorta AŞ tarafından davacıya 66.000-TL ödeme yapıldığı anlaşılmış olup, davacının araç hasarına ilişkin gerçek  zararının karşılanmış olması nedeniyle yerel mahkemece davacının iş bu talebinin reddedilmesinde bir yanılgı bulunmamasına; davacıya ait SGK kayıt dökümleri, emsal ücret araştırması ve tüm dosya  kapsamından davacının kanıtlanabilen gerçek gelirine göre ( asgari ücretin 5 katı) davacının geçici iş göremezlik zararının hesaplanmasında bir hata tespit edilememesine; ceza yargılamasında kazaya sebebiyet veren araç sürücünün davalı ...olduğu açıklığa kavuşturulmuş olup, her ne kadar davalı ... hakkında suç üstlenme suçundan suç duyurusunda bulunulmuş ise de somut olaya konu trafik kazasına karışan kusurlu aracın sürücüsü yada işleteni olmadığı anlaşılan davalı ...  yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamasına; kaza tarihi (2012), kusur durumu ( % 100 davalı kusuru), davacının yaralanmasının niteliği ( maluliyet yok, 6 ay iş göremez, lomber kompresyon kırığı) ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları hep birlikte nazara alındığında davacı için hükmedilen manevi tazminatın az olmamasına  göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği sonuç ve  kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca esastan reddine, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan  tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, manevi tazminat yönünden kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, manevi tazminat yönünden kesin, maddi tazminat yönünden HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık  olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b56141217bf72faf","SID":"563659cbc7a86b11"}}