{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 17/01/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 08/09/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 17/01/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin farklı markalara ait dondurma ürünleri sattığını, davalı-borçlunun işlettiği otobüslerinde müşterilere servis etmek amacıyla müvekkilinden pek çok dondurma satın aldığını, aralarında bir cari hesap ilişkisi bulunduğunu, 03/09/2018 tarihinde, 01.09. 2018 tarihi itibariyle davalının müvekkili şirkete 23.108,47 TL borçlu olduğunu kabul edere cari hesap mutabakatı yaptıklarını, bu mutabakatın 05.09.2018 tarihinde ... tarafından imzalanıp kaşelendiğini, borcun ödenmemesi üzerine Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyası ile 23.108,49 TLlik İhtiyati haciz kararı aldıklarını, bu kararla Antalya 15. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, icra takibine zaman kazanmak için itiraz edildiğini, Arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, icra takibinin devamına, alacağın da likit bir alacak olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili,  davaya süresinde cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun tutulan defter kayıtlarına göre davalıdan 24.634,03.-TL alacaklı göründüğü, takibin taraflar arasında düzenlenen 03/09/2018 tarihli cari hesap mutabakatında kabul edilen 23.108,49.-TL üzerinden başlatıldığı anlaşılmıştır. Davalı taraf, mutabakatı imzalayan ...'ın çalışanları olduğunu inkar etmemekle beraber, mutabakatı imzalamaya yetkisinin bulunmadığının ileri sürülmesi ile yetinilmiştir. Davalının usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen defter ve belgelerini ibraz etmediği anlaşıldığından, bu iddiasına da değer verilmemiş, davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne ve likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan cari hesaba dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ...\" şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin 2017-2018 yılları içinde, üzerine kayıtlı otobüslerin işletilmesi adına ... ile araç kiralama sözleşmeleri imzaladığını, bu araçların işletilmesine ilişkin olan tüm alacak ve borçların bu şirkete ait olduğunu, bu kira sözleşmeleri karşılığında ismi anılan şirketçe, müvekkile cüzzi bir kiralama bedeli ödendiğini, davaya dayanak ilgili icra dosyası borcunun temelini, araçlardaki ikramların oluşturduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, sevk irsaliyelerinin geçerlilik koşulunu sağlamadıklarını, davacının, cari hesap borç mutabakatının taraflarınca (... tarafından) imzalandığını iddia etmiş olsa da; ... isimli kişinin böyle bir mutabakat imzalama yetkisi bulunmadığını, dolayısıyla davacı tarafça borç ikrarı olarak nitelendirilen mutabakatın hukuken herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, ayrıca ... isimli şahsın müvekkil şirket çalışanı olmadığı hususunun da dosyada mevcut SGK cevaplarında açıkça görüldüğünü, faturaya süresinde itiraz edilmemesinin işin yapıldığı anlamına gelmeyeceğini, kendi defterleri incelenmediğinden, davacı defterlerinin lehe delil olmasının mümkün olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesinde yargılama aşamasında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, davacı ticari defterleri incelenmiş, davalı taraf ise ticari defterlerini ibraz etmemiştir.<br>HMK m. 222 gereği; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın kanuni şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. 7251 sayılı kanunla, 6100 sayılı Kanunun 222 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir; “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.”  Usul hükümleri derhal uygulanırlılık ilkesine tabidir.<br>Bu düzenlemeler ışığında, davalı tarafın, kendi defterlerini sunmadıklarından, davacının ticari defterlerinin onun lehine delil olarak kullanılamayacağı yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir. Uyuşmazlıkta, davalı ticari defterlerini ibraz etmediği için, davacının ticari defterleri kendi lehine delil olma vasfına sahiptir. <br>Ticari defterlerin birbirini doğrulamasıyla ifade edilmek istenen ticari defter kayıtlarının aynı olması değil, birbiriyle uyumlu olması, bu kayıtların birbirini tutmasıdır HMK m. 202 de yer alan \"defter kayıtlarının birbirini doğrulaması\" ifadesi mülga 6762 sayılı kanun 82/3'de ifade edilen \"bir tacirin tuttuğu\" ticari defterleri anlamında olup davadaki iki tarafın defterlerinin karşılıklı olarak birbirini doğrulaması değildir (..., ..., Ticari Defterlerin Delil Niteliği, ... yayınları, 2. Bası, s. 204; ..., ..., Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, ... yayınları, 2. Bası, s. 1157; ..., ..., Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C I, ... yayınları, Mart 2020, s. 734). Davacı ticari defterlerinin de usulüne uygun olduğu dosya kapsamında aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda belirtilmekle, davalının, ticari defterlerin birbirini doğrulamadığına yönelik istinaf talebi de yerinde değildir.<br>Ayrıca, söylemek gerekir ki; Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir (Yargıtay 6. HD, 2022/4227 E, 2024/1361 K). Vergi Usul Kanunu’nun 229. maddesinde \"Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır\" şeklinde tanımlanmıştır. 24.12.2003 tarihli ve 25326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında ise fatura; \"Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir\" şeklinde tanımlanmaktadır (Kumkale, R.:Hukuki ve Mali Yönleriyle Fatura, Ankara 2007, s:73).Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın –miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur (..., İ.:Ticari Alım-Satım Akdi ve Nevileri, ...2003, s:52, ..., İ: Faturanın Kapatılması, ... Dergisi Sayı 4, Nisan 1993, s:8-13).<br>İlk derece mahkemesi dosyasına bakıldığında, davalı ticari defterlerini sunmadığından, davacı ticari defterlerindeki kayıtlar lehe delil olarak değerlendirileceğinden, taraflar arasında ticari ilişki olduğu anlaşılmıştır. Bunun aksini gösterir bir delil davalı tarafça dosyaya sunulmamıştır. İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında da belirtildiği üzere, davalı taraf, mutabakatta imzası bulunan ... isimli kişinin çalışanları olduğuna dair açık bir inkarda bulunmamışlardır. Yine, ticari defterlerin davalı tarafça sunulmaması, davacı ticari defterlerinde ise mutabakat ile paralel kaydın mevcut olması, lehe delil olma durumu göz önüne alınarak, mahkemenin bu hususa yönelik kabulü dosya kapsamına uygun olmakla, bu yöne ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. <br>Tüm açıklamalar ışğında; HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 404,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,78 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin  544.000,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"822b387e81ff4b0c","SID":"0b965aa03e068f71"}}