{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/05/2024<br>NUMARASI\t\t: ....... Esas - ....... Karar<br><br>DAVACILAR    : 1-...  <br>\t\t 2-...  <br>\t             3-...  <br>\t\t 4-...  <br>\t\t 5-...  <br>\t\t 6-...  <br>\t\t 7-...  <br>\t\t 8-...  <br>\t\t 9-...  <br>\t\t10-...  <br>\t\t11-...  <br>VEKİLİ\t\t: Av. ...  <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI: ... <br>VEKİLLERİ\t\t: Av. ...   Av. ...  <br>DAVA\t\t: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 04/02/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 05/02/2025<br>Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... esas sayılı dosyası ile açılan kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasında 09/05/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı kooperatifin müvekkillerinin temmuz 2010 ve aralık 2011 dönemine ait aidatlarını ödemediğini ileri sürerek kooperatif yönetim kurulunun 17/05/2021 tarih ve 14 sayılı kararı ile Konya 16. Noterliği'nin aracılığı ile kooperatif ortaklığından çıkarıldığına dair ihtarnameler gönderdiğini, ihtarların  07/06/2021 ile 24/06/2021 tarihleri arasında müvekkillerine tebliğ edildiğini, müvekkillerinin kooperatif ortaklığından çıkarılma gerekçeleri olarak Temmuz 2010 ve Aralık 2011 dönemine ait aidat borçlarını ödemediklerine dayandırıldığını, öncelikle kooperatif ile ortağı arasındaki parasal  yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, bu süre geçmiş olduğundan kooperatifin bir alacağı bulunsa dahi buna karşı zaman aşımı def'inde bulunduklarını, müvekkillerine çıkarılan aidat borcunun yasal ve hukuki dayanağı olmadığını ve çıkarılan borcu kabul etmediklerini, bu durumu ihtarnamelere cevap verilerek kooperatife bildirildiğini, kooperatifin müvekkillerini ortaklıktan çıkarmayı gerektiren sebeplerin ana sözleşmede açıkça gösterildiğini, 1163 Sayılı Kanun'un 16. maddesine göre ortaklar ana sözleşme de açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamayacağını, ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verileceğini, bu yasa hükmünün yerine getirilmeden müvekkillerinin kooperatifin yönetim kurulu kararı ile çıkarıldığını, müvekkillerine gönderilen 1. ve 2. ihtarnamelerde belirtilen ve aidat borcu olarak gösterilen rakamların gerçeği yansıtmadığını, mükerrer faiz hesaplamaları yapılarak, afaki rakamlardan oluşan bir alacak bedeli oluşturulduğunu, bunun yanında müvekkillerinin hak ettikleri daireleri teslim edilmeyerek zarara uğrattıklarını, kooperatifin bir aidat alacağı olsa dahi bunun müvekkillerinin kira alacağından mahsup edilmesi yönündeki taleplerininde kooperatif tarafından bir cevap verilmediğini, davalının kötü niyetli olarak hareket ettiğini, müvekkillerinin daha önce de davalı kooperatifin 21/04/2011 tarih ve 188 sayılı kararı ile kooperatif ortaklığından ihraç edildiğini, müvekkillerinin bu ihraca karşı dava açtıklarını ve Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas ve ....... Karar sayılı kararı ile ihraç kararlarının iptal edildiğini ileri sürerek  davalı kooperatif yönetim kurulunca müvekkilleri hakkında alınmış olan  17/05/2021 tarih ve 14 sayılı kooperatif ortaklığından çıkarılma kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların tümünün  müvekkili kooperatife olan aidat borçlarını ödemediklerini, bu hususun defter ve belgeleri ile de sabit olduğunu, 2011 yılından bu yana davacılar ile müvekkili kooperatif arasında yaşanan yargısal sürecin sebebi de davacıların bakiye aidat borçlarını ödemek istememeleri  olduğunu, davacıların aidat alacağının zamanaşımına uğradığını iddia ettiklerini, oysa taraflar arasında aidat borçlarını ödememe nedeni ile yaşanan yargılama sürecine ilişkin Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas ve ....... Karar sayılı dosyanın yeni kesinleştiğini, davacıların aidat borcu olduğu hususu adı geçen dosyada alınan bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, dolayısıyla zamanaşımı itirazının yersiz olduğunu, bu itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacıların aidat borçlarını ödemeyerek kötüniyetli davrandıklarını, davacıların amacının haksız ve kötüniyetli şekilde üyeler arasında eşit muamele borcunu ihlal eder şekilde bakiye aidat borçlarını ödemediklerini, diğer taraftan davacıların müvekkili kooperatif aleyhinde 2011 yılından bu yana asılsız şikayetlerde bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesinin 07/09/2023 Tarih ....... Esas .... Karar Sayılı Kararı:İlk derece mahkemesince; 11.04.2023 tarihli bilirkişi raporu bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacılara gönderilen ihtarnamelerde davacıların bir kısmından anapara borcundan 1.625 TL daha fazla, bir kısmından <br>da anapara borcundan 1.525 TL daha fazla ödeme talep edildiğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğu,  davacılara gönderilen ihtarnamelerin hukuken sonuç doğurabilmesi için ihtarnamelerde <br>yer verilen borç miktarlarıyla davacıların kooperatife olan borç miktarlarının aynı olması  gerektiği, bu nedenle  davacılara gönderilen ihtarların usulüne uygun olarak düzenlenmediği ve böylelikle ihraç prosedürünün yasaya uygun olmadığının anlaşıldığı, ayrıca davacılara gönderilen ihtarnamelerde ilgili yıl genel kurullarında aidat ödemeyenlere temerrüt faizi uygulanmasına yönelik karar olmamasına rağmen ödenmeyen aidatlara aylık %5 faiz uygulandığı gibi ödenmeyen aidatlara bir de kanuni faiz hesaplandığından ihtarnamedeki bu durum da hem yasal düzenlemelere hem de genel kurul kararlarına aykırı olduğundan bu yönü ile de ihtarnamelerin usulüne uygun olmadığı, ihraç prosedürünün yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davalı kooperatif yönetim kurulunun davacıların üyelikten çıkarılmasına ilişkin 17/05/2021 tarih 14 nolu kararlarının iptaline karar verilmiştir. <br>Dairemizin 15/12/2023 Tarih, ....... Esas, ....... Karar Sayılı Kaldırma Kararı: İlk derece mahkemesinin 07/09/2023 tarihli kararına karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 15/12/2023 tarih ....... Esas, .......  Karar sayılı kararı ile; \"...Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakta olup Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 58 inci maddesi gereğince  ihtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsız olup dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder. Bu nedenle ihtiyari dava arkadaşlarının birlikte dava açması halinde her bir davacının ayrı başvurma harcı ve peşin harç ödemesi gerekir. Harçlar Kanunu'nun 30. Maddesi gereğince eksik harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam olunamaz. Harç hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece resen dikkate alınması gerektiği gibi istinaf incelenmesinde de resen dikkate alınır.<br>Yukarıda yapılan açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı tarafça tek başvurma ve peşin harç yatırılmak suretiyle dava açıldığı, mahkemece her bir davacı yönünden ayrı ayrı alınması gereken başvurma ve peşin harçlar alınmadan yargılamaya devam olunduğu ve yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece her bir davacı tarafından açılan davanın maktu harca harca tabi olduğu, davacı tarafça sadece bir adet  maktu harç yatırıldığı  gözetilerek davacı tarafa  Harçlar Kanunu'nun 30. ve 32. maddeleri gereğince eksik harcı yatırmak üzere süre verilmesi, harç yatırıldığı takdirde yargılamaya devam olunması, harç yatırılmadığı takdirde Harçlar Kanunu 30. ve 32. maddeleri gereğince işlem yapılması gerekirken harç tamamlatılmadan yargılamaya devam olunması doğru olmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerektiği, kararın kaldırılma sebebine göre taraf vekillerinin istinaf nedenlerinin incelenmesine yer olmadığı...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 09/05/2024 TARİH ....... ESAS ....... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...  açılan dava ile davacıların davalı Kooperatiften ihracına ilişkin olarak davalı kooperatif yönetim kurulunun 17/05/2021 tarih ve 14 nolu ihraç kararlarının iptalinin talep edildiği, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacılara gönderilen ihtarnamelerde davacıların bir kısmından anapara borcundan 1.625 TL daha fazla, bir kısmından <br>da anapara borcundan 1.525 TL daha fazla ödeme talep edildiğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğu,  davacılara gönderilen ihtarnamelerin hukuken sonuç doğurabilmesi için ihtarnamelerde <br>yer verilen borç miktarlarıyla davacıların kooperatife olan borç miktarlarının aynı olmasının  gerektiği, bu nedenle  davacılara gönderilen ihtarların usulüne uygun olarak düzenlenmediği ve böylelikle ihraç prosedürünün yasaya uygun olmadığının anlaşıldığı, ayrıca davacılara gönderilen ihtarnamelerde ilgili yıl genel kurullarında aidat ödemeyenlere temerrüt faizi uygulanmasına yönelik karar olmamasına rağmen ödenmeyen aidatlara aylık %5 faiz uygulandığı gibi ödenmeyen aidatlara bir de kanuni faiz hesaplandığından ihtarnamedeki bu durum da hem yasal düzenlemelere hem de genel kurul kararlarına aykırı olduğundan bu yönü ile de ihtarnamelerin usulüne uygun olmadığı , ihraç prosedürünün yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla  davacıların davalı Kooperatiften ihraçlarına ilişkin olarak davalı kooperatif yönetim kurulunun 17/05/2021 tarih ve 14 nolu ihraç kararlarının iptaline karar verilmiş...\" gerekçesiyle davacıların açmış oldukları davanın kabulü ile; davalı kooperatif yönetim kurulunun davacıların üyelikten çıkarılmasına ilişkin 17/05/2021 tarih 14 nolu kararlarının iptaline, şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kooperatif Yönetim Kurulu tarafından gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olduğunu, gönderilen ihtarların Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... esas Sayılı dosyada alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davacıların borçlu oldukları tutarlar üzerinden gönderildiğini, aidat borçlarına işletilen faizlerin de hukuka uygun olduğunu, ayrıca davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin hükmün hukuka aykırı olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Davacılar,  davalı kooperatif tarafından gönderilen ihtarnamelerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek  ihraç kararının iptalini talep etmekte, davalı ise davacıların borcunu ödemediğini, davacılara gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmektedir.   <br>Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve Yapı Kooperatifleri Tip Anasözleşmesinin 14/2. maddesinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, kooperatifçe öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilmesi, bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, ilk ihtarnamenin ödemesi 30 gün geciktirilmiş borcu içermesi, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilmesi, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılabilir olarak belirtilmesi gerekmektedir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. <br>Dava konusu somut olayda, Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile davacılara gönderilen ihtarnamelerde ödenmesi talep edilen miktarların davacıların kooperatife olan gerçek borçlarından fazla olduğu tespit edildiği anlaşıldığından davalı kooperatifçe davacılara gönderilen ihtarnameler usulsüzdür. Usul ve yasaya aykırı ihtarnameye dayalı ihraç kararı verilemeyeceğinden  mahkemece davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından her davacı lehine ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 6.769,40 TL harçtan peşin alınan 4.703,6‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.065,80 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>6-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  04/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t<br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br>....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"15046da9e32be2a2","SID":"907fc10495cef8a8"}}