{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 06/02/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ...<br>TARİHİ\t\t: 10/10/2024 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: ...<br>DAVACI\t\t:...<br>VEKİLİ\t\t:...<br>DAVALILAR\t\t: ...<br>VEKİL\tİ\t: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazasından  kaynaklanan alacak <br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/02/2025<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı sigorta şirketi vekili ve diğer davalılar .... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu, ...n sevk ve idaresindeki .... plakalı 2012 model Chevrolet Aveo marka aracın .... tarihinde ... Mahallesinde kurallara uygun bir şekilde seyir halindeyken maliki ... ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarparak tam kusurlu maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağına göre müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, karşı tarafın araç sürücüsünün tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracının ana aksamlarının değiştiğini, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapıldığını, müvekkilinin aracının 2012 model ve kilometresinin de kaza tarihinde çok düşük olduğunu, az kullanılmış böyle bir aracın kaza sonucu ana aksamlarının değiştiğini, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapıldığını, karşı tarafın aracının davalı sigorta şirketi tarafından  ... nolu poliçe ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketine 03/01/2024 tarihinde değer kaybı talebi için başvuruda bulunulduğunu ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla ilk etapta müvekkilinin aracında meydana gelen 50,00 TL değer kaybı ve 50,00 TL hasar bedelinin davalılardan müşterek ve müteselsil olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, davalı şahıslar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber, 50,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı şahıslardan müşterek ve müteselsil olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 01/08/2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle, 50,00 TL lik hasar bedeli taleplerinin 20.867,51 TL ye, 50,00 TL lik değer kaybı bedeli taleplerinin 15.000,00 TL ye yükseltilerek davalılardan müşterek ve müteselsil olarak, davalı sigorta şirketi yönünden t emerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı şahıslar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber 50,00 TL lik araç mahrumiyet bedeli taleplerinin 4.320,00 TL ye yükseltilerek davalı şahıslardan müşterek ve müteselsil olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve her türlü yargılama gideriyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı.... cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın açmış olduğu haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve sebepsiz zenginleşmeye matuf davanın kabulünün mümkün olmadığını, açılan davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, dava konusu kazaya davacı tarafın kusurlu hareketinin sebebiyet verdiğini, meydana gelen kazada kendisinin kusurunun bulunmadığını, davacının aracının 2012 model olduğunu kaza esnasında kilometresinin çok düşük olduğunu belirtilmiş ise de kazanın meydana geldiği yıl ile aracın model yılı göz önünde bulundurulduğunda davacıya ait aracın kilometresinin normal kullanımın üstünde bir km ye sahip olduğunu, çok düşük olmadığını, hatta ortalamanın üzerinde olduğunun görülmekte olduğunu, aracın tamirinin uzunca bir süre de tamamlandığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafça sadece uzunca bir süre ibaresinin kullanıldığını, uzun sürenin ne kadar olduğunun belirtilmediğini, ufak çaplı küçük bir kaza sonucunda aracın tamir süresinin uzun sürmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili mahkemenin ....Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, HMK 121 maddesi gereği delillerin kendilerine tebliğinin gerektiğini, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, değer kaybı hesaplamasının ZMMS Genel Şartlar ekinde yapılan değişikliğe göre yapılması gerektiğini, her halükarda dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtları dikkate alınarak tazminat hesaplamasının yapılması gerektiğini, aleyhe hususları kabul etmemek kaydıyla kaza tespit tutanağının resmi belge niteliğinde olduğunu ve davaya konu kazaya ilişkin tanzim edilen KTK'ya göre sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu haksız fiile dayalı tazminat talebi olduğundan avans faizi talep edilemeyeceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>....davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; \"Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, sigorta eksperi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor yerleşik içtihatlara uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş ve bu bilirkişi raporuna göre hesaplanan 15.000,00 TL değer kaybı ve 20.867,51 TL hasar bedeli tazminatının kusurlu aracın maliki davalı ... aracın sigorta şirketi olan davalı ....sigortadan  müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir.  Araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde; hasara uğrayan aracın  markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Mahkememizce alınan  bilirkişi raporunun Yargıtay ve BAM emsal kararlarına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmış, hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresinin 12 gün olduğu ve bu süre boyunca davacının aracını kullanamayacağından kaynaklı mahrumiyet bedelinin kaza tarihi itibariyle 4.320,00 TL olduğu anlaşılmakla  araç mahrumiyet tazminatının davalı araç maliki .... ve sürücüsünden .... alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 109/1. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar göreninin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Davalı .... kazaya karışan kusurlu aracın  sürücüsü olduğundan  TBK 49. Maddesinde düzenlenen  haksız fiil hükümleri uyarınca, davalı .... ise aracın maliki olup 2918 sayılı KTK hükümleri uyarınca işleten sıfatıyla davacının aracında kaza nedeniyle meydana gelen tüm zararlardan sorumludur. Haksız fiilden doğan tazminat alacaklarında kural olarak faiz başlangıcı olay tarihidir. Zarar gören, tazminat alacağına zararın doğduğu an hak kazanır. Haksız fiillerde olayın vuku tarihinde alacağın muaccel olduğu ve dolayısıyla borçlunun temerrüde düştüğü kabul edilmekte haksız fiil failinin temerrüdü için ayrıca alacağı istemeye yönelik ihtar keşide edilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı .... kaza tarihi olan 22/11/2022  tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle zarardan sorumludur. Trafik sigortasında davalı sigorta şirketinin, 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde tazminatı ödemesi gerektiği, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, eğer ödeme yapmış ise, bakiye miktar yönünden ödeme tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerektiği, (Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/25016 Esas 2017/5136 Karar sayılı ilamları) kabul edildiğinden, davadan önce sigorta şirketine 03/01/2024 tarihinde  başvuruda bulunulduğu anlaşılmakla 9. İş günü olan 15/01/2024 tarihinde temerrüdün oluştuğu anlaşılmakla bu tarihten  itibaren işleyecek davalı tarafından sigortalı araç ticari bir araç olmakla avans  faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.\"  gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı sigorta şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde;  yerel mahkeme tarafından adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, içeriği  dahi yazılmayan bilirkişi kurulu raporuna atıf ile gerekçeli karar yazılmasının adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, KTK 97 maddesi uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu yönündeki iddiaların taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, her ne kadar bilirkişi raporunda, davalı sürücü ... kırmızı ışıkta geçmiş olduğu iddiasıyla 2918 Sayılı K.T.K’ nun Madde 47/1-c, 47/1-d, 52/1-a, 57/1-a, 84/a ve 84/h maddeleri ile ilgili yönetmeligin 95.,101. ve 109. maddesinde belirtilen kuralları ihlal etmiş olduğundan meydana gelen kazada asli kusurlu olabileceği belirtilmişse de kamera görüntüleri izlendiğinde sigortalının geçtikten sonra kırmızı ışığın yandığının sabit olup sigortalı araç ile aynı hizdaki araçların da aynı şekilde hareket ettiklerinin görüldüğünü, dolayısıyla  kaza anına ilişkin görüntülerin bilirkişi tarafından hatalı değerlendirildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin taraflarınca kabul edilemeyeceğini, uyuşmazlık konusu olayda .... plakalı araç sürücüsünün dikkatsiz ve özensiz davranarak kazaya asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet verdiğini, ... plakalı araç sürücüsünün kontrolsüz bir biçimde hızını azaltmayarak Karayolları Trafik Kanunu'nu Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak başlıklı 52. Maddesini, Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama başlıklı 56. Maddesini ve Genel Kurallar Karayollarında trafiğin akışı  başlıklı 46.Maddesini  ihlal ederek kazaya asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet verdiğini, bu sebeplerle söz konusu kazada sigortalı araç sürücüsüne herhangi bir kusur izafe edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, her halükarda kusura yönelik bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, itirazları baki kalmak kaydıyla hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, bilirkişi raporunda piyasa araştırması yapılmadığını, parça fiyatlarındaki iskontolu bedel değerlendirilmek yerine davacı tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporu esas alınarak hasar tespiti yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda işçilik bedellerinin fahiş hesaplandığını, bilirkişinin iskonto uygulamadan yaptığı hesabın hatalı olduğunu, KDV konusunda ise aracın kaza sonrası onarım gördüğü ve artık yargılama sonucunda müvekkili sigorta şirketinden ödemeye ilişkin fatura ibraz edilemeyeceğine göre maddi hasar hesaplamasına KDV dahil edilmesinin mümkün olmadığını, yine bilirkişi raporunda değer kaybı tazminatının fahiş hesaplandığını, bilirkişi tarafından yapılan rayiç değer ve değer kaybı tespitinin denetime elverişli olmadığını, internet üzerinden yapılan rayiç değer tespitinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, gerekçeli kararda asıl alacak, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti ve ferileri, müvekkili sigorta şirketinin poliçe limiti dikkate alınarak açıkça belirtilmesi gerekirken hatalı şekilde hüküm kurulduğunu, her halükarda ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz isteyebileceğini, müvekkili şirkete yapılan başvurunun usulüne uygun olduğunu kabul anlamına gelmemekle yerel mahkemenin başvuruyu geçerli saymasına rağmen müvekkili şirket aleyhine arabuluculuk ücretine hükmetmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin temerrüde düşmediğini, müvekkili şirket aleyhine 15/01/2024 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>Davalı.... istinaf başvuru dilekçesinde; davaya konu kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusuru ve dahilinin bulunmadığını, aleyhine tazminata hükmedilmesinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davaya konu kazada .... plakalı aracın trafik kurallarına riayet etmediğini hızını gerekli şartlara ayarlamayarak kazada tek ve asli kusurlu araç olduğunu, işbu duruma rağmen yerel mahkemece hatalı bilirkişi raporlarının hükme esas alınarak hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğini, kaza tespit tutanağı ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu çelişkinin giderilmeden karar verildiğini, hükme esas alınan raporda fahiş hatalar bulunduğunu, bilirkişi tarafından emsal olarak gösterilen araçların kazaya konu araçla emsal özellikler taşımadığını, davaya konu aracın raporda emsal olarak gösterilen araçlara göre çok daha eski olduğu çok fazla km'sinin olduğunun açık olduğunu, ayrıca bilirkişi tarafından sadece internet üzerindeki satışların incelendiğini yerel satıcılar göz önüne alınmadan rapor verildiğini, daha önceden hasar almış bir araçta değer kaybı talebinde bulunulamayacağının açık olduğunu, aracın sanki sıfır bir araçmışcasına değer kaybı belirlendiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>Davalı.... istinaf başvuru dilekçesinde; davaya konu kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusuru ve dahilinin bulunmadığını, aleyhine tazminata hükmedilmesinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davaya konu kazada ... plakalı aracın trafik kurallarına riayet etmediğini hızını gerekli şartlara ayarlamayarak kazada tek ve asli kusurlu araç olduğunu, işbu duruma rağmen yerel mahkemece hatalı bilirkişi raporlarının hükme esas alınarak hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğini, kaza tespit tutanağı ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu çelişkinin giderilmeden karar verildiğini, hükme esas alınan raporda fahiş hatalar bulunduğunu, bilirkişi tarafından emsal olarak gösterilen araçların kazaya konu araçla emsal özellikler taşımadığını, davaya konu aracın raporda emsal olarak gösterilen araçlara göre çok daha eski olduğu çok fazla km'sinin olduğunun açık olduğunu, ayrıca bilirkişi tarafından sadece internet üzerindeki satışların incelendiğini yerel satıcılar göz önüne alınmadan rapor verildiğini, daha önceden hasar almış bir araçta değer kaybı talebinde bulunulamayacağının açık olduğunu, aracın sanki sıfır bir araçmışcasına değer kaybı belirlendiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>Davacı vekili davalı sigorta şirketine karşı verdiği istinafa cevap dilekçesinde, davalı sigorta şirketinin istinaf sebeplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı tarafın iddialarının herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını tramer raporunda davacının maliki olduğu araç sürücüsüne kaza anını gösterir kamera görüntüleri incelenmeden hakkaniyete aykırı olarak tam kusur atfedildiğini, yerel mahkeme tarafından alınan kusur raporunda dosyaya sunulan kaza anını gösterir kamera görüntülerinin irdelendiğini ve karşı yan araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini, davacının aracının 2012 model olup emsallerine göre çok üst düzey olduğunu, aracın dava konusu kazadan önce aynı bölgeden herhangi bir kazasının bulunmadığını, davalı tarafından bilirkişi raporunda hasar bedeline KDV eklenmesine de itiraz ettiğini ancak tramer raporunda davacının dava konusu kazada tam kusurlu olarak gösterilmesi sebebiyle davacının hasar bedelini KDV dahil olarak karşıladığını bu itirazların herhangi bir dayanağının bulunmadığını beyanla , davalı tarafın istinaf başvurusunun ve tehiri icra talebinin reddine karar verilmesini, ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili diğer davalılar .......... karşı verdiği istinafa cevap dilekçesinde,  davalı tarafların istinaf sebeplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı tarafın iddialarının herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını tramer raporunda davacının maliki olduğu araç sürücüsüne kaza anını gösterir kamera görüntüleri incelenmeden hakkaniyete aykırı olarak tam kusur atfedildiğini, yerel mahkeme tarafından alınan kusur raporunda dosyaya sunulan kaza anını gösterir kamera görüntülerinin irdelendiğini ve karşı yan araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini, davacının aracının 2012 model olup emsallerine göre çok üst düzey olduğunu, aracın dava konusu kazadan önce aynı bölgeden herhangi bir kazasının bulunmadığını, davalılar tarafından değer kaybı tazminatının hesaplanmasına ilişkin de itirazda bulunulduğunu, değer kaybına yönelik tek kriterin kazaya karışan aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki fark olduğunun izahtan vareste olduğunu beyanla,  davalıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br> Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı, hasar bedeli ve araç mahrumiyet zararı istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen  karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ile davalılar .... istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.  2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği  ise motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17 HD 2016/966 E - 2016/5728 K sayılı ilam). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 E-2020/40 K sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90 maddesinin 1. cümlesindeki '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2. cümlesindeki ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğü durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18 maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır.  <br>Aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. (Yargıtay 4 HD 2021/21252 E- 2022/5913 K sayılı ilam). <br>Somut olayda mahkemece  alınan trafik bilirkişi raporunda araç içi kamera kaydı görüntüleri incelenmiş olup, dosya kapsamına alınan fotoğraflarda da davalı sürücü .... idaresindeki aracın kırmızı ışıkta geçtiği görülmektedir. Dolayısıyla dava konusu kazanın oluşumunda kusurlu olduğu yönündeki tespit olayın oluşu ve dosya kapsamı ile uyumludur. Bu nedenle davalı sigorta şirketi vekili ile diğer davalıların bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerekir. Yine mahkemece alınan sigorta eksperi raporu da yukarıda belirtilen değer  kaybı belirleme kriterlerine göre hazırlanmış olup hükme ve denetime elverişlidir. Buna göre alınan raporların dosya kapsamıyla uyumlu ve denetime elverişli olmasına, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre davalıların yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-.... Ticaret Mahkemesi'nin 10/10/2024 tarih, .... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı sigorta şirketi vekili ile diğer davalıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 2.450,11 TL istinaf karar harcından peşin alınan 687,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.763,11 TL'nin daval... tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>3-Alınması gerekli 2.745,21 TL istinaf karar harcından peşin alınan 686,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.058,91 TL'nin davalı.... tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>4-Alınması gerekli 2.745,21 TL istinaf karar harcından peşin alınan 686,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.058,91 TL'nin davalı .... tahsili ile hazineye irat kaydına<br>5-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi.06/02/2024\t\t\t\t<br><br>....Başkan<br> <br>...<br>Üye<br><br>...Üye<br><br>...Katip<br> <br>Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b84ea0d2424e7264","SID":"6d1f6bddd2374528"}}