{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 30/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 20/10/2022<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 30/12/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı tarafından müvekkilleri aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin...Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, takibin konusunun kambiyo senetleri olduğunu, müvekkilleri tarafından bahse konu asıl alacak ve tüm ferilerine karşı taraf ...a ödenmiş olmasına rağmen karşı taraf tarafından müvekkilleri hakkında icra takibine girişildiğini, ödemelerin karşı tarafa yapıldığını, hiçbir borç kalmamasına rağmen davalı tarafından aynı dayanaklarla tekrar müvekkilleri üzerinden haksız kazanç sağlamak maksadıyla ilgili icra dosyasının ikame edildiğini ve halen de takibe devam edildiğini, devamla, davalı tarafından kötü niyetli olarak takibe girişilmiş olmasından dolayı alacak miktarının % 20' den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini takibin tedbiren durdurulmasını, yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili,  davacıların davaya konu edilen bono bedellerinin ödendiğine dair iddiasının geçek dışı olduğunu, delil olarak ibraz olunan banka dekontlarında bono bedellerinin ödendiğine dair herhangi bir açıklama olmadığını, taraflar arasında, 14.07.2021 tarihli, hayvan alım-satımına ilişkin sözleşmeye dayalı başkaca bir ticari ilişkide bulunulmadığını, bu nedenle açıklama içermeyen banka dekontlarının davaya konu bono bedellerine istinaden ödendiği iddiasını kabul etmediklerini, kaldı ki ödeme belgelerinin tarihlerinin, davaya konu edilen bonoların vade tarihlerinden önce olduğunu, vade tarihlerinden önce bir borcun ödenmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 102. maddesi kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödemenin muaccel borç için yapılmış sayılacağını, birden çok borcun muaccel olması hâlinde borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğunun kabul edileceğini, takip yapılmamış ise vadesi önce gelmiş olan borç için yapılmış sayılacağını, birden çok borcun aynı vadeli olması hâlinde ödemenin orantılı olarak yapılacağını, borçlardan hiçbirinin vadesi gelmediği takdirde ödeme güvencesi en az olan borç için ödemenin yapılacağının öngörüldüğünü, dekontlarda ödemenin neye istinaden yapıldığı konusunda herhangi bir açıklama bulunmadığını, bu durumda yapılan ödemelerin hangi borca istinaden ödendiğinin ispatı külfetinin davacıya ait olduğunu, ödemelerin davaya konu bonolara ilişkin yapıldığı iddiasını kabul etmediklerini beyan ederek, iş bu davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \" 6100 sayılı HMK'nun 200.maddesi uyarınca senede karşı senetle ispatın  zorunlu olduğu, aynı kanunun 201.maddesi uyarıncada senede karşı tanıkla ispatı mümkün olmadığı, davalının senedine karşı iddianın da ancak yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, davacı tarafından ödeme iddiasına ilişkin herhangi bir yazılı delili mahkememize sunamadığı, davacı vekili her ne kadar ödemenin çek ile yapıldığını iddia etse de bu hususu da ispat edemediği, dava dilekçesinde dayanılan yemin delili hatırlatılmış ise de verilen  kesin sürede yemin deliline başvurulmadığı tüm bu nedenlerle kesin delillerle ispatlanamayan davanın reddine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay kararında ve doktirinde açıkça vurgulandığı üzere öncelikle diğer delillerle iddia ve savunma ispat edilemezse o zaman davacı tarafa yemin teklifi hakkının kullandırılması gerektiğini, adlandırılan yemin hususunda taraflarının baskı altında tutarak ilk aşamada kesin ihtaratlı süre verilmesinin usul ve yasalara aykırılık oluşturduğunu, ödemelerin Halk Bankasına ait 16.04.2022 tarihli 50.000 TL'lik hamiline yazılı çek ile 19.11.2021 tarihinde taraf dışı ...'e ait hesap üzerinden ...a ait bulunan .... numaralı ibana 60.000 TL ödeme yapılmak suretiyle ve diğer ödemelerle gerçekleştirildiğini, yerel mahkeme tarafından söz konusu hem davacının hem de davalı tarafın banka hesap kayıtları ve söz konusu çekin ... alınmış olduğuna ilişkin beyanları doğrultusunda ilgili bankalara müzekkere yazılmadan ve dosyaya söz konusu belgeler alınmadan doğrudan (aslında son çare olarak yemin teklifinde bulunulması gerekirken) yemin teklifine daha ilk celsede dayanılmasının usulen kabul edilebilir bir durum olmadığını, tüm bunlar yanında yerel mahkeme kararında davanın reddi kararı doğrultusunda aleyhlerine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin de fahiş olduğunu öncelikle tehiri icra kararı verilmesini, istinaf başvurusunun kabulü ile Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas ... Karar sayılı kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, Menfi Tespit istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 27 ve devamı maddelerinde, dava açılırken ödenmesi gerekli olan harçlar ile, eksik harç yatırılmış olması halinde yapılacak işlemler açıklanmıştır. Anılan yasanın 27. maddesinin son fıkrasında; “Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, müteakip muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunur.” hükmü, 30. maddesinde de; “Mahkeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. HUMK’nun 409. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” hükmü bulunmakta olup; söz konusu açık yasal düzenlemeler gereğince dava açılırken dava değerine göre eksik harç alındığının tespiti halinde bu hükümlere göre işlem yapılması zorunludur. Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi gereğince eksik harç tamamlanmadan müteakip işlemler yapılamaz.<br>Yukarıda anılan açık yasal düzenlemeler gereğince; Dava açılırken, harcın eksik veya hiç alınmamış olması halinde mahkemece davaya devam olunabilmesi için harcın Harçlar Kanunu'nun 30 ve 33.maddeleri uyarınca tamamlanması yoluna gidilir ve davacıya takip eden celseye kadar harcı yatırması için süre verilir. Şayet verilen süreye rağmen eksik harç ikmal edilmez ise; HMK'nun 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına, HMK'nun 150/5. maddesi gereğince üç ay içinde yenilenmeyen davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmelidir.<br>Somut olayda; Mahkemece 25/03/2022 tarihli tensip 19 nolu ara kararı ile; menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağı belirtilerek davacı vekiline nispi peşin harcı ikmal etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi taktirde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına karar verildiği, davacı tarafça harcın tamamlanmaması üzerine 07/07/2022 tarihli ... nolu celsede takip konusu bonoların miktarı olan 100.000,00 TL üzerinden hesaplanan 1.707,75 TL peşin harçtan daha önce yatırılan 170,78 TL harcın mahsubu ile kalan 1.536,97 TL peşin harcı yatırmak üzere davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi taktirde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına karar verildiği halde, davacı tarafça harç eksikliğinin giderilmediği, 20/10/2022 tarihli celsede de, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dava dilekçesinin incelenmesinde, davacı tarafça harca esas değerin 10.000,00 TL olarak belirtildiği, netice kısmında ise, davacı tarafın davalıya Antalya Genel İcra Müdürlüğünün... sayılı icra takip dosyası ve takibe konu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği, senet bedellerinin 100.000,00 TL, takip çıkışının 102.446,09 TL olduğu, davacı tarafça  nispi harcın eksik yatırıldığı yargılama sırasında tamamlanmadığı anlaşılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesince; müteakip celseye kadar verilecek süre içerisinde nispi harcın (davacının takip nedeniyle borçlu olunmadığı yönündeki talebi de dikkate alınarak 102.446,09 TL üzerinden) tamamlatılması, tamamlanmaması durumunda 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi hükmüne göre işlem yapılması gereklidir. Bu husus kamu düzeninden olup Mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Mahkemece, açıklanan hususlar ve Harçlar Kanunu’ndaki açık hükümler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir. <br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun resen nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun resen nedenlerle KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/10/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 179,90 TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.30/12/2024<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1da7973b1871b50e","SID":"1505a91f1071a902"}}