{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1912 - 2025/42<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1912 <br>KARAR NO\t: 2025/42<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                 K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/344 E.  -  2022/154 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/06/2022 tarih ve 2021/344 E. - 2022/154 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" esas unsurlu markalarının bulunduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2020/20163 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı TÜRKPATENT 2021-M-7319 sayılı YİDK  kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf marka işaretleri ile kapsamlarındaki emtianın benzer olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun haksız rekabete sebebiyet vereceğini ve kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, taraf markalarının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzer olmadığını, markalar arasında iltibas oluşmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, işlem dosyasında itiraza mesnet gösterilen 2014/07222 ve 2005/52864 sayılı markaların kullanılmadığına ilişkin def'i ileri sürüldüğü, davacı tarafça sunulan 3 adet faturanın itiraza mesnet markaların tescilli oldukları emtialar bakımından pazar payı oluşturacak nitelik ve nicelikte ciddi kullanımını ispatlaması için yeterli olmadığı, esasen faturalardan satışa konu ürünün ne olduğunun dahi anlaşılmadığı, anılan markaların bu nedenle değerlendirmeye alınmadığı; marka hükümsüzlüğü istemi bakımından, dava aşamasında davalı şirketin yasal süre içinde davaya cevap dilekçesi sunmadığı ve kullanmama def'i ileri sürmediği dikkate alındığında, davacıya ait hükümsüzlüğe mesnet gösterilen markaların tescilli oldukları emtialar bakımından ciddi surette kullanılıp kullanılmadığı aranmaksızın SMK'nın 25 ve 6/1. maddeleri hükmü uyarınca yapılacak değerlendirmede dikkate alınmasının gerektiği; davalı şirkete ait 2020/20163 sayılı markanın koruma kapsamı altında bulunan; \"Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil; ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç). Sabunlar (ilaç ihtiva eden sabunlar hariç). Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları. Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, aşındırıcı pastalar. Deri, vinil, metal ve ahşap için parlatma ve bakım ürünleri: cilalar, bakım kremleri, cilalama amaçlı vaks.\"  emtialarının, davacının hükümsüzlüğe gerekçe olarak gösterdiği 2014/07222 ve 2005/52864 sayılı markaların kapsamındaki emtialar ile aynı, aynı tür veya benzer olarak yer aldığı, zira bu emtiaların aynı tür tüketici kesimine hitap ettiği, aynı tür ihtiyaçları giderdiği, aralarında rekabet veya birbiri yerine ikame imkânı bulunduğu, dağıtım kanallarının ortak olduğu; taraf markalarının \"...\" ibaresini ortak olarak içermelerinden kaynaklı olarak aralarında bir benzerlik bulunduğu, ayrı anlamları olan \"...\" ve \"...\" ibareleri ayrı ayrı anlamlar taşımakla birlikte, bir araya geldiğinde ortaya yeni bir anlam çıkmadığı, bu iki kelimenin kaynaşmadığı; Türk Patent ve Marka Kurumunun online veri tabanında yapılan araştırmada 03. sınıfta tescilli/başvuru halinde ve \"...\" ibaresi ile başlayan 1200’den fazla, \"...\" ibaresini içeren 1750’den fazla marka bulunduğunun tespit edildiği, sınıf kısıtlaması olmadan yapılan sorguda ise bu sayının 7500’den fazla olduğu; \"...\" ibaresinin davaya konu emtialar bakımından sıklıkla kullanılan bir ön ek olduğu gözetildiğinde, ayırt edici niteliğinin bulunmadığı veya oldukça zayıf karakterli bir ibare olduğu; buna göre, dava konusu markanın ortalama tüketici kesimi nezdinde \"... ...\" olarak algılanacağı, ortalama tüketici kesiminin bu markayı, davacıya ait markaların serisi niteliğinde yeni bir marka zannedebileceği, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, davacı tarafça sunulan 3 adet faturanın SMK'nın 6/3. maddesi uyarınca hak sahipliğini kanıtlamadığı, tanınmışlığa ilişkin dellil sunulmadığı, kötü niyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, YİDK kararının iptali isteminin reddine, marka hükümsüzlüğü isteminin kabulü ile; 2020/20163 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, SMK'nın 6/1. maddesi şartlarının oluşmadığını, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olduğunu, tüketicilerin markaları karıştırmayacağını, davacı tarafın deterjan, müvekkilinin ise kozmetik ürünleri ürettiğini, taraf ürünlerinin farklı yerlerde satıldığını, \"...\" ibaresini taşıyan birçok marka bulunduğunu, YİDK kararı iptali için açılan dava reddedilmişken hükümsüzlük talepli davanın kabulüne karar verilmesinin çelişkili olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında,  mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu \"...\" ibareli markada davacının itiraza mesnet markalarının esas unsuru olan \"...\" ibaresinin aynen yer aldığı, taraf markaları arasında bu ibarenin ortaklığından kaynaklı benzerlik bulunup, dava konusu markada yer alan \"...\" ibaresinin ise ayırt ediciliğinin düşük olması nedeniyle davalı markasını itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaştırmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.10.2024 tarih ve 2023/6143 E.-2024/7394 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu, bu durumda taraf markalarının aynı/aynı tür/benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasının ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebileceği; öte yandan, emtia benzerliği yönünden YİDK karar iptali istemli dava ile hükümsüzlük istemli dava bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiği, zira işlem dosyasında kullanmama def'i ileri sürülmüş ise de, hükümsüzlük davası yönünden böyle bir savunmanın yapılmadığı, işlem dosyasında davacı tarafça mesnet markalarının ciddi kullanımı ispatlanmadığından davacı markalarının SMK'nın 6/1. Maddesi uyarınca yapılacak değerlendirmede dikkate alınamayacağı, hükümsüzlük davası yönünden ise ilk derece mahkemesince tartışıldığı şekilde emtia benzerliğinin gerçekleştiği, emtia benzerliği değerlendirmesinin tarafların faaliyet alanına göre değil, markaların kapsamındaki mal ve hizmetler dikkate alınarak yapılacağının da tabi olduğu, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL'nin davalı şirketten tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/02/2025\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"437577e145bcecaa","SID":"79b82d77779d060b"}}